Her gece olduğu gibi yerli yabancı ulaşabildiğim basını günlük izlemeye çalışıyorum. Sağdan, soldan, ordan burdan farklı kulvarların yayınlarına bakıyorum ki, gerçekliğe net ulaşabilmiş olayım.. Sıra dışı haber ve yorumları nedeniyle ODA TV de ilgi alanım dahilinde.. Tabii ki izlediğim kaynaklardan herhangi birisi..

22.11.2018 Yani bugün manşetteki haberlerinden birisi oldukça dikkatimi çekti;

"ÖCALAN BİR AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBETLE YARGILANIRKEN, TÜRK SUBAYINI İKİ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBETLE YARGILADILAR.."

Kumpasları savunan FETÖ’cü hakimlerin yargılamasında neler olduYargıtay 8. Ceza Dairesi'nde görülen ve FETO üyeliğinden tutuklanan yargı mensupları yargılanmasının üçüncü oturumu yapılmış.  

Açılan oturumda ilk olarak, daha önce internet andıcı davasından yargılanan ve bu davada "katılan" sıfatıyla hazır bulunan Ziya İlker Göktaş'ın beyanı alınıyor. Yapılan hukuka aykırılıkları madde madde anlatan Göktaş, özetle şunları söylüyor:

"Bana cemevine gidip gitmediğimi bile sordular. Bu soruya utanarak cevap verdim, çünkü TSK'da böyle Alevi, Sünni ayırımı yoktur. Üzülerek "Sünni" olduğumu söyledim ve çıkar çıkmaz da Hüseyin Gazi Türbesi'ne gittim. Bu ülke Öcalan'ı bir ağırlaştırılmış müebbetle yargılarken, benim gibi bir Türk subayını iki ağırlaştırılmış müebbetle yargıladılar. Karşımızda eski hakim ve savcı değil bir suç örgütü bulunmaktadır. Kararı bile word ortamında vermediler, çünkü başka yerde hazırlandığı ortaya çıkacaktı.."

Ve oturum devam eder...............

Doğrusu haberim yoktu bu oturumun yapılacağından ve (artık bir "hukukçu" olan) Göktaş'ın da oturuma "katılan" sıfatıyla iştirak edeceğinden.. Şaşırdım okuyunca.. O da bu yazıya şaşıracaktır eminim.. Neyse, biz yine anlatmaya devam edelim;  

Aslen Sivaslı olan Göktaş, önce dürüst ve samimi bir insan.. Ankara'nın düzeyli kültür yapısında ve Ordu'nun disiplininde yetişmiş, beyefendi ve nezaketli.. Aynı zamanda vatanperver, Cumhuriyet ilkelerine bağlı ve Türk Bayrağı'nı kutsal bilen bir Türk Subayı.. Hava Kuvvetleri'mizdeki istihbarat subaylığı görevi nedeniyle devlete üstün hizmetler verdiği de yine meziyetlerinden.. Yaklaşık 2,5 yıl önceydi.. Ceyhan Mumcu ve arkadaşlarının çıkarttıkları "Cumhuriyet Postası" adlı internet gazetesinde (tahliyesinden sonraki devrede) makaleler yazıyordu. Aynı süreçte ben de Bursa'da "Yeni Marmara Gazetesi"nde yazıyordum.

Derken ben BURSA ARENA İnternet Gaztesi'ni kuruyorum.

"Demokrasinin Farklı Sesleri" diye de bir sloganımız var.. Yani 6 farklı görüşten yazarın bir araya geldiği ve herkesin kendi düşüncelerini özgürce yazabildiği bir sanal platform.. Amacım, "farklılıklar, sosyal ve kültürel zenginliğimizdir" ve yine "Türk Milleti'nin bireyleri farklı görüşlerden de olsa, bir arada el ele yaşayabilir, birlik ve beraberlik içinde, kardeşçe yürüyebilir" Şeklindeki düşüncelerimdi. Gelecek nesile bir toplumsal kardeşlik örneğini taşımaktı.. (Ki halen bu faaliyetin içerisindeyiz ve çok şükür başarıyoruz da..)

Kendisini arayıp, bu düşüncelerimi anlattığımda ve "Atatürkçülük" - "Ulusalcılık" konuları ve kulvarında yazı yazarak gazetemize destek talep ettiğimde, hiç düşünmeden "Vatana ve Türk Gençliğine hizmet edeceksek derhal.." demişti.. Ve ilk kurucu yazarlarımız arasında yerini aldı.. Silivri'de tutuklu iken sınavını kazandığı Hukuk Fakültesi'nin bu defa mezuniyet sınavları ve avukatlık mesleğine başlayışındaki iş yoğunluğu nedenleriyle arada bir 'ara' verse de, halen yazmaya devam etmektedir. Sağolsun..

Bu kısa bilgilerden itibaren ana konumuza dönelim;

Tutuklanma sonrası erken emekli de edilen Hava İstihbarat Albayı Ziya İlker Göktaş, 15 Temmuz  öncesi devrede "sanık" yapılmış ve halen  "İnternet Andıcı" davasından yargılanması sürmektedir.

15 Temmuz itibariyle Adalet Mekanizmasında da yaşanılan gelişmeler sonucunda; İlker Başbuğ Paşa ve Ziya İlker Göktaş Albay ile Arkadaşlarına "İnternet Andıcı" davasında suç isnadında bulunan ve yargılayan bir kısım eski Yargı Üyelerinin ise, bugün FETÖ davalarında "Sanık" sandalyesinde oturdukları görülmektedir.

Yani "Ergenokon" ve "İnternet Andıcı" gibi davalarda dün kürsüye çıkıp yargılama yapan bir kısım Yargı Mensubu, bugün aynı kürsünün karşısında "sanık" sandalyesindeler ve FETÖ'den yargılanıyorlar..

İnsan şaşırıyor bu gelişmelere ve ilginç değil mi ?..

İnternet Andıcı yargılamasının da kısa zamanda karara bağlanacağı ve adaletin yerine geleceğine inanıyor, Türk Adaleti'ne 15 Temmuz öncesine göre bugün daha fazla güveniyorum..

Demek ki neymiş; "Adalet Bir Gün Herkese Lazım Olur.."

Demek ki neymiş; "Alma Mazlumun Ahını, Çıkarırlar Aheste Aheste.."  

Adalet er ya da geç bir şekilde tecelli ediyor, edecektir de vesselam..

Sağlıcakla kalın..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
A. Caner 1 yıl önce

Bu cesur yazı için tebrik ederim. Olan Milli Ordumuza oluyor. Tüm bu kahramanlar çok mağdur edidiler. İnşAllah adalet yerini bulacak. İlker Albaya geçmiş olsun.

Avatar
Bilal 1 yıl önce

Kutlarım. Sayın Taşdemir hocam.