Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yazar

bursaarena.com.tr - Yazar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yazar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA ARENA Yazar ve Şairleri 'Osmangazi 2. Kitap Günleri'nde okuyucularıyla buluştu Haber

BURSA ARENA Yazar ve Şairleri 'Osmangazi 2. Kitap Günleri'nde okuyucularıyla buluştu

Osmangazi Belediyesi’nin kültür faaliyetleri arasında yer alan ve ilki geçen yıl gerçekleştirilen “Osmangazi Kitap Günleri” Bursalı kitapseverlerden büyük ilgi aldı. Osmangazi Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte, birbirinden değerli yazar ve şairler okuyucularıyla bir araya geldiler. Bu vesileyle Bursalı kitapseverler aradıkları kitaplara kavuşmayla birlikte, sevdikleri isimlerle sohbet ve kitap imzalatma imkânına da kavuştular. Osmangazi Belediyesi ve Yayıncılar Kooperatifi (YAYKOOP) iş birliğiyle düzenlenen 2. Osmangazi Kitap Günlerine, bu yıl BURSA ARENA yazarlarımızdan AYTAÇ YILDIZ BOZKURT ve şairlerimizden ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT de katıldılar. Okuyucularıyla buluşup eserlerini imzaladılar. Konuşma standına davet edilen Şair Ömer Ekinci Micingirt “Bursa” başlıklı nefis bir şiiriyle programa renk kattı. Bursa’mızın sevilen seçkin şairi Micingirt okuyucularıyla sohbetlerde bulundu ve eserlerini imzaladı. Kitaplarına özellikle genç okuyucularının yoğun ilgi gösterdiği yazar Aytaç Yıldız Bozkurt da, çocuklarına kavuşmuş bir anne şefkatiyle genç okuyucularına sarıldı, onlarla güzel sohbetlerde bulundu ve O da eserlerini imzaladı. Kitapseverlerin yoğun ilgisi ve heyecan içerisinde bir hafta süren 2. Osmangazi Kitap Günleri etkinliğinin, her yıl eser sahibi yazar ve şairleri okuyucularıyla bir araya getirmeyi sürdüreceği öğrenildi. Osmangazi Belediyesi’nin Bursa halkı ve kültürüne verdiği bu düzeyli hizmetin tüm Belediyelere örnek olacağı bekleniliyor.

