Hoş Geldin Atatürk’ün Yadigârı 20’nci Türk Tarih Kongresi
Yazının Giriş Tarihi: 24.10.2026 08:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.10.2026 08:45
1931 yılında Gazi M. Kemal ATATÜRK’ün direktifleriyle kuruldu. Türk Tarih Kurumu Türk tarihi ve Türkiye tarihine dair güncel araştırmaların sunulduğu Türk Tarih Kongresinin birincisi 1932 yılında, ikincisi 20-25 Eylül 1937’de Dolmabahçe’de yapıldı. Çok sayıda yabancı bilim insanının katıldığı kongre uluslararası bir boyut kazandı.
20’nci Türk Tarih Kongresi 26 Ekim 2026 günü Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Bilkent yerleşkesinde ANKARA’da başlıyor. 29 Ekim cumhuriyet Bayramı Özel Oturumuyla devam edecek olan Kongre 30 Ekim’e kadar devam edecek. Çok sayıda bildiri sunulacak
Türk Tarih Kongresi Atatürk’ün Türk milletine armağan bıraktığı kurumların başında gelir. Tarih severler özellikle kongre programını takip ederler ve Türk tarihiyle ilgili çalışmalarını kongrede paylaşmağa özen gösterirler.
Hazırlanan tebliğin kabul edilmesi büyük başarı ve iftihar sebebidir.
Sunum yaparken o çok iyi bildiğiniz fotoğraf gözlerinizin önüne gelir. Atatürk’ün karşı balkondan sizi dinlediğini hayal edersiniz heyecan duyarsınız. Bu duyguyla Türk Tarih Kurumunun üç etkinliğine katkıda bulundum.
Türk tarihinin bilinmeyen yönlerini araştırma ve kongrede dünya ile paylaşmak Atatürk’ün yapılmasını istediği çalışmalardı.
-Kut’ül Amare savaşında Türk Hava Kuvvetlerinin hangi Tayyare Bölüğü görev yapmış ne gibi hizmetlerde bulunmuştu?
Türk Tarih Kurumunun 20-22 Aralık 2017 ‘de İstanbul’da düzenlediği 100.Yılında Uluslar arası Bağdat ve Kut’ül Amare Sempozyumu’nda “Kut’ül Amare semalarında hava muharebeleri” tebliğim bu konuyu aydınlatmaya yönelikti.[1]
-Birinci Dünya Savaşı dönemi İzmir tarihi araştırmam İzmir’de 370 yıldır varlığını sürdüren Gazi Sancakkale’yi ortaya çıkarttı. ,.
1-5 Ekim 2018’de Ankara’da 18nci Türk Tarih Kongresinde “103 Yıldır bilmediğimiz gerçek İtilaf Donanmasının İzmir’i işgal girişimi” tebliğim bu konuyu dünyaya duyurdu.,.[2]
-İzmir İktisat Kongresi sadece bir kongre değildi. Atatürk silah arkadaşı ressam Nazmi Çekli’den Kongrede resim sergisi açmasını istemişti.
19-22 Temmuz 2023 de İzmir İktisat Kongresinin 100’ncü yılı onuruna düzenlenen Türkiye İktisat Kongresi’nde “İzmir İktisat Kongresi Nazmi Çekli resim sergisi” tebliğini sundum.[3]
Türk Tarihinin bilinmeyen üç yönü Türk Tarih Kurumunun etkinliğinde Atatürk’e armağandı.
Türk Tarih Kongreleri bilinmeyenin öğrenildiği, unutulanların hatırlatıldığı çok önemli mekân olma özelliği taşır.
Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi konu başlıkları içinde, Kongre’de Kıbrıs Barış Harekâtının en önemli isimlerinden Gazi General Cemal Ergun ERUÇ Paşa şeref misafiri olarak davet edilmeli ve konuşma yapması istenmeliydi.
