ALPER ŞİRVAN yazdı: "Mühendis, Voleybolcu ve Devrimci"
ALPER ŞİRVAN yazdı: "Mühendis, Voleybolcu ve Devrimci"
Haber Giriş Tarihi: 17.06.2026 00:13
Haber Güncellenme Tarihi: 17.06.2026 00:13
Kaynak:
Bursa Arena
Voleybol kadın millî takımımızın Milletler Ligi’ndeki (VNL) mücadelesi devam ediyor.
Bugün sana Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi Sabiha Rıfat Gürayman’dan söz edeceğim değerli okurum!
“İnşaat mühendisliği ve voleybol… Tamam da ne alaka?” dediğini duyar gibiyim.
Anlatmaya en baştan başlayalım.
Bazı insanlar vardır; bir mesleği icra etmekle kalmaz, o mesleğin kapısını sadece kendisi için değil, toplumda yer etmiş önyargılara rağmen başkaları için de aralar.
Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi olan Sabiha Rıfat Gürayman, tam da böyle bir isim.
Onun serüveni bir başarı öyküsüyle sınırlı değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında bir kadının, erkek egemen bir alanda “Ben de buradayım!” diyebilecek özgüveni bulabilme hikâyesi aynı zamanda...
1910 yılında Manastır’da (bugünkü adı Bitola), dünyaya gelen Sabiha Hanım, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çalkantılı bir dönemin çocuğudur. Babasının asker olması dolayısıyla aile daha sonra İstanbul’a taşınır.
İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, genç yaşta alışılmışın dışına çıkacak bir karar verir: Mühendis olacaktır.
O yıllarda bu tercih, bir kadının kolayca yapabileceği bir seçim değildir. Çünkü mühendislik neredeyse tamamen erkeklere ait bir alan olarak kazınmıştır kafalara.
1927 yılında, kız öğrencilerin de kabul edilmeye başlanmasıyla birlikte, bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi’nin temeli sayılan Yüksek Mühendis Mektebi’ne giren ilk kız öğrencilerden biri olur. Yaklaşık 350 erkek öğrencinin bulunduğu okulda yalnızca iki kız olarak sadece derslerle değil, önyargılarla da mücadele etmek zorundadırlar.
1933 yılında mezun olduğunda, Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi unvanını alır.
Sabiha Gürayman, mezuniyet sonrası bayındırlık müdürlüğünde göreve başlar ve genç Cumhuriyet’in yeniden inşa edilen altyapısında aktif rol alır. Ankara ve çevresinde okul projelerinde çalışır, kamu yapılarında görev yapar. O yıllarda mühendislerin sahada olmaları da kadınlara uygun görülmezken, o tam tersine şantiye ortamını seçip çamurun, taşın, betonun içinde olmayı tercih eder.
Onun adını unutulmaz yapan dönüm noktalarından biri, Ankara-Beypazarı yolu Karaboğaz mevkiinde inşa edilen köprü projesi olur. Dönemin şartlarında “Bir kadın dağ başındaki şantiyede çalışamaz!” anlayışıyla karşı karşıya kalsa da geri adım atmaz. Projeyi başarıyla tamamlar. Halk, onun emeğini unutmaz ve köprüye yıllar boyunca “Kız Köprüsü” adını verir. Bugün bu köprü, önyargılara karşı verilen sessiz mücadelenin bir simgesi olarak tescilli yapı olarak korunmaya alınmıştır.
Sabiha Rıfat Gürayman ismini tarihe yazdıran bir başka görev, hiç kuşkusuz Anıtkabir’dir.
Anıtkabir’in 10 yıllık inşası boyunca Baş Mühendis olarak görev yapar. Mustafa Kemal Atatürk için inşa edilen bu anıt, büyük önem taşır onun için. Sabiha Hoca, böylesine büyük bir projenin teknik koordinasyonunu yöneten isimlerden biri olarak da tarihe geçer.
Onun hikâyesi, mühendislikle de sınırlı değil…
Sabiha Rıfat, üniversite yıllarında voleybolla ciddi biçimde ilgilenmeye başlar. O dönem Türkiye’de kadın sporculuk oldukça sınırlıdır; kadınların düzenli takım sporlarında yer alması emekleme dönemindedir. Sabiha’nın sportif yeteneği kısa sürede fark edilir ve okul takımına seçilir.
