Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Kemal

bursaarena.com.tr - Mustafa Kemal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun! Haber

9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun!

İzmir’in, 15 Mayıs 1919 yılında Yunan güçleri tarafından işgal edilmesi, Anadolu’da Milli Mücadele’nin başlamasında önemli bir aşama olarak kabul edilir. O tarihe kadar Anadolu'da işgallere karşı dağınık olan düşünce ve örgütlenme biçimleri mevcuttu. İzmir'in işgali Anadolu insanın direniş ve karşı koyuş düşüncesini körüklemiş, İstanbul’da başlayan işgali protesto mitingleri Damat Ferit hükümetinin düşmesine sebep olmuş; örgütlenme ve protesto mitingleri Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar yayılmıştı. Artık İzmir Anadolu harekâtı için temel sembollerden biri haline getirilmişti ve İzmir’in işgaline karşı protesto mitingleri, her yıl işgalin yıl dönümlerinde, Anadolu’nun çeşitli kent ve kasaba merkezlerinde tekrarlanmakta; konu sürekli gündemde tutulmaktaydı. Birinci İnönü, İkinci İnönü, Aslıhanlar -Dumlupınar ve Sakarya Meydan Muharebeleri milli mücadelenin kazanılmasında önemli adımlar atılmıştı. BÜYÜK TAARUZ, BÜYÜK ZAFER Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922’de başlatılan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nın son safhası idi. Kesin sonuç beş gün içinde elde edildi; 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ordulara bir bildiri yayımlayarak “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” tarihi emrini verdi ve 2 Eylül’de Uşak’a girildi. Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde kendisinin de haberdar olmadan Yunanistan Küçük Asya Ordusu’nun başkomutanlığına getirilmiş General Nikolaos Trikupis tutsak edildi. Türk birlikleri, İzmir’e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu’dan çekildiler. 9 Eylül 1922 sabahı Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası birlikleri İzmir şehrine girdi. Ardından 5. Süvari Kolordusu Komutanı Mirliva Fahrettin Paşa, komutasındaki birliklerle saat 10.00’da İzmir’e girdi. İkinci Tümen’in öncülüğünü yapmakla görevlendirilen Dördüncü Alay Komutan Yardımcısı Yüzbaşı Şerafeddin Bey’in komutasında yaya olarak en önde giden sekiz er, Bornova’dan Halkapınar’a ilerleyişi sırasında Punta’daki Tuzakoğlu fabrikasına yaklaştıkları sırada fabrika pencerelerinden ani bir ateşe uğramıştır. Bu olayda 4 asker hayatını kaybetti ve hemen orada defnedildiler. İzmir’in kurtuluşu sırasında can veren askerlerin isimleri şöyledir: Akşehirli Bekiroğlu Mehmet, Antalyalı Ömer oğlu Hakkı (Sarıarslan), Nevşehirli Ahmet oğlu Seyit Mehmet ve Nevşehirli Ahmet oğlu Ahmet. Konak’a ulaşmayı başaran Şerafettin Bey, Hükümet Konağı önünde göğsüne isabet eden mermilerle yaralanmıştı ancak Konağa girip balkona Türk bayrağını dikebildi. Hükümet Konağı’na bayrağın dikilmesinin hemen ardından Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği Hükümet Konağı’nın hemen sağında yere alan ve günümüze ulaşmayan Sarıkışla’ya, Üsteğmen Arif ve takım komutanı Celal Bey ile Yedeksubay Besim Efendi’nin de Kadifekale’ye bayrağı çekmesi ile İzmir’in işgalden kurtuluşu ilan edilmiş oldu. Birinci Süvari Tümeni Komutanı Mürsel Paşa bir Fransız harp gemisi telsizi vasıtasıyla, İzmir'e girildiğini Ankara'ya bildirdi. Belkahve’den tarihi günü izleyen başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Fevzi ve İsmet paşalar olduğu halde, 10 Eylül sabahı İzmir’e girdi ve Fahrettin Paşa ile buluşarak doğruca Hükümet Konağı’na gitti. Konağın balkonundan, başarıyı millete mal eden kısa bir konuşma yaptı. Mustafa Kemal Paşa’nın ordulara 1 Eylül’de verdiği tarihi emirle başlayan ve 18 Eylül 1922 tarihine kadar yapılan Takip Harekâtı ile bütün Batı Anadolu’daki Yunan askerleri Türk sınırları dışına çıkarılmıştır. Takip harekatının başarı ile sonuçlanması sayesinde İzmit bölgesinden İstanbul Boğazı’na, Balıkesir bölgesinden Çanakkale Boğazı’na kadar Türk ordusu için hayati önem taşıyan diğer stratejik hedefler de İtilaf Devletlerinin işgalinden, olaysız olarak ve barış yoluyla kurtarılmıştır. Türk Ordusunun kazandığı bu zafer, Mudanya Ateşkes Antlaşması’na giden süreci başlatmış; Türkiye, Mudanya Ateşkes Antlaşması'ndan sonra 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması’nı imzalayarak bağımsızlığını kazanmıştır. 9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun!.. BURSA ARENA E'GAZETE