Kıbrıs Barış Harekâtı ayrı bir bölümde değerlendirilmeli tebliğler sunulmalıydı.
Bölücü Terörle Mücadele de ayrı bir bölümde değerlendirilmeli Osman Pamukoğlu, Engin Alan, Yörük Ali Paşa, Orkun Özeller de tebliğ sunmalıydı.
Mora’da uğradığımız katliam, Milli Şehit Kanunları değerlendirilmeli, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey ve arkadaşları anlatılmalıydı.
Çanakkale Savaşlarının son araştırmaların ışığında Antalya ve İzmir’le birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmalıydı.
Osmanlı döneminin anıtkabiri özelliğinde ki Abide-i Hürriyet Anıtı şehitliğinin içinde bulunduğu olumsuz durum seslendirilmeli, tarihi mekânların yaşatılması yönünde bilgi paylaşılmalıydı.
Kasımpaşa’daki Divanhanenin “Osmanlıdan Cumhuriyete Divanhane ve Bahriye Nezareti Müzesi” olması gerektiği yönünde tebliğlerde tartışılmalıydı.[4]
Bu konuları İşgal ve Protesto[5]eserinden tanıdığımız ve güvendiğimiz Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Haluk Selvi’nin bilgisine sunuyor, başarılar diliyorum .
…
Türk tarihi karanlıkta kalmış birçok konuyu kapsar. Bu yönde Osmanlı’da ilk haberleşme unsurlarından olan Çeşme Alaçatı vericisinin izini sürdüm. Vericimizin enkazına ulaştım. Elimdeki bulgu ve belgeler İzmir Körfezinin koruma altına alınması gereken tarihi savaş alanı olduğunu gösteriyordu.
20’nci Türk Tarih Kongresi için “Osmanlı döneminde İzmir’de haberleşme Çeşme Alaçatı-Libya Telsiz Telgraf istasyonu, İzmir Körfezi bataryaları ve unsurları” tebliğini hazırladım.
Bu tebliğimi 20’nci Türk Tarih Kongresinde sunmam mümkün olmadı.
Bildiri özetini okuyucularımla paylaşıyorum.
II. Abdülhamid devletin Kuzey Afrika’daki son toprağı olan Libya ile haberleşmeye önem veriyordu. Dönemin en modern haberleşme cihazı Telsiz Telgraf’tan yararlandı. Alman Telefungen şirketiyle anlaşma yaptı.
İlk olarak Fethiye (Megri) Patara ( 1905) Urfele, Çeşme Alaçatı Mısrata (1910)’da Gelemiş (Kaş)-Derne Telsiz istasyonları kuruldu..
Sistem çok başarılı oldu büyük moral sağladı.Haberleşme şifreli yapılıyor, İtalyanların mesajları da elde ediliyordu.
İtalya ile savaş çıkmasının ardından vericilerimiz İtalyan donanması tarafından tahrip edildi.
Türk tarihçileri bu bilginin izini sürdü ve Çeşme-Alaçatı’da vericimizin enkazına ulaştı. İlgilileri bilgilendirdi.
Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Harbiye Nezareti düşmanın öncelikli olarak hangi bölgelere çıkartma yapılabileceğini değerlendirdi. Bunlar Çanakkale, İskenderun ve İzmir’di.
1656 ‘da İzmir Körfezinin en stratejik bölgesine inşa edilmiş olan Sancakkale merkezli savunma planı hazırlandı. İnciraltı- Narlıdere hattına 48 toplu 11 batarya yerleştirildi. Körfezin kritik arazi kesimine Mayın hatları, Işıldaklar konuldu.
5 Mart 1915’de İzmir’e saldıran İtilaf donanması, bataryalarımızın ateşi ve mayın hatlarımız karşısında gemi kayıpları vermeye başladı ve geri çekilmek zorunda kaldı.
