Türk siyasi literatürüne arınma ve helalleşme sözcüklerini ilk defa özeleştiri anlamında dile getiren siyasetçi Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Özeleştiriler, eğer doğru yerde ve zamanında yapılıyorsa değerli ve anlamlıdır.
Arınma, genellikle fiziksel bir temizliğin ötesinde, mecazi ve soyut anlamlarda kullanılır. Zihinsel, psikolojik, dini ve hukuksal alanlarda yapılan yanlışların farkına vararak, sorgulama yaparak doğruları bulmaktır.
Helalleşme ise, belirli bir kişiye veya kesime bilerek isteyerek ya da zorla zarar verilen konu veya olaylardan pişmanlık duyma halidir. Hatanın anlaşıldığı konusunda af dileyerek pişmanlık geri bildirimidir.
Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde öğrenim gördüğü yıllarda, kampüsteki pek çok gencin dahil olduğu radikal sol veya uç siyasi akımlara katılmadı. Öğrencilik döneminde aktif olarak ideolojik sokak eylemleri veya radikal öğrenci hareketleri içinde yer almadı. Cumhuriyet Halk Partisi’ni geçmişindeki hataları ve yanlışlarından dolayı kendiliğinden verdiği bir kararla 12 Şubat 2022 tarihinde kurulan altılı masa ittifakının paydaşları önüne 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak seçim öncesinde helalleşme diye bir şey ortaya attı. 'Kılıçdaroğlu kimlerle helalleşecekti?'.. Listedeki önemli başlıklardan bir kaçı şöyle:
"28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatıp helalleşeceğiz. İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz" dedi.
"Roboski ile helalleşeceğiz. Hukuk başka helalleşme başka. İnsanlara devlet tazminat ödeyecek ama bir taraftan da helalleşeceğiz.” dedi.
Genellikle, sağ merkezli partilerin gönüllerini okşayarak Cumhurbaşkanı olmak istiyordu. Bu durum ise, CHP’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmiş tarihini de çok özümsediğinin farkında olmayışından kaynaklanan kafa karışıklığına sebep oluyordu. Zira siyasi kariyerine 2002 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılarak başladı. 2002 Türkiye genel seçimlerinde de İstanbul milletvekili seçildi. Ne ilginçtir ki Kemal Kılıçdaroğlu hiçbir seçimde kendi ilinden, memleketinden de aday olmamıştır. Bu bana hiç etik gelmemektedir. Ya İstanbul’dan ya da İzmir’den aday olarak milletvekili olmuştur. Helalleşmeye çok önem veren Kılıçdaroğlu, bu konuda İzmirli ve İstanbullu CHP’li seçmenden neden helallik almadığını da merak ediyorum.
CHP TUNCELİ Milletvekili rahmetli KAMER GENÇ sayesinde Türk Milleti, TUNCELİ adını ve güzel insanlarını o zaman duydu, öğrendi. Tam bir Cumhuriyet savunucusu ve Atatürk sevdalısıydı. Nur içinde yatsın. Kılıçdaroğlu Tunceli ismini kullanmıyor, “ben Dersimli Kemal’im” diyordu.
Siyasete yön verme hedefindeki George SOROS tarafından finanse edilen Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nda (TESEV) Kılıçdaroğlu’nun 183 NUMARALI KURUCU üyesi ve vakıf senedinin hissedarları arasında olduğunu gazeteci Barış Yarkadaş lanse etti. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Cangül Örnek, bir yazısında bu durumu ele alarak duyurmuştu. Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı süresince TESEV üyeliğini gizli tuttu. Bunun nedenini neden açıklamamıştı?
CHP Genel Merkezinde, “bayramın son günü açıklama yapacağım” demişti. Ama açıklamalarıyla yargısız infaz yaptı. Kendi partisinde yıllarca çalıştığı dava arkadaşlarını, şikâyet etti. Kendisini, hak hukuk adalet söylemleriyle hukuka, saygılı ve dürüst olarak belleklerimize yerleştirmiştik. Hapiste yatan yol arkadaşlarını, yargısız infaz ederek dolaylı bir şikâyet etme yolu kullanacağı hiç aklıma gelmemişti. Resmen yol arkadaşlarını FETÖ’cülükle suçladı. Açıklamaları yol arkadaşlarının cezalandırılması içinmiş.
