Doğuştan Cerebral Palsy ile yaşayan, tekerlekli sandalye kullanıcısı biri olduğumu birçok okurum biliyor ama yine de tekrar etmiş olayım.
1973 doğumluyum. Spastite dediğimiz kasılmayı önleyeceği düşünülen ve bugün renkli reçetelerle satılacak kadar ağır ilaçlar veriyordu bana gittiğimiz doktorlar o yıllarda… Spastik olma, cerebral palsy pek bilinmiyordu. Ya da biz bilene denk gelmemiştik; bilemiyorum.
Ben de uzun yıllar bu ilaçları kullandım.
Ta ki yolum Kalbiye Hocam ile kesişene kadar…
Kendisini okurlarıma tanıtmak isterim.
Prof. Dr. Kalbiye Yalaz, Türkiye’de Çocuk Nörolojisi bilim dalının kurulmasında ve gelişmesinde öncülük etmiş, tıp dünyasının duayen akademisyen ve hekimlerinden…
İlerleyen yıllarda adını kime söylesem, “Nörolojinin piri” sözünü duyduğum hocamın, Türkiye'de çocuk gelişiminin takibinde altın standart kabul edilen Denver II Gelişimsel Tarama Testi’nin Türkçeye uyarlanmasını, standardizasyonunu ve telifli eğitim programlarını hayata geçirdiği çalışmaları var.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan emekli olan Kalbiye Hocamız, Cumhuriyetin 100. yılına ithafen kaleme aldığı "Türkiye’de Çocuk Nörolojisinin Kuruluşu ve Gelişimi" isimli eseriyle tıp tarihine önemli bir yazılı kaynak kazandırmıştır.
Sayısız hekim yetiştiren Prof. Dr. Kalbiye Yalaz, epilepsi, nöromusküler hastalıklar ve çocukluk çağı nörolojik bozuklukları konusundaki teşhis ve tedavi çalışmalarıyla Türk tıbbına damga vurmuş isimler arasında yer almanın da ötesinde benim gibi birçok CP’linin hayatına dokunmuştur.
Ankara’daki muayenehanesinde kendisiyle tanıştığımda 9-10 yaşlarımdaydım. O günlerde severek izlediğim Adile (Naşit) Teyze gibi ufak tefek ve sevgi dolu bir kadın hatırlıyorum o çocuk hafızamda…
“Ah ne tatlı çocuk” diyerek ve her seferinde izin isteyecek kadar incelikle sarılıp sarılıp öpmüştü beni.
Kalbiye Hocamın, muayenenin ardından babama söyledikleri bizim için yol göstericiydi o gün:
“Oğlunuz, spastik… İlacı alacağız ve düzelecek diye bir şey değil bu… Bakın ben daha yeni bir tıp konferansından geliyorum. Beyin halen bizim için kapalı kutu ve mutlak bir tedavisi yok bunun. Bu işin en önemli tedavi yöntemi, uzun soluklu bir fizik tedavi süreci… Fizik tedaviyle ne kadar ilerleyebilirsek o kadar iyi… Beri yandan yürüyememeye de çok takılmamak gerek; zor, güç bela bir yürüyüştense tekerlekli sandalye ile hayatı kolaylaştırmak çok daha verimli olabilir.”
Onun bu yönlendirmesiyle ilk tekerlekli sandalyemin peşine düşmüştük.
Ve tabi fizik tedavinin…
Yine onun yönlendirmesiyle İstanbul’da, Prof. Dr. Hıfzı Özcan hocamızın kurduğu, bugün bu sahadaki referans kurum niteliğinde TSÇV Cerebral Palsy Türkiye olarak var olan, o günlerde Türkiye Spastik Çocuklar Derneği olarak faaliyet gösteren Küçük Çamlıca’daki dernekte aldık soluğu…
Bu yazı dolayısıyla halen İstanbul’da yaşayan Kalbiye Hocamla yazışıp yazımın taslağını kendisiyle paylaştım. Kendisinin benimle paylaştıklarını okurlarımla da paylaşmak isterim:
“Benim için önemli iki konuya yer vermişsiniz: Denver II ve Türkiye’de Çocuk Nörolojisinin Kuruluşu ve Gelişimi… Benim en çok değer verdiğim konudur, CP’nin ve erken tanı ve tedavisini sağlanabilmesi için doğumdan başlayarak her çocuğa uygulanması gereken Gelişimsel Tarama testi... 44 yıl önce Denver II eğitimine başlamıştım. GTT’ni güncelleyerek bilgisayar ortamında uygulanmasını sağlamak amacı ile Hacettepe Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi olarak YGTT (Yalaz Gelişimsel Tarama Testi)’ni uygulamaya sunuyoruz.
