Hasta ve canavar ruhlu çirkin yöneticileri beraberinde alıp götür moruk yıl 2025... Sömürü, savaş ve soykırım işleyen, dünyayı cehenneme çeviren o soysuzları al götür..
Ölmeyi becerenlerin özgürlükleri çalınamaz. Gerçeğini bir türlü anlayamadılar bu hasta ruhlular..
Savaş ve soykırım, ete kemiğe bürünen iblis kimlikli ruhların eseridir.. İnançlı ya da inkarcı ruhlara yüce yaradanın sınırsız sunduğu hazinelere rağmen, savaş ve soykırım milyonlarca senedir devam etmekte, bugünkü azgınlığında olmasa da..
“Yakın göğü yıldızlarla donattık”
Bildirgesine bilim adamları da; “evrenin yalnızca üçte birini gözlemleyebiliyoruz” sözü ile doğrulama yaparken, savaş ve soykırım ruhlu caniler asla bu hikmetli vurgulamadan nasibini almadılar.
“And olsun ki senin kullarını yeryüzünde nefret ve azgınlıkla donatacağım” şeklinde başkaldırısı yapan Şeytanın izinden yürüyor oldukları içindir.
Dünya hatta evren zor zamanlardan geçiyor. Acılı coğrafyalar hızla artıyor.. Alın yazıları çiğnenmeye, sömürülmeye, ezilmeye uygun yaratılmışlar sanki.. Güçlü uluslar kirli çizmeleri ile yayılmaktalar, devasız kanser hücreleri gibi..
Çağlar boyu hiç değişmedi kısa kuyruklu iki ayaklı insanoğlu.. “Yapay zeka ile üstün bir seviyeye ulaştım” böbürlenmesine rağmen.. “geçmiş nesillere göre saygın bir uygarlık seviyesine ulaştım” saplantısına rağmen.. Dünya nüfusu artarken suçluluk oranları da hızla artıyor..
Aç kurtlar ve yaban domuzları karın doyurma güdüsüyle davranışlar sergilerken, bu masum varlıklardan daha alçak, daha menfur hale gelen insanoğlu, şeytana her an uymakta.. Sicili temiz uluslar, sürekli sömürü ve işgale hevesli iblis ruhlu yöneticilerin hışmına uğramaktalar..
Bir bakteri hücresinin tirilyonda biri kadar küçücük dünyada, azgın kış ayazında kalanlarla lokmasını paylaşmak şöyle dursun, açlık nedeniyle ölümle burun buruna yaşayanlara ulaştırılmak istenen yardımları dahi haince engellemekteler.. Sınırsız sayılan evrenin kıyametle sonuçlanacağını hiç düşünemeyen ruhsuz makinalar..
Tilkinin kümeslere dalışları, Akbabanın leş sofralarından doyum sağlamaları, savaş ve soykırım suçu işleyen bu mahluklardan çok daha asil ve üstündür..
Dört yıldır birbirini boğazlayan Rus ve Ukrayna her ay 20- 30.000 evladını kaybediyor. Hangi neden, hangi akıl, hangi sağduyu, hangi insani değerle izah edilebilir ki bu durum?
Ya mutlu yuvaları ve aziz vatanlarından bilinmezlikler ve sorunlarla dolu bir yaşam için, göç yollarına düşen masum çocuklar ve siviller?.. Gözyaşı ve hıçkırıklarla dolu milyonlar?.. İnsan onur ve haysiyetinin hiçe sayıldığı o iğrenç savaşın suçluları mı onlar?..
Elindeki sopadan başka silahı bulunmayan mazlum Filistin halkına uygulanan vahşi soykırım için gözyaşı döken toplam kaç bin ya da iyimser bir anlatımla kaç milyon insan var? Giderek yükselen tepkilere atılan geri adım mı var?
Üstelik acımasız katil Netanyahu yönetimindeki İsrail’i Z kuşağına şirin göstermek amacıyla, ABD’deki bir reklam firmasıyla milyonlarca dolarlık anlaşma yaptı bu haydutlar.. Soykırımı temize çıkaracak kadar ahlaki ve insani değerlerden yoksundur bunlar
Soykırım suçu işleyenlere “Şeytanın Uşakları” denmez de ne denir?
Tek cümleyle? Bunlara hiç “İnsan” diyebilir misiniz?
Ne mümkün?
Uygarlık, bu canilerin yaptıkları yüzünden utanç duyup kan ağlıyor. Hukukun bu derece aşağılanıp hiçe sayıldığı bir dönem yaşamadı dünya.. Bu nedenle dünyada var olmayan adalet, sonsuz alemde tahakkuk edecek.. İlahi sistem, inkârcı ve soykırımcıların pişmanlık ve görecekleri şiddetli azabı artıracaktır.
Özetle:
Ölmeyi becerenlerin öz yurtları ve özgürlükleri asla elinden alınamayacak.. İlke ve sloganıyla;
Filistin ve Ukrayna, yüz binleri aşkın kayıpları ile Türk halkı ve dünya uluslarının yüreğinde, vahşi bir savaş ve soykırımın anısı ve acısı olarak yer alacaktır..
..
Yeni yılınızı yürekten kutluyorum. Hepimize ve tüm insanlığa sağlık, esenlik ve sürekli barış getirsin inşallah..





Değerli Enver ağabiciğim. Bu sözlerinizin üzerine söz söylenmez.