Bir yerinden edilme hikayesi: Akbelen giderse Muğla da gider

Akbelen Ormanı'nın sınırına ulaşan maden ocağı tehdidi, yerli halkın yaşamını kökten değiştirdi. Akbelen'in nöbetçileriyle yanı başlarındaki tehdidi konuştuk: Ben yerimden oldum. Vatanımdan oldum. Toprağımdan oldum. Havamdan suyumdan oldum. Bütün arkadaşlarımdan, komşularımdan oldum.

Muğla‘nın Milas ilçesi İkizköy mevkiinde kömür sahasını genişletmek isteyen Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye (YK Enerji) karşı bir buçuk yıldan uzun süredir Akbelen Ormanı‘ndaki ağaçlar için direnen yaşam savunucuları, hala nöbetlerine devam ediyor.

İktidarın desteklediği kömürlü termik santraller, kömür madeni ocakları vatandaşları yerinden etmeye devam ediyor. Milas‘ta bir zamanlar yaşamın hüküm sürdüğü Işıkdere‘de yaşayan vatandaşların da hal-i pür melali bundan farksız değil. Akbelen Ormanı için verilen mücadele ile birlikte bu gerçek daha çok görünür bir hale geldi. Nöbetler tutuldu, TBMM koridorlarında doğa mücadelesi verildi, kepçelerin önünde duruldu. Ama tehdit değişmedi. İkizköylülerden Akbelen’in sınırındaki tehdidi konuştuk:

‘Kimse benim gibi yerinden olmuş mu acaba?’

Akbelen’in hikayesini de her zamanki gibi en iyi anlatanlardan, Akbelen’de birebir bu ekokırıma şahit olmuş nöbetçilerinden dinliyoruz. Akbelen’de nöbet tutan ve eskiden Işıkdere’de yaşayan bir yerinden edilen Aytaç Yakar şöyle anlatıyor hissettiklerini:

“Kimse benim gibi yerinden olmuş mu acaba? Ben yerimden oldum. Vatanımdan oldum. Toprağımdan oldum. Havamdan oldum. Suyumdan oldum. Bütün arkadaşlarımdan, komşularımdan oldum.”

Işıkdere‘deki yerinden olduktan sonra taşındığı yakın bir bölgedeki evinde de ihtarname aldığını söyleyen Yakar sözlerine şöyle devam ediyor:

“‘Buradan da kalkacaksın’ diye ihtarname geldi. Ben ‘kalkmıyorum’ dedim. ‘Ben gerekirse burada kendimi imha ederim, asla ve asla ben yerimi vermeyeceğim’ dedim. Yine de vermiyorum. Ölene kadar, kara toprağa girene kadar ben yerimden olmuyorum. Çünkü bir kere oldum. Yerinden kalkan taş yosun tutmaz, ben bunu bildim.”

Akbelen

‘Toplumsal destek yoksa kuru dava açmayın, AKP’nin hakimleri davanızı reddedecektir’

İkizköy’deki hukuki mücadeleyi İkizköylüler adına yürüten gönüllü avukat İsmail Hakkı Atal ise siyasi parti ve barolara şöyle sesleniyor:

“Artık baroların, siyasi partilerin şunu net bir şekilde telaffuz etmesi gerekiyor; Türkiye‘de hukuk, yargı ancak halk harekete geçerse bir toplumsal harekete dönüşmesi endişesiyle karar çıkıyor. Kuru kuruya dava açmanın halktan taban desteği yoksa, toplumsal desteği yoksa kuru dava açmayla boşuna uğraşmayın, AKP’nin hakimleri davanızı reddedecektir.”

Ne olmuştu?

Akbelen Ormanı’ın 740 dönümlük bölümündeki ağaçlar, Limak Holding ve İÇTAŞ ortalığıyla kurulan YK Enerji tarafından işletilen Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine linyit sağlayacak maden ocağı açmak için kesilmek isteniyor. Şirketin bunun için gerekli izinleri de almış ve ocak ÇED Yönetmeliği’nden muaf tutulmuştu ancak İkizköylüler, çevre aktivistleri ve hukukçular karara itiraz etti. Kesimleri önlemek için 22 Nisan’da başlatılan nöbet sürüyor.

Geçen yaz, Türkiye‘nin Ege ve Akdeniz sahilleri başta olmak üzere pek çok bölgesinde çıkan yangınlardan etkilenen Muğla‘da, bölge halkı yangınlara müdahale ederken, şirket tarafından yangın bahanesiyle 105 ağaç kesilmiş; İkizköy halkının direnmesi üzerine jandarma sert müdahalede bulunmuştu.

Maden ocağına karşı, KARDOK Derneği‘nin açtığı davalarda Muğla 3’üncü İdare Mahkemesi ve Muğla 1’inci İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Muğla Valiliği de kömür taşıma bandının yapımını durdurdu.

Muğla İkizköy’de yer alan ve termik santrale yakıt sağlayan linyit madeni sahasının genişletilmesi için  Akbelen Ormanı’nın kesim izninin iptali için açılan davada mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyeti 7 Eylül 2021’de bölgede keşif gerçekleştirmişti.

7 Eylül 2021: Akbelen’de ilk keşif

İlk keşif sırasında Murat Yüksel isimli hakimin davacı avukatlara ‘ruh hastası’ diyerek hakaret etmesi,  hem bölgedeki hukukçular hem de aktivistler tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

Bölgede ilk yapılan keşifte hakimin avukatlara  hakaret etmesi nedeniyle  avukatlar Arif Ali Cangı,  İsmail Hakkı Atal ve Şiar Rişvanoğlu reddi hakim başvurusunda bulunmuştu.

1 Mart 2022: Akbelen’de ikinci bilirkişi keşfi

İkinci inceleme öncesi Resmi Gazete‘de yayınlanan maden  yönetmeliğindeki  değişiklikle birlikte tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlarında madencilik faaliyetlerinin önü açılmıştı. Sosyal medyada yankı uyandıran değişiklik, #ZeytinİçinAdalet ve #AkbelenİçinAdalet etiketleriyle birçok paylaşım yapılmıştı.

Kömür madeni açılmak istenen Akbelen Ormanı’nda protestolar eşliğinde bilirkişi incelemesi

Bilirkişi keşfi sonrası, İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı şöyle demişti:

“Daha önceki keşifte hakarete uğramıştık, yok sayılmıştık. İtirazlarımız üzerine keşif tekrar edildi. Şu anki işletilen maden sahasının alanı ne hale getirdiğini gösterdik bilirkişilere.”

Bilirkişilerden dördü kömürün bölgeye geri dönülmez zararlar vereceği görüşünü verirken; ikisi ekolojik yıkım olacağını ancak enerji ihtiyacı nedeniyle madene açılması gerektiği yönünde görüş bildirmişti.

Üçüncü bilirkişi raporu

Akbelen’de üçüncü bilirkişi raporu da 24 Kasım 2022’de çıktı. Akbelen Ormanı’nda üçüncü kez yapılan bilirkişi keşfinden madencilik şirketinin lehine, Akbelen Ormanı için nöbetine devam eden İkizköylüler’in aleyhine bir karar çıktı.

Raporda bir önceki keşiflerin aksine “Madencilik yapılabilir” yönünde bir sonuç çıktı. İkizköylüler bilirkişi heyeti hakkında suç duyurusunda bulundu.

Rapor ormanın kömür madenciliğine açılabileceğine uygun olduğu konusunda kanaat bildirdi. İkizköy Çevre Komitesi, bilirkişi raporuna gerçeği yansıtmayan bilgiler içerdiğini belirterek itiraz etti.

Yeşil Gazete

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.