Prof. Dr. HİLMİ ÖZDEN yazdı: "Türküdeki Vatan -2-"

“Bin dokuz yüzlü yılların başı, Türk tarihinin hüzün dolu yılları da denilebilir bu yıllara... Koskoca imparatorluk çökmüş ve onun düşmanları en iyi payı alabilmek için hiç zaman kaybetmeden, bütün güçleriyle saldırıya geçmişler. Türk insanının elinde avucunda kala kala küçük Anadolu toprak­ları kalmış. Fakat düşman ona da razı olmamış. "Türklerin elinde hiçbir şey kalmamalı. Onların yeri Asya bozkırları. Türkleri oraya sürmeliyiz." düşün­cesiyle acımasızca saldırmışlar. Yemen'de, Kafkaslar'da, Cezayir'de, Sina Çölleri'nde şahadet şerbeti içen kocalarına, çocuklarına, kardeşlerine nispet, sıra Anadolu topraklarına gelince kadınlar, kızlar cepheye koşmuş. Düşma­na iman dolu göğsünü siper etmiş... Dünyanın en gelişmiş silahlarıyla dona­tılmış düşman orduları Anadolu şehirlerini bir bir işgal ediyordu. İşte bu işgallerden birisi de Antep'de yaşanıyordu. Kahraman Türk insanı bu haksız işgallere karşı göğsünü siper ediyordu. Bu kahramanlardan biri de Antep'i, bir köprü başında ölümüne savunan Şahin Bey'di. Anadolu'nun diğer şehir­lerinde nice adı bilinmedik Şahin Beyler, bu topraklar uğruna canlarını feda etmedi mi?

Şahin Bey Umumi Harpte ihtiyat zabiti olarak Sina cephesinde bulunur ve İngilizlere esir düşer. Esaretten kurtulduktan sonra Antep'e gelip silaha sarılarak Fransızlara karşı savaşır. Başına topladığı üç-beş cengaverle, Kilis yolunda bir cephe oluşturur. Fransız miralayı Andrean'ın idaresinde üç ta­bur piyade (bir Cezayir Avcı Taburu, bir Senegal Avcı taburu, bir Müstemle­ke Taburu), iki süvari bölüğü, bir Cebel bataryası, bir istihkam bölüğü, bir nakliye bölüğü, 400 araba, bir seyyar hastane, hülasa kuvvetli bir Fransız müfrezesi, 25 Mart 1920 tarihinde, Antep'i işgal etmek üzere Kilis'ten hare­ket eder. Miralay Andrean "Suriye ve Kilikya Muharebesi" adlı eserinde bu hareketi şöyle anlatır: "Kilis'ten Antep'e giden yol, Sincapsu, Kazıklı, Elmalı, Küçük Kızılhisar gibi birçok geçitlerden geçiyor ki, dar alan bu geçitlerin iki yanındaki sırtlar, yolu çok iyi ateş altında bulundurur. Çeteler, birisi Balık Suyu üzerindeki köprüyü ateş altına almak üzere Kazıklı Şimalindeki tepe­lerde, diğeri Elmalı geçidinin methalini müdafaa eden Elmalı sırtlarında olmak üzere iki mevzi tertip etmişlerdi. Şahin Bey, Elmalı sırtlarındaki çete­nin komutanıydı."

Tarih 28 Mart 1920'ydi. Şahin Bey, Gaziantep'imizin korunmasında, bir­kaç kahraman arkadaşı ile köprübaşını tutarak, düşman sürülerini yurduna sokmayan, korkusuz Türk kahramanıdır. Bu kahraman Türk evladı, çok sayıdaki, kendi birliğinden kat kat fazla düşman askerleri karşısında yılma­dan, aslanlar gibi savaşmış. Şahin Bey: "O hain düşman, benim ve arkadaşla­rımın cesedini çiğnemeden Antep'e giremez. Antep'i düşman çizmelerine çiğnetmemeye ant içtik." diyerek köprübaşını tutmuşlar. Öyle bir savaş olmuş ki, Şahin Bey ve çetesinin yiğitliği onların şehit düşmelerinden yıllar sonra bile unutulmamış. Bu ağıt da tüm kahraman Türk şehitleri adına Şa­hin Bey için yakılmış.” (1) :

“Anama söyleyin damda yatmasın

Çuha şalvarıma uçkur takmasın

Oğlum gelir deyi yola bakmasın

Vurun Türk uşağı namus günüdür

Vurun Antepliler şeref günüdür

Şahin'i sorarsan otuz yaşında

Süngüyle delindi köprübaşında

Çeteler oturmuş ağlar başında

Uyan Şahin uyan gör neler oldu

Sevgili Antep'e düşmanlar doldu.

Şahin Bey’imizin Antep cephesinde Milis kuvvetleriyle düşmana karşı yaptıkları ve şahadeti türkülerimizle ebedileştirildi. Gönül isterdi ki Gaziantep Üniversitesinin adı da Şahin beyimizle birlikte anılsa sanat ve bilimin kucaklaştığı bir mekanda “Kahramanlık” takdir görseydi. Kahraman Maraş’da Fransızlara ilk kurşunu sıkan Sütçü İmam’ızın ismi Üniversitemizin ismi olduğu gibi ilerde umarız ki Gazi Antep içinde Şahin beyimizin ismi düşünülür.

Fransız kuvveti Antep'e doldu

Analar, bacılar saçların yoldu

Vurun Türk uşağı namus günüdür

Vurun Antepliler şeref günüdür

Uyan Şahin uyan uyanmaz mısın?

Diz çöküp düşmana dayanmaz mısın?

Al kızıl kanlara boyanmaz mısın?

Vurun Türk uşağı namus günüdür

Vurun Antepliler şeref günüdür

Uyan Şahin uyan yaran çok mudur?

Düşmandan öcünü alan yok mudur?

Saplanan bağrına yoksa ok mudur?

Vurun Türk uşağı namus günüdür

Vurun Antepliler şeref günüdür

...............................................................

Kaynak:

1) Merdan GÜVEN, Türküler Dile Geldi. Ötüken Yayınevi. İst.2009.

.....

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

.....

Anahtar Kelimeler:
Prof Dr Hilmi Özden
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.