Kültürpark’ta edebiyat şöleni başladı Haber

Kültürpark’ta edebiyat şöleni başladı

8. İzmir Kitap Fuarı, Kültürpark’ta kapılarını açtı. 27 Eylül’e kadar sürecek fuarda, 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. Dokuz gün boyunca söyleşi ve imza günlerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 500 kültür-sanat etkinliği düzenlenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP - 8. İzmir Kitap Fuarı, Kültürpark'ta kapılarını açtı. İzmirlileri kitap, edebiyat ve kültür-sanat etkinlikleriyle buluşturacak fuarın açılış töreni, Kültürpark'ta gerçekleştirildi. Törene İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, TACT Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Didim Simsaroğlu, fuarın onur konuğu yazar, akademisyen ve psikolog Gündüz Vassaf'ın yanı sıra konsoloslar, yazarlar, sanatçılar ve çok sayıda İzmirli katıldı. Yaklaşık 200 yayınevi ve kurumun yer alacağı fuarda, 400'e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. İZKİTAP, dokuz gün boyunca 50'ye yakın söyleşi ve imza etkinliğinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 500 etkinlikle Kültürpark'ı edebiyatın önemli buluşma noktalarından biri yapacak. İZKİTAP, 27 Eylül tarihine kadar her gün 10.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek. Fuara giriş ücretsiz olacak. “İzmirliler Kültürpark’ta yıl boyu kitaplarla iç içe yaşıyor” Fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir’de okuma kültürünü güçlendirecek kamusal alanların sayısını çoğaltmak istediklerini belirtti. Büyükşehir'in Kültürpark’taki Hasan Âli Yücel ve İlber Ortaylı Kütüphanelerine dikkat çeken Yıldır, “Bu sayede İzmirliler Kültürpark’ta yıl boyu kitaplarla iç içe yaşıyor. İZKİTAP da bu hedefin en canlı buluşmalarından biridir” dedi. “Kitap dünyasını desteklememiz gerekiyor” Başkan Vekili Yıldır, kitabın toplumun ortak hafızasını oluşturan önemli bir kamusal alan olduğunu belirterek, “Bu kamusal alanın özgürlükle, demokrasiyle değerlendirilmesi gerekiyor. Kitap dünyasını, kültür-sanat etkinliklerini ve okuma kültürünü desteklememiz gerekiyor” dedi. Vassaf: Bu gezegen yok olana kadar, kalacak tek şey sanatımız İZKİTAP’ın bu yılki onur konuğu, psikolog, yazar ve akademisyen Gündüz Vassaf oldu. Açılış töreninde konuşan Vassaf, sanatın insanlığın ortak hafızasında kalıcı olduğunu belirterek, “Nice diller, nice dinler yok oldu. Her şey unutuluyor. Unutulmayan tek şey sanatımız. Bir gün bu gezegen yok olana kadar kalacak tek şey sanatımız” dedi. Sanatın insan için doğal bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Vassaf, çocukların doğuştan sanata yöneldiğini, ancak zamanla sanatın bir meslek ve tüketim nesnesine dönüştürüldüğünü ifade etti. Simsaroğlu: İnsan okumayı bırakırsa makinenin öğreneceği tek şey kendi yankısı olur TACT Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu, insanlığın hızlı bir çağ değişiminden geçtiğini belirterek, kitapların düşünce ve toplumsal hafıza açısından önemine dikkat çekti. Simsaroğlu, “Makine yazabiliyor, evet. Ne yazacağını bizim yazdıklarımızdan öğrendi. İnsan okumayı ve yazmayı bırakırsa makinenin öğreneceği tek şey kendi yankısı olur” dedi. Fuar kapılarını açtı Açılış konuşmalarının ardından Başkan Vekili Yıldır, onur konuğu Gündüz Vassaf’a plaket takdim etti. Protokol üyelerinin katılımıyla kurdelelerin kesilmesinin ardından İZKİTAP – 8. İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı. Ardından protokol üyeleri fuardaki stantları ziyaret ederek kitapseverlerle bir araya geldi. Kitap tutkunlarının buluşma noktası İZKİTAP, yayınevleri, sahaflar, sivil toplum kuruluşları, medya ve kültür kurumlarını bir araya getirirken, edebiyattan tarihe, çocuk ve gençlik yayıncılığından düşünceye uzanan zengin programıyla ziyaretçilerini ağırlayacak. Kitapseverler sevdikleri yazarlarla buluşurken yeni kitap ve yayınevlerini keşfetme fırsatı bulacak. Kent genelindeki okullardan gelecek öğrenciler de söyleşi ve imza etkinliklerine katılacak. İzmir Kent Kitaplığı ise yeni yayınları ve etkinlikleriyle fuarda yer alacak. Edebiyatın ünlü kalemleri okurlarıyla buluşuyor İZKİTAP’ın imza programında Ahmet Şerif İzgören, Ali Nesin, Aytül Akal, Başak Sayan, Behiç Ak, Ediz Hun, Feyza Hepçilingirler, Haydar Ergülen, Hidayet Karakuş, Işıl Işık, Mavisel Yener, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nilüfer Açıkalın, Polat Özlüoğlu, Pucca, Saygı Öztürk, Sinan Meydan, Suat Çağlayan ve Zeynep Oral’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim okurlarıyla buluşacak. Çocuk ve gençlik edebiyatının sevilen yazarları da fuar boyunca söyleşi ve imza etkinliklerinde yer alacak. Kültürpark’ta kitapla birlikte sergi zamanı İZKİTAP, Kültürpark’taki çeşitli sergilerle de ziyaretçilerini ağırlıyor. Atlas Pavyonu’nda “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi”, Pakistan Pavyonu’nda “Kültürpark 90 Yaşında”, eski Göl Gazinosu’nda “Açılışa Doğru” sergileri görülebilecek. “Sanatın Durakları – Hüseyin Terzioğlu Koleksiyonu” ise fuarın ilk üç gününde Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek. İZKİTAP ve Uluslararası İzmir Edebiyat Festivali aynı dönemde “Edebiyat İyileştirir” temasıyla 10’uncu kez düzenlenecek Uluslararası İzmir Edebiyat Festivali, 24-27 Eylül tarihlerinde Kültürpark ve Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Festival, Türkiye’den ve dünyadan yazar, şair, düşünür ve sanatçıları İzmir’de buluşturacak. Festivalin onur konukları Alberto Manguel ve Zülfü Livaneli olacak.

