150

Amerikan halkı İran savaşı hakkında ne düşünüyor?

ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a hava saldırılarıyla başlattıkları savaş konusunda fikir ayrılığı içerisinde.

ABD Başkanı Donald Trump "savaşın yakında biteceğine" işaret ederken, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ülkesinin İran liderliğine saldırılarının “henüz bitmediğini” söylüyor.

Trump, savaş nedeniyle iç politikada baskı altındayken, İsrail uzun süreli politikasını uygulamaya çalışıyor.

Savaş konusunda kamuoyu görüşleri önemli ölçüde farklılık gösteriyor: İsraillilerin çoğunluğu savaşı "hevesle" desteklerken, ABD'de destek, özellikle de petrol fiyatlarının yükselişi göz önüne alındığında, zayıf.

Quinnipiac Üniversitesi Anketi'ne göre ABD vatandaşlarının az bir çoğunluğu İran'a karşı askeri harekata karşı çıkıyor. Ayrıca, yüzde 44'ü ABD'nin İsrail'i "çok fazla desteklediğini" düşünüyor.

Danışmanlık şirketi Gallup'un yakın zamanda yaptığı bir ankette, ABD'de Filistinliler ile İsrailliler arasındaki çatışmalarda "Filistinlilere sempati duyanların sayısının ilk kez İsraillilere sempati duyanların sayısını aştığı" ortaya çıktı.

Trump'a göre "çok çabuk bitecek"

Trump, Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle iki gün önce Miami'de düzenlediği toplantıda "savaşın çok çabuk biteceğini" söyledi.

Savaş gerekçesi olarak muhtelif sebepler veren ABD Başkanı, "İran ordusunu zayıflatmak istediğini" anlatmıştı.

Bugün ordu yetkilileriyle yaptığı toplantıda konuşan İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise, İran'a karşı savaşın “gerekli olduğu sürece” devam edeceğini söyledi.

Katz, “Bu operasyon, tüm hedeflerimize ulaşana ve savaşın sonucu belli olana kadar zaman sınırı olmaksızın devam edecek” diye konuştu.

"ABD uzun süreli çatışmaya daha az istekli olabilir"

AFP'ye konuşan Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü Genel Müdürü Michael Singh, "ABD ve İsrail'in hedeflerinin benzer olduğunu, ancak aynı olmadığını" söylüyor.

Singh'e göre İsrail, Hamas'ı da destekleyen İran'ı “kalıcı olarak zayıflatmak” istiyor. İsrail'in tüm bölgede bu politikayı izlediğine dikkat çeken Singh, rejim değişikliğinden sonra bombalanan Suriye'yi hatırlatıyor.

Minab'ta vurulan kız okulunun enkazında arama kurtarma çalışmaları yürüten kalabalık

Minab'taki kız okulunun vurulması, büyük çoğunluğu çocuk en az 168 kişinin ölümüne neden olmuştu- Fotoğraf: Abbas Zakeri/Mehr News/WANA/REUTERS

George W. Bush başkanlığında ABD hükümetinin Ortadoğu danışmanı olan Singh, şunları diyor: “ABD, özellikle başka bölgelerde öncelikleri olduğu için uzun süreli bir çatışmaya daha az istekli olabilir. Biz eşyalarımızı toplayıp eve dönebiliriz, ancak İsrail bunu yapamaz."

Rubio'nun açıklaması tepki çekmişti

Savaşın üçüncü günü 2 Mart'ta gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin İran'dan gelen bir "acil tehdit"le karşı karşıya olduğu içinsaldırıyı başlattıklarını anlatmıştı.

"Acil tehdit" yani "imminent threat", Kongre onayı olmadan askeri güç kullanmayı sağlayan yasal bir gereklilik.

Dışişleri Bakanı, söz konusu "acil tehdit"in ise İsrail'in İran'a saldırmaya karar vermesinden ve İran'ın da misilleme olarak ABD güçlerini vurmasının beklenmesinden geldiğini söylemişti.

Rubio'nun bu açıklaması, ABD'li Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçilerin Trump'ı İsrail'i "körü körü takip etmek"le suçlamasına yol açmıştı.

DW, AFP, dpa / SÇ, TY

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
150