Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enver Özbilen

bursaarena.com.tr - Enver Özbilen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enver Özbilen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ENVER ÖZBİLEN yazdı: "Kuvay-i Milliye Ruhu.." Haber

ENVER ÖZBİLEN yazdı: "Kuvay-i Milliye Ruhu.."

Her ana yüreğini yakan, Şehit vatanseverler kefensiz olarak Çanakkale sırtlarında yatıyor. Bu yoksul halk.. Bu acılı Anadolu halkı.. Yüz binlerce yaralı evladına pansuman malzemesi olsun diye yatak çarşaflarını tükettiler kurtuluş Savaşı’nda.. Onlar zevkü sefa değil, cevrü cefa çekerek bu ülkeyi İşgalci kirli çizmelerden kurtardılar.. Çünkü onlar alın ve yüreklerine kazınmış iman ve Kuvay-i Milliye duygusunu taşıyan Mehmetçiklerdi.. Bugünkü siyasetçiler ve siyasi partilerin birçoklarında, ülkelerini dış mihraklara karşı koruyabilme asaleti görebiliyor muyuz? Oysa milli mücadelede, Kuvay-i Milliye ruhu canını, malını hiçe sayan Mehmetçikler başta olmak üzere, tüm yurttaş, tüm devlet organları ve Anadolu coğrafyasının canlı ve cansız varlıklarının genetik hücrelerine yayılıp, işgalcilere uşaklık eden kaçak ve yurduna ihanet edenler yok muydu? Olmaz mı? Elbette vardı.. Sayısız isyanlar, sayısız hainlerle dolup taşan.. Hem Osmanlı hem Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde.. Ancak kartallar ve leylekler savaşında olduğu gibi Anadolu yiğit leventleri, düşman kara Kartallara kutsal Anadolu toprağını dar ettiler.. O kuşağın emanet ettiği toprağı ve bayrağı devralan iktidarlar ve siyasi partiler dahil her Anadolu yurtseveri, nesilden nesile bu Kuvay-i milliye ruhunu taşımak zorundadır, ilelebet.. Zorunluluktan öte taşınması gereken kutsal bir ideoloji ve sorumluluktur.. Tüm Siyasi partiler, iktidar ve bütün yurttaşlar bu Kuvay-i milliye ideolojisine ters istikamette hareket etme hakkına asla sahip olamazlar.. Bayrağı toprağı düşmana teslim etmeyen şehitlere gazilere ihaneti göze alamazlar.. Kuvay-i Milliye ruhuna, o dönemin yoksul vefalı halkına saygısızlık hatta ihanet sayılır yoksa.. Ne yazık ki Kuvay-i milliye ideolojimiz, egemen güçlerin kültür emperyalizmi salgını ile giderek erimekte, yozlaşmakta.. Kurtuluş destanı yazan geçmişlerimize vefa ve sadakat duygusu giderek aşınmakta.. Günümüzde vefalı bozacılar çoğalırken gittikçe, vatan uğuruna, 15’lilerin de toprağa girenlere vefa, saygı ve minnettarlık duygusu giderek buharlaşmakta.. Buna önlem olarak; Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının liderliğinde Anadolu’nun her köşesine dalga dalga yayılan Kuvay-i Milliye ruhu, her yurtseverin yüreğinde dalgalanan “Albayrak” olmalıdır.. Bunun için de, siyah kavramına beyaz, beyaz kavramına siyah diyen siyasetçi dili ortadan kaldırılmalıdır öncelikle.. Şehitlere saygı ve Anadolu halkına vefa bağlamında.. Siyaset dili, ulusal kültür ve etik değerlerle örtüşen uyumlu bir dil olmalıdır.. Darbeler ve sokak çatışmalarıyla kısırlaştırılan demokrasi için bu son derece önemlidir.. Yozlaşma ve ayrışma kara bulutları toplumun geleceğini boyunduruk altına almakta giderek.. Siyasi parti ve iktidardaki üstünlük, yurt geneline yayılan barış ve refah düzeyinde kendini gösterir, vücut bulur.. Bu asil Türk Ulusu yurduna vefa ve Kuvay-i milliye duygusu ile bağlı beraberlikler sayesinde düzlüğe çıktı unutmayın.. İster sağ, ister sol eğilimli siyasi partiler, aydınlar ve tüm yurttaşlar haydi Kuvay-i Milliye ruhuna.. Böylece kurtulabiliriz bayramlarda dahi buluşmayıp, selamlaşmamaktan.. Başka çaremiz de yok!.. Sevgi ve Saygıyla.. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

ENVER ÖZBİLEN: Bir Lokma Ekmek, Bir Çocuk Bezi, Bir oyuncak; Soykırımla Koparılan Bacağa Protez Demek.. Haber

ENVER ÖZBİLEN: Bir Lokma Ekmek, Bir Çocuk Bezi, Bir oyuncak; Soykırımla Koparılan Bacağa Protez Demek..