Tam da Cumhuriyet’in kadınların spora katılımını teşvik etmeye başladığı yıllarda, kadınlar arasında ilk spor hareketlerinden biri Fenerbahçe’de doğar. 1927’de kurulan Fenerbahçe kadın voleybol yapılanmasının içinde Sabiha Rıfat da yer alır ve kısa süre sonra takım kaptanlığı yapar. Böylece, Türkiye’de kulüp düzeyinde voleybol oynayan ilk kadınlardan biri olur.
Ne var ki o yıllarda kadın voleybolu çok yeni ve rakip takım sayısı yok denecek kadar azdır. Sabiha’nın kaptanlığını yaptığı kadın takımının maç yapacak rakip bulamaması sebebiyle ekip kısa sürede dağılır.
Fakat onun voleybola olan tutkusu bitmez. Mücadelesi sonuç verir ve Sabiha Rıfat, Fenerbahçe Erkek Voleybol takımında forma giymeye başlar. 1928–1929 yıllarında Fenerbahçe Erkek Voleybol takımının şampiyonluklarında rol oynar. Taraftarlar ve takım arkadaşları, ona, refleksleri ve çevikliğinden dolayı “Uçan Parmaklar” lakabını takar.
1939 yılında yüksek mühendis Remzi Gürayman ile evlenir. Evlenmeden önceki soyadı "Ecebilge" olan Sabiha Hanım, bu evlilikle "Gürayman" soyadını alır.
1963 yılında emekli olur Sabiha Hocamız. Maddî varlığının bir bölümünü eğitim burslarına bağışlar.
2003 yılında İzmir’de hayatını kaybettiğinde arkasında yalnızca inşa edilmiş yapılar değil, bir büyük vizyon da bırakmıştır.
Bugün “Sultanlar Ligi” adıyla anılan Türkiye Kadınlar Voleybol Birinci Ligi, dünyanın sayılı liglerinden… Gerek kulüp takımlarımız gerekse millî takımımız, Avrupa ve dünya çapında sayısız başarıya imza attılar, atmaya da devam ediyorlar.
Onların her başarısında başta Sabiha Hanım olmak üzere önyargılar karşısında dimdik duran gerçek devrimcilerin izi ve emeği var.
Vefat edenlere rahmet, hayatta olanlara sağlık diliyorum.
Bütün devrimciler, inşa ettikleriyle ölümsüz olurlar!
İhtiyaca rağmen atama yapma, öğretmenleri özel okul patronlarına mecbur bırak, hak aramalarına dahi izin verme! Yaşasın her tür hamaset soslu neoliberalizm(!)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ALPER ŞİRVAN yazdı: "Mühendis, Voleybolcu ve Devrimci"
Voleybol kadın millî takımımızın Milletler Ligi’ndeki (VNL) mücadelesi devam ediyor.
Bugün sana Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi Sabiha Rıfat Gürayman’dan söz edeceğim değerli okurum!
“İnşaat mühendisliği ve voleybol… Tamam da ne alaka?” dediğini duyar gibiyim.
Bazı insanlar vardır; bir mesleği icra etmekle kalmaz, o mesleğin kapısını sadece kendisi için değil, toplumda yer etmiş önyargılara rağmen başkaları için de aralar.
Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi olan Sabiha Rıfat Gürayman, tam da böyle bir isim.
Onun serüveni bir başarı öyküsüyle sınırlı değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında bir kadının, erkek egemen bir alanda “Ben de buradayım!” diyebilecek özgüveni bulabilme hikâyesi aynı zamanda...
1910 yılında Manastır’da (bugünkü adı Bitola), dünyaya gelen Sabiha Hanım, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çalkantılı bir dönemin çocuğudur. Babasının asker olması dolayısıyla aile daha sonra İstanbul’a taşınır.
İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, genç yaşta alışılmışın dışına çıkacak bir karar verir: Mühendis olacaktır.
O yıllarda bu tercih, bir kadının kolayca yapabileceği bir seçim değildir. Çünkü mühendislik neredeyse tamamen erkeklere ait bir alan olarak kazınmıştır kafalara.
