Sabah erken Mina'ya geçilir. Cemre-i Akabe (Büyük Şeytan): Büyük şeytana 7 adet taş atılır. Kurban Kesimi: Hedy kurbanı kesilir (Vekâleten kesimler gerçekleştirilir). Tıraş ve İhramdan Çıkma: Saçlar tıraş olunarak ihramdaki ilk tahallül (cinsel ilişki dışındaki yasakların kalkması) gerçekleşir.
Hacı olmak isteyen yani nefsinin kulluğundan Allah’ın kulluğuna yönelen insan önce Mîkât yerine gelip ihrama girmeli ki ihrama girmek, kendi gönül rızasıyla şeriata tâbî olmaktır. Sonra, neyin kendisi için gerçekten önemli olduğu ve ne için yaşaması gerektiğini fark ederek Arafat’a çıkmalı ve Allah’ın kulluğuna değer vererek, Allah’ın isteklerini, inancının gereğini, tevhit anlayışı ve ibadetlerini hayatına alıp Allah’a, anlayışı ve yaşantısıyla yakınlaşarak, Müzdelife Vakfesini yapmış olur demiştik. Şimdi ise Mina'da şeytan taşlamalı ve kurbanını kesmelidir.
Mina, Hac ibadetinde gidilen bir mekân olmasının yanında, bir şeyi takdir etmek, belirlemek anlamına gelir. Allah’ın kulu olmayı isteyen bir insan, Mina’ya gelir yani kendisinin hayatının nasıl olacağına, bu hayatı nasıl yaşayacağına karar ve söz verir. Eski yaşantısına ve o yaşantının isteklerine, zevklerine, sevgisine, doğrularına bir daha dönmemek üzerine söz verdikten sonra şeytanı kendi kalbinden çıkartmak için şeytan taşlar.
Şeytan, bizim dışımızda tıpkı bizim gibi yaratılmış bir varlık olup, şeytan denilene dönüşümü, kendisini, nefsanî olan zulmanî dediğimiz gurur, kibir, haset, öfke, kin ve nefret giyinip kulluktan, yükümlülükten sorumlu görmediği için, Allah’ın emrine itaat etmediğinden şeytan oldu. Şeytan, varlığını oluşturan zulmanî vasıflar, isyan, şirk ve Allah’ın değil kendi nefsinin isteklerini öncelik yapıp, Allah’ı değil nefsini dinleyen küfür anlayışın bütünlüğüdür. Bir insan şeytana ait olan, insanda haram kılınan ve yasaklanan herhangi bir tanesini kalbine alıp, o şey üzerine eylem ve söylem içinde olduğunda, şeytanı kalbine almış olur. Dünyevî çıkarlar gereği nefsin öyle istiyor diye, yalan söylemek, kandırmak, dolandırmak, çalmak, öldürmek, zina yapmak, içki içmek, kumar oynamak, görevi menfaatin için kullanmak, haksız kazanç elde etmek, yolsuzluk yapmak ve bunlar için dini, Kur’an’ı, ibadetleri kullanmak gibi eylemle söylemlerde bulunduysa ya da bulunuyorsa ve düşüncesini taşıyorsa o kişi kendi isteğiyle şeytanı kalbine almış, şeytanın dediğini yapmasıyla şeytana kulluk yapıyordur.
İşte, Allah’ın kulu olmayan bir insan önce şeytana kulluk yapmayı bırakıp yani şeriata tâbî olup şeriat üzerine yaşarken aynı zaman da kalbinden de çıkartmalıdır. Her insanın şeytanı kendi nefs-i emaresidir. Nefs-i emmarenin sendeki hakimiyetine son vermeden şeytan taşlanmış olamaz. Şeytan taşlanmadan da kurban kesilemez.
Kurban kesmek, insanın şirkini kesmesi, emmareye hizmetini kesmesi, kendisinde bulunan haram kılınmışlarla bağını ve nefsine göre yaşamayı, şeytana kulluğunu kesmesidir. Buna kısaca, Allah’ın kulu olmak için bizi bu kulluktan uzak tutan her şeyden kesilmek denilir. Şeytan taşlamanın insan hayatındaki karşılığı, insanın kendi nefsanî isteklerinin Allah'ın emirleri karşısında hüküm sahibi olmasına son vermesidir. Kurbanın irfanî karşılığı ise insanı kulluktan uzaklaştıran bağlılıklardan kesilmektir. Mina'da şeytan taşlama ve kurban kesmek, emmareyi kalpten çıkartıp, emmareyle olan bağımızı keserek Allah ile gönül bağı kurmaktır. Çünkü, Allah'ın kulu olmak isteyen insan, yalnızca Allah'a yönelmeyi istemekle yetinemez; kendisini bu kulluktan uzaklaştıran davranışları, kabulleri ve nefsanî bağlılıkları da terk etmelidir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ÖZKAN GÜNAL
Hac? Mina'da Şeytan Taşlama ve Kurban
Sabah erken Mina'ya geçilir. Cemre-i Akabe (Büyük Şeytan): Büyük şeytana 7 adet taş atılır. Kurban Kesimi: Hedy kurbanı kesilir (Vekâleten kesimler gerçekleştirilir). Tıraş ve İhramdan Çıkma: Saçlar tıraş olunarak ihramdaki ilk tahallül (cinsel ilişki dışındaki yasakların kalkması) gerçekleşir.
