Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Hastasıyız Babaaa! Boşanmanın da Böylesi..

Yazının Giriş Tarihi: 27.09.2026 00:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.09.2026 00:55

Boşanmanın da Böylesi
HASTASIYIZ BABAAA!

Sultanbeyli’de boşanma sonrası öyle bir jest yapıldı ki, insanın “Boşanmak mı, evlenmek mi?” diye kafası karışıyor!
Efendim, malumunuz…
Boşanmak deyince aklımıza ne gelir?
Mahkeme salonları…
Avukatlar…
“Çocuklar bende kalacak!”
“Hayır, bende kalacak!”
“Eşyalarımı isterim!”
“Ben de tazminat isterim!”
“Sen zaten yıllardır…”
Derken ortalık bir anda karışır.
Ama Sultanbeyli’de anlatılan bu olay, boşanma literatürüne adeta yeni bir sayfa açmış!
Çünkü burada taraflar kavga dövüş yerine oturmuş, konuşmuş ve anlaşmış.
Çocukların velayetinin anneye verilmesi konusunda ortak karar alınmış.
Buraya kadar her şey normal.
Asıl bomba bundan sonra geliyor!

İddiaya göre anne, evlilik ve boşanma sürecinde eşine karşı saygılı davranmış, herhangi bir tazminat veya maddi talepte bulunmamış.
Baba da demiş ki:
“Hanımefendi, madem böyle medeni bir şekilde ayrılıyoruz, ben de size küçük bir jest yapayım.”
Küçük jest dediği de ne?
Bir yazlık…
“Eh, yazın gider gelirsiniz.”
Sonra 12 daire…
“Bunlardan kira geliriniz olur.”
Yetmemiş…
Bir de lüks otomobil!
İşte o anda insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
“Baba, sen boşandın mı, yoksa TOKİ kampanyasına mı girdin?”

Normalde boşanma sonrası insanlar:
“Çocukların masrafı nasıl olacak?”
“Ev kimin?”
“Araba kimde kalacak?”
“Mahkeme ne karar verecek?”
diye düşünür.
Burada ise tablo biraz farklı:
- Çocuklar?
Anneye.
- Yazlık?
Anneye.
- 12 daire?
Anneye.
- Lüks otomobil?
Anneye.
Baba ne yaptı?
Herhalde kapının önünde durup:
“Ben kendime bir çay koyayım bari…” dedi.

Şaka bir yana…
Bu olay gerçekten doğruysa, boşanma sonrasında bile medeni bir ilişkinin sürdürülebileceğini göstermesi açısından dikkat çekici.
Çünkü boşanmak, illa ki düşman olmak anlamına gelmez.
İnsanlar evliliklerini bitirebilirler ama çocuklarının anne ve babası olarak hayatlarının geri kalanında birbirleriyle iletişim kurmak zorunda kalabilirler.
Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda, anne ve babanın birbirine karşı saygısını koruması çok kıymetlidir.
Ama kabul edelim…
“Saygılı davrandım, tazminat istemedim; karşılığında 12 daire ve bir yazlık aldım.”
Bu cümleyi duyunca bizim mahalledeki vatandaşın gözleri fal taşı gibi açılır!

Adam eve gelir:
- Hanım, bugün boşanma haberini okudum.
- Eee?
- Kadın tazminat istememiş.
- Sonra?
- 12 daire almış.
- Sen ne diyorsun?
- Ben de sana yıllardır saygılı davranıyorum.
- Sen önce market poşetlerini mutfağa bırak, sonra 12 daireyi konuşuruz!

Velhasıl…
Boşanmanın da bir adabı, bir nezaketi, bir hukuku var.
Ama bu olay bize başka bir şeyi daha gösterdi:
Bazı insanlar boşanırken bile “Ben değil, biz” anlayışını öyle bir uyguluyor ki, geriye gerçekten “bizim” denecek bir şey kalmıyor!

Ve son sözümüz tabii ki başlıkta:
HASTASIYIZ BABAAA!
Çünkü herkes boşanır…
Ama herkes boşanırken yazlık + 12 daire + lüks otomobil paketini alamaz!
Ne diyelim?
Allah herkese gönlüne göre bir ayrılık…
Ama mümkünse…
12 daireli olsun!

Selâm ve dua ile..

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.