Arşivimi karıştırırken 2000 yıllarında yazdığım bir şiirim elime geçti.
Aradan çeyrek asırlık bir zaman geçmiş bu şiirin üzerinden.
…
AÇILACAK NE KALDI
Eşarbı, yazmayı başlardan çıkarttınız
Çözdünüz düğümü, saçları dağıttınız
Bazen kısa kestirip, bazen kazıttınız
Başlar ortada, açacak ne bıraktınız.
Çıkardınız yakayı, vatkayı attınız
Omuzlar açıldı, şeffaf askı taktınız
Boşalttınız sutyeni, çok canlar yaktınız
Göğüs ortada, açacak ne bıraktınız.
Mini etek dediniz, bacağı açtınız
Yırtmaç dediniz, kalçaya kadar çıktınız
Yüzülmüş koyun gibi tende açıktınız
Çıkın ortada, açacak ne bıraktınız.
Şehvete doyumsuz noktada acıktınız
Para ile rezalet sunar kaçıktınız
Seyir oldu gençlere, gözleri açtınız
Çıkın ortaya açacak ne bıraktınız.
Sırlar döküldü, açıldı ağızlarınız
Ortaya düştü kirli çamaşırlarınız
Doğumu ortada yapar organlarınız
Gizler ortada, açacak ne bıraktınız.
…
Tarihler 2026’yı gösterirken maalesef değişen bir şey yok.
Durum daha da vahimleşerek kat be kat artarak olumsuzluklar artmıştır.
Genç kızlarımız, çocuklu anneler, hatta ebe olmuş kadınlarımız da bu yürüyüşe ayak uydurmuşlar. Açıldıkça açılıyorlar. Saçıldıkça saçılıyorlar.
Açılmak bir hak değildir, bu yoldan çıkıştır,
Zıvanadan çıkıştır.
Haşa Allah’ın uyarısına baş kaldırıştır.
Bu gidiş nereye kadar sürecek !
Behey kadın açılan yerler senin ziynet yerlerindir.
Bu yerlerin vitrine konan kristal bardak kadar hiç mi bir değeri yok.
…
Ahlak çizgisinden çıkan bu insanlara hatırlatma yapalım.
Nur suresi 31. Ayette bu insanlara bir uyarı var.
“Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! “
Rabbim bu gençlerimize feraset versin diyorum inşallah.
…
Bu insanların bu noktaya gelmelerinin günahı kimdedir.
Suç hep bu işi yapanlarda mı?
Nasrettin hocanın dediği hırsızın hiç kabahati yok mu bu işte.
“İslami bir gençlik yetiştireceğiz “ parolasıyla yola çıkanların bir dahli yok mudur?
Bu sözü söyleyen insanlara, İş usulüne uygun olmadan,
İşi ehline teslim edilmeden bunu nasıl yapacaksınız diye soran olmadı.
Gençliğin geldiği noktada;
Esrar ve hap kullananlar arttı,
İçki ve benzeri sarhoş edici içecekleri kullananlar arttı,
Ateistler ve deistler arttı,
Ahlak çizgisinden çıkıp her tarafını açanlar arttı,
Çocuk yaşta hırsızlar ve soyguncular arttı,
Çocuk yaşta insan katledenler arttı..
Hiç kimse bunların sebebini sorup araştırmadı.
Kendi kadrolarınca,
Liyakat ehli aranmazken,
Emanet ehline teslim edilmezken,
Adam kayırmacılık ve partizanlık artarken,
Zimmet rüşvet ve kaymaklı ihaleler önem kazanırken,
Kurumun başındaki Bakan, Müsteşar, Genel müdür, Daire başkanı, devletin ve milletin malını mamelekine geçirirken “İslami Gençlik” nasıl yetişecekti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ALİ KAYBAL yazdı: "Nereye Kadar?.."
Arşivimi karıştırırken 2000 yıllarında yazdığım bir şiirim elime geçti.
Aradan çeyrek asırlık bir zaman geçmiş bu şiirin üzerinden.
…
AÇILACAK NE KALDI
Eşarbı, yazmayı başlardan çıkarttınız
Çözdünüz düğümü, saçları dağıttınız
Bazen kısa kestirip, bazen kazıttınız
Başlar ortada, açacak ne bıraktınız.
Çıkardınız yakayı, vatkayı attınız
Omuzlar açıldı, şeffaf askı taktınız
Boşalttınız sutyeni, çok canlar yaktınız
Göğüs ortada, açacak ne bıraktınız.