Akademisyen- Yazar Suay Karaman’a “Cumhurbaşkanına hakaret” davası açıldı Haber

Akademisyen- Yazar Suay Karaman’a “Cumhurbaşkanına hakaret” davası açıldı

Açılan davaya 6 yıl önceki paylaşımı gerekçe gösterildi. Akademisyen, yazar, Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) Genel Sekreteri ve 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı Başkanı Suay Karaman’a, sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla dava açıldı. Suay Karaman yaptığı açıklamada, davaya gerekçe gösterilen paylaşımı 11 yıl önce sosyal medya hesabından yaptığını, bu paylaşımı 6 yıl önce de tekrarladığını ve 6 yıl önce tekrar paylaşılan mesajın “Cumhurbaşkanına hakaret” davasına gerekçe yapıldığını söyledi. Suay Karaman, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde, Cumhurbaşkanının fotoğrafının yer aldığı ve üzerinde “Endonezya’dan dünyaya seslendi ‘Bizim tek derdimiz İslam, İslam, İslam’“ şeklinde yazı bulunan görseli paylaşarak şu yorumu yapmıştı: “Bizim de tek derdimiz İNSAN, İNSAN, İNSAN.. Ama hırsızlık yapmayan, Onuruyla yaşayan Vatanını satmayan.. Bizim diğer derdimiz VATAN, VATAN, VATAN.. Ama emperyalistlere satılmayan Sevr planları uygulanmayan Dostluk içinde yaşanan.." Bu paylaşımı nedeniyle Suay Karaman’ın, “Cumhurbaşkanına yönelik hakaret içerikli paylaşımda bulunmak suretiyle Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunduğu ve Cumhurbaşkanı’nın toplum nezdindeki itibarını zedelediği, böylece Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği” gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 299/1-2, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istendi. Davanın ilk duruşmasının 18 Eylül 2026 Cuma günü saat 13:45’de Ankara Adliyesi 90. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacağı bildirildi.

Mudanya Kitap Fuarı 8. kez kapılarını açtı Haber

Mudanya Kitap Fuarı 8. kez kapılarını açtı

Bursa'nın Mudanya ilçesinde geleneksel hale getirilen Mudanya Kitap Fuarı'nın bu yıl 8'incisi kitapseverlerle buluştu. Mütareke Meydanı’nda “Tahammül: Birlikte Yaşamak” temasıyla düzenlenen fuarın açılışına Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Hasan Öztürk'ün yanı sıra Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, meclis üyeleri, yazarlar, yayıncılar ve çok sayıda kitapsever katıldı. BEŞ GÜN BOYUNCA KİTAP, DÜŞÜNCE VE SANAT BULUŞACAK 13 Eylül'e kadar Mütareke Meydanı ve İsmet İnönü Parkı’nda düzenlenecek fuarda, 30’u aşkın yayınevi ve 40’tan fazla yazar, gazeteci, sanatçı ile akademisyen okurlarla bir araya gelecek. Program kapsamında söyleşiler, imza günleri, çocuk etkinlikleri, atölyeler, konserler ve stand-up gösterileri yer alacak. Fuar, her yaştan ziyaretçiye açık kapsamlı bir kültür ve sanat buluşması sunacak. BAŞKAN DALGIÇ: “BİRBİRİMİZİ ANLAMAYA VE DİNLEMEYE İHTİYACIMIZ VAR” Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, açılışta yaptığı konuşmada fuarların farklı düşünceleri bir araya getirdiğini ve insanları günümüzün sorunları üzerine düşünmeye çağırdığını söyledi. Kitapların başka hayatları, sesleri ve hikâyeleri anlamanın en güçlü yollarından biri olduğunu vurgulayan Dalgıç, toplumun en çok birbirini dinleme konusunda zorlandığını belirterek, Mudanya’nın belleğinde savaş, barış, göç ve karşılaşmaların yer aldığını hatırlattı. “KİTAP MUDANYA” MÜJDESİ Başkan Dalgıç, konuşmasında Mudanya’ya yeni bir kültür yatırımı kazandıracaklarını da duyurdu. Belediye bünyesindeki Kitap Mudanya adlı kitapçının, fuarın son günü olan 13 Eylül’de Hal Çarşısı’nda hizmete açılacağını açıkladı.b- Kitap Mudanya’nın yalnızca bir satış noktası değil, kentin kültür hayatına açılan kalıcı bir kapı olacağını belirten Başkan Dalgıç, kitap üretiminin büyük bir emek zincirine dayandığını vurgulayarak, ziyaretçilere kitap satın alma çağrısı yaptı. Kitap satın almanın yazardan yayıncıya, editörden çevirmen ve matbaacıya kadar tüm emekçilere destek anlamı taşıdığını söyleyen Başkan Dalgıç, fuar ziyaretçilerinden kitapları incelemelerini, konuşmalarını ve satın almalarını istedi. Açılış sonrasında fuar alanındaki stantları gezen Başkan Dalgıç, yayınevi temsilcileri ve kitapseverlerle bir araya geldi. Etkinlik, caz sanatçısı Ceren Toksöz’ün konseriyle noktalandı.

Akademisyen yazar Dr. GÜLÇİN ITIRLI ASLAN Bursa Arena'da.. Haber

Akademisyen yazar Dr. GÜLÇİN ITIRLI ASLAN Bursa Arena'da..

