Erdoğan AKP Kongresinde açıkladı: "İlk kabine toplantımızdan sonra yeni müjdemizi emeklilerimize açıklayacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan milyonlarca emekliye zam müjdesi geldi. "İlk kabine toplantımızdan sonra yeni müjdemizi emeklilerimize açıklayacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 4. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasından özetler şöyle;

"Sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasayı inşallah ülkemize kazandıracağız"

Güven ve istikrar iklimini tahkim etmek, insanımızın refahını artırmak başta olmak üzere, milletimize verdiğimiz tüm sözleri yerine getireceğiz. Cumhurla Cumhuriyetin arasındaki duvarları yıktığımız gibi, Cumhuriyeti gerçek demokrasiyle kucaklaştıracak sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasayı inşallah ülkemize kazandıracağız.

"Milletimizi, karamsarlığa sürüklemek isteyenlere izin vermeyeceğiz"

Depremle yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmakla kalmayacak, deprem tehdidi altındaki tüm yerleşim birimlerini tekrar inşa ve ihya edeceğiz. Siyasi, sosyal, bireysel sapkın akımları destekleyerek milli bünyemizi, aile kurumumuzu, değerlerimizi yıkmayı hedef alan sinsi faaliyetlerin kökünü kurutacağız. Yarısı yalan, yarısı yanlış haberler ve beyanlarla milletimizi, özellikle de gençlerimizi karamsarlığa sürüklemek isteyenlere izin vermeyeceğiz.

"Kanlı canilerden döktükleri her damla kanın hesabını misliyle soracağız"

Sınırlarımız içinde ve dışında tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına, onurunun zedelenmesine, hayallerinin gölgelenmesine rıza göstermeyeceğiz. “Terörü kaynağında kurutma” stratejimizi kararlılıkla uygulayacak, PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından marjinal örgütlere kadar eli kanlı canilerden döktükleri her damla kanın hesabını misliyle soracağız. “Bir gece ansızın gelebiliriz” ikazının, vatanımızın bekasına kast eden alçakların yüreklerine saldığı korkuyu hiç eksiltmeyeceğiz. 

İlk kıble Mescidi Aksa'nın tarihi ve dini statüsünü aşındırmaya yönelik her türlü girişimin, her türlü işgalin karşısında durmaya devam edeceğiz. Türkiye olarak bu sabah İsrail'de meydana gelen hadiseler ışığında tüm tarafları itidalle hareket etmeye, gerilimi daha da tırmandıracak fevri adımlardan uzak durmaya çağırıyoruz.

"İşçi, memur ve emeklilerimize yeni müjdeler vermeye devam edeceğiz"

Bu ülkenin her bir vatandaşının, doğumundan ölümüne kadar “adalet, güvenlik, eğitim ve sağlık” başta olmak üzere her türlü hizmetten en üst düzeyde yararlanabilmesini sağlayacağız. Son 21 yıldır enflasyona ezdirmediğimiz işçi, memur ve emeklilerimize inşallah önümüzdeki dönemde yeni müjdeler vermeye devam edeceğiz. Tüm dünyayla birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen hayat pahalılığı meselesini, gereken her türlü tedbiri alarak çözmekte kararlıyız.

"Türkiye, yeni bir çağın, yeni bir dönemin eşiğindedir"

AK Parti, kadrosuyla, teşkilatıyla, programıyla, eser ve hizmetleriyle, milletimizi hayalleriyle buluşturan siyasetiyle ülkemizi bugünlere getirdi. Şimdi Türkiye, yine Cumhur İttifakının ve AK Partinin kılavuzluğunda yeni bir çağın, yeni bir dönemin eşiğindedir. Bu yeni dönemde, son iki asırdır bize dayatılan fiziki ve zihni sınırlara teslim olmayacağız. Gönlümüze dar gelen hudutlara sıkışıp kalmayacağız.

"Dünyanın yeni düzeninde belirleyici olarak yerimizi alacağız"

Sahibi Hak olduğu için zaferinin mutlaklığına tüm kalbimizle inandığımız davamızın bayrağını hep yükselteceğiz. Bu ufku önce Türkiye Yüzyılıyla aydınlatacak, ardından hedeflediğimiz asıl yere çıkartacağız. İnsanlığın geleceğine yön veren, ruhunu şekillendiren, yolunu çizen ne varsa, hepsine de kendi değerlerimizin, kendi ülkülerimizin, kendi sevdalarımızın damgasını vuracağız. İnsanıyla, tabiatıyla, teknolojisiyle her alanda dünyanın yeni düzeninde bize sunulana tâbi olarak değil, belirleyici olarak yerimizi alacağız.

