İran- İsrail/ ABD savaşı bir aydır tüm hızıyla devam ediyor. Petrol fiyatları arttı, Dünya diken üstünde. İran, gözü doymayan emperyalist güçlere karşı, “Kurtuluş Savaşı” veriyor, motivasyonu da o nedenle yüksek. Göz ardı edilen bu. Yıllarca ambargo altında yaşamasına rağmen beklenenin üstünde başarı gösteriyor.
Hürmüz Boğazının kapatılması, Dünyayı petrol açısından zor duruma düşürüyor. Dünya büyüme rakamlarını revize etti. Bu yılı unutun dedi. Savaşın kötü yüzünü Dünya bir kez daha düşünülenden çok fazla olarak görüyor. Ülkelerin petrolü hızla tükeniyor, kuyruklar başladı. En kötü durumdaki ülke de çevresi sarılan hedefteki Küba.
Savaş TV kanallarında film izler gibi izleniyor. Yorum yapanlar ellerinde çubuklarla bilgi paylaşıyorlar ama olay o kadar basit değil. Petrol zinciri kırıldığı an taşıma, gübre, doğal gaz, elektrik sorunları oluşuyor. Bu da kıtlık anlamı taşıyor.
Çevre kirliliği ise hiç anılmıyor. İklim Kanunu’nu yapanlar, bu konuda ne düşünüyor acaba? Onlar ki hayvanların, araçların çıkardığı koku ile havanın kirlendiğini açıkladılar. Savaş aletlerinin patlama sırasında çıkardığı gaz ve kokudan hiç söz etmiyorlar. Nükleer santrallar tehlike altında.
Ölen, yerinden edilen kadınlar, çocuklar, savaşta korku, açlık, susuzluk içinde yaşamaya çalışıyorlar. Hayvanların zaten adı yok. Savaşı çıkaranlar emperyalist açgözlüler. Savaştan etkilenenler, mağdurlar, ezilenler, savaş ile hiç ilgisi olmayanlar.
Bu şartlarda bile eğitim konusuna girmeden etmeyelim. İran’da, okuldaki eğitimleri sırasında, çocukların onlarcası emperyalist bombalarla öldürüldü, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi vuruldu. Türkiye’de ise Ankara’daki tarihi bir okulda çocuklar, dönem ortasında okullarından ediliyor. Başka bir okula gitmeleri isteniyor. Onlar da eğitim mağdurları. Savaş dışındayız ama bizde de başka bir savaş var. Her yerde çocuklar, hayvanlar kısaca zayıflar eziliyor.
Bir ilçemizde de yine köpekler, kediler, atlar öldürülüp çöpe atılmış. Bu sefer kedi köpeğe atları da eklemişler. Yarış atının kuşbaşı olmasından sonra, anlaşılan at eti ucuza gelmiş ve alışkanlık olmuş ki bu kez sayı artmış.
Ünlü filozof ve yazar Bertrand Russell; “Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir” demiş. Ne kadar yerinde bir tespit değil mi?