Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Celal Öcal

bursaarena.com.tr - Celal Öcal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Celal Öcal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CELAL ÖCAL yazdı: "İzmir İktisat Kongresi’nde  Açılan Nazmi Çekli Resim Sergisi" Haber

CELAL ÖCAL yazdı: "İzmir İktisat Kongresi’nde Açılan Nazmi Çekli Resim Sergisi"

Cumhuriyet dönemi İktisat tarihimizin başlangıcı, İstiklal Savaşımızı zaferle sona erdirmemizden 5 ay sonra Atatürk’ün düzenlediği İzmir İktisat Kongresidir. Atatürk, İzmir İktisat Kongresinin planlamasını yaparken muhtemelen kongrenin halkın ilgisini çekecek özellikte olması gerektiğini, açılacak bir resim sergisinin kongreye renk katacağını düşünür. Bunun için Manastır’dan okul ve silah arkadaşı Yüzbaşı Nazmi Çekli’yi hatırlar. İzmir İktisat Kongresi’nde resim sergisi açmasını ister. Harpten henüz çıkılmıştır ve Nazmi Çekli’nin elinde resim yoktur, hemen hazırlığa başlar. Çekli, Büyük Taarruz öncesi birliğiyle katıldığı Ilgın manevrasını çizmeye karar verir. Sergi için başka natürmort, peyzaj tablolar da hazırlar. Devir Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni kurulduğu, Rus ve Azerbaycan Cumhuriyetleri tarafından tanındığı dönemdir. Ruslar İzmir ve İstanbul’u geri alacak askerimizin olmadığını ileri sürmüş asker gönderme teklifinde bulunmuşlardır. Atatürk kabul etmez yeni kurulan Cumhuriyetin gücünü göstermek istemektedir. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa büyük taarruz öncesi ordunun hazırlıklarını denetlemek istediği Ilgın manevrasına Rus elçisi ARALOF’u,, Azerbaycan Büyükelçisi İbrahim ABİLOV’u da götürür. 28 Mart-4 Nisan 1922 de Sivrihisar-Çay-Akşehir-Ilgın-Konya üzerinden cephe ve çephe gerisi ziyaretiyle misafirlerine Türk ordusunun gücünü gösterir. Batı Cephesi Karargahı Akşehir’den hareket ederek Ilgın’a ulaşan Mustafa Kemal Paşa, beraberinde İsmet Paşa, Rus Büyükelçisi Aralov, Ateşemiliter Zyanov, Azerbaycan Büyükelçisi Abilov ve Ataşemiliter Askerov, Başyaver Salih karşılama mahalli Kocaçayır’a gelir. Orada bulunan erkan ve memurlara bol bol iltifat eder. Halkla konuşur. Bu arada karşılama güzergahına koşan minik öğrencilerin önünde durur ”Nasılsınız küçük hanımlar, efendiler?..” diyerek gönüllerini alır. 5. Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Paşa, Mustafa Kemal Paşa yaklaşınca yalın kılıç yanına koşar ve tekmil verir. Kaplıca Meydanındaki birlikler Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa tarafından teftiş edilir ve küçük bir manevra ile resmigeçit yapılır. Sovyet Rusya Büyüelçisi S.İ.Aralov, Azerbaycan büyükelçisi İbrahim Abilov her iki elçiliğin ateşelerinin de bulunduğu bu manevrada atlıların süratle açılıp yayılması heybetli olur. Birkaç bin atlının dörtnala yaptığı resmigeçit herkesi heyecana boğar. Mustafa Kemal Paşa “Askerler Savaş artık bizim yüzümüze gülmeye başladı. İngilizlerin boğazlanmak üzere gönderdiği Yunanlıları yeniyoruz. İngiliz emperyalistleri bizi yok etmek istiyorlar, ama bunu başaramayacaklar. Türk halkı, Türk ordusu, kendi bağımsızlıkları için savaşa girişmiş bulunuyor ve düşmanlarını kendi kutsal topraklarından atacaktır” der. Sovyet Büyükelçisi Aralov