İnsanoğlu asırlar boyu “kalıcı barış atmosferinin dünyaya baharı yaşattığı dönemleri” gördü mü hiç? 70 milyon Kızılderili soykırımı yanında nükleer atom bombası suçlusu ABD ve yandaşı soykırımcı İsrail günümüzün en acı örnekleri.. Ne yazık ki şeref ve onurunu giderek yitirmekte bu iki ülke yönetimleri? Bir avuç toprak, bir galon petrol, yeraltı değerli madenleri uğruna.. Bu nedenle uluslar, 3. Dünya Savaşı pandemisi ile karşı karşıya.. Beyni virüsler tarafından değil, yüreği “savaş, işgal ve soykırım hastalığı” ile bataklaşan egemen güçler yüzünden.. Bencil üstünlük SARA’sına yakalanmış bu nükleer silahlı insan bozuntuları çağdaş insan değerlerini ve uluslararası hukuku hiçe saymakta.. Bundan böyle bu kendini bilmez hasta ruhlar, tükürüp çöpe attıkları uygarlık sözcüğünü, ağızlarında sakız gibi çiğnemek hakkına sahip değiller.. İnsan ve ulus haklarına bağlı tüm değerleri ve hukuku tepelemiş olmaları yüzünden.... Dünyada çoğu ülkeler sömürgeciliğe dayalı zenginliğin, refahın doruğunda zevk ve sefa sürerken, Filistin halkı, işgal, açlık, yoksulluk, ölüm ve soykırım zulmü ve çağını yaşıyor.. Bu alçaklar yüzünden.. Yaklaşık 80 yıldır.. Siyonistlerce dili, kimliği, inancı, kültürü farklı olduğu için toprağı çalınmakla kalmayıp, geçim kaynakları, kümes hayvanları dahil, tüm varlıklarına hunharca el konulup ezilmekte Filistin halkı.. Kendi yurtlarından kovulup, vatansız bırakılmaları istenilmekte .. Onlar ise, “Ana gibi yar vatan gibi diyar olmaz” sadakati ile ölüm pahasına direnmeye devam etmekte. Euro Med raporuna göre 7 Ekim 2023’ten beri Siyonistlerce her gün 30 Filistin halkı bedensel engelli hale sokulmakta.. Sağlık ve tedavi hizmetleri de vahşi soykırım savaşı nedeniyle felç olmuş durumda.. Siyonistler açlığa bağlı soykırımı da haince ve vahşice uygulamakta.. İnsana, canlıya ve hukuka öz her türlü değeri çiğneyen Siyonistler, ulus halkların vicdanını da ayaklar altına almakta.. Yandaşlarının acımasız desteğini arkalarına alarak.. O işgalci sömürgeci güçler de hep yanlarında.. Batı’nın her devirde her zaman içimizi acıtan çifte standartları yalnızca bizlerin değil tüm dünyanın malumu.. İki yüzlü Avrupa Yayın Birliği, Rusya’yı Eurovision’dan dışlarken İsrail’e kucak açıyor, Viyana Eurovision sahnelerinde.. Utanmazca. Filistin temsilcisinin, Eurovision’a alınan İsrail için, “sanata, kültüre, İnsanlığa ihanet“ sözleri ne kadar yerinde.. Gerçekten sanata, sanatçılara ve Filistin halkına, Dünya kamu vicdanına hakaret değil mi bu?.. Duyarlı bazı ülkeler yarışmadan çekilirken, binlerce sanatçı ve vicdanlı Viyana halkı Eurovision tarihinin en büyük boykot ve protestosunu gerçekleştirdi.. Siyonistlerin soykırımı lanetlendi, haykırılarak ve Filistin bayrakları açılarak.. İyi yürekli kaç Yahudi kaldı İsrail’de bilemem ama Siyonistler Orta Doğu‘yu ele geçirmek sapık ideolojisi ile iyice haydutlaştılar.. Be hey pervasız vicdansız soykırımcılar.. Yıllarca katlettiğiniz Filistin, Lübnan, Suriye ve diğer Orta Doğu halkı acı ve gözyaşı demek.. Gazze demek bir lokma ekmek, bir çocuk bezi, bir oyuncak demek.. Bir kutu ilaç, "Ampute" uzuvlara bir protez demek.. Katlettiğiniz her sivil bedene bir nefes demek.. Sizin bir hamile ana ve bebeğine layık görmediğiniz alçakça aldığınız her nefes gibi.. Alçakça saldırdığınız SUMUD demek.. Umarım şemsiyeniz ABD ve diğer yandaşlarınız ile birlikte, iyi yürekli ulus halkların “insan hakları” denizinde en kısa zamanda boğulursunuz.. Sömürge, savaş ve soykırım heveslisi tüm ruh hastaları ile birlikte.. Mazlum uluslar ve tüm canlılara saygı ve barış çağının yeniden dünyaya egemen olması dileklerimle.. Kurban Bayramınızı Candan Kutlarım.. .... Fotoğraflar; Unicef ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Savaş Tutkunu Zorbalar.. Haber

Savaş Tutkunu Zorbalar..

