Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ali Kaybal

bursaarena.com.tr - Ali Kaybal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ali Kaybal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALİ KAYBAL yazdı: "Ayrılığa Düşmek" Haber

ALİ KAYBAL yazdı: "Ayrılığa Düşmek"

Trump İran maçı Şu anda dünyaya bakıyorsunuz başta Filistin ve Gazze olmak üzere, Bütün Müslüman ülkelerinde bir perişanlık, bir gözyaşı ve bir zulüm var. Azerbaycan’a gardaş diyorsun, bir mesele olduğu zaman İsrail’den yana tavır alıyor. Filistin’e bakıyorsun, bir mesele olduğu zaman, Ermeni anıtının açılışında yer alıyorlar, Arap ülkelerine bakıyorsun hepsi birden Trump’un emrinde asker selamı duruyor, Türkiye’ye bakıyorsun, Trump dost Madura gardaşımız olmuş. .. Yaradan Kur’anında Maide suresi 51. Ayette ne diyordu: “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez. “ Allah Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin diyor, Onlar birbirlerinin dostudur diyor, Sizden biri onları dost edinirse onlardan olur diyor, Allah bunların zalim olduğunu söylüyor, Ve Allah zalimleri doğru yola iletmeyeceğini söylüyor. Bunu Müslüman ülkelerinde başında bulunan ve Bu ülkeleri idare eden idareciler bunları bilmiyorlar mı? Ve bunlar kendi insanlarını da kandırıyorlar. .. Allah yine burada insanları uyarıyor. Fatır suresi ayet 5; “Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Allah'ın vaadi muhakkak haktır. Sakın bu dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o aldatıcı şeytan sizi, Allah hakkında da aldatmasın. “ Demek ki idareciler insanları Allah’ın adıyla kandırıyor. Özellikle de Müslümanım diyen insanları kandırıyor. Müslüman olmayanlar da zaten bu kandırmanın dışında kalıyor. Çünkü bu insanlar bu idarecilere lazım değil. O zaman da ne oluyor! Millette bir bölünme ve parçalanma meydana geliyor. .. Halbuki Allah’ı bu husustaki emri kesin. Enfal suresi 46. Ayet ; “Allah'a ve Resûlüne itâat edin; birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer de (size heybet veren) rüzgârınız (kuvvetiniz) gider; o hâlde sabredin! Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle berâberdir.. .. Eğer idareciler insanları Allah ile kandırıyorsa Allah ve Resulüne itaat etmiyor demektir. Bu milleti onlar bölüyor demektir. .. İşin neticesinde de ilim adamı da din adamı da İslam’ı terk etmiş, ne kadar Yahudi ve Hristiyan kaide ve kuralı varsa, onlarla hareket ediyor. Diyanet Başkanlığı parasını faize yatırırsa, TOKİ’nin yaptığı ev için “Faizli kredi kullanabilirsiniz” diyorsa sözün bittiği yerdeyiz. Geçen bir haber dikkatimi çekti. Doğrudur, kamuoyunda "Cübbeli Ahmet" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, cemaat mensuplarına ait yaklaşık 800 kilogram altının çalındığını ve bu durumun sorumlularıyla ahirette hesaplaşacağını belirtiyor. Peki, sizinle Allah hesaplaşmayacak mı hoca! Bak Cübbeli hoca Yaradan Tevbe süresinin 34. Ayetinde ne buyuruyor; “Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler. Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele.” Haham ve Rahiplerin altın biriktirdiğini ve bunları da insanların mallarını haksız yere yiyerek biriktirdiklerini söylüyor. Burada şunu gayet iyi anlamak lazım. Hz. Ömer’e atfedilen bir söz şöyle diyor ; “Dininizi iyi öğrenin ve ona göre yaşayın, yoksa yaşadığınızı din zannedersiniz,” Diyanet de dahil biz yaşadığımızı din zannetmeye başladık. .. Bu ayrılığın neticesinde İslam karşıtı olan düşünce her yerde ve her zaman kendi gücünü birleştirerek Allah yolunda yürümek isteyen kişi ve devlet karşısında birleşiyor. Sporda, Eğlencede, Siyasette, Ekonomide, İnanç kavgasında, Her zaman bir araya gelerek kendi inançların yansıtıyor. Çok değil, Sporda Mısır - Arjantin maçına bakın, Ağlama duvarında ağlayan Messi’nin takımını galip getirterek, dünyanın gözü önünde yapılan bir haksızlıkla Mısır’ı devre dışı bıraktılar. Ne konuşacak durum var, Ne olayı savunacak bir güç var. .. Ekonomiye bakıyorsunuz, Birbirlerine her türlü desteği veriyorlar, Savaşa bakıyorsunuz, hepsi birbirinin yanında yer alıyor, Ama biz parasını ödediğimiz fantomları alamıyoruz. Gazze’deki katliamın durdurulması için Trump’a rica ediyoruz. Gazze’de savaşı başlatan Trump değil mi? “Ben olmasam İsrail diye bir devlet kalmayacaktı..” diyen Trump değil mi? Bütün bunları yapan Trump ise bu savaşı neden durdursun? Artık Müslüman gibi yaşayıp Müslüman gibi düşünmeyecek misiniz? ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

ALİ KAYBAL yazdı: "İmtihanın Sebebi Nedir?.." Haber

ALİ KAYBAL yazdı: "İmtihanın Sebebi Nedir?.."