Bazıları, nasıl olup da bunca zamandır partimizin girdiği her seçimden açık ara birinci çıkabildiğini bir türlü anlayamıyor. Hâlbuki ülkenin 21 yılda kat ettiği kalkınma ve demokrasi mesafesine baksalar, bu sorunun cevabını kendiliğinden bulacaklar. Maalesef bunların gözleri var görmüyor, kulakları var duymuyor, dilleri var hakikati söyleyemiyor; kalpleri ve vicdanları zaten nasır bağlamış durumda… Şöyle azıcık gözlerini açsalar, kulaklarını kabartsalar, gönüllerinin pasını silseler, her şeyin farkına varacaklar.  

Eğitime baksalar; Derslik sayımızı 343 binden 620 bine, üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttiğimizi, okullarımıza 800 bin yeni öğretmen atadığımızı, üniversite öğrenci sayımızı 7,5 milyona çıkarttığımızı, yurt kapasitesini 950 bine ulaştırdığımızı, mesleki eğitimi güçlendirdiğimizi görecekler.

Sağlığa baksalar; Hastane yatak kapasitemizi 164 binden 268 bine ulaştırdığımızı, şehir hastaneleriyle hizmet kalitesini zirveye çıkardığımızı, sağlık sistemini baştan sona yenilediğimizi görecekler.

Adalete baksalar; Hâkim-savcı sayımızı 24 bine yaklaştırdığımızı, yargının yükünü azalttığımızı, adalet sisteminin altyapısını yenilediğimizi, yargıyı vesayetin güdümünden kurtarıp adına hüküm verdiği millete ram ettiğimizi görecekler.

Güvenliğe baksalar; İstiklalimize ve istikbalimize göz diken terör örgütlerinin, onları üzerimize salan emperyalistlerin heveslerini nasıl kursaklarında bıraktığımızı, sınır ötesi harekâtları ve 15 Temmuz gibi destanları nasıl yazdığımızı görecekler.

Sosyal yardımlara baksalar; Ülkemizdeki ihtiyaç sahibi her vatandaşımızın, her mazlumun yanında yer aldığımızı, engellileri eğitimden istihdama hayatın her alanında desteklediğimizi, kimsesizlerin kimsesi olduğumuzu görecekler.

Ulaştırmaya baksalar; Bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 3 bin 630 kilometreye, tünellerimizin adedini 486’ya, havalimanlarımızın sayısını 57’ye çıkardığımızı, ülkemizi hızlı trenle tanıştırdığımızı, internet ve e-devlet gibi haberleşme devrimleri gerçekleştirdiğimizi görecekler.

Enerjiye baksalar; Kurulu gücümüzü 105 bin 417 megavata yükselttiğimizi, Karadeniz’de tarihimizin en büyük doğalgaz keşfini yaptığımızı ve bunun sevincini faturalardaki indirimle milletimizle paylaştığımızı, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ülkemizi öne geçirdiğimizi görecekler.

Tarıma baksalar; Çiftçilerimize güncel rakamıyla 844 milyar lira tarımsal destek verdiğimizi, baraj sayımızı 992’ye, hidroelektrik santrali sayımızı 740’a, içme suyu tesisimizi 386’ya, sulama tesisimizi 3 bin 400’e çıkardığımızı, orman varlığımızı artırdığımızı görecekler.

Ticarete baksalar; İhracatımızı 36 milyar dolardan her ay rekor kırarak 254 milyar dolara yükselttiğimizi, böylece istihdamı ve üretimi sürekli güçlendirdiğimizi, turizmde 51 milyonun üzerinde turist ve 46,5 milyar dolar turizm gelirine nasıl ulaştığımızı görecekler.

Ekonomiye baksalar; Maruz kaldığımız tüm tuzaklara ve yaşadığımız sıkıntılara rağmen ülkemizi 1 trilyon doların üzerinde milli gelire çıkardığımızı, satın alma paritesine göre dünyada 11’inci sıraya yükselttiğimizi görecekler.

Sanayiye baksalar; Ülkemizin artık 90 milyar doları bulan proje büyüklüğüyle savunma sanayinde dünyanın önde gelen aktörleri arasına girdiğini, faaliyete geçirdiği 163 yeni organize sanayi bölgesi, 37 endüstri bölgesi, 100 teknoparkıyla küresel bir üretim üssü haline geldiğini görecekler.