Soykırım kulvarında KABİL’i sollayan Siyonist ve yandaş hergeleler Ortadoğu’yu cehenneme çevirdiler.. Ham petrolü İnsan unsurundan daha aziz saydıkları için, İleri teknolojiye dayalı yıkıcı ve öldürücü silah üstünlüklerini, yayılmacı çirkin emelleri doğrultusunda kullandıkları için, Üstün akıl sahipliği ve çağdaş meziyetlerden yoksun, tek sözcükle ZORBA kimliğine sahip oldukları için, Temsil ettikleri halk kitlelerinin savaş ve soykırıma yönelik düşünce ve eğilimlerini hiçe saydıkları için, Başka ulusların egemenliğine saygı göstermedikleri, yaşam haklarına müdahaleyi meşrulaştırdıkları için, Hukuk ve Hukukçuları yeryüzünden kovdukları için.. .. Ne acı ki Kabilin Habil’i öldürmesi ile yeryüzünde başlayan ilk cinayet, çağımızda toplu SOYKIRIM boyutlarına ulaştı.... HABİL konumundaki kardeşlerini katletmekle yetinmeyen canavarlar, açlıktan ölmekte olan Filistin ve Lübnan halkına bir yudum su bir lokma ekmeği dahi çok görmekteler. Yuvalarını yıkmakta, varlıklarını gasp etmekte, çadırdan evlerini yakıp yok etmekteler.. .. Bugün 10 Mayıs 2026 87’li ömrümün İlk günündeyim. Dün gibi doğdum Bugün gibi yaşadım Yarın gibi sonsuzdayım. Belki yarından da yakın. Tüm insanlar gibi.. Değerlendirmesini yapamayacak kadar beyinsiz mi bu zalimler? Savaş ve soykırım canileri “bugün varız yarın yokuz“ gerçeğini nasıl idrak edemiyorlar? İdrak etmiş olsalardı bırakın dünya halklarını ağlatan SOYKIRIMI, karıncayı bile incitmezlerdi. Hangi ebeveyn hangi eğiticiler bu hale getirdi bunları? .. İster inançlı ister inançsız ama “erdemli İnsanlar”la, “soykırım ruhlu savaş zorbaları”nın mücadelesi sürüyor asırlarca yeryüzünde. Günümüzdeki zorbalar, geçmiştekileri kat kat geride bıraktı. “Nükleer ve Konvansiyonel Güç Zorbaları” ne yazık ki dünyaya egemen.. Ele geçirmeye yönelik kazanma hırsları zirve yapmış durumda.. Dünya Halkları ayakta, “Küresel Sumud Filosu” bu vahşeti engelleme gayreti içerisinde. Ancak bedenleri ak pak olsa da ruhları ve yürekleri enfeksiyonlu ve pandemili caniler hiçbir kural tanımamakta.. Oysa etnik farklılıklar olsa da insan olma bağlamında ortak birlikteliği var İnsanoğlunun.. İnsan olma erdemiyle gönüllerde çiçek açmak çok mu zor çok mu imkânsız? Kabil Siyonistler yüz binlerce orta doğulu kardeşlerini katletmekteler.. İlahi kitaplara göre Yaradana isyan eden şeytana taş çıkartırcasına.. Barbarca hunharca ve canavarca.. .. Yalnızca Siyonistler mi? Pandemi ruhlu savaş tutkunlarının çağlar boyu ne zulümler yaptıklarını bilmeyen yoktur.. İşte kirli insanın özeti. Şeytan’ın, “Evlatlarım insan oğlundan uzak durun, sakın bulaşmayın onlara.. Her yaptıkları kötülüğün faturasını size keserler” vasiyetinin sonucu mudur yoksa çirkin insanoğlunun işlediği bu cinayetler? Her ilahi inanca ya da inançsızlığa, doğrusal çizgi ve eylemlerle bağlı bireylerde İyi yürekli HABİL’in ruhu varken, soykırımcıların yapısına Kabil’in ruhu egemen.. Oysa anlaşmaya paylaşmaya yönelik birliktelik kurmak insan olmanın temel ilkesidir. Bu kestirme ve kolay sonuca nasıl ulaşamıyor insanoğlu? Anlamak mümkün değil.. Mümkün değil, mümkün değil..

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.