Şunu iyice kabullenmek lazım. Bu dünya bir imtihan dünyasıdır. Yaradan ankebut suresinin 2 ayetinde: “İnsanlar, hiç imtihana tabi tutulmadan, sadece “İnandık!” demekle bırakıverileceklerini mi sandılar?” buyurarak insanların sadece kendi söylemlerine bırakılmayacağını haber veriyor. Bakara suresi 155. Ayetinde de imtihanın şekli ve şemali üzerinde buyruklar geliyor. “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız.” Ancak, Allah insanları imtihan ederken sebeplerini de kula bırakıyor. İnsanı söylediği bir sözle, yaptığı bir hareketle, ya da yapması gerekirken yapmadığı hallerle imtihan ediyor. Bu nedenle Hayatın sırrı insanın geçmişinde gizlidir. İmtihanın sebebi yine insanın kendisidir. Bir haksızlık yaptıysanız, Biri iyilik yaptıysanız, Yalan söylediyseniz, Ya da boş keseden boş bir söz attıysanız, Bunlardan birisiyle mutlaka bir gün karşılaşacaksınız. Yaradan yarına bırakıyor ama kimsenin yanına bırakmıyor. İnsan ne yaparsa yaptıkları bir gün önüne geliyor. Eskiler onun için “Ne ekersen onu biçersin” derler. İnsan bu tür olaylarla karşılaştığı zaman hemen muhasebesini yapmak üzere geriye bir dönmeli., Başına gelen olayın sebebi orada gizlidir. Ya kendisin hatırlar, Ya da Yaradan kendisine bu olayı hatırlatır. … Ağanın biri köyde bir kızı iğfal eder. Konu kadıya intikal eder. Ağa gücünü kullanarak bu olaydan kurtulur. Gel zaman git zaman ağa şehre alışverişe gider. Şehirde alışveriş yaparken öldürmeli bir olayın içinde kalır. Hiçbir suçu olmadığı halde ağayı da içeri alırlar. Ve suç ağanın üzerinde kalır. Suçlunun idamına karar verilir. Ağa idam sehpasına çıkar. Son arzun ne diye sorarlar. Ağa kendi kendine konuşmaya başlar. “Ben bu olayda suçsuzum suçsuz olmasına da yelin geldiği yeri biliyorum” der. Önemli olan da yelin geldiği yeri bilmek. Yaptığı haksızlığın bedelini kat be kat ödemek. … İmtihana sadece sıradan kullar tabi tutulmuyor. Peygamberler de bu imtihan halkasından geçmiştir. Bugün en bilinen örneği Hz. İbrahim’in Hz. İsmail’i kurban etme kıssasıdır. Hz. İbrahim, uzun yıllar çocuk sahibi olamadığı için Allah'a dua ederek, kendisine salih bir erkek evlat vermesi durumunda onu kurban edeceğine dair söz vermiştir. Hz. İbrahim’in bu duasının kabul olmasıyla Hz. İsmail dünyaya gelmiştir. İsmail (a.s.) büyüyüp koşacak çağa geldiğinde bu söz Hz. İbrahim’e hatırlatılmıştır. Hz. İbrahim rüyasında oğlunu kurban ettiğini görmüştür. Peygamberlerin rüyaları vahiy niteliği taşıdığından, Hz. İbrahim bu emri yerine getirmek istemiş, oğlu Hz. İsmail de büyük bir tevekkül göstererek babasına teslim olmuştur. Siz unutsanız bile Yaradan bir vesile bunu size hatırlatıyor. Geçen yılların önemi yok. Söylenen söz veya yapılan eylem bir gün önünüze konularak; “Hadi bakalım sen böyle demiştin, böyle yapmıştın” diyerek insanoğlu testten geçiriliyor. Bu nedenle söylenilen sözler bir kıymet ifade etmektedir. Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde; “Ya hayır söyle ya sus” buyurmuştur. Bu nedenle hayır konuşulmayan her söz insana bir külfettir. Bir imtihan kapısıdır. Eskiler bu işe “Dilim, başıma giydirir kilim” demişlerdir. Unutmayalım ki; İnsanın başına ne gelirse dil-i belasındandır.