at üzerinde “Yiğit ve soylu erler. Size Kızılordu askerlerinin selamını getirdim” konuşması yapar. Mustafa Kemal Paşa Fahrettin Paşa’ya bir şeyler söyler. Fahrettin Paşa’nın elini kaldırması üzerine süvariler “Kızılordu şerefine “çok yaşa” der. Aralov “Rus işci ve köylüsü iktidarı eline alarak yeni bir devlet kurmaktadır. Sevgili dostlarım sizin de yeni Türkiye’nin düşmanlarını yenmenizi, aziz yurdunuzu kurtarmanızı, İstanbul ve İzmir şehirlerini geri almanızı dilerim. Kızılordu soylu davranışınızla sizin de orduya ve bağımsız Türkiye’ye şeref kazandıracağınıza inanmaktadır” bu konuşma “Yaşa” sözleriyle kesilir. Fahrettin Paşa, General Budyonny’e selamlarını iletmesini rica eder.[1] Nazmi Çekli, Piyade Subayı olarak içinde bulunduğu bu resmi geçiti tuvale döker. Hatıralarda yaşayan bu tarihi olay, Mustafa Kemal Paşa, heyeti, farklı başlık ve kıyafetleriyle dikkat çeken Rus ve Azerbaycan Büyükelçileri, Türk ordusunun disiplin ve gücü, renk armonisi tabloda çok güzel yansıtılmıştır. İlgili bazı kaynaklarda tablonun adının “Çal’da büyük resmigeçit” olarak verilmesi yanıltıcıdır. Olayın Denizli’nin kazası Çal’da geçtiğini düşündürmektedir ki doğru değildir. Denizli Çal’da değil Afyon Çay’da gerçekleşmiştir. İzmir İktisat Kongresinde açılan Nazmi Çekli’nin kişisel sergisi büyük ilgi görür. Atatürk “Çay’da büyük resmigeçit” tablosunu çok beğenir. Silah arkadaşının elini sıkar[2]. İzmir İktisat Kongresi Gümüş Madalyasıyla ödüllendirilir [3], tablo Çankaya’ya alınır. İzmir İktisat Kongresinde Nazmi Çekli’nin resim sergisi açtığı bilgisi Mümtaz Sağlam’ın İzmirli ressamlar Ansiklopedisinde Gültekin Elibal yorumlamıştır. İzmir’in Yunanlılardan kurtarılmasından sonra General Kazım Karabekir başkanlığında toplanarak açılan İktisat Kongresinde sergilediği tabloları ile büyük takdir kazanan Çekli’nin Atatürk tarafından eli sıkılarak gümüş madalya ile değerlendirilmiş olması, başlı başına bir olay olarak değerlendirilmelidir. Piyade Binbaşısı Çekli, yine bu tarihler arasında İzmir’de her yıl resim sergisi açarak halka güzel sanatları tanımaya ve sevdirmeye çalışmıştır.” Çay’da büyük resmigeçit” tablosunu bizzat Atatürk almış Çankaya köşküne götürerek bir salona asmıştır.. bilgisi verilen sanatçı yirmiyi aşkın büyük boyutlu tablosunu Milli Savunma Bakanlığı kuruluşları, Başbakanlığa da “Yıldız bahçesi” adını taşıyan resmini ileterek kimliğini notlamıştır. Ancak tablonun fotoğrafı bu kaynakta verilmez. Asker Ressamlar[4] kitabında “İzmir İktisat kongresinde sergilediği büyük boyutlu tabloları Atatürk’ünde beğenisini kazanmıştır.” bilgisi ile paylaşılmış olsa yine fotoğraf kullanılmaz. Unutulmuş olan bu tablo, 2014 yılına kadar meçhul kalır. Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonunu düzenleyen Ömer Faruk Şerifoğlu [5] tabloyu görür, tablo da imza yoktur arkadaşlarıyla araştırarak tablonun Nazmi Çekli’nin eseri olduğunu belirler ve hazırladığı kitaba alır. Fotoğrafını paylaşır. “Çay’da Büyük Resmi Geçit” tablosu Türkiye İktisat Kongresinde tebliğ konusu olur[6]. Atatürk’ün bu konuda ki uzak görüşü Türk resim sanatının yeni eserler kazanmasının önünü açmış, İzmir İktisat, Kongresine ayrı renk katmıştır. Türkiye Cumhuriyetinde ilk resim sergisinin 17 Şubat 1923’de İzmir’de, Nazmi Çekli tarafından açıldığı Türk Resim tarihine yazılır. Bu bilgi her 17 Şubat’ta Türk Ressamlarının “Atatürk’e Saygı” resim sergisi açılması gerektiği ilhamını vermektedir. Nazmi Çekli “Çay’da büyük resmi geçit” .