İtilaf donanması Çanakkale deniz savaşından önce ilk yenilgisini İzmir’de aldı. Bu gerçek bilinemeden günümüze gelindi. İzmir savunması tarih müfredatına girmedi.. Birinci Dünya Savaşı yıllarında İzmir’de üç Tayyare Bölüğümüzün görev yaptığına ise hiç değinilmedi.
Tarihçilerimiz bu hadiselerin kanıtlarını Sancakkale’de buldu. Kayıp kitabelerin peşine düştü. İlgilileri bilgilendirdi.
Mordoğan, Menteş,Uzunada, Kilizman, Yenikale ve Foça’da Krupp top bataryaları bulundu .
Bunların bir kısmı İzmir’i korumuş olan gazi bataryalarımızdı.
1-Dönemin askeri yapıları
A- Sancakkale, Sancakkale Cami,
B-Reşadiye Köşkü,
C-Şehzadepaşa Köşkü idi ve içine girilemiyordu.
2-A-İzmir’in Osmanlı döneminden kalma en eski Şehitliği Yenikale Şehitliği’nde tarih okuma yanlışlığı yapıldığı görüldü.
B-Menteş Kışlasında “Meçhul Üç Şehit” Türk askerinin, bir Meçhul Alman Subayın mezarının bulunduğu tespit edildi
C-Urla Karantina Adası Mezarlığında “Meçhul İki Şehit” Türk askerinin mezarı arandı .
Araştırmamız İzmir Körfezinin Koruma altına alınması gereken Tarihi savaş alanı olduğunun kanıtlarını sunmakta, İzmir’in 1914-1918 dönemi tarihini ve günümüzdeki izlerini araştırmaktadır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
CELAL ÖCAL
Hoş Geldin Atatürk’ün Yadigârı 20’nci Türk Tarih Kongresi
1931 yılında Gazi M. Kemal ATATÜRK’ün direktifleriyle kuruldu. Türk Tarih Kurumu Türk tarihi ve Türkiye tarihine dair güncel araştırmaların sunulduğu Türk Tarih Kongresinin birincisi 1932 yılında, ikincisi 20-25 Eylül 1937’de Dolmabahçe’de yapıldı. Çok sayıda yabancı bilim insanının katıldığı kongre uluslararası bir boyut kazandı.
20’nci Türk Tarih Kongresi 26 Ekim 2026 günü Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Bilkent yerleşkesinde ANKARA’da başlıyor. 29 Ekim cumhuriyet Bayramı Özel Oturumuyla devam edecek olan Kongre 30 Ekim’e kadar devam edecek. Çok sayıda bildiri sunulacak
Türk Tarih Kongresi Atatürk’ün Türk milletine armağan bıraktığı kurumların başında gelir. Tarih severler özellikle kongre programını takip ederler ve Türk tarihiyle ilgili çalışmalarını kongrede paylaşmağa özen gösterirler.
Hazırlanan tebliğin kabul edilmesi büyük başarı ve iftihar sebebidir.
Sunum yaparken o çok iyi bildiğiniz fotoğraf gözlerinizin önüne gelir. Atatürk’ün karşı balkondan sizi dinlediğini hayal edersiniz heyecan duyarsınız. Bu duyguyla Türk Tarih Kurumunun üç etkinliğine katkıda bulundum.
Türk tarihinin bilinmeyen yönlerini araştırma ve kongrede dünya ile paylaşmak Atatürk’ün yapılmasını istediği çalışmalardı.
-Kut’ül Amare savaşında Türk Hava Kuvvetlerinin hangi Tayyare Bölüğü görev yapmış ne gibi hizmetlerde bulunmuştu?
Türk Tarih Kurumunun 20-22 Aralık 2017 ‘de İstanbul’da düzenlediği 100.Yılında Uluslar arası Bağdat ve Kut’ül Amare Sempozyumu’nda “Kut’ül Amare semalarında hava muharebeleri” tebliğim bu konuyu aydınlatmaya yönelikti.[1]
-Birinci Dünya Savaşı dönemi İzmir tarihi araştırmam İzmir’de 370 yıldır varlığını sürdüren Gazi Sancakkale’yi ortaya çıkarttı. ,.
