Çelişki, kısaca tutarsızlık bir konu hakkında güvenilirliği olmayan durumlar için kullanılan felsefi ve mantıksal bir kelimedir. Günlük yaşantımızda ne kadar da çoktur çelişki yaratan durum ve olaylar. Çelişki mantıkta, felsefede bize farklı görüş alanları açıyor. Çelişki, aslında düşünme ve sorgulama yollarını bize gösteriyor. Evet, kafamızı karıştırsa bile çok düşünce üretmemizi sağlıyor ve kafamızda pek çok pencere açtığı da doğru değil midir?
Çelişki yasası nedir?
Doğru ya da yanlış kesin hüküm bildiren ifadelere önerme denir. Mantıkta, çelişmezlik yasası herhangi bir önerme için önermenin ve onun olumsuzlamasının aynı anda doğru olamayacağını da belirtir. Örneğin, "Ev beyazdır” önermesi ve onun olumsuzlaması "Ev beyaz değildir” birbirini dışlayan önermelerdir. Her ikisinin de olma olasılığının çelişkisi insanı düşündürmez mi?
William Shakespeare, <Hamlet> isimli oyununda “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” derken çelişkileri de göstermiyor muydu?
“Hamlet Sendromu” olarak da adlandırılan bu durum, ismini aldığı karakterin yaşadığı üzere, karar verememenin sürüklediği eylemsizlikle beraber, durmadan insanın içini kemiren sorgulamalara kadar evrilen bir süreci yansıtır.
Bizim çelişkilerimizin felsefi ve mantıksal yanı pek yoktur. Daha tutarlı, daha düzeltilebilir ve daha basittir. Örneğin;
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) resmi bir kurumdur ama enflasyon değerleri, başka tüketici endeksleriyle karşılaştırılınca çelişkili sonuçlar verir. Tutarsızlık nedense açıklanmaz ya da düzeltilmez.
LGS veya ÖSS sınavlarında, seçeneklerde birbirleriyle tutarsızlık yaratan çelişkili sorular olur ama bunun önüne nedense geçilmez.
Bir doktorun, hastasına koyduğu teşhis başka bir doktor tarafından kabul edilmez ve hasta bu yüzden zarar görür, nedense bu yanlışlıklar düzeltilmez.
Bir din görevlisinin haram dediği bir şeyi, başka bir din görevlisi helal sayar nedense bu yanlışlık düzeltilmez.
Adam öldüren, gasp eden, kadın ve çocuğa istismar eden bir suçlu sadece mahkemede hâkim karşısına düzgün çıkarak pişman olduğunu söylerse, salıverilir ama hakaret nedeniyle dava açılan bir kişi hapse girmekten kurtulamaz.
Adam, hac faraziyesini yapmak için hacca gider ama döndüğü zaman hırsızlık yapar. Yüz kere de hacca gitse, hırsızlıktan, haksızlık yapmaktan, vazgeçmez. Nedense, hacı olduğu için saygı gösterilir.
Çelişkide olmak bir güzellik anlayışı değil ki, Âşık Veysel'in kendisini terk eden eşine yazdığı “Güzelliğin On Para Etmez Bendeki Sevgi Olmasa” dediği türküsü gibi affedilebilsin. Çelişkiler her zaman sorguya ve düşünmeye açık kapı bırakır. Bu yüzden onlardan yararlanmamız, onları ortaya çıkarmamız gerekir. Yoksa insan gelişemez,
Bizim çelişkilerimiz, bizi sorgulamaya, düşünmeye nedense sevk etmiyor!
Sayamadığım pek çok konudaki çelişkilerimizi düşünüp, neden, nasıl, niçin sorularını sorabilseydik eğer, ülkemizde düşünsel devrim gerçekleşebilirdi. Hapishaneler, düşünsel kapasiteleri yüksek insanlarla doludur. Tarihsel süreçleri değerlendirip, toplumun sinir uçlarındaki çelişkileri nasıl düzeltebileceğimizi ancak sorgulayarak, analitik düşünme bağlantılarını iyi kurarak çelişkilerimizi çözebiliriz.
Bunu kabul etmemek de bir çelişki olur yoksa…
16.01.2026






Güzel bir yazı. düşüncenize sağlık..