[7] Tuval üzerine yağlı boya 80x120 1959 Tereke Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonu Nazmi ÇEKLİ İzmir 1884-İstanbul 1958 [8] 1884’de İzmir’de doğdu.1909’da Manastır Askeri İdadisi Mektebini bitirdi. 3 yıl Serez İdadisinde resim öğretmenliği yaptı. .Balkan Savaşı,Yemen,Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda görev aldı.1931’de binbaşı rütbesiyle emekli olduktan sonra İzmir’e yerleşti.1941’e kadar İzmir Eşref Paşa Zührevi Hastalıklar Hastanesinde çalıştı, 1958 yılında İstanbul’da vefat etti. Nazmi Çekli’yi, saygı ve rahmetle anıyoruz. ____________________________________ [1] Cemal Güven-Uluslar arası Toplum araştırmaları dergisi.Yıl 7 Cilt 7 Sayı:13Aralık 2017 [2] Mümtaz Sağlam-İzmir’li Ressamlar Ansiklopedisi.S.18 İzmir Büyükşehir Belediyesi 2001. [3] Arkas sanat Merkezi,Asker Ressamlar,Nazmi Çekli, s.190-191 [4] Asker Ressamlar,Arkas S.190 . [5] Ömer Faruk Şerifoğlu,Çumhurbaşkanlığı Resim Koleksiyonu 1, 2014 [6] Celal Öcal-İzmir İktisat Kongresi Nazmi Çekli Resim Sergisi.19-20 Temmuz 2023 [7] Şerifoğlu Ömer Faruk , Cumhurbaşkanlığı Resim Koleksiyonu C.1, 2014 ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

CELAL ÖCAL: Soru 1- Birinci Dünya Harbinde Savaştığımız Cepheleri Yazınız Haber

CELAL ÖCAL: Soru 1- Birinci Dünya Harbinde Savaştığımız Cepheleri Yazınız

Bizim zamanımızda tarih öğretmenimiz imtihanda -Birinci Dünya Harbinde savaştığımız cephelerin adlarını yazınız.. Diye sorar, bilmeyenler sınıf geçemezdi. On dört cephe adını yazmak gerekiyordu. Günümüzde bu isimleri sayabilen çok azalmıştır. En fazla Çanakkale, Sarıkamış ve Irak Kutü’l-Amâre adları hatırlanır. Diğer cephe isimleri bilinmez. Anma törenleri Çanakkale ağırlıklı olarak yapıldığını gördüğünüzde “Benim dedem Trablusgarp’ta şehit düşmüş anılmayı hak etmiyor mu?” Sorusunu kendinize sorarsınız, ilgililerden hayal kırıklığı ve üzüntü yaratmayan bir cevap almanız da mümkün değildir. Son yirmi yılda yapılan tarih araştırmaları bilinmeyen cephelerin varlığını ortaya çıkarmıştır. 1-Dedesi Sarıkamış şehidi olan Prof. Dr. Bingür Sözmez’in yoğun çalışmaları ile Sarıkamış Cephesi. 2-Birinci Dünya Savaşının şartlarının açılmasını zorunlu kıldığı Gence ve Bakü’yü işgalden kurtaran Kafkas İslam Ordusu Cephesi. 3-Sualtı tarih araştırmacısı Mustafa Aydemir’in dünyada ilk uçak gemisi batırma şerefinin Türk topçusuna ait olduğunu ortaya koyduğu, Topcu Yzb. Mustafa Ertuğrul Bataryasıyla taçlanan Antalya Cephesi. 4-Necmi Ülker Askeri Tarih seminerinde sunduğu “İzmir Sancakkalesi ve Şehitliği” [1] tebliği ile İzmir’de 1656 yılında inşa edilmiş Sancakkale’nin varlığı ve Yenikale Şehitliği ile İzmir Sancakkale Cephesi varlığı ortaya çıkmıştır.. Bingür Sönmez hocamızın gayretleriyle Sarıkamış Dayanışma Grubu kurulmuş 2003 yılında Gönüllü arkadaşlarıyla başlattığı Sarıkamış Şehitlerini Anma Yürüyüşleri kurumsallaşmış tüm ülkeye mal olmuş, Sarıkamış Deniz Şehitleri için de Anma törenleri düzenlenmeye başlamıştır. Konunun önemini anlatan 880 sayfalık SARIKAMIŞ-KAFKAS CEPHESİ eseri yazılmıştır.