1-5 Ekim 2018’de Ankara’da 18nci Türk Tarih Kongresinde “103 Yıldır bilmediğimiz gerçek İtilaf Donanmasının İzmir’i işgal girişimi” tebliğim bu konuyu dünyaya duyurdu.,.[2]
-İzmir İktisat Kongresi sadece bir kongre değildi. Atatürk silah arkadaşı ressam Nazmi Çekli’den Kongrede resim sergisi açmasını istemişti.
19-22 Temmuz 2023 de İzmir İktisat Kongresinin 100’ncü yılı onuruna düzenlenen Türkiye İktisat Kongresi’nde “İzmir İktisat Kongresi Nazmi Çekli resim sergisi” tebliğini sundum.[3]
Türk Tarihinin bilinmeyen üç yönü Türk Tarih Kurumunun etkinliğinde Atatürk’e armağandı.
Türk Tarih Kongreleri bilinmeyenin öğrenildiği, unutulanların hatırlatıldığı çok önemli mekân olma özelliği taşır.
Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi konu başlıkları içinde, Kongre’de Kıbrıs Barış Harekâtının en önemli isimlerinden Gazi General Cemal Ergun ERUÇ Paşa şeref misafiri olarak davet edilmeli ve konuşma yapması istenmeliydi.
Kıbrıs Barış Harekâtı ayrı bir bölümde değerlendirilmeli tebliğler sunulmalıydı.
Bölücü Terörle Mücadele de ayrı bir bölümde değerlendirilmeli Osman Pamukoğlu, Engin Alan, Yörük Ali Paşa, Orkun Özeller de tebliğ sunmalıydı.
Mora’da uğradığımız katliam, Milli Şehit Kanunları değerlendirilmeli, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey ve arkadaşları anlatılmalıydı.
Çanakkale Savaşlarının son araştırmaların ışığında Antalya ve İzmir’le birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmalıydı.
Osmanlı döneminin anıtkabiri özelliğinde ki Abide-i Hürriyet Anıtı şehitliğinin içinde bulunduğu olumsuz durum seslendirilmeli, tarihi mekânların yaşatılması yönünde bilgi paylaşılmalıydı.
Kasımpaşa’daki Divanhanenin “Osmanlıdan Cumhuriyete Divanhane ve Bahriye Nezareti Müzesi” olması gerektiği yönünde tebliğlerde tartışılmalıydı.[4]
Bu konuları İşgal ve Protesto[5] eserinden tanıdığımız ve güvendiğimiz Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Haluk Selvi’nin bilgisine sunuyor, başarılar diliyorum .
…
Türk tarihi karanlıkta kalmış birçok konuyu kapsar. Bu yönde Osmanlı’da ilk haberleşme unsurlarından olan Çeşme Alaçatı vericisinin izini sürdüm. Vericimizin enkazına ulaştım. Elimdeki bulgu ve belgeler İzmir Körfezinin koruma altına alınması gereken tarihi savaş alanı olduğunu gösteriyordu.
20’nci Türk Tarih Kongresi için “Osmanlı döneminde İzmir’de haberleşme Çeşme Alaçatı-Libya Telsiz Telgraf istasyonu, İzmir Körfezi bataryaları ve unsurları” tebliğini hazırladım.
Bu tebliğimi 20’nci Türk Tarih Kongresinde sunmam mümkün olmadı.
Bildiri özetini okuyucularımla paylaşıyorum.
II. Abdülhamid devletin Kuzey Afrika’daki son toprağı olan Libya ile haberleşmeye önem veriyordu. Dönemin en modern haberleşme cihazı Telsiz Telgraf’tan yararlandı. Alman Telefungen şirketiyle anlaşma yaptı.