En önemli konu CP’ye neden olan konuların ışığında erken tanı ve erken tedavi ilkesini uygulamak.
Sizi 9-10 yaşından çok önce doğumdan hemen sonra görme fırsatım olsa idi başta fizik tedavi ve aileye verilen destek ile daha erken ve daha az engelle bu günlere ulaşmak mümkün olurdu demek isterim.”
Kendisine ifade ettiklerimi buradan tekrar edeyim:
“Bundan çok eminim hocam, biraz erken doğmakla beraber size de ne yazık ki geç ulaşmışız. Sizler cumhuriyetin altın neslisiniz hocam, o kuşak bambaşka... Keşke değerinizin daha fazla bilineceği o iklimi kaybetmeseydik... Her şey için gerçekten çok teşekkür ediyorum... İyi ki varsınız, iyi ki var oldunuz...”
Dediğim gibi, hocanın yönlendirmesiyle fizik tedavi almak üzere yola çıktık yıllar önceki o muayenenin ardından...
6 Ekim günü yeşil renkli kıyafet ya da aksesuarlarınızla çekmiş olduğunuz fotoğraf ve videolarınızla siz de Cerebral Palsy farkındalığınızı ortaya koyup desteğinizi ifade edebilir, paylaşımlarınızın daha geniş kitlelere ulaşması adına #BenzersizveBirlikteyiz #CerebralPalsyTR #WorldCerebralPalsyDay #DünyaCerebralPalsyGünü #6Ekim #SerebralPalsi #CerebralPalsy gibi etiketleri kullanabilirsiniz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ALPER ŞİRVAN
Adanmış Bir Ömür: Prof. Dr. Kalbiye Yalaz
6 Ekim, Dünya Cerebral Palsy Farkındalık Günü…
Doğuştan Cerebral Palsy ile yaşayan, tekerlekli sandalye kullanıcısı biri olduğumu birçok okurum biliyor ama yine de tekrar etmiş olayım.
1973 doğumluyum. Spastite dediğimiz kasılmayı önleyeceği düşünülen ve bugün renkli reçetelerle satılacak kadar ağır ilaçlar veriyordu bana gittiğimiz doktorlar o yıllarda… Spastik olma, cerebral palsy pek bilinmiyordu. Ya da biz bilene denk gelmemiştik; bilemiyorum.
Ben de uzun yıllar bu ilaçları kullandım.
Ta ki yolum Kalbiye Hocam ile kesişene kadar…
Kendisini okurlarıma tanıtmak isterim.
İlerleyen yıllarda adını kime söylesem, “Nörolojinin piri” sözünü duyduğum hocamın, Türkiye'de çocuk gelişiminin takibinde altın standart kabul edilen Denver II Gelişimsel Tarama Testi’nin Türkçeye uyarlanmasını, standardizasyonunu ve telifli eğitim programlarını hayata geçirdiği çalışmaları var.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan emekli olan Kalbiye Hocamız, Cumhuriyetin 100. yılına ithafen kaleme aldığı "Türkiye’de Çocuk Nörolojisinin Kuruluşu ve Gelişimi" isimli eseriyle tıp tarihine önemli bir yazılı kaynak kazandırmıştır.
Sayısız hekim yetiştiren Prof. Dr. Kalbiye Yalaz, epilepsi, nöromusküler hastalıklar ve çocukluk çağı nörolojik bozuklukları konusundaki teşhis ve tedavi çalışmalarıyla Türk tıbbına damga vurmuş isimler arasında yer almanın da ötesinde benim gibi birçok CP’linin hayatına dokunmuştur.
