Bir düşman dost olabilir mi?

Peki bir dost düşman olabilir mi?

Bu karşılıklı geçişmeler olursa nasıl olur?

Sâdi Şirazi hazretleri “Kimsenin senin yanında görünmesine güvenme. Karşına geçmesi için bir adım, düşman olması için bir lafın yeter" diyor.

Demek ki her şey bir adımlık mesafe içinde.

Her şey dilden çıkacak bir çift söze bakıyor.

Onun için eskiler “Dilim, başıma giydirir kilim"  der.

Bütün afetlerin başını dil çekmede.

Bu karşına geçecek kişi belki de senin en yakının olacak.

“Bir sürü dostunun içinde elbet düşmanların olacak ama unutma ki onca düşmanın içinde belki seni dostun vuracak." (Maksim Gorki )

Nitekim Jull Sezar senatoda iken kızgın senatörlerin saldırısına uğradığında direnmekten vaz geçmiş. Çünkü saldıranların başında Brütüs vardır. Ve tarihe mal olmuş şu sözü söylemiştir.

“Sende mi Brütüs!.."

Bu işin çaresi ne !

Bu tür olaylara meyyal vermemek için Peygamber Efendimiz ölçülü davranmamız gerektiği noktasında bizleri uyarıyor.

”Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olabilir. Kızdığına da ölçülü kız, belki bir gün dostun olabilir.” (Tirmizî, Birr ve’s-Sıla, 60)

İşin en ürkütücü yanını da Kur’an haber vermekte ;

“Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır; onlardan sakının. Fakat affeder, hoş görür ve kusurlarını örterseniz, hiç şüphe yok ki Allah da çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (Teğabün suresi ayet 14)
 

Ve bundan sonra başlıyor vesveseler, kuruntular, art düşünceler.

Artık adına ne derseniz deyin.

Kim kimden nasıl korunacak devri başlar ondan sonra.


Bob Marley “Düşmanından bir defa, dostundan bin defa sakın! Çünkü dostluğunuz bozulursa şayet bir gün, sana nasıl zarar vereceğini çok iyi bilir dostun!” diyor.

Her sırrı güvenip açtığınız dost artık sizin için bir cehennemdir.

Ha bu gün yakacak ha yarın yakacak endişesiyle kül olup gidersiniz zaten.

Bu konuda çevrenizdeki insanların yardımını beklersiniz.

Onların yol göstermesini istersiniz.

Belki birileri gelecek belki de hiç gelen olmayacak.

O zaman hafızalarımızda bir tek şey kalacak.

“Sonunda hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil dostlarımızın sessizliği olacaktır."  Martin Luther King.

Artık gönül sevdiğine küsecek.

Dostların sessiz kalışına üzülecek.

Biz yine de Mevlana olalım. Haktan alıp halka verelim.

“Git rüzgâr dostuma onu nasıl sevdiğimi anlat mutluysa usulca gel yanıma mutsuzsa dostun her zaman yanında diye fısılda kulağına unutmasın yüreğim daima onunla.."

Zira dosta ihanet eden mutlaka bir gün de kendisi ihanete uğrayacaktır.

Madem bu dünya bir imtihan dünyası, herkes sırasını bekleyecektir.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.