[2] Sarıkamış Şehitleri Devlet töreni düzeyi ile anılmaktadır. Savaş devam ederken durumu değerlendiren Enver Paşa Azerbaycan Cumhuriyetinin kuruluşunun temellerini atan yeni bir cepheyi açtırarak Kafkas İslam Ordusunu kurdurmuş. Kafkas Cephesiyle birlikte Sarıkamış Cephesinin varlığı da ortaya çıkmıştır. Mustafa Aydemir’in 1997 yılında su altında gördüğü bir batık ve devamında bulduğu iki batık Birinci Dünya Savaşının unutulmuş Antalya Cephesinin varlığını ortaya çıkarmıştır.. Mustafa Aydemir, Antalya Cephesinin tarihini yazdığı “Ben Bir Türk Zabitiyim Batıktan Çıkan Kahraman Topcu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (Aker)” eserinde[3] “O Dört küçük topu ve kocaman yüreğiyle İngilizlerin dev uçak gemisi Ben My Chree’yi Meis’de sulara gömmüş, bir diğerini savaş dışı bırakmış, çok sayıda irili ufaklı tekneyi ve Fransız topcu bataryalarını top ateşi ile yakmış. Akdeniz sahillerimizde ölüm kusan Fransız gemileri Paris II ve Alexandra’yı Kemer’de batırmıştır” . Yerel ve Askeri yönetimler bu tarihi olayı sahiplenmiş Kaş Belediyesi ,Muratpaşa Belediyesi, Antalya Ticaret Odası, Kemer Kaymakamlığı, Deniz Kuvvetleri Birlikleri, Antalya Jandarma Komutanlığı emrinde Komandolar “Topcu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (Aker) ve Arkadaşları” için Anma Etkinlikleri düzenlemeye başlamıştır. Celal Öcal’ın yazdığı “Birinci Dünya Savaşında İzmir Savunması”[4], “Dünya Savaşından kurtuluşa İzmir [5]” kitapları, XVIII nci Türk Tarih Kongresinde sunduğu “103 yıldır bilmediğimiz gerçek İtilaf Donanmasının İzmir’i işgal girişimi” tebliği verdiği Konferanslar yazdığı makaleler ilgili makamlara sunduğu dilekçelerle Birinci Dünya savaşı döneminde İZMİR CEPHESİNİN varlığı ortaya çıkmıştır. Bu gerçeği çok önemli bulan bir kısım Vakıf, Sendika ve Derneklerin katılımıyla SANCAKKALE Dayanışma Grubu kurulmuş, 2021 yılından beri her 10 Mart’ta Yenikale Şehitliği önünde anma töreni başlamıştır. Ancak İzmir Valiliğinin, TSK’nın törenlere hiçbir katkısı olmadığı gibi Sancakkale’yi Hünkar Camiini ziyarete izin verilmemekte, Devlet töreni yapılmamaktadır. Birinci Dünya Savaşı döneminde kurulan 5’inci Ordu’nun yetki alanı Çanakkale-İzmir-Antalya bölgelerini kapsıyordu. Savaş sadece Çanakkale‘de olmadı, İzmir Cephesi’nde, Antalya Cephesi’nde de gerçekleşti. İtilaf donanması Çanakkale deniz savaşından önce İzmir’de yenilgiye uğradı gemi kayıpları vermeye başlayınca geri çekilmek zorunda kaldı. Bu sebeple Çanakkale Cephesi’nin Antalya ve İzmir cepheleriyle birlikte anılması gerekir. Beşinci Ordu’nun 14ncü Kolordusu, 10ncü Fırka, Müstahkem Mevki Komutanlığı İzmir’de idi. 1656 yılından beri İzmir’i ve Türkiye’yi koruma görevini sürdüren Sancakkale Birinci Dünya Savaşı döneminde havadan ve denizden İzmir’i bombalayan İtilaf donanmasına karşı Türkiye’yi savundu. İngiliz monitörü M30, Okino, Fransız Casablanca gemilerini kaybedince geri çekilmek zorunda kaldı. Bu sebeple Çanakkale Cephesinin üç isim altında Antalya ve İzmir cepheleriyle birlikte anılması gerekiyordu.. Bunlara göre. 1-Avrupa Cephesi: A-Galiçya, B- Romanya, C-Makedonya. 