Bursa Arena E'Gazete
2023-07-04 00:26:33

Şeyhim Ne Derse O..

HÜSAMETTİN TAŞDEMİR

04 Temmuz 2023, 00:26

Bursa Arena yazarlarından Hüseyin Koç’un, yayınlanan bir köşe yazısında verdiği bilgileri, çok dikkatimi çektiği için bahsetmeden geçemedim. Bir bölümüne hep birlikte göz atalım;

“../..Nebi AS. sonrası Halife seçimlerinde tam bir mutabakatın sağlanamaması nedeniyle, ümmet arasında cahiliye adetleri hortlatılıp, siyasal kavgalara dönüşmüştür.

Daha sonraki süreçte Kur’an'ın maksadından uzak yorumların din haline getirilme neticesinde, neler yaşandı bir bakalım.

*Hz. Ömer ve Hz. Osman, görevi başında şehit edildiler!

*Hz. Ali ile Hz Aişe arasındaki Cemel Savaşı'nda on bin sahabe öldürüldü!

*Hz. Ali ile Şam valisi Muaviye arasındaki Sıffin Savaş'ında yetmiş bin sahabe öldürüldü!

*Hz Ali görevi başında öldürüldü.

*Düzenbazlıkla Hz Ali'ye olmadık iftiralar atarak devleti ele geçirip mülk edinen, İslam emirliğini saltanata dönüştüren Muaviye, Cuma hutbelerinde ehlibeyt mensuplarına lanet okuttu. Bu gelenek 80 yıl sürdürüldü.

*Sahabelerden Ebu zer Gıffari, aşağılandı, çölde açlığa terk edildi!

*Rasulullah'ın en yakın arkadaşlarından, Kuran dostu İbni Mesud kırbaçlanarak dışlandı.

*Nebi Muhammed as torunu Hz. Hüseyin ve 70 yakını Kerbela'da şehit edildi.

*Muaviye’nin oğlu yezit, Mekke ve Medine’ye Bizans askerleriyle baskın düzenledi! Kâbe’yi mancınıkla yıktırdı!. Askerlerine ümmetin karı ve kızlarının ırzına geçilmesi için üç gün izin verdi. Harre vakası olarak bilinen bu ahlaksız saldırıda binden fazla gayri meşru çocuk dünyaya geldi!.

*Yine Kuran ehli büyük imam Ebu Hanife Allah Resulüne atılan iftira hadislerini reddetmesi, Emevi ve Abbasi dönemlerindeki zulmü, cehaleti kınaması yüzünden zindanda işkence ile şehit edildi.

*Ehlibeyt imamlarından; yedisi zehirlenerek, üçü katledilerek öldürüldü.

*İmam Şafii ile birlikte imam Malik, A. Bin Hanbel, Buhari ve daha birçok hadis ehli, kendilerinden önce yaşamış ve ölmüş olan Kur’an ehli 'İmam Azam'ı aşağılayıp tekfir ettiler!.

Bunları gerçekleştirenlerin hiçbirisi sıradan insanlar değildi elbet!../..”

…..

Ve yazmaya devam edelim;

Yukarıdaki anlatılanlar İslam adlı koskoca bir çınarın, henüz fidan olma yılları.. Görüyorsunuz değil mi baştan sona sürülenler, öldürülenler ve şehit edilenler..

Zaman geçtikçe hizipleşmeler ve beraberinde yine zulüm ve katletmeler hep süregelmiş.. Ta ki günümüze kadar.

Arap Yarımadası’nda Suudi Arabistan ve etrafındaki ülkeler, Afrika’da Mısır ve diğerleri, Asya’da İran, Afganistan ve Pakistan’dan öteye Malezya ve Endonezya gibi uzak doğu ülkeleri.. Bunlara yine kısmen Avrupa, Amerika ve Avustralya gibi kıtalardaki “Müslümanım” diyenleri de ekleyelim. Bugün 7 kıtaya yayılmış İslam dini her yörede paramparça vaziyette. Her birinde farklı farklı yorumlar, ibadet yerine algılanan gelenekçi farklı uygulamalar, uydurulmuş binlerce hadisler ve genelinde sadece kılık kıyafetle tanımlanan bir “şekilcilik” almış yürümüş.. Gerçek İslam’ın önce güzel ahlaka dayanan özü, her bir elden yıpratılmaya devam ediyor. Müslümanların geneli de “İslam dini sadece benim tarif ettiğim gibidir” iddiasında..

Çağlar boyu asıl özden uzaklaşılırken farklı kollara da ayrılan ve kendisini “Müslümanım” diye tarif eden kitlelere bakıyorum.

Ülkemizde (yanılmıyorsam) 30 civarında tarikatın 400’den fazla alt kolu cemaatler bulunuyor. Her biri ayrı birer şeyhin tebası ve aynı zamanda yabancı servislerin de "potansiyel insan kaynağı" deposu..

Merhum Mehmet Akif geliyor aklıma da, ne güzel söylemiş;

"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.."

Bunu sadece bizler değil, tüm dünya Müslümanları anlayamadı gittiler.

Bizde ve dünya genelinde bu farklı kolların, farklı yorumlar ve bölünmelerin asıl nedeni ise, gerçeğinde “KURAN’ı anlamaktan ve BİLİM’le uğraşmaktan uzaklaşmak”..

Allah’ın insana verdiği en değerli hazinesi olan “AKIL ve İRADE” yi bırakıp, tamamen bir hoca veya şeyhin bireysel iradesine teslim olmak;

Biat et, rahat uyu, cennette yerin garanti..

Güzel ahlak, bilim, kul hakkı, adalet, yardımlaşma, karşılıklı sevgi ve saygı, tüm bunlar teferruat?.. Şeyhim ne derse o..

Hz Peygamber'den sonra Muaviye ve çocuklarının başlattığı cahiliye devri fitneleri, günümüze kadar gelmiş, halen de her ülkede türemiş tarikat, cemaat ve gruplar arasında hükümranlığını sürdürmekte..

Devam; Savaşlara, sömürülere, ezilmişliklere, sosyal eşitsizliklere, açlıklara, salgınlara, kul haklarını hiçe saymalara, kadın ve çocuklara zulme, doğayı bitirmeye, güçsüzleri ezmeye, sürekli birbirimizi yemeye ve kandan beslenen emperyalistlerin marabalığına.. Aynen devam…

.

KURAN’I anlamak, AKIL ve İRADEYE sahip çıkmak ve hele ki BİLİMLE uğraşmak da neymiş?.. Şeyhim ne derse o…

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.