Ankara’daki muayenehanesinde kendisiyle tanıştığımda 9-10 yaşlarımdaydım. O günlerde severek izlediğim Adile (Naşit) Teyze gibi ufak tefek ve sevgi dolu bir kadın hatırlıyorum o çocuk hafızamda…
“Ah ne tatlı çocuk” diyerek ve her seferinde izin isteyecek kadar incelikle sarılıp sarılıp öpmüştü beni.
“Oğlunuz, spastik… İlacı alacağız ve düzelecek diye bir şey değil bu… Bakın ben daha yeni bir tıp konferansından geliyorum. Beyin halen bizim için kapalı kutu ve mutlak bir tedavisi yok bunun. Bu işin en önemli tedavi yöntemi, uzun soluklu bir fizik tedavi süreci… Fizik tedaviyle ne kadar ilerleyebilirsek o kadar iyi… Beri yandan yürüyememeye de çok takılmamak gerek; zor, güç bela bir yürüyüştense tekerlekli sandalye ile hayatı kolaylaştırmak çok daha verimli olabilir.”
Onun bu yönlendirmesiyle ilk tekerlekli sandalyemin peşine düşmüştük.
Ve tabi fizik tedavinin…
Yine onun yönlendirmesiyle İstanbul’da, Prof. Dr. Hıfzı Özcan hocamızın kurduğu, bugün bu sahadaki referans kurum niteliğinde TSÇV Cerebral Palsy Türkiye olarak var olan, o günlerde Türkiye Spastik Çocuklar Derneği olarak faaliyet gösteren Küçük Çamlıca’daki dernekte aldık soluğu…
Bu yazı dolayısıyla halen İstanbul’da yaşayan Kalbiye Hocamla yazışıp yazımın taslağını kendisiyle paylaştım. Kendisinin benimle paylaştıklarını okurlarımla da paylaşmak isterim:
“Benim için önemli iki konuya yer vermişsiniz: Denver II ve Türkiye’de Çocuk Nörolojisinin Kuruluşu ve Gelişimi… Benim en çok değer verdiğim konudur, CP’nin ve erken tanı ve tedavisini sağlanabilmesi için doğumdan başlayarak her çocuğa uygulanması gereken Gelişimsel Tarama testi... 44 yıl önce Denver II eğitimine başlamıştım. GTT’ni güncelleyerek bilgisayar ortamında uygulanmasını sağlamak amacı ile Hacettepe Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi olarak YGTT (Yalaz Gelişimsel Tarama Testi)’ni uygulamaya sunuyoruz.
En önemli konu CP’ye neden olan konuların ışığında erken tanı ve erken tedavi ilkesini uygulamak.
Sizi 9-10 yaşından çok önce doğumdan hemen sonra görme fırsatım olsa idi başta fizik tedavi ve aileye verilen destek ile daha erken ve daha az engelle bu günlere ulaşmak mümkün olurdu demek isterim.”
Kendisine ifade ettiklerimi buradan tekrar edeyim:
“Bundan çok eminim hocam, biraz erken doğmakla beraber size de ne yazık ki geç ulaşmışız. Sizler cumhuriyetin altın neslisiniz hocam, o kuşak bambaşka... Keşke değerinizin daha fazla bilineceği o iklimi kaybetmeseydik... Her şey için gerçekten çok teşekkür ediyorum... İyi ki varsınız, iyi ki var oldunuz...”
Dediğim gibi, hocanın yönlendirmesiyle fizik tedavi almak üzere yola çıktık yıllar önceki o muayenenin ardından...
Sonra ne mi oldu?
Sonrasını da haftaya anlatayım kıymetli okurum.
*****************************************************************************************************
Haftanın Notu:
6 Ekim günü yeşil renkli kıyafet ya da aksesuarlarınızla çekmiş olduğunuz fotoğraf ve videolarınızla siz de Cerebral Palsy farkındalığınızı ortaya koyup desteğinizi ifade edebilir, paylaşımlarınızın daha geniş kitlelere ulaşması adına #BenzersizveBirlikteyiz #CerebralPalsyTR #WorldCerebralPalsyDay #DünyaCerebralPalsyGünü #6Ekim #SerebralPalsi #CerebralPalsy gibi etiketleri kullanabilirsiniz.