Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Verilecek Oyları Belirleyen Konjonktürler

Yazının Giriş Tarihi: 15.10.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.10.2026 00:10

Ülkemizde oy oranlarını belirleyen siyasi konjonktürün başında EKONOMİ KONJONKTÜRÜ gelir.

Seçim olmadan önce anket şirketleri seçim anketleri yayınlarlar sürekli.

Anket sonuçlarını etkileyen nedenlerin başında ekonomik durum, ülkedeki iç ve dış siyasetteki gelişmelerdir.

1999 seçimlerinde seçim sonuçlarını etkileyen konu 16 Şubat 1999 tarihinde ABDULLAH ÖCALAN’IN ülkemize getirilmesidir.

Terör yüzünden ekonomik anlamda çok yüksek harcamalar yapılması, Terör Örgütü başı olan kişinin getirilerek kontrol altına alınması, teröre her gün şehir veren ülkemizde Abdullah Öcalan'ın getirildiği dönemde iktidar olan DSP-ANAP koalisyonundaki iki parti ile Milliyetçi Hareket Partisinin koalisyon kurarak iktidar olmasının en önemli nedenidir.

Abdullah Öcalan'ın yakalandığı dönemde de ekonomi çok iyi değildi. Fakat o dönem öncelikli gündem terör sorunu idi ve ABDULLAH ÖCALAN’IN Türkiye’ye getirilmesi o dönem iktidar olan DSP VE ANAP ile MHP 'nin koalisyon hükümeti kurmasının nedeni oldu.

Bu partilerin halka sunduğu politikaların hiçbir etkisi olmadı. Terör örgütü liderinin yakalanması bu partilere oy verilmesi etkili oldu.

DSP-ANAP-MHP koalisyonu kuruldu. Alt yapısı yapısı bozuk ve IMF başta olmak üzere LONDRA TEFECİLERİNE olan aşırı borç yükü, ABD nin Körfez krizi döneminde istediği tezkerenin 1991 senesinde meclisten geçmemesi, ABD nin hala körfezi işgal planlarını dayatmasına direnen koalisyon hükümetini tasfiye etmek amacı ile cılız olan ekonomiye finansal anlamda yaptığı müdahalelerin devam ettirmeye başlaması ile; 21 Şubat 2001 tarihinde patlak veren 2001 Türkiye ekonomik krizi ("Kara Çarşamba"), Cumhuriyet tarihinin en büyük finansal ve bankacılık krizleri yaşamamıza neden oldu.

Bankaların zayıf mali yapısı, görev zararları ve içi boşaltılan bankacılık nün yapısal sorunu krizi tetikledi.

Kasım 2000 Krizi Öncesi: Kasım 2000'deki spekülatif döviz atağı IMF kredisiyle kısmen bastırabilmiştir.

9 Şubat 2001'de Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasında yaşanan anayasa kitapçığı krizi, piyasalarda panik yarattı. Onun bakanlığı bıraktığı ay 14 Ağustos 2001 de AK PARTİ kuruldu.

Ekonomi iyi olmak yerine daha da kötüye gitti. 3 Kasım 2002 tarihide erken seçime gidildi.

Ekonomisi kötü ülkede işsizlik, geçim sıkıntısı iyice arttı. İşte böyle bir dönemde seçim yapıldı. Vatandaş mevcut iktidarı değiştirelim modunda sandığa gitti ve AKP TEK başına iktidar oldu. Oy verme gerekçesi dibe vurmuş ekonominin düzelmesi için değişiklik yapması için AK PARTİYE oy verildi ve AK PARTİ iktidar oldu.

AK PARTİ halka çok iyi ekonomik program sunduğundan oy almadı. Baştaki iktidar döneminde çökmüş İMF ne derse yapmak zorunda kalan iktidar döneminde tüm ekonomik verilerin çökmesi yüzünden vatandaş parti değişimi yaptı. O dönemde çok sayıda mitingler yapma gücünü bulan AK PARTİ'Yİ iktidar yapmayı tercih etti.

AKP İKTİDARI döneminde önce CHP muhalefet partisi oldu. DSP-MHP- ANAP -DEHAP barajı aşamadı.

Mevcut iktidar hazır değerleri satarak ve borçlanmaya devam ederek bugünlere geldi. Ancak 2026 senesinin son çeyreğine girdiğimiz bu günlerde ekonomik veriler çok da iyi değil. Ekonomiyi doğrudan etkileyen İMKB iyi gitmiyor. Halka açılmasına onay verilmemesi gereken şirketler borsada yaptıkları oyunlar ile borsada yaklaşık USD 20 MİLYAR değerinde krizin nedeni oldular.

2026 Ağustos sonu itibariyle dış borç stokumuz USD 539 milyar, iç borç USD karşılığı USD 320 MİLYON. Maksimum 1 sene vadeye göre muhtelif vadelerde ödenecek dış borç stokumuz USD 239,5 MİLYAR. Borç yükünün USD 318 MİLYAR kısmı özel sektör, kamu borcu USD 197.9 MİLYAR

Her gün konkordato, iflas haberletinin yoğunluğunu yaşayan ülkemizde sürekli artış gösteren borç yükünden kurtulmak için borçları olmayan, kendilerini ödemiş otoyollar, köprüler ihaleye çıkarılarak satış yapılması planları yapılıyor.

Diğer taraftan da kurulan MEKKE İTTİFAKI sayesinde MEKKE'YE saldırı olmadığı halde SUUDİ ARABİSTAN'A destek veriyoruz algısı ile SUUDİ ARABİSTAN'DAN para sağlama peşinde AK PARTİ iktidarı.

Evet, ekonomi iyi gitmiyor, öncelikle ekonomiyi yöneten kurumlar iyi yönetilmiyor. İMKB deki fon krizi yüzünden görevden alınan SPK yönetimi olmadı. Borsaya açılan bazı şirketlere banka kurma izni veren BDDK yönetimi, denetleme görevindeki TMSF görevlerini yapmadıkları halde hala görevlerine devam ediyorlar.

İşsizlik, gıda fiyatları, giyim fiyatları aldı başını gitti. İşsizlik azalmıyor aksine sürekli artıyor.

Şu an halkın ilk gündemi ekonomi ve 2003 senesinde iktidar partisini değiştiren halk parti programlarına bakarak sandığa gitmeyecekler önümüzdeki seçimde. İktidarı değiştirmek için muhalefet partilerine oylarını dağıtacaklar. Anketlerde % 40 orandaki vatandaşımız kararsız çıkıyor uzun zamandır. Bunun anlamı şudur. Beklediğimiz program ekonomik açmazdan kurtulmamızı sağlayacak muhalefet partisidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün uyguladığı karma ekonomi modelini en iyi şekilde uygulama modelini kuran parti daha çok oy alacaktır.

Muhalefet partilerinin halka doğru program ile gitmek adına örgütlendiklerini söylemek henüz mümkün değil. Halka gitmek demek ahbap çavuş ilişkileri kurmak demek değildir. Halka giderken çözümlerin de ne olduğunu anlatan kişiler parti yönetimlerinde olmalı.

Genel başkanlarını öven şakşakçı kişiler partilerin en zararlı kişileridir.

Yeri geldiği zaman partisinde alınan kararları ya da alınmak istenen yanlış kararları eleştiren kişiler yönetici olmalıdır.

Şu an KONJONKTÜR EKONOMİ programı olup, AK PARTİ ekonomide düzeltme yapamadığı takdirde vatandaş AK PARTİ İKTİDARINI önümüzdeki seçimde mutlaka değiştirecektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.