BURSA ARENA E'GAZETE, İkinci 10 Yılında da güçlenerek yayın hayatını sürdürüyor. Bu defa EGE ÜNİVERSİTESİ'nden değerli bir bilim insanı ve yazar arkadaşımız hizmet kervanımıza katıldı. Dr. GÜLÇİN ITIRLI ASLAN Gerek eğitim gerekse basın ve medya dünyasında başarılı çalışmalar sergileyen yazarımız, Bursa Arena Ailesi yazarları arasında toplumsal aydınlanma yolundaki faaliyetlerimize değerli katkılarda bulunacaktır. Tüm Okuyucularımız, yazar, şair, sanatçı ve diğer ekip arkadaşlarımız adına kendisini tebrik ediyor, başarılı yayınlar ve bol okuyucular diliyoruz. BURSA ARENA E-GAZETE Adına Hüsamettin Taşdemir. ..... Dr. GÜLÇİN ITIRLI ASLAN Kimdir Dr. Gülçin Itırlı Aslan, 1980 yılında İzmir'de doğdu. Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden mezun oldu; aynı üniversitede Biyoloji alanında yüksek lisansını, Biyoteknoloji alanında ise doktorasını tamamladı. Akademik kariyerine Ege Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak başladı; 2007–2010 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı'nda görev yaptı. Ardından İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi ve anabilim dalı başkanı olarak çalıştı; uzun yıllar tıbbi biyoloji ve genetik alanlarında lisans ve lisansüstü düzeyde dersler verdi. Lisansüstü eğitimlerinin yanı sıra Anadolu Üniversitesi'nde Kamu Yönetimi lisansını ve İş Sağlığı ve Güvenliği ön lisansını, St. Clements Üniversitesi'nde ise Psikoloji bölümünü tamamladı. Genetik, moleküler biyoloji ve biyoteknolojinin yanı sıra sosyoloji ve psikoloji alanlarında da çalışmalar yürüten yazarın, ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde çok sayıda bilimsel makalesi yayımlandı; çalışmaları yüzlerce atıf aldı. Gene ve Meta Gene gibi dergilerde editörlük, çeşitli uluslararası dergilerde ise hakemlik görevlerinde bulundu ve bilimsel çalışmalarıyla çeşitli ödüllere layık görüldü. Halen çeşitli gazetelerde köşe yazarlığını sürdürmekte olup, 2026 yılından itibaren Ege Üniversitesi EBİLTEM bünyesinde görev yapmaktadır.

Tevfik Fikret'e vefatının 111. yılında özel anma Haber

Tevfik Fikret'e vefatının 111. yılında özel anma

Türk edebiyatının önemli isimlerinden, şair, yazar ve öğretmen Tevfik Fikret, vefatının 111. yıl dönümünde Galatasaray Lisesi’nde düzenlenen törenle anıldı. Törene Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek ve kulüp yöneticileri de katıldı. İSTANBUL (İGFA) - Türk edebiyatının yanı sıra Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecine fikirleriyle katkı sunan, Galatasaray’ın önemli isimlerinden Tevfik Fikret, vefatının 111. yıl dönümünde düzenlenen törenle anıldı. Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’nda gerçekleştirilen anma programına; Galatasaray Lisesi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Reşat Dabak, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek, yönetim kurulu üyeleri, Divan Kurulu Başkanı Aykutalp Derkan, Galatasaraylılar Derneği Başkanı Metin Sinan Aslan, Galatasaray Eğitim Vakfı Genel Müdürü Murat Atalay, 1905 GSYİAD Başkanı Murat Sancaktar ve kulüp üyeleri katıldı. TEVFİK FİKRET’İN HAYATI ANLATILDI Programda, Tevfik Fikret’in yaşamı, edebi kişiliği ve Galatasaray camiasındaki yeri üzerine hazırlanan video gösterimi gerçekleştirildi. Video gösteriminin ardından katılımcılar tarafından Tevfik Fikret’in edebi mirası, eğitimci kimliği ve fikir dünyasına ilişkin konuşmalar yapıldı. Galatasaray camiası, “Büyük Galatasaraylı” olarak nitelendirdiği Tevfik Fikret’i, edebiyat ve eğitim alanındaki katkılarının yanı sıra kulübün tarihindeki özel yeriyle bir kez daha andı. https://youtu.be/z08Xoi6igLw?t=270

Yazar Nihat Genç mezarı başında dualarla anıldı Haber

Yazar Nihat Genç mezarı başında dualarla anıldı

Son nefesinde "Cumhuriyet'i yaşatın" diyerek ardında bir mücadele mirası bırakan Veryansın TV'nin kurucusu, yazar Nihat Genç, ölüm yıl dönümünde mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Yol arkadaşı Serkan Öz, Genç'in mezarı başında "Davan davamızdır!" sözleriyle seslendi. 4 Temmuz 2025’te yaