Allah’ın, biz insanlardan kulluk adına istediği şey, iman yoluna dâhil olup o yolda samimiyetle, azimle, gayretle ilerleyerek kendimizde tevhit imanını oluşturarak, Kendisine ulaşmış olmamızdır! Bunun yolunu, doğru adresi, doğru konumu da yine Kendisi Kur’an’ı Kerimde bildiriyor. Bize de, “Bana ulaşmak mı istiyorsunuz. O zaman Allah’ın zikrine ehil kulu bulup ondan o zikrin tarifini alın, tarif edildiği gibi zikredin. Benim kendisine tarafımdan ledün ilmi vermiş olduğum o uyarıcı ve davetçi olan kula biat edin. Ona biat etmekle bana biat etmiş olacaksınız. Verdiğimiz ikrar üzerine kalın ki Bana ulaşanlardan olun” diyor.
Allah’ın istediğinin ve tarif ettiğinin tam tersinin yapıldığı bir sistem içerisinde kalmak, bizi hiçbir zaman Allah’ın kulu yapamayacak çünkü bize kendi miracımızı yaptıramaz. Senin kendi miracını yapacak olmanın kabul dahi edilmediği, senin kendi miracını yapacak olmanın şirk ve küfür olarak zikredildiği bir sistemin içerisinde kendi miracını yapamazsın çünkü küfür. O peygambere mahsus, senin yapman küfür. Kendi miracını yapamayan bir insanın Allah’ın kulluğu üzerine olmasının da imkânı yoktur çünkü kulluk, miracın nüzulüyle başlayan, miraçta gördüğünü her yüzde görme hâlidir. Miraçta işittiğini her seste işitme, sevdiğini her zerrede sevme, secde ettiğine her zerrede secde etmenin hâlidir.
Miracın nüzulü olmadan zahirlikte kulluk başlamaz çünkü kulluk diye zikredilen, farkındalığa ermiş tevhidî bilinç üzere yaşamaktır. İnsan için zahiri boyutta kulluk, batındaki kulluğun zahirde aynıyla devam etmesidir! Farkındalığa nerede eriyorsun? Gerçeği görmez gözün nerede görür hale geldi? O miraçta gelmedi mi! Görmez göz görür, işitmez kulak işitir, fikretmez kalp fikreder hâle geldi. “Şimdi o açılmış gözün kulağın ve kalbinle Beni zikret. Ben seni yeryüzü için yaratmıştım, burada huzurumda gördüğünü yeryüzünde gör ve görmeye devam et. Burada işittiğini yeryüzünde işitmeye devam et. Burada fikrettiğini yeryüzünde fikretmeye devam et. Buradaki secdeni Beni yeryüzündeki tecellimde ayırmadan, her zerrede Kendi tecellimde secde ederek devam ettir” diyor Allah. İşte “Ben sizin Rabbiniz değil miyim!” denildi Elest Bezminde! “Beni görmez gözün görür hale geldi, Beni işitmez kulağın işitir hale geldi, Beni fikretmez kalbin fikreder hale geldi” O görür, işitir, fikreder hale gelişine Allah hitap ediyor. Neden? Çünkü hitap edeni görecek göz oluştu, hitabı işitecek kulak oluştu, hitabı anlayacak idrak oluştu. Şimdi soruyor “Değil miyim?” diyor. Yani, “Sana sen olarak tecelli eden, seni Kendimle var eden, sana varlık veren, Ben değil miyim?” diyor Allah, “Ben senin rabbin değil miyim” derken. Miraç, Allah’a kendinde ulaşmandır demiştik! Kendi zahirliğinde Allah’a şahit oldun mu? Miracını yaptın mı? Ne görüyorsun şimdi kendinde ve âlem zahirliğinde? Neye şahit olduysan onu görüyorsun! Sana, “Sana seninle tecelli eden, sen olarak zahir olan Ben değil miyim?” dedi. Sen zaten kendi zahirliğinde Allah’a şahit olduğun için o huzuru Hakk’a ermiştin. Ne diyorsun? “Beli ya Rabbi!” diyorsun çünkü görecek gözün, işitecek kulağın, fikredecek kalbin mühürleri kalktı, görmeye, işitmeye, fikretmeye başladın. “Şimdi artık o görüşü terk etme, o işitişi terk etme, o fikretmeyi terk etme. Bana secde edişini Benim tecellimde her zerrede devam ettir ki benim kulum olarak yaşayabilesin” diyor.
Şimdi kulluğunu zahirde devam ettirmeye nüzul ediyorsun. Orada başlıyor kulluk. O görüşü, o işitişi, o fikredişi her tecellide devam ettirmek için zahirliğe geliyorsun. İşte kul diye zikredilen, Allah’ın zahirliğinde, eşya farkındalığına ermiş bilinçle bulunmanın adıdır. Fark diyor ona. Bilincin, hangi farkındalığa evrildi? Allah’ın, yerlerin ve göklerin nuru olduğu farkındalığına. Her yaratılmışlığın, Allah’ın Kendi tecellisi, zahirliği olduğu farkındalığına evrildi. “Şimdi bu farkındalıkla yaşa. Seyir, keşif ve muhabbet üzere kul ol” diyor. Kendinde ve her yüzde şehadet ve şehadetin sürekliliği var kullukta. O kulluğu yaşayanlardan oluruz inşallah!