İlk olarak Fethiye (Megri) Patara ( 1905) Urfele, Çeşme Alaçatı Mısrata (1910)’da Gelemiş (Kaş)-Derne Telsiz istasyonları kuruldu..
Sistem çok başarılı oldu büyük moral sağladı.Haberleşme şifreli yapılıyor, İtalyanların mesajları da elde ediliyordu.
İtalya ile savaş çıkmasının ardından vericilerimiz İtalyan donanması tarafından tahrip edildi.
Türk tarihçileri bu bilginin izini sürdü ve Çeşme-Alaçatı’da vericimizin enkazına ulaştı. İlgilileri bilgilendirdi.
Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Harbiye Nezareti düşmanın öncelikli olarak hangi bölgelere çıkartma yapılabileceğini değerlendirdi. Bunlar Çanakkale, İskenderun ve İzmir’di.
1656 ‘da İzmir Körfezinin en stratejik bölgesine inşa edilmiş olan Sancakkale merkezli savunma planı hazırlandı. İnciraltı- Narlıdere hattına 48 toplu 11 batarya yerleştirildi. Körfezin kritik arazi kesimine Mayın hatları, Işıldaklar konuldu.
5 Mart 1915’de İzmir’e saldıran İtilaf donanması, bataryalarımızın ateşi ve mayın hatlarımız karşısında gemi kayıpları vermeye başladı ve geri çekilmek zorunda kaldı.
İtilaf donanması Çanakkale deniz savaşından önce ilk yenilgisini İzmir’de aldı. Bu gerçek bilinemeden günümüze gelindi. İzmir savunması tarih müfredatına girmedi.. Birinci Dünya Savaşı yıllarında İzmir’de üç Tayyare Bölüğümüzün görev yaptığına ise hiç değinilmedi.
Tarihçilerimiz bu hadiselerin kanıtlarını Sancakkale’de buldu. Kayıp kitabelerin peşine düştü. İlgilileri bilgilendirdi.
Mordoğan, Menteş,Uzunada, Kilizman, Yenikale ve Foça’da Krupp top bataryaları bulundu .
Bunların bir kısmı İzmir’i korumuş olan gazi bataryalarımızdı.
1-Dönemin askeri yapıları
A- Sancakkale, Sancakkale Cami,
B-Reşadiye Köşkü,
C-Şehzadepaşa Köşkü idi ve içine girilemiyordu.
2-A-İzmir’in Osmanlı döneminden kalma en eski Şehitliği Yenikale Şehitliği’nde tarih okuma yanlışlığı yapıldığı görüldü.
B-Menteş Kışlasında “Meçhul Üç Şehit” Türk askerinin, bir Meçhul Alman Subayın mezarının bulunduğu tespit edildi
C-Urla Karantina Adası Mezarlığında “Meçhul İki Şehit” Türk askerinin mezarı arandı .
Araştırmamız İzmir Körfezinin Koruma altına alınması gereken Tarihi savaş alanı olduğunun kanıtlarını sunmakta, İzmir’in 1914-1918 dönemi tarihini ve günümüzdeki izlerini araştırmaktadır.
____________________________________________
[1]https://www.academia.edu/77974740/_Kutulamare_semalar%C4%B1nda_hava_muharebeleri_Academia_Edu
[2] 1-XVIII.Türk Tarih Kongresi “103 yıldır bilmediğimiz gerçek. İtilaf Donanmasının İzmir’i işgal girişimi.
https://www.youtube.com/watch?v=_geR3evKNTs
[3] https://ttk.gov.tr/wp-content/uploads/2024/06/Izmir-Iktisat-Kongresi-Nazmi-Cekli-Resim-Sergisi.
[4] Osman Öndeş https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kasimpasadaki-divanhane-kuzey-deniz-saha-komutanligi-karargah-binasi-hakkinda-5872
[5] Haluk Selvi-İşgal ve Protesto,Değişim Yayınları 2007