1927 yılında, kız öğrencilerin de kabul edilmeye başlanmasıyla birlikte, bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi’nin temeli sayılan Yüksek Mühendis Mektebi’ne giren ilk kız öğrencilerden biri olur. Yaklaşık 350 erkek öğrencinin bulunduğu okulda yalnızca iki kız olarak sadece derslerle değil, önyargılarla da mücadele etmek zorundadırlar.
1933 yılında mezun olduğunda, Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi unvanını alır.
Sabiha Gürayman, mezuniyet sonrası bayındırlık müdürlüğünde göreve başlar ve genç Cumhuriyet’in yeniden inşa edilen altyapısında aktif rol alır. Ankara ve çevresinde okul projelerinde çalışır, kamu yapılarında görev yapar. O yıllarda mühendislerin sahada olmaları da kadınlara uygun görülmezken, o tam tersine şantiye ortamını seçip çamurun, taşın, betonun içinde olmayı tercih eder.
Sabiha Rıfat Gürayman ismini tarihe yazdıran bir başka görev, hiç kuşkusuz Anıtkabir’dir.
Anıtkabir’in 10 yıllık inşası boyunca Baş Mühendis olarak görev yapar. Mustafa Kemal Atatürk için inşa edilen bu anıt, büyük önem taşır onun için. Sabiha Hoca, böylesine büyük bir projenin teknik koordinasyonunu yöneten isimlerden biri olarak da tarihe geçer.
Onun hikâyesi, mühendislikle de sınırlı değil…
Sabiha Rıfat, üniversite yıllarında voleybolla ciddi biçimde ilgilenmeye başlar. O dönem Türkiye’de kadın sporculuk oldukça sınırlıdır; kadınların düzenli takım sporlarında yer alması emekleme dönemindedir. Sabiha’nın sportif yeteneği kısa sürede fark edilir ve okul takımına seçilir.
Ne var ki o yıllarda kadın voleybolu çok yeni ve rakip takım sayısı yok denecek kadar azdır. Sabiha’nın kaptanlığını yaptığı kadın takımının maç yapacak rakip bulamaması sebebiyle ekip kısa sürede dağılır.
Fakat onun voleybola olan tutkusu bitmez. Mücadelesi sonuç verir ve Sabiha Rıfat, Fenerbahçe Erkek Voleybol takımında forma giymeye başlar. 1928–1929 yıllarında Fenerbahçe Erkek Voleybol takımının şampiyonluklarında rol oynar. Taraftarlar ve takım arkadaşları, ona, refleksleri ve çevikliğinden dolayı “Uçan Parmaklar” lakabını takar.
1939 yılında yüksek mühendis Remzi Gürayman ile evlenir. Evlenmeden önceki soyadı "Ecebilge" olan Sabiha Hanım, bu evlilikle "Gürayman" soyadını alır.
1963 yılında emekli olur Sabiha Hocamız. Maddî varlığının bir bölümünü eğitim burslarına bağışlar.
2003 yılında İzmir’de hayatını kaybettiğinde arkasında yalnızca inşa edilmiş yapılar değil, bir büyük vizyon da bırakmıştır.
Bugün “Sultanlar Ligi” adıyla anılan Türkiye Kadınlar Voleybol Birinci Ligi, dünyanın sayılı liglerinden… Gerek kulüp takımlarımız gerekse millî takımımız, Avrupa ve dünya çapında sayısız başarıya imza attılar, atmaya da devam ediyorlar.
Onların her başarısında başta Sabiha Hanım olmak üzere önyargılar karşısında dimdik duran gerçek devrimcilerin izi ve emeği var.
Vefat edenlere rahmet, hayatta olanlara sağlık diliyorum.
*************************************************************************************************
Haftanın Notu:
Bütün devrimciler, inşa ettikleriyle ölümsüz olurlar!
İhtiyaca rağmen atama yapma, öğretmenleri özel okul patronlarına mecbur bırak, hak aramalarına dahi izin verme! Yaşasın her tür hamaset soslu neoliberalizm(!)
.....
Yazarın tüm yazıları için tıklayınız
Kaynak: Bursa Arena
En Çok Okunan Haberler