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ÖZKAN GÜNAL yazdı: "Allah ile Olmak? -14-"
Allah’ın, biz insanlardan kulluk adına istediği şey, iman yoluna dâhil olup o yolda samimiyetle, azimle, gayretle ilerleyerek kendimizde tevhit imanını oluşturarak, Kendisine ulaşmış olmamızdır! Bunun yolunu, doğru adresi, doğru konumu da yine Kendisi Kur’an’ı Kerimde bildiriyor. Bize de, “Bana ulaşmak mı istiyorsunuz. O zaman Allah’ın zikrine ehil kulu bulup ondan o zikrin tarifini alın, tarif edildiği gibi zikredin. Benim kendisine tarafımdan ledün ilmi vermiş olduğum o uyarıcı ve davetçi olan kula biat edin. Ona biat etmekle bana biat etmiş olacaksınız. Verdiğimiz ikrar üzerine kalın ki Bana ulaşanlardan olun” diyor.
Allah’ın istediğinin ve tarif ettiğinin tam tersinin yapıldığı bir sistem içerisinde kalmak, bizi hiçbir zaman Allah’ın kulu yapamayacak çünkü bize kendi miracımızı yaptıramaz. Senin kendi miracını yapacak olmanın kabul dahi edilmediği, senin kendi miracını yapacak olmanın şirk ve küfür olarak zikredildiği bir sistemin içerisinde kendi miracını yapamazsın çünkü küfür. O peygambere mahsus, senin yapman küfür. Kendi miracını yapamayan bir insanın Allah’ın kulluğu üzerine olmasının da imkânı yoktur çünkü kulluk, miracın nüzulüyle başlayan, miraçta gördüğünü her yüzde görme hâlidir. Miraçta işittiğini her seste işitme, sevdiğini her zerrede sevme, secde ettiğine her zerrede secde etmenin hâlidir.
Miracın nüzulü olmadan zahirlikte kulluk başlamaz çünkü kulluk diye zikredilen, farkındalığa ermiş tevhidî bilinç üzere yaşamaktır. İnsan için zahiri boyutta kulluk, batındaki kulluğun zahirde aynıyla devam etmesidir! Farkındalığa nerede eriyorsun? Gerçeği görmez gözün nerede görür hale geldi? O miraçta gelmedi mi! Görmez göz görür, işitmez kulak işitir, fikretmez kalp fikreder hâle geldi. “Şimdi o açılmış gözün kulağın ve kalbinle Beni zikret. Ben seni yeryüzü için yaratmıştım, burada huzurumda gördüğünü yeryüzünde gör ve görmeye devam et. Burada işittiğini yeryüzünde işitmeye devam et. Burada fikrettiğini yeryüzünde fikretmeye devam et. Buradaki secdeni Beni yeryüzündeki tecellimde ayırmadan, her zerrede Kendi tecellimde secde ederek devam ettir” diyor Allah. İşte “Ben sizin Rabbiniz değil miyim!” denildi Elest Bezminde! “Beni görmez gözün görür hale geldi, Beni işitmez kulağın işitir hale geldi, Beni fikretmez kalbin fikreder hale geldi” O görür, işitir, fikreder hale gelişine Allah hitap ediyor. Neden? Çünkü hitap edeni görecek göz oluştu, hitabı işitecek kulak oluştu, hitabı anlayacak idrak oluştu. Şimdi soruyor “Değil miyim?” diyor. Yani, “Sana sen olarak tecelli eden, seni Kendimle var eden, sana varlık veren, Ben değil miyim?” diyor Allah, “Ben senin rabbin değil miyim” derken. Miraç, Allah’a kendinde ulaşmandır demiştik! Kendi zahirliğinde Allah’a şahit oldun mu? Miracını yaptın mı? Ne görüyorsun şimdi kendinde ve âlem zahirliğinde? Neye şahit olduysan onu görüyorsun! Sana, “Sana seninle tecelli eden, sen olarak zahir olan Ben değil miyim?” dedi. Sen zaten kendi zahirliğinde Allah’a şahit olduğun için o huzuru Hakk’a ermiştin. Ne diyorsun? “Beli ya Rabbi!” diyorsun çünkü görecek gözün, işitecek kulağın, fikredecek kalbin mühürleri kalktı, görmeye, işitmeye, fikretmeye başladın. “Şimdi artık o görüşü terk etme, o işitişi terk etme, o fikretmeyi terk etme. Bana secde edişini Benim tecellimde her zerrede devam ettir ki benim kulum olarak yaşayabilesin” diyor.
Şimdi kulluğunu zahirde devam ettirmeye nüzul ediyorsun. Orada başlıyor kulluk. O görüşü, o işitişi, o fikredişi her tecellide devam ettirmek için zahirliğe geliyorsun. İşte kul diye zikredilen, Allah’ın zahirliğinde, eşya farkındalığına ermiş bilinçle bulunmanın adıdır. Fark diyor ona. Bilincin, hangi farkındalığa evrildi? Allah’ın, yerlerin ve göklerin nuru olduğu farkındalığına. Her yaratılmışlığın, Allah’ın Kendi tecellisi, zahirliği olduğu farkındalığına evrildi. “Şimdi bu farkındalıkla yaşa. Seyir, keşif ve muhabbet üzere kul ol” diyor. Kendinde ve her yüzde şehadet ve şehadetin sürekliliği var kullukta. O kulluğu yaşayanlardan oluruz inşallah!
.....
Yazarın tüm yazıları için tıklayınız
Kaynak: BURSA ARENA
En Çok Okunan Haberler