İSMAİL TEKİN yazdı: "Ya Evde Yoksan…" Haber

İSMAİL TEKİN yazdı: "Ya Evde Yoksan…"

‘Aşkınla ne garip hallere düştüm Her şeyim tamam da bir sendin noksan Yağmur yaş demeden yollara düştüm İçim ürperiyor, ya evde yoksan’ der Cemal Safi, 'Ya evde yoksan' şiirinde… Sevgilisine seslenirken, okuyucuyu hem özleme hem de meraka ortak eder. Şiirin sonunda sevgilisini bulabildi mi bilmiyoruz; fakat o arayışın kendisi hafızamızda yer eder. İnsanın zaman zaman sevgilisini aradığı olur elbette... Benim de olmuştu. Gerçi benim sevgim platonikti. Ama olsun... Ben de bir gün düştüm yollara. Evine ulaştım. Adı vardı... Kokusu vardı... Resmi vardı... Kendisi yoktu... O evin gerçek sahibini arıyordum. “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi.” demiş ve onları bize emanet etmişti. Evet... Benim sevgilim Mustafa Kemal'di. Bazı insanlar, bir insana değil, bir fikre âşık olurlar. Ben de Mustafa Kemal’in fikirlerine âşık olanlardanım. Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca bir siyasi parti değildi. Bir emanetti. Bir mücadele biçimiydi. O’nun halkıyla kurduğu bağın adıydı. Nutuk'u okuduğunuzda şunu görürsünüz: Mustafa Kemal'in mücadelesi yalnız cephede değildi; fikirde, siyasette ve içeride de devam ediyordu. Bugün yaşadıklarımız, o mücadelenin farklı biçimlerde hâlâ sürdüğünü düşündürüyor. Kaybettiğimiz yalnızca bir parti binası ya da siyasi üstünlük değil; bize emanet edilmiş bir anlayıştır. Bu yüzden bugün yine onun sözüne kulak vermek gerekiyor: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” Mücadelemizi tek bir noktaya değil, hayatın her alanına yaymak zorundayız. Önümüzde yükü omuzlamaya talip bir isim duruyor: Özgür Özel.. Rüştünü ispatladı. Şimdi önümüzde yürüyor. Destek olma sırası bizde. Biz mücadele insanıyız. Müdahale insanlarından kurtulmanın yolunun mücadeleden geçtiğine inanıyoruz. Yıllarca önümüze konulan sahte kutup yıldızlarının peşinden yürüdük. Oysa bu dünya hiç kimsenin tapulu malı değildir. İnsanlığın ortak mirasıdır. Bizim derdimiz; herkesin insanca yaşayabileceği bir düzen kurabilmektir. Şiir gibi yaşamadık belki... Ama arada bir şiir yazmayı da ihmal etmedik. Haram yemedik ki başımız öne eğilsin. Haram yemedik ki vicdanımız bizi rahatsız etsin. Bazı kararlar vardır… İnsanı küçültmez… Aksine omuzlarındaki yükü ağırlaştırır. Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldım. Kolay olmadı… Üzüldüm… Çünkü ayrıldığım şey, çocukluğumdan beri taşıdığım bir aidiyetti. Ama vazgeçtiğim şey Mustafa Kemal değildi… Tam tersine… Artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesi değilim; Türkiye Cumhuriyeti 'nin sade bir evladıyım. Annem öldüğü için de artık annemin değil; bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Mustafa Kemal'in 'muasır medeniyetler seviyesinde olma' idealinin kınalı kuzusuyum... Ülkemizin ve milletimizin geleceği için hayırlı olsun… Sizi hedefe götürecek yollar kapandığında yeni bir yol açmak zorunda kalırsınız. Önümüzde yeni bir yol var artık. Ve biz yeniden yoldayız… Bu kez yalnız bir sevgiliyi aramak için değil; Bize emanet edilen evi yeniden bulmak için... ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Yazar Nihat Genç mezarı başında dualarla anıldı Haber