Keşke, Genel Başkanlığı süresince halkına açıklaması gereken şeyleri açıklasaydı. Örneğin, mühürsüz oylar, Ekmelettin meselesi, CHP ‘lilerin kandırılarak AK Partiden ayrılan DEVA,GELECEK Partilerine ve SAADET Partisi’ne hediye edilen milletvekillikleri, Muharrem İnce‘nin Cumhurbaşkanı adaylığı ve Meral Akşener ile olan sürtüşme nedenleri gibi…
Bu konularda, CHP ve Atatürkçü vatanseverlerle, sosyal demokratlarla ne zaman helalleşeceksiniz?
Bitkiyi toprağa bağlayan topraktan su ve mineraller almayı sağlayan ona desteklik veren en önemli organdır kök. Her bitkinin kökü aynı değildir. Örneğin, ana kök çok gelişir büyürse üzerinde daha ince kökler çıkarsa buna kazık kök denir. Fasulye, bakla ve yonca. Bazen halk arasında “kendini fasulye gibi nimetten sayıyor” sözünün anlamı belki de ana (kazık) kökünün sağlamlığından ileri geldiği için olabilir mi dersiniz!
Ana kök, yani kazık kök çok gelişip besin depo ederse şeker pancarı, turp, havuç olarak onları yeriz.
Köklerin hepsi aynı uzunlukta gelişir ve saçaklanırsa buna da saçak kök denir. Örneğin Buğday, arpa, çilek, soğan, pırasa gibi. Saçak kökleri, çoğulculuğa, üretime, düzene, kurallara uyma, birliğe ve dayanışmaya benzetebiliriz. Her bir kökün aynı yerden eşit uzunlukta çıkması toplumsal çeşitliliği ve eşit hakları temsil eder.
Bitkiyi ayakta tutan, desteklik veren kök devamlılığı sağlamak için bitkiyi besler. Kökü tanımlayan özellikler ile devletin anayasasında Türkiye Cumhuriyeti’ni tanımlayan özellikler arasında benzerlik kurulabilir. Örneğin, kökte bitkiyi tanımlayan özellikler devletin kurucu ana kökü gibidir. Yani, devletin özelliklerini anayasada tanımlanan maddelere göre söylemek gerekirse; yönetim şekli, bayrağı, dili, dini gibi bir yapılanma da aslında bir köktür.
Devletin kurucu felsefesinin kökü de CHP’dir. Ana köktür. Bu yüzden o kökü iyi korumak kollamak gerekir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
LÜTFİYE KADER
Arınma ve Helalleşme
Türk siyasi literatürüne arınma ve helalleşme sözcüklerini ilk defa özeleştiri anlamında dile getiren siyasetçi Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Özeleştiriler, eğer doğru yerde ve zamanında yapılıyorsa değerli ve anlamlıdır.
Arınma, genellikle fiziksel bir temizliğin ötesinde, mecazi ve soyut anlamlarda kullanılır. Zihinsel, psikolojik, dini ve hukuksal alanlarda yapılan yanlışların farkına vararak, sorgulama yaparak doğruları bulmaktır.
Helalleşme ise, belirli bir kişiye veya kesime bilerek isteyerek ya da zorla zarar verilen konu veya olaylardan pişmanlık duyma halidir. Hatanın anlaşıldığı konusunda af dileyerek pişmanlık geri bildirimidir.
Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde öğrenim gördüğü yıllarda, kampüsteki pek çok gencin dahil olduğu radikal sol veya uç siyasi akımlara katılmadı. Öğrencilik döneminde aktif olarak ideolojik sokak eylemleri veya radikal öğrenci hareketleri içinde yer almadı. Cumhuriyet Halk Partisi’ni geçmişindeki hataları ve yanlışlarından dolayı kendiliğinden verdiği bir kararla 12 Şubat 2022 tarihinde kurulan altılı masa ittifakının paydaşları önüne 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak seçim öncesinde helalleşme diye bir şey ortaya attı. 'Kılıçdaroğlu kimlerle helalleşecekti?'.. Listedeki önemli başlıklardan bir kaçı şöyle:
"28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatıp helalleşeceğiz. İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz" dedi.
"Roboski ile helalleşeceğiz. Hukuk başka helalleşme başka. İnsanlara devlet tazminat ödeyecek ama bir taraftan da helalleşeceğiz.” dedi.
Genellikle, sağ merkezli partilerin gönüllerini okşayarak Cumhurbaşkanı olmak istiyordu. Bu durum ise, CHP’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmiş tarihini de çok özümsediğinin farkında olmayışından kaynaklanan kafa karışıklığına sebep oluyordu. Zira siyasi kariyerine 2002 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılarak başladı. 2002 Türkiye genel seçimlerinde de İstanbul milletvekili seçildi. Ne ilginçtir ki Kemal Kılıçdaroğlu hiçbir seçimde kendi ilinden, memleketinden de aday olmamıştır. Bu bana hiç etik gelmemektedir. Ya İstanbul’dan ya da İzmir’den aday olarak milletvekili olmuştur. Helalleşmeye çok önem veren Kılıçdaroğlu, bu konuda İzmirli ve İstanbullu CHP’li seçmenden neden helallik almadığını da merak ediyorum.
