Denizden ve karadan işgal edilen Göcek’te yerli halkın denize gireceği yer yok. Yolumuzu kesenler “bizim ne günahımız var? Göcek’te doğup büyümek suç mu? Kendi memleketimizde denize ayağımızı bile sokamıyoruz..” diye şikayet ediyorlar. Gerçekten Göcek’te tekneniz yoksa denize girmeniz mümkün değil. Sadece içinizi çekip uzaktan seyredebilirsiniz.

Koyların son durumunu gezerken, teknede genç ama heyecanlı bir bilim adamıyla tanıştım. Muğla Üniversitesi Çevre Bilimleri Ana bilim Dalı Başkanıymış. Doç. Çağdaş Gönen adlı bu bilim adamımız, sessiz sedasız çalışmalar sonucu teknelerden kirli suları alıp arıtarak, açık denize veren bir sistem geliştirmiş. Uluslararası fonlardan da yararlanarak, (kendisi küçük ama işlevi çok büyük) sempatik bir tank yapmış. 20 metrekarelik minik bir alanı kaplayan bu tank, aynı anda 6 teknenin kirli suyunu süratle çekebiliyor ve bir günde 100- 150 tekneyi pis ve kirli sudan arındırabiliyor. İnanılacak gibi değil ama yapmış işte. Biz Türklerin aklı gözüdür. Görmeden inanmayız hiçbir şeye. Gittik, gözlerimizle gördük ve yürekten kutladık bilim adamımızı. Kille koyunun bir köşesine yerleştirdiği bu tank, meğer bir yıldır başarıyla çalışıyormuş. Nasıl sevindiğimi anlatamam. 400 bin Euro’ya mal olan bu tanklardan 8 tane yapıp, Göcek ve Dalaman koylarına belli aralıklarla koyarsanız, deniz kirliliğini rahatlıkla sona erdirebilirsiniz.

Bunu niye sevinçle yazıyorum biliyor musunuz, bu proje geliştirilir ve Çevre Bakanlığınca desteklenirse, mavi kart uygulaması gibi komik bir sistemi de düzeltmiş oluruz. Bugün Türkiye’de, dünyanın en güçlü mizahçılarının bile düşünemeyeceği kadar matrak bir uygulama var. Tekne sahiplerini canından bezdiren bu gülünç uygulamaya göre, teknenizdeki kirli suyu marina ve belediyelerin pis su tanklarına belli bir ücret karşılığı boşaltmak ve karşılığında elinizdeki mavi karta da işletmek zorundasınız. Öyle yapmazsanız, muazzam bir para cezası yiyorsunuz ki, bu ceza bazı teknelerin değerinden bile fazla miktarı buluyor. Sadece Bodrum’da 4000’den fazla tekne var. Ama teknelerdeki atık suyu alacak tank sayısı 2-3’ü geçmeyip, bunlar en fazla 15-20 teknelik kapasiteye sahipler. Peki diğer binlerce tekne ne yapıyor bu durumda dersiniz? Kirli suyunu verecek yer bulamadığı için, parasını verip kartını işletiyor sadece. Sahil Güvenlik seyir sırasında çevirir de kontrolünü yaparsa, kaptanlar limanda işlettikleri mavi kartı gösterip kurtuluyorlar. Liman ve marinalardaki pis su tanklarında biriken birkaç teknenin kirli suları ne oluyor derseniz, onları da şehrin kanalizasyonuna veriyorlar.

Bu komik sistem, tüm yat turizm bölgelerinde halen geçerli ve tüm denizcilerin eğlencesi olmakta devam ediyor. Onun için Doç. Çağdaş Gönen’in yarattığı ve hayata geçirdiği bu yeni sistemi ayakta alkışlıyorum. Ayrıca bu sistem daha da geliştirilebilir, kapasitesi daha da arttırılabilir. Bodrum- Marmaris-Kuşadası-Fethiye gibi merkezlere ve Gökova-Hisarönü bölgelerine 15-20 tane yerleştirilirse, akıllı telefonlarla bile uydu üzerinden ulaşılabilecek ve boşluk durumu izlenebilecek bu sistemle, denizlerin teknelerden kirlenmesi önemli ölçüde engellenir. İşte mavi kart uygulaması da böylece inandırıcı ve etkili şekilde yapılabilir.