Yazar Nihat Genç mezarı başında dualarla anıldı

Son nefesinde "Cumhuriyet'i yaşatın" diyerek ardında bir mücadele mirası bırakan Veryansın TV'nin kurucusu, yazar Nihat Genç, ölüm yıl dönümünde mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Yol arkadaşı Serkan Öz, Genç'in mezarı başında "Davan davamızdır!" sözleriyle seslendi. 4 Temmuz 2025’te yaşamını yitiren Veryansın TV’nin kurucusu, yazar Nihat Genç’in aramızdan ayrılışının üzerinden bir yıl geçti. Son nefesinde “Cumhuriyet’i yaşatın” sözleriyle Türk milletine seslenen Nihat Genç, geride yalnızca kitaplarını ve yazılarını değil, Cumhuriyet mücadelesine adanmış bir yaşam bıraktı. 69 yıllık ömrünü halkın vicdanına yaslayan, kalemini hiçbir baskı karşısında eğmeyen Genç, vefatının birinci yıl dönümünde sevenleri tarafından mezarı başında anıldı. Anmaya, eşi Nuriye Genç, oğlu Laçin Genç, yol arkadaşı-Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP) Genel Başkanı Serkan Öz, Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, arkadaşı Lütfü Şahsuvaroğlu, eski futbolcu Murat Bölükbaşı ve sevenleri katıldı. ‘CUMHURİYET DENİLEN AŞKI KALBİMİZE NAKŞETTİ’ Serkan Öz, yol arkadaşının mezarında şu sözlerle seslendi: “Abi ne hikayeler yaptık ama şu gençler o hikayenin en değerli taşları abi. Allah senden razı olsun ki bizleri sağa sola savrulmaktan, solun sağın diplerinde boğulmaktan kurtarıp da Cumhuriyet denilen, Mustafa Kemal denilen aşkı böyle kalbimize nakşettin. Bunun Türkiye’deki en temiz teşkilatını buldun. Onun öncülüğünü yaptın. Allah senden razı olsun. Yattığın yerler mekan olsun abi. Sen iyi adamdın, sen namuslu adamdın. Sen hesapsız kitapsız bir insandın. Babamdan öteye koydum seni hayatımda. Abimden, bebemden, karımdan seni öte sevdim. Ama kırdığım, ettiğim günler geldikçe aklıma onlara da deli oluyorum abi. Vallahi insan işte. Oluyor demek ki böyle şeyler de. Ölmenin şimdi en rahat yanı sen de oradasın, yanına geleceğim. Onun rahatlığında öyle bir hazırım ki abi. Ha buradayız, ha oradayız Allah’ın izniyle. ‘AİLEN AİLEMİZDİR, DAVAN DAVAMIZDIR’ Entübeye girmeden önce öyle söyledin ya abi biz inanmış adamlarız, sen aslansın abi yemin ederim ölüme böyle rahat daha memleket diyen daha Cumhuriyet diyen daha Serkan şunları şunları aman partiye yaklaştırma şunları şunları şöyle yap diye öyle başka bir önderlik var mı bilmiyorum sen bunu yaptın abi. Ailen ailemizdir. Davan davamızdır abi. Allah bizi bu yoldan saptırırsa bizim adımız namussuz çıksın. Allah bizi eğer yanıltır, şeytana uydurursa Allah bizi yerle yeksan etsin abi. Sen öyle saf temiz bir yol koydun. Sen bizi gururla kabadayı yaptın bu memlekette Allah razı olsun. Seni seviyoruz abi.” Anmanın ardından V Kafe’de Nihat Genç’in ruhu için mevlit okutuldu. Veryansın tv

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.