Çevre ve şehirciliğe baksalar; Teslim ettiğimiz 1 milyon 158 bin ve inşası süren 413 bin konutla, 81 ilimize yayılan 81 milyon metrekare millet bahçeleriyle, dünyaya örnek olan sıfır atık uygulamalarıyla, deprem bölgelerini yeniden ayağa kaldırma çalışmalarıyla kendimizle yarıştığımızı görecekler.

Çalışma hayatına baksalar; Asgari ücreti 184 liradan 11 bin 402 liraya, en düşük emekli maaşını 64 liradan 7 bin 500 liraya çıkardığımızı, istihdamı 32 milyona yaklaştırdığımızı, çalışma şartlarını iyileştirdiğimizi görecekler. İnşallah bu yıl sonuna doğru özellikle emekli memurlarımızın maaşlarıyla ilgili şu anda bakanlığımız çalışmasını yapıyor ve ilk kabine toplantımızdan sonra yeni müjdemizi de inşallah emekli memurlarımıza açıklayacağız. Velhasıl hangi alana baksalar; büyüyen, güçlenen, itibarı artan, refahı yükselen, huzuru ve güvenliği tahkim olan bir Türkiye görecekler.

"Büyük ve güçlü Türkiye’nin doğuşuna engel olamayacaksınız"

Bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum: Büyük ve güçlü Türkiye’nin doğuşuna engel olamayacaksınız. Türkiye Yüzyılı’nın yükselişine engel olamayacaksınız. Türk Milletinin binlerce yıllık devlet ve medeniyet birikiminin inkişafına engel olamayacaksınız. Mazlumların ahıyla çınlayan yeryüzünün adalet ve merhametle yeniden dirilişine engel olamayacaksınız. İnsanlığın ortak sesi haline dönüşen hak ve hakkaniyet mücadelemizin yayılışına engel olamayacaksınız. Dünyada asırlardır süren sömürge ve zulüm düzeninin çöküşüne engel olamayacaksınız.

Çünkü Cumhur İttifakı dimdik ayaktadır. Çünkü Cumhuriyetin yüz akı, Türkiye’nin ortak aklı AK Parti, kadroları ve müktesebatıyla dimdik ayaktadır. Çünkü aziz milletimiz, iradesi ve kararlılığıyla dimdik ayaktadır. Dünya yıkılsa, âlem üstümüze gelse, “gök girse kızıl çıksa”, Allah’ın izniyle biz bu davadan, bu yoldan, bu mücadeleden asla geri dönmeyiz.

"Siyasi ikballerini garanti altına almak için gösterdikleri çabanın binde birini ülkemiz ve milletimiz için sergilemiyorlar"

Değişimden uzaklaşırsak, tıpkı ülkemizdeki muhalefet partilerinin çoğu gibi, kendi içimizdeki kavga ve çekişmelerden, “küçük olsun benim olsun” zihniyetinin bünyemizi yiyip bitirmesinden kendimizi kurtaramayız. Lafa gelince “değişim” konusunda mangalda kül bırakmayanların, koltuklarını korumak uğruna düştüğü ibretlik halleri hepimiz görüyoruz. Seçim yenilgilerini dahi kırsal kesimden ve depremzedelerimizden başlayarak millete fatura edecek kadar kendilerini sorgulamaktan uzaklar. Siyasi ikballerini garanti altına almak için gösterdikleri çabanın binde birini ülkemiz ve milletimiz için sergilemiyorlar.

Kongremizde, Merkez Karar ve Yönetim Kurulumuz ile diğer organlarımıza seçilecek arkadaşlarımızdan beklentim de, devralacakları hizmet bayrağını mümkün olan en yükseğe çıkarmak için çalışmalarıdır. Önümüzdeki Mart ayındaki mahalli idareler seçimlerinde görevlerine devam edecek veya yeni görev alacak belediye başkanlarımızdan, belediye ve il genel meclis üyelerimizden de aynı hassasiyeti bekliyorum.

Milletimizin umutlarını, gençlerimizin hayallerini hayata geçirme mesuliyetini üstlenmiş kadrolar olarak, başka türlü davranma lüksüne sahip değiliz. Üzerimizdeki vebalin büyüklüğünü anlamak için, milletimizin son iki asırda yaşadıklarına bakmamız yeterlidir. Kayıplarımız için hayıflandığımız, kazançlarımız için sevindiğimiz bu tarihi süreci yeni bir evreye taşımanın eşiğindeyiz. Ümidim; bir asır, iki asır sonra bugünleri değerlendirenlerin bizim için verecekleri hükmün, “Allah onlardan razı olsun” duasıyla bitmesidir.

bursaarena,

(Kapak Fotoğraf: BBC)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.