Göcek’teki çalıştay sırasında Fethiye’nin Belediye Başkanı Alim Karaca ile de tanıştım. İlçenin durumunu sordum. İktidar gücü bölebilmek için Fethiye’yi de ikiye bölmüş ve Seydikemer ilçesini yaratmış. Gerçi bu daha iyi olmuş sayılır. Çünkü Fethiye’nin yılların biriktirdiği sorunları daha kolay çözülmüş. Karaca’nın verdiği bilgiye göre, üç yılda 750 milyon dolarlık yatırım yapılmış. Bununla 334 kilometrelik Muski, Telekom ve Aydem yer altı yatırımları bitirilmiş. Ovacık, Hisarönü ve Ölüdeniz arıtmaları tamamlanmış. Fethiye arıtmasının ikinci etabı da bitmiş ve kapasitesi iki misline çıkarılmış. Belcekız’a da su vermişler. Temmuz ortasına kadar Fethiye’nin tüm altyapıları bitecekmiş. 1100 personeli varmış Fethiye Belediyesinin. Göç orada da sorun ama kaliteli göç alıyorlarmış. Yani ipini koparan pek giremiyormuş Fethiye’ye.. 6000 İngiliz ailesi yaşıyormuş kentte. Bunlar pandemide de dönmemişler ve hayli katkıda bulunmuşlar şehre.

Doğrusu kıskandım Fethiye’yi. Bizim Bodrum’un altyapıları bitecek gibi değil. Bu yıl da sürecek çalışmalar. Peki, ne zaman sona erecek Bodrum’lunun çilesi? Büyükşehir Başkanı Osman Gürün’ü de yakaladım Göcek’te, oturduk karşılıklı konuştuk ve şu bilgileri aldık…

Bu yılın sonuna kadar kanalizasyon ana hatları bitecek. Suyun patronu DSİ. Onun döşediği ve sık patlayan boruları, görevimiz olmamasına rağmen on yıldır biz onarıyoruz. DSİ’nin boruları yüzünden sopayı devamlı biz yiyoruz. Varsın olsun, önemli olan hizmetler aksamasın. Bodrum’a modern bir sistem yaratmaya çalışıyorum. Ama kurumlar izin vermiyorlar.

Hepimiz aynı anda işe başlayalım, birlikte kazalım, birlikte döşeyelim boruları diye çok uğraştım ama olmuyor. Aydem ayrı kazıyor, Telekom ayrı kazıyor, öyle olunca da genel disiplin şiddetle bozulup, halkın şikâyetleri ayyuka çıkıyor. Şimdi Ekim sonuna kadar inşaat yasağı var. Çalışmalarımızı durdurmak zorunda kaldık. Ama kazdığımız yerleri ve yolları bir miktar düzelttik. Yol ve trafik durumuna göre müsait yerleri kapatmayı sürdüreceğiz. Örneğin Kadıkale ve Gümüşlük hattında geceleri de çalışacağız.’’

Anlaşılan 2023’e sarkacak çalışmalar ve yılın ilk iki-üç ayında da bitecek. Bu sonucu çıkardık Osman Gürün’ün anlattıklarından. Doğru mu anladık?..

O kadar da değil. Yılbaşından hemen sonra bitirmeye çalışacağım. Şu ana kadar Bodrum’da kanalizasyon ve arıtma yatırımı yüzde 91’e ulaştı. Yol görevi karayollarının. Bana ait olan yerleri ben yapıyorum. Torba-Yalıkavak’ta istimlak sorunu var. Karayolları ışıklarla ilgili yeni düzenlemeler yaptı. Şimdi trafik daha rahat akıyor. Tüm belediyelerin 2014’ten kalan dış borçlarının tümünü ben ödüyorum. 1 milyar 700 milyon borç bana kaldı. Dünya Bankası’ndan 83,5 milyon Euro borç aldım. Bununla yatırımları yapmaya çalışıyorum. Ama son kur farkıyla 1 milyar 300 milyon Euro zarara girdim. Enerji için yüzde 300 fazla ödüyorum. Su ihale hatları ve enerji sorunum için Fransız Kalkınma Ajansı’ndan 230 milyon Euro borç alacağım. Benim uluslararası kredi puanım devletimizinkinden fazla. Merak etmeyin başaracağım tüm işlerimi, hedefine götüreceğim. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bodrum bana biraz daha izin versin. Şimdi çok söyleniyorlar ama sonuçta dualarını alacağım.’’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.