ALİ KAYBAL yazdı: "Nereye Kadar?.." Haber

ALİ KAYBAL yazdı: "Nereye Kadar?.."

Arşivimi karıştırırken 2000 yıllarında yazdığım bir şiirim elime geçti. Aradan çeyrek asırlık bir zaman geçmiş bu şiirin üzerinden. … AÇILACAK NE KALDI Eşarbı, yazmayı başlardan çıkarttınız Çözdünüz düğümü, saçları dağıttınız Bazen kısa kestirip, bazen kazıttınız Başlar ortada, açacak ne bıraktınız. Çıkardınız yakayı, vatkayı attınız Omuzlar açıldı, şeffaf askı taktınız Boşalttınız sutyeni, çok canlar yaktınız Göğüs ortada, açacak ne bıraktınız. Mini etek dediniz, bacağı açtınız Yırtmaç dediniz, kalçaya kadar çıktınız Yüzülmüş koyun gibi tende açıktınız Çıkın ortada, açacak ne bıraktınız. Şehvete doyumsuz noktada acıktınız Para ile rezalet sunar kaçıktınız Seyir oldu gençlere, gözleri açtınız Çıkın ortaya açacak ne bıraktınız. Sırlar döküldü, açıldı ağızlarınız Ortaya düştü kirli çamaşırlarınız Doğumu ortada yapar organlarınız Gizler ortada, açacak ne bıraktınız. … Tarihler 2026’yı gösterirken maalesef değişen bir şey yok. Durum daha da vahimleşerek kat be kat artarak olumsuzluklar artmıştır. Genç kızlarımız, çocuklu anneler, hatta ebe olmuş kadınlarımız da bu yürüyüşe ayak uydurmuşlar. Açıldıkça açılıyorlar. Saçıldıkça saçılıyorlar. Açılmak bir hak değildir, bu yoldan çıkıştır, Zıvanadan çıkıştır. Haşa Allah’ın uyarısına baş kaldırıştır. Bu gidiş nereye kadar sürecek ! Behey kadın açılan yerler senin ziynet yerlerindir. Bu yerlerin vitrine konan kristal bardak kadar hiç mi bir değeri yok. … Ahlak çizgisinden çıkan bu insanlara hatırlatma yapalım. Nur suresi 31. Ayette bu insanlara bir uyarı var. “Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! “ Rabbim bu gençlerimize feraset versin diyorum inşallah. … Bu insanların bu noktaya gelmelerinin günahı kimdedir. Suç hep bu işi yapanlarda mı? Nasrettin hocanın dediği hırsızın hiç kabahati yok mu bu işte. “İslami bir gençlik yetiştireceğiz “ parolasıyla yola çıkanların bir dahli yok mudur? Bu sözü söyleyen insanlara, İş usulüne uygun olmadan, İşi ehline teslim edilmeden bunu nasıl yapacaksınız diye soran olmadı. Gençliğin geldiği noktada; Esrar ve hap kullananlar arttı, İçki ve benzeri sarhoş edici içecekleri kullananlar arttı, Ateistler ve deistler arttı, Ahlak çizgisinden çıkıp her tarafını açanlar arttı, Çocuk yaşta hırsızlar ve soyguncular arttı, Çocuk yaşta insan katledenler arttı.. Hiç kimse bunların sebebini sorup araştırmadı. Kendi kadrolarınca, Liyakat ehli aranmazken, Emanet ehline teslim edilmezken, Adam kayırmacılık ve partizanlık artarken, Zimmet rüşvet ve kaymaklı ihaleler önem kazanırken, Kurumun başındaki Bakan, Müsteşar, Genel müdür, Daire başkanı, devletin ve milletin malını mamelekine geçirirken “İslami Gençlik” nasıl yetişecekti. Gerçi Lokman Hekim “Edebi edepsizden öğreneceksin” demiş. Bu ifade “ Bu ahlaksızlıklara bakarak bunların ahlak dışı olduğunu öğrenin “ anlamında dikkat çeken bir sözdür.” Bu nedenle herkes gördüğüyle amel edecekti. Önünde yürüyen ekâbirleri takip edecekti. Geldiğimiz noktada gençlik bütün varlığını ve değerlerini kaybetmiş durumda. İşsiz, güçsüz, umutsuz bir vaziyette dünyasından vazgeçmiş bir gençlik var önümüzde. Karşımızda yapamayacağı işleri vaat eden bir iktidar var. Her sözlerinin arkasında bir şüphe bir şek var. İslami gençlik yetiştireceklerin önce kendilerinin Kur’an’a uymaları gerekmiyor mu? Yaradan saf suresi 2 ve 3. Ayetinde ne buyuruyor; "Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir gazap nedenidir." Bu ayete göre herkes kendi sonunu hazırlıyor. Önce kendinizi düzeltin. Kendinizi düzeltmeden bir başkasını düzeltemezsiniz.. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.