CHP TUNCELİ Milletvekili rahmetli KAMER GENÇ sayesinde Türk Milleti, TUNCELİ adını ve güzel insanlarını o zaman duydu, öğrendi. Tam bir Cumhuriyet savunucusu ve Atatürk sevdalısıydı. Nur içinde yatsın. Kılıçdaroğlu Tunceli ismini kullanmıyor, “ben Dersimli Kemal’im” diyordu.
Siyasete yön verme hedefindeki George SOROS tarafından finanse edilen Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nda (TESEV) Kılıçdaroğlu’nun 183 NUMARALI KURUCU üyesi ve vakıf senedinin hissedarları arasında olduğunu gazeteci Barış Yarkadaş lanse etti. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Cangül Örnek, bir yazısında bu durumu ele alarak duyurmuştu. Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı süresince TESEV üyeliğini gizli tuttu. Bunun nedenini neden açıklamamıştı?
CHP Genel Merkezinde, “bayramın son günü açıklama yapacağım” demişti. Ama açıklamalarıyla yargısız infaz yaptı. Kendi partisinde yıllarca çalıştığı dava arkadaşlarını, şikâyet etti. Kendisini, hak hukuk adalet söylemleriyle hukuka, saygılı ve dürüst olarak belleklerimize yerleştirmiştik. Hapiste yatan yol arkadaşlarını, yargısız infaz ederek dolaylı bir şikâyet etme yolu kullanacağı hiç aklıma gelmemişti. Resmen yol arkadaşlarını FETÖ’cülükle suçladı. Açıklamaları yol arkadaşlarının cezalandırılması içinmiş.
Keşke, Genel Başkanlığı süresince halkına açıklaması gereken şeyleri açıklasaydı. Örneğin, mühürsüz oylar, Ekmelettin meselesi, CHP ‘lilerin kandırılarak AK Partiden ayrılan DEVA, GELECEK Partilerine ve SAADET Partisi’ne hediye edilen milletvekillikleri, Muharrem İnce‘nin Cumhurbaşkanı adaylığı ve Meral Akşener ile olan sürtüşme nedenleri gibi…
Bu konularda, CHP ve Atatürkçü vatanseverlerle, sosyal demokratlarla ne zaman helalleşeceksiniz?
Bitkiyi toprağa bağlayan topraktan su ve mineraller almayı sağlayan ona desteklik veren en önemli organdır kök. Her bitkinin kökü aynı değildir. Örneğin, ana kök çok gelişir büyürse üzerinde daha ince kökler çıkarsa buna kazık kök denir. Fasulye, bakla ve yonca. Bazen halk arasında “kendini fasulye gibi nimetten sayıyor” sözünün anlamı belki de ana (kazık) kökünün sağlamlığından ileri geldiği için olabilir mi dersiniz!
Ana kök, yani kazık kök çok gelişip besin depo ederse şeker pancarı, turp, havuç olarak onları yeriz.
Köklerin hepsi aynı uzunlukta gelişir ve saçaklanırsa buna da saçak kök denir. Örneğin Buğday, arpa, çilek, soğan, pırasa gibi. Saçak kökleri, çoğulculuğa, üretime, düzene, kurallara uyma, birliğe ve dayanışmaya benzetebiliriz. Her bir kökün aynı yerden eşit uzunlukta çıkması toplumsal çeşitliliği ve eşit hakları temsil eder.
Bitkiyi ayakta tutan, desteklik veren kök devamlılığı sağlamak için bitkiyi besler. Kökü tanımlayan özellikler ile devletin anayasasında Türkiye Cumhuriyeti’ni tanımlayan özellikler arasında benzerlik kurulabilir. Örneğin, kökte bitkiyi tanımlayan özellikler devletin kurucu ana kökü gibidir. Yani, devletin özelliklerini anayasada tanımlanan maddelere göre söylemek gerekirse; yönetim şekli, bayrağı, dili, dini gibi bir yapılanma da aslında bir köktür.
Devletin kurucu felsefesinin kökü de CHP’dir. Ana köktür. Bu yüzden o kökü iyi korumak kollamak gerekir.
31.05.2026