Hacı olmak isteyen yani nefsinin kulluğundan Allah’ın kulluğuna yönelen insan önce Mîkât yerine gelip ihrama girmeli ki ihrama girmek, kendi gönül rızasıyla şeriata tâbî olmaktır. Sonra, neyin kendisi için gerçekten önemli olduğu ve ne için yaşaması gerektiğini fark ederek Arafat’a çıkmalı ve Allah’ın kulluğuna değer vererek, Allah’ın isteklerini, inancının gereğini, tevhit anlayışı ve ibadetlerini hayatına alıp Allah’a, anlayışı ve yaşantısıyla yakınlaşarak, Müzdelife Vakfesini yapmış olur demiştik. Şimdi ise Mina'da şeytan taşlamalı ve kurbanını kesmelidir.
Mina, Hac ibadetinde gidilen bir mekân olmasının yanında, bir şeyi takdir etmek, belirlemek anlamına gelir. Allah’ın kulu olmayı isteyen bir insan, Mina’ya gelir yani kendisinin hayatının nasıl olacağına, bu hayatı nasıl yaşayacağına karar ve söz verir. Eski yaşantısına ve o yaşantının isteklerine, zevklerine, sevgisine, doğrularına bir daha dönmemek üzerine söz verdikten sonra şeytanı kendi kalbinden çıkartmak için şeytan taşlar.
Şeytan, bizim dışımızda tıpkı bizim gibi yaratılmış bir varlık olup, şeytan denilene dönüşümü, kendisini, nefsanî olan zulmanî dediğimiz gurur, kibir, haset, öfke, kin ve nefret giyinip kulluktan, yükümlülükten sorumlu görmediği için, Allah’ın emrine itaat etmediğinden şeytan oldu. Şeytan, varlığını oluşturan zulmanî vasıflar, isyan, şirk ve Allah’ın değil kendi nefsinin isteklerini öncelik yapıp, Allah’ı değil nefsini dinleyen küfür anlayışın bütünlüğüdür. Bir insan şeytana ait olan, insanda haram kılınan ve yasaklanan herhangi bir tanesini kalbine alıp, o şey üzerine eylem ve söylem içinde olduğunda, şeytanı kalbine almış olur. Dünyevî çıkarlar gereği nefsin öyle istiyor diye, yalan söylemek, kandırmak, dolandırmak, çalmak, öldürmek, zina yapmak, içki içmek, kumar oynamak, görevi menfaatin için kullanmak, haksız kazanç elde etmek, yolsuzluk yapmak ve bunlar için dini, Kur’an’ı, ibadetleri kullanmak gibi eylemle söylemlerde bulunduysa ya da bulunuyorsa ve düşüncesini taşıyorsa o kişi kendi isteğiyle şeytanı kalbine almış, şeytanın dediğini yapmasıyla şeytana kulluk yapıyordur.
İşte, Allah’ın kulu olmayan bir insan önce şeytana kulluk yapmayı bırakıp yani şeriata tâbî olup şeriat üzerine yaşarken aynı zaman da kalbinden de çıkartmalıdır. Her insanın şeytanı kendi nefs-i emaresidir. Nefs-i emmarenin sendeki hakimiyetine son vermeden şeytan taşlanmış olamaz. Şeytan taşlanmadan da kurban kesilemez.
Kurban kesmek, insanın şirkini kesmesi, emmareye hizmetini kesmesi, kendisinde bulunan haram kılınmışlarla bağını ve nefsine göre yaşamayı, şeytana kulluğunu kesmesidir. Buna kısaca, Allah’ın kulu olmak için bizi bu kulluktan uzak tutan her şeyden kesilmek denilir. Şeytan taşlamanın insan hayatındaki karşılığı, insanın kendi nefsanî isteklerinin Allah'ın emirleri karşısında hüküm sahibi olmasına son vermesidir. Kurbanın irfanî karşılığı ise insanı kulluktan uzaklaştıran bağlılıklardan kesilmektir. Mina'da şeytan taşlama ve kurban kesmek, emmareyi kalpten çıkartıp, emmareyle olan bağımızı keserek Allah ile gönül bağı kurmaktır. Çünkü, Allah'ın kulu olmak isteyen insan, yalnızca Allah'a yönelmeyi istemekle yetinemez; kendisini bu kulluktan uzaklaştıran davranışları, kabulleri ve nefsanî bağlılıkları da terk etmelidir.