2-Libya Cephesi 3-Hicaz - Asir-Yemen Cephesi 4-Suriye - Filistin - Sina Cephesi 5-İran Cephesi 6-Irak Cephesi Kut’ül-Amare 7-Sarıkamış-Kafkasya Cephesi . Kafkas İslam Ordusu Gence-Bakü 8-Çanakkale Cephesi İzmir Cephesi, Antalya Cephesi. Olarak bilinmesi gerekiyor. Birinci Dünya Harbinde Türk ordusu birçok cephede Bulgaristan, Avusturya-Macaristan ve Almanya askerleriyle kader birliği yaptı. Türk ordusu iç isyanlar ve bir kısım Ermenilerin, Arapların ihanetini yaşadı. Birinci Dünya Savaşının 100’üncü yıldönümü dünya genelinde çok büyük etkinliklerle anıldı. .Bu törenlerin en düşündürücü olanı İngiliz ordusu için hizmet ederken ölen at ve eşeklerin profil resmi çizilerek anıldığı törendi Devlet nezdinde “sadece insanının hakkını teslim etmek yetmez, senin için canını vermiş hayvanları da anmak görevindir” mesajı veren bu tören ibret verici olmuştur.. Büyük savaşta yük hayvanlarının da unutulmamasıyla “biz büyük devletiz unutmayınız” denilmiştir. Türk tarihçileri yaptığı araştırmalarla ulaştığı bilgilerin resmi kaynaklarda karşılığının bulunmadığını görürken infial duymaktadır. 10 Mart 1915’de Muin-i Zafer Bölüğü, Işıldak Bölüğü Şehitleri, Urla Karantina Adası Mezarlığında iki, Menteş’te üç Meçhul Türk Askeri’nin,bir Alman subayının mezarı hakkında resmi makamların tatmin edici cevabına ihtiyaç vardır. Birinci Dünya Savaşından yenik olarak çıkmış olsak da gençlerimize Türk Devleti, Türk vatanı için dedelerinin can verdiği cephelerin adlarını doğru öğretmek ve onlarında bilmelerini istemek zorundayız. Bu öncelikle kadirşinaslık ve vefa saygı gereğidir. Türk Milleti şehitlere hizmeti ibadet kabul eden inancın sahibidir. Doğruyu bileceksin, doğru bilgi vereceksin bu konuda zaaf kabul etmiyoruz cevap bekliyoruz. Yakınçağ tarihini anlatan kitaplarda müfredatta cephelerimizin adlarının yazılı olduğunu görmek istiyoruz. Türk Milli Eğitimi, yeni ortaya çıkarttığımız cephelerle Türk Milletinin 1’inci Dünya Savaşında savaştığı cepheleri bilmek ve öğretmek zorundadır. Birinci Dünya Harbinde savaştığımız cepheler arasına 1-İzmir Sancakkale Cephesini, 2-Antalya Cephesini, 3-Sarıkamış Cephesini, 4-Kafkas İslam Ordusu Cephesini saygı duruşuyla selamlayarak ilave ediyoruz; Birinci Dünya Savaşı’nın 100’üncü yılı hatırasına hazırladığımız çok özel tabloyu paylaşıyoruz. Savaş verdiğimiz cephelerin harp madalyasıyla ödüllendirildiğini gösteren dönemin bir dergisinde yer alan kompozisyonla süslü, çerçeveletip duvara asılacak güzellik ve değerde iftihar levhasında, “Türk Devleti ve Türk Ordusu yanında mücadele edenleri Saygı, Şükran ve rahmetle anıyoruz..[6]” denilmektedir. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız ______________________________________________________ [1] Necmi Ülker,Askeri Tarih Semineri 1983 [2] Bingür Sönmez,Sarıkamış-Kafkas Cephesi,Tarihci Kitapevi.2.Baskı. [3] Mustafa Aydemir,Ben bir Türk Zabitiyim.Pozitif Yayınları. [4] Celal Öcal,Birinci Dünya Savaşında İzmir Savunması,İleri Yayınları İstanbul,2015 [5] Celal Öcal,Dünya Savaşından Kurtuluşa İzmir (1914-1922) İleri Yayınları ,İstanbul 2024 [6] Yukarıda ki panonun çiziminde yardımcı olan Alper Sönmez ‘e teşekkür ederim.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.