Mini etek dediniz, bacağı açtınız
Yırtmaç dediniz, kalçaya kadar çıktınız
Yüzülmüş koyun gibi tende açıktınız
Çıkın ortada, açacak ne bıraktınız.
Şehvete doyumsuz noktada acıktınız
Para ile rezalet sunar kaçıktınız
Seyir oldu gençlere, gözleri açtınız
Çıkın ortaya açacak ne bıraktınız.
Sırlar döküldü, açıldı ağızlarınız
Ortaya düştü kirli çamaşırlarınız
Doğumu ortada yapar organlarınız
Gizler ortada, açacak ne bıraktınız.
…
Tarihler 2026’yı gösterirken maalesef değişen bir şey yok.
Durum daha da vahimleşerek kat be kat artarak olumsuzluklar artmıştır.
Genç kızlarımız, çocuklu anneler, hatta ebe olmuş kadınlarımız da bu yürüyüşe ayak uydurmuşlar. Açıldıkça açılıyorlar. Saçıldıkça saçılıyorlar.
Açılmak bir hak değildir, bu yoldan çıkıştır,
Zıvanadan çıkıştır.
Haşa Allah’ın uyarısına baş kaldırıştır.
Bu gidiş nereye kadar sürecek !
Behey kadın açılan yerler senin ziynet yerlerindir.
Bu yerlerin vitrine konan kristal bardak kadar hiç mi bir değeri yok.
…
Ahlak çizgisinden çıkan bu insanlara hatırlatma yapalım.
Nur suresi 31. Ayette bu insanlara bir uyarı var.
“Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! “
Rabbim bu gençlerimize feraset versin diyorum inşallah.
…
Bu insanların bu noktaya gelmelerinin günahı kimdedir.
Suç hep bu işi yapanlarda mı?
Nasrettin hocanın dediği hırsızın hiç kabahati yok mu bu işte.
“İslami bir gençlik yetiştireceğiz “ parolasıyla yola çıkanların bir dahli yok mudur?
Bu sözü söyleyen insanlara, İş usulüne uygun olmadan,
İşi ehline teslim edilmeden bunu nasıl yapacaksınız diye soran olmadı.
Gençliğin geldiği noktada;
Esrar ve hap kullananlar arttı,
İçki ve benzeri sarhoş edici içecekleri kullananlar arttı,
Ateistler ve deistler arttı,
Ahlak çizgisinden çıkıp her tarafını açanlar arttı,
Çocuk yaşta hırsızlar ve soyguncular arttı,
Çocuk yaşta insan katledenler arttı..
Hiç kimse bunların sebebini sorup araştırmadı.
Kendi kadrolarınca,
Liyakat ehli aranmazken,
Emanet ehline teslim edilmezken,
Adam kayırmacılık ve partizanlık artarken,
Zimmet rüşvet ve kaymaklı ihaleler önem kazanırken,
Kurumun başındaki Bakan, Müsteşar, Genel müdür, Daire başkanı, devletin ve milletin malını mamelekine geçirirken “İslami Gençlik” nasıl yetişecekti.
Gerçi Lokman Hekim “Edebi edepsizden öğreneceksin” demiş.
Bu ifade “ Bu ahlaksızlıklara bakarak bunların ahlak dışı olduğunu öğrenin “ anlamında dikkat çeken bir sözdür.”
Bu nedenle herkes gördüğüyle amel edecekti.
Önünde yürüyen ekâbirleri takip edecekti.
Geldiğimiz noktada gençlik bütün varlığını ve değerlerini kaybetmiş durumda.
İşsiz, güçsüz, umutsuz bir vaziyette dünyasından vazgeçmiş bir gençlik var önümüzde.
Karşımızda yapamayacağı işleri vaat eden bir iktidar var.
Her sözlerinin arkasında bir şüphe bir şek var.
İslami gençlik yetiştireceklerin önce kendilerinin Kur’an’a uymaları gerekmiyor mu?
Yaradan saf suresi 2 ve 3. Ayetinde ne buyuruyor;
"Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir gazap nedenidir."
Bu ayete göre herkes kendi sonunu hazırlıyor.
Önce kendinizi düzeltin.
Kendinizi düzeltmeden bir başkasını düzeltemezsiniz..
.....
Yazarın tüm yazıları için tıklayınız
Kaynak: Bursa Arena
En Çok Okunan Haberler