İnsanlar ekonomik zorluklar içinde boğuşurken, bir yandan da çıkış yolları arıyor.

Hani denize düşen yılana sarılırmış. Dünyanın mekansızlığından gına gelmiş bir arkadaşım sordu :

“Dünyada mekan ahirette iman" desturuyla yola çıkan insan Toki kampanyasında devlet bankasından kredi kullanarak ev almak isterse ne olur ?

Diyanet bu soruya ;

"Devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır. Bu nedenle söz konusu projeden yararlanmak caizdir" diye cevap vermiş. (14 Ocak 2020 )

Bu konu bizim boyutumuzu aşar. Lakin araştırmadan da geçemedik.

Bu konuda karşımıza şöyle bir soru çıkabilir.

Fetvayı kim verir?..

Yezid b. Harun şöyle demiştir ;

İmam A’zam gibi takva sahibi olmadıkça bir kimseye fetvâ vermek helal olmaz. Çünkü İmam’dan daha alim, daha zahir ve daha takva bir kimse görmedim.

Bir zamanlar İmam-a Azam Ebu Hanife’nin bir evin civarında güneşin altında beklediğini gördüm. Kendisine 'Niçin duvarın gölgesine girmeyip güneşin sıcağı altında duruyorsun?..' diye sorunca,

'Bu evin sahibinde bir miktar alacağım vardır. Eğer evin gölgesinde gölgelenirsem bir menfaat elde etmek düşüncesi akla gelebilir korkusuyla gölgelenmiyorum. Çünkü bunun faiz olmasından korkuyorum' Der.

..

Borçlunun gölgesinden istifade etmek faiz olarak nitelendiriliyorsa Öyleyse faiz nedir?

“Daha fazlasını ödemesi şartı ile ödünç vermek fâizdir. Yâni böyle olan sözleşme haramdır. Haram anlaşma ile ele geçen malın hepsi haram olur. Meselâ on iki kile ödemesi şartı ile, on kile buğday ödünç verilse, alınan on iki kilenin hepsi haram olur. Fâiz ile ödünç vermek ve almak haram olduğu Kur'ân-ı kerîmde açık olarak bildirilmiştir..." (İmâm-ı Rabbânî)

Şimdi devlet bankasından alınan paranın üzerine fazladan para konuyor mu konmuyor mu ?

Kur’anın açık olarak bildirdiği Âl-i İmran suresi 130. Ayette;

"Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz." Diye buyuran Yaradan sakınmamızı emrediyor.

Hz. Peygamber de Veda Haccı sırasında Mekke'de faiz yasağı uygulamasını şu ifadelerle bildirmiştir: “Dikkat ediniz! Cahiliye devrinden kalma faizin hepsi kaldırılmıştır. Kaldırdığım faizin ilki, amcam Abbas b. Abdilmuttalib'in faizidir” (Müslim, ts.: Hac, 147; Ebu Davud, ts.: Büyü', 5).

Diyanetin verdiği bu cevabın izahı neyle olabilirdi.

Onu da Hz. Ali (RA) ın sözleriyle izaha çalışalım.

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah katından 'Elif, Lam Mim. İnsanlar 'inandık' demekle imtihan edilmeden bırakılıvereceklerini mi sanıyorlar!..' ayeti indiğinde anladım ki, Resulullah (s.a.a) aramızdayken bize fitne inmez. 'Ey Allah’ın Resulü! Allah’ın bu ayetle sana haber verdiği fitne nedir?' dedim... Şöyle buyurdu:

'Ey Ali! Bu kavim mallarıyla aldanacak, dinleriyle Rablerine minnet etmeye kalkışacak, rahmetini dileyecek, azabından emin olacak. Haramını yalancı şüpheler ve gaflete düşürücü isteklerle helal kılacaklar. Böylece içkiye nebiz (şıra), rüşvete hediye, faize alışveriş adını takarak helal sayacaklar..'"" (nechul belağa)

Bu açıklamalar sonucunda artık siz karar verin.

Caiz mi değil mi ?

Bu işin bir fitne olduğu kanaati hasıl olur mu olmaz mı ?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.