Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İSMAİL TEKİN yazdı: "Hisseli Dalkavuklar Kumpanyası…"

Haber Giriş Tarihi: 15.06.2026 00:07
Haber Güncellenme Tarihi: 15.06.2026 00:13
Kaynak: Haber Merkezi
Haberyazilimi.com
İSMAİL TEKİN yazdı: "Hisseli Dalkavuklar Kumpanyası…"

Bir zamanlar Anadolu kasabalarını dolaşan gezici tiyatrolar varmış.

Vardı ki; bu tiyatroların son yıllarda en akılda kalanlarından biri ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’ idi…

Tiyatroların kimi güldürür, kimi ağlatır, kimi düşündürürmüş.

Şimdilerde sergilenen tiyatroda sahne biraz büyüdü.

Bu büyük sahnenin adına siyaset diyorlar.

Dekor değişiyor, kostümler değişiyor, oyuncular değişiyor ama oyun pek değişmiyor.

Perde açılıyor.

Bir oyuncu halkı kurtarmaya geliyor.

Bir diğeri memleketi kurtarmaya...

Bir başkası adalet, biri din, biri milliyet, biri özgürlük adına sahneye çıkıyor.

Birbirlerine bağırıyorlar.

Mikrofonlar kapanınca aynı kuliste çay içiyorlar mı bilinmez ama seyirci alkışlamaya devam ediyor.

Kumpanyanın en başarılı oyuncuları ise başroldekiler değil.

Her dönemin rengine uyum sağlayan yan roller...

Dün alkışladığını bugün yuhalayan, bugün övdüğünü yarın unutan, gücün yönüne göre saf değiştiren profesyoneller...

Her ne kadar en inandırıcı karakterleri oynasalar da oyunun en büyük karaktersizleri onlardır.

Çünkü onların ideolojisi yoktur.

Makamı vardır.

Çünkü onların davası yoktur.

İhalesi vardır.

Çünkü onların ilkesi yoktur.

Menfaati vardır.

Seyirci ise oyunun bir gün biteceğini sanır.

Oysa tiyatrolar seyircisiz oynanmaz.

Her alkış yeni bir perde açar.

Her slogan yeni bir dekor kurar.

Her kavga yeni bir bilet satar.

Belki de asıl mesele oyuncular değildir.

Asıl mesele, aynı oyunu yıllardır farklı isimlerle izlemeye razı olan bizlerizdir.

Dalkavukluk sadece güçlüye yağ çekmek değildir.

Dalkavukluk bazen düşünmeden alkışlamaktır.

Bazen sorgulamadan inanmaktır.

Bazen yanlış olduğunu bildiği hâlde susmaktır.

Belki de bu yüzden bu oyunun adı "Hisseli Dalkavuklar Kumpanyası" olmalıdır.

Çünkü hisseler eşit dağılmamıştır ama alkışın payı hepimize düşmektedir.

Perde kapanınca oyuncular evine döner.

Dekor sökülür.

Işıklar söner.

Salonda sadece seyirciler kalır.

Aslında aynaya bakabilme durumları olsa fark edecekleri şey, kumpanyanın en eski oyuncularının, kendileri olduğudur.

Onlar ki; bir oy ile devasa tiyatro sahneleri kurar, bir oy ile yenisini kurmak üzere devasa tiyatro sahnelerini tarihe gömerler…

Ve perde her seçimde yeniden açılır...

Bütün bu tiyatro süreçlerini ceplerinden finanse ederler. Ceplerinin hep delik olduğunu söylerler ama ceplerini bu sürecin deldiğinin farkında bile değillerdir.

Çünkü kendilerini sadece seyirci rolünü oynamakla mükellef sanırlar…

Oysa bu tiyatronun gerçek finansörü de gerçek figüranı da kendileridir..

.....

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.