Bu açıklamalardan sonra Yunuslar Köyü’nün I. Dünya savaşı ve Millî Mücadele dönemindeki tarihine geçebiliriz:
Birinci Dünya Savaşı Yıllarında Yunuslar
Bir oldu bittiye getirilerek Osmanlı devletinin 1. Dünya savaşına girişi Osmanlı devleti için büyük bir talihsizlikti. Çünkü Osmanlı devleti bu savaşa girmek için ne askeri, ne ekonomik ve ne de siyasi yönden hazırdı. 1914 yılından başlayarak dört yıl devam eden bu savaşta yüzbinlerce Müslüman Türk evladı hayatını kaybetmiştir. Sadece Çanakkale Savaşında iki yüz kırk bine yakın Anadolu evladının hayatını kaybetmesi bile bu savaşın korkunçluğunu ortaya koyar. Vatanları için gözünü kırpmadan ölüme koşan bu gençlerimiz dört yıl boyunca büyük imkansızlıklar içinde düşmana karşı kahramanca mücadele ettiler. En kanlısı Çanakkale olan bu savaşlarda Mehrnetçik, Yemen'de, Arabistan çöllerinde, Sarıkamış'ta, Galiçya'da, Filistin'de ve Sina'da savaşarak büyük bir çoğunluğu şehadet şerbetini içerek hayatlarını kaybettiler.
Anadolu'nun birçok yerinden olduğu gibi Yunuslar'dan da bu savaşa katılanlar oldu. Bu savaşa katılanlardan isimleri tespit edilenler şunlardır[1]:
1 - Berbero İbrahim
I. Dünya savaşına katılmış ve gazi olarak köye dönmüştür. Köye döndükten sonra halk tarafından köye muhtar seçilmiştir. Yunanlıların köyü işgali sırasında muhtarlık vazifesini devam ettirmiştir. Yunanlıların köyü işgal edince köyün işgalden kurtulması için büyük çabalar sarf etmiş ve Yunanlıların Arpakıranındaki mevzilerini tespit ederek Bakacek mevkiindeki Türk askerine bildirmiştir. Kendisinde aynı zamanda çok iyi bir topçu olduğu ve bazı Yunan mevzilerini tam isabetle bombaladığı anlatılmaktadır. İbrahim Çavuş'un Abdullah ve Yusuf adındaki iki kardeşinin de Çanakkale savaşlarına katıldığı ve orada şehit düştükleri söylenilmektedir.
2- İbrahim ÖRNEK (Hacı Şılak)
1311 (1895) doğumludur. Birinci Dünya Savaşında askere alınmış ve Yemen'de savaşmıştır. Az bir müddet İngilizlerin eline esir düşmüştür. Birinci Dünya savaşının bitiminde köye dönmüştür. Fakat Osmanlı devletinin peşine bırakmayan savaşlar İbrahim Dede'yi de rahat bırakmamış ve bu seferde Kurtuluş savaşına katılmıştır. Kurtuluş savaşı bitiminde tekrar köye dönen İbrahim dede tarım ve hayvancılıkla uğraşmıştır. 1998 yılında hayata veda etmiştir.
3- Gazi Salih Mehmet
1305 (1889) doğumludur. Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte 17 yaşında iken askere alınmıştır. Bağdat, Basra ve Musul'da İngilizlere karşı mücadele etmiştir. Bu mücadeleler sırasında esir düşmüş ve uzun yıllar esir olarak kalmıştır. Ailesi Salih Mehmet'ten bir haber alamamanın telaşı içinde iken, şehit oldu diye künyesi gönderilir. Bir müddet sonra esaret hayatı biterek köye döner. Aradan tam 13 yıl geçmiş ve uzun yıllar Mehmet Salih'i çok değiştirmiştir. Annesi kendisini tanıyamamıştır. Salih Mehmet kendisini tanıtmak için tarlaların yerlerin söyler. Fakat annesi onun öldüğüne inandığı için bir türlü inandıramaz. Annesi Salih Mehmet'in sırtında bir ben olduğunu hatırlayarak, sırtına bakar. Beni görünce kendi oğlu olduğuna şüphesi kalmaz. Salih Mehmet, bundan sonraki hayatını tarım ve hayvancılıkla devam ettirir.
4- Cingirt Mustafa
1305 (1889) doğumludur. Hem Birinci Dünya Savaşında hem de Milli Mücadelede savaşmıştır. Bu savaşlar sırasında bir gözünü kaybetmiştir. Birinci Dünya Savaşında şehit olan 3 Yunuslar köylü bulunmaktadır. İsimleri; Danabaşoğullarından, Ali oğlu Hasan, Halil oğlu Mehmet, Yusuf Oğullarından Mehmet oğlu Ramazan’dır[2].
Millî Mücadele Döneminde Yunuslar Köyü
30 Ekim 1919'da Osmanlı devleti Mondros Ateşkes anlaşmasını imzalamıştı. Mondros ateşkes anlaşması Osmanlı devletinin bir anlamda sonu olduğu gibi Anadolu'nun birçok yerini işgale açık hale getirmişti. Paris Barış Konferansında bir kısım Batı Anadolu şehir ve kasabalarıyla birlikte Kütahya ve çevresi de Yunan işgal sahası olarak kabul edildi[3].
Yazının devamı için tıklayınız
______________________________________________
[1] A. g. e., s. 27.
[2] A. g. e., s. 27-29.
[3] A. g. e., s.29.