Mutluluk, her canlının ulaşıp erişmek istediği yaşam şekli olsa da çok az insanın kavuştuğu, yakaladığı bir hazine ve kazanç şeklidir.
Erişmek istediğimiz ile içinde boğulup yok olduğumuz yaşam biçimlerimiz de var. Acı ve hüzün dolu zindan diplerinde yaşayanlar gibi..
Kimi görkemli ve billur saraylarda ense yapıp göbek şişirirken, kimi de bir lokmayla yaradana teşekkürle dua eder..
Mutluluk yaradanın sunduğu nimetleri kapışan güçlülerin ulaştığı zirvedir çoğunlukla.. Fırından aldığı ekmeğini, adeta lüks restoranda pişirilen leziz yemeklerin vitrin camına dokundurup yiyen aç yoksulları enseleyip, ücret talep eden vahşi kapitalizm çağındayız çünkü..
2 milyon Gazzeli’nin kişi başına düşen bir avuç toprağını soykırım yoluyla elde etme çağı..
..
Mutluluk, evliliğe ilk adım atan yavukluların hiç bitmeyecek sandıkları umut okyanusudur..
Dünya insanlarının mutluluğu, nikah salonlarında veya çadırdan inşa edilen köşklerde “bir yastıkta kocayın, sonsuz mutluluklar sizinle olsun” dilek ve temennileri ile çınlar durmadan.
Sonrasında aşıklar; “pabucuma niye bastın?..” gibi sudan nedenlerle kopup ayrılırlar.. El sıkışıp mendil bile sallamadan..
“Biz dostça, arkadaşça ayrıldık” diyenlere de rastlarsınız tek tük, giderek de artıp çoğalan..
Kimine göre mutluluk, “pazara kadar değil mezara kadardır” hatta sonsuz alemde de devam eden.
Kimine göre seher vaktinde başlayıp akşam güneşi ile sona eren.
Özetle kimine göre evdeki hesabın çarşıya uyması..
Kimine göre yapılan plan, çizilen proje ve programların olumsuz uygulamalarla bozguna uğratılmasıdır.
Başlangıçta mutluluk bireylerin hedefi 12’den vurma isteği ve arzusudur. Evren yasalarına göre her nesne ve olgu gibi değişken nitelikli bir kavram olmasına karşılık, bireylerin egosuna göre şekillenen..
Yaratılışla birlikte yalnızca insanoğlu göreceli kavramları kendi üstünlük hevesi doğrultusunda dizayn etmekte.
“Benim egom hem kendimin hem de senin mutluluğunu döver; hatta ezip geçer, hatta yeryüzünden siler” anlayışı yayılmakta dünyaya.. LGBT’ yi iğrenç bir ruh hastalığı olmaktan, normal cinsel doyum düzeyine çıkarmaya istekli seviyesizler gibi..
..
Tarih boyunca, savaş haydutları önderliğinde, bu tekelci zihniyet hep egemenliğini sürdürmüş, günümüzde de zirveye ulaşmış görünüyor.. Canlıların mutluluğunu hedef alan inanç, teori, felsefe ve ideolojiler, ego tutkunu egemen güçler tarafından yok edilmekte.
Mutluluk, namludan çıkan 236 merminin iki yaşındaki Gazzeli yavruya sıkıldıktan sonraki iğrençlik, çılgınlıktır artık..
..
Mutluluk bireylerin “akıl üstünlüğü” saydıkları “yapay zeka” ile doğrunun yanlış yanlışın doğru konuma sokulmak istendiği bir anlayış olmaz umarım.. İnsani değerleri ve hukuku çökerten..
Giderek şiddetlenen bireyci ve tekelci mutluluk anlayışı, dünyanın baş belası sosyal sorunların ana nedenidir..
Göbek altı seviyesini aşıp, yürek hücrelerine erişme yolculuğunu asırlar geçmesine rağmen bir türlü tamamlayamaması nedeniyle… Kendini karınca veya sülük ya da başkaları yerine koyma, manevi değerlere saygı, farkındalık, asıl ve temel insani nedenleridir oysa.. Keşke iki kişiden birinde olsaydı bu asaletli meziyet.
Sülük, kan emici de olsa sağlığa yararlı bir varlıktır. Hatta savaş ve işgal hevesli bugünkü sülüklerden çok daha değerli.
..
Kısacası mutluluk, farklılıkların farkındalığına dayalı birlikteliğidir.. Birlikteliğin “hakça paylaşıma” ve “adaletli paydaşlığa” dönüşme soydaşlığı ve gardaşlığıdır.
Çıkarcı, bireyci, tekelci ve robotik yaşam egoizminden uzak.
Ayrışmadan, yozlaşmadan, şiddet ve savaşlardan da uzak..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ENVER ÖZBİLEN
Mutluluk Üzerine..
Mutluluk, her canlının ulaşıp erişmek istediği yaşam şekli olsa da çok az insanın kavuştuğu, yakaladığı bir hazine ve kazanç şeklidir.
Erişmek istediğimiz ile içinde boğulup yok olduğumuz yaşam biçimlerimiz de var. Acı ve hüzün dolu zindan diplerinde yaşayanlar gibi..
Kimi görkemli ve billur saraylarda ense yapıp göbek şişirirken, kimi de bir lokmayla yaradana teşekkürle dua eder..
Mutluluk yaradanın sunduğu nimetleri kapışan güçlülerin ulaştığı zirvedir çoğunlukla.. Fırından aldığı ekmeğini, adeta lüks restoranda pişirilen leziz yemeklerin vitrin camına dokundurup yiyen aç yoksulları enseleyip, ücret talep eden vahşi kapitalizm çağındayız çünkü..
2 milyon Gazzeli’nin kişi başına düşen bir avuç toprağını soykırım yoluyla elde etme çağı..
..
Mutluluk, evliliğe ilk adım atan yavukluların hiç bitmeyecek sandıkları umut okyanusudur..
Dünya insanlarının mutluluğu, nikah salonlarında veya çadırdan inşa edilen köşklerde “bir yastıkta kocayın, sonsuz mutluluklar sizinle olsun” dilek ve temennileri ile çınlar durmadan.
Sonrasında aşıklar; “pabucuma niye bastın?..” gibi sudan nedenlerle kopup ayrılırlar.. El sıkışıp mendil bile sallamadan..
“Biz dostça, arkadaşça ayrıldık” diyenlere de rastlarsınız tek tük, giderek de artıp çoğalan..
Kimine göre mutluluk, “pazara kadar değil mezara kadardır” hatta sonsuz alemde de devam eden.
Kimine göre seher vaktinde başlayıp akşam güneşi ile sona eren.
Özetle kimine göre evdeki hesabın çarşıya uyması..
Kimine göre yapılan plan, çizilen proje ve programların olumsuz uygulamalarla bozguna uğratılmasıdır.
Başlangıçta mutluluk bireylerin hedefi 12’den vurma isteği ve arzusudur. Evren yasalarına göre her nesne ve olgu gibi değişken nitelikli bir kavram olmasına karşılık, bireylerin egosuna göre şekillenen..
Yaratılışla birlikte yalnızca insanoğlu göreceli kavramları kendi üstünlük hevesi doğrultusunda dizayn etmekte.
“Benim egom hem kendimin hem de senin mutluluğunu döver; hatta ezip geçer, hatta yeryüzünden siler” anlayışı yayılmakta dünyaya.. LGBT’ yi iğrenç bir ruh hastalığı olmaktan, normal cinsel doyum düzeyine çıkarmaya istekli seviyesizler gibi..
..
Tarih boyunca, savaş haydutları önderliğinde, bu tekelci zihniyet hep egemenliğini sürdürmüş, günümüzde de zirveye ulaşmış görünüyor.. Canlıların mutluluğunu hedef alan inanç, teori, felsefe ve ideolojiler, ego tutkunu egemen güçler tarafından yok edilmekte.
Mutluluk, namludan çıkan 236 merminin iki yaşındaki Gazzeli yavruya sıkıldıktan sonraki iğrençlik, çılgınlıktır artık..
..
Mutluluk bireylerin “akıl üstünlüğü” saydıkları “yapay zeka” ile doğrunun yanlış yanlışın doğru konuma sokulmak istendiği bir anlayış olmaz umarım.. İnsani değerleri ve hukuku çökerten..
Giderek şiddetlenen bireyci ve tekelci mutluluk anlayışı, dünyanın baş belası sosyal sorunların ana nedenidir..
Göbek altı seviyesini aşıp, yürek hücrelerine erişme yolculuğunu asırlar geçmesine rağmen bir türlü tamamlayamaması nedeniyle… Kendini karınca veya sülük ya da başkaları yerine koyma, manevi değerlere saygı, farkındalık, asıl ve temel insani nedenleridir oysa.. Keşke iki kişiden birinde olsaydı bu asaletli meziyet.
Sülük, kan emici de olsa sağlığa yararlı bir varlıktır. Hatta savaş ve işgal hevesli bugünkü sülüklerden çok daha değerli.
..
Kısacası mutluluk, farklılıkların farkındalığına dayalı birlikteliğidir.. Birlikteliğin “hakça paylaşıma” ve “adaletli paydaşlığa” dönüşme soydaşlığı ve gardaşlığıdır.
Çıkarcı, bireyci, tekelci ve robotik yaşam egoizminden uzak.
Ayrışmadan, yozlaşmadan, şiddet ve savaşlardan da uzak..