Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Anomi Teorisi

Yazının Giriş Tarihi: 07.10.2026 15:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.10.2026 15:45

İzmir canlı bir şehirdir insan gibi. Yeniden sosyal dokusunun doğuşu 9 Eylül 1922 tarihinde “Kurtuluş Savaşı” ile olmuştur. Yeni doğuş aslında özgürlüğün ve tam bağımsızlığın tarihidir. Düşman İzmir’i terk ederken İzmir’i yakıp yıkarak gitmiştir. Maddi ve manevi zararlar çok büyük olmuştur ama toplumun sosyolojisini ve dayanışma ruhu yaraları sarmak için yeterli olmuştur.

İzmir’in yeniden yapılanması, ülkeyi yönetenlerin sorumluluğunda olmasına rağmen ne yazık ki İzmir gereken yatırım hizmetlerini alamamıştır. İzmir ‘de yaşlanıyor ama ruhu çok genç ve diridir. İzmir'in en önemli kronik sorunları arasında altyapı eksiklikleri, körfez kirliliği, trafik yoğunluğu ve kentsel dönüşüm gecikmeleri yer almaktadır.

Şehirde bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi, Sosyal demokrat Halkçı Parti ve Doğru Yol Partisi gibi farklı siyasi geleneklerden gelen isimler görev yapmış, askeri dönemlerde ise atamayla yönetim sağlanmıştır. Ama bugüne kadar 2002 den beri iktidar partisine hiç yönetme izni verilmemiştir.

Bugün farklı bir süreç yaşıyoruz. Şunu da göz ardı etmeden söylemek lazım. Dürüstçe söylediği için iktidar partisinin Genel Başkanını tebrik ediyorum. Böyle konularda açık net ve yapacağı işleri açıkça ilan ediyor. Demokrasinin araç olarak kullanıldığı, seçmenin bir öneminin olmadığı, İzmir ‘i ve iktidarın kendisinde olmayan diğer belediyeleri topal ördek yapılacağını söylemişti. Sözünde durdu. Şimdi iktidarın elinde olmayan ve özellikle 25 yıldır ele geçiremediği İzmir ‘i ele geçirse de ne kadar gerçekçidir?

Bunun, nedenleri ve gerekçeleri ne olursa olsun halkına dürüst davranmayan seçilmiş hiç kimse zaten başarılı da değildir. Başarı, elbette İzmir ‘in alt yapı ve yukarıda saydığım sorunlarını çözebilmek olsa da başarı, İzmir ‘in o özgür ruhunu öldürmek midir? Bu başarı İzmir halkının 25 yıldır vermediği yönetim hakkını altın tabakta sunan muhalefet partisinden seçilmiş Belediye Başkanı CEMİL TUGAY ‘ın inisiyatifine mi kalmıştır! Bu kabul edilemez, seçmene en büyük ihanettir.

Anomi Teorisi, bu durumu sosyolojik anlamda en iyi açıklayan teoridir. (Anomie Theory) – (Émile Durkheim & Robert K. Merton. / Google).

Toplumsal değişimlerin, krizlerin veya ekonomik istikrarsızlıkların yoğun olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan normlar, kurallar ve değerler zayıflar. Bireyde Etkilenen En Net Nokta: Yönsüzdük, aidiyet kaybı ve boşluk hissi. Toplumsal rehberliğini kaybeden birey "anomi" yani kuralsızlık evresine girer. Bu durum bireyde yüksek kaygı, yabancılaşma ve intihar eğiliminde artış olarak kendini gösterir. Merton'a göre birey, toplumun dayattığı hedeflere (ör. zengin olmak) meşru yollarla ulaşamadığında ağır bir psikolojik baskı (Strain) hisseder ve suça ya da bağımlılığa yönelebilir.

Bir bilim insanı olarak saygı duyduğum Dr. Cemil Tugay ‘ın içinde ne yaşadığını elbette bilemeyiz ama keşke bu duruma nasıl gelindiğini, çektiği sıkıntıları 6 bini aşkın Sivil Toplum Örgütlerini toplayıp açıklasaydı, partisine ve seçmenine verdiği sözleri tutsaydı daha iyi olmaz mıydı? Eğer, bunları yapmıyorsa en güzeli “Sezar’ın Hakkını Sezar’a “(seçmenin hakkını seçmene) vermesi gerekir. Yani önce istifa, sonra partisinden istifa. Bu yalan dünyada en doğru yapılan iş istifadır.

İzmir Marşı aslında ulusal bir marştır. Şimdi çöp yığınlarından çiçekler fışkırtan iktidarın hazırladığı İzmir marşlı videosu tüm İzmirlilerin yüreğini acıtmıştır. Ulus kimliğini korumak sanki İzmir ‘e verilmiş bir sigorta gibidir. İzmir ‘li sigortaya asfalya der. Kızdığı zaman söylediği söz “asfalyalarımı attırma”.

Şimdi, İzmirlinin asfalyaları atma zamanı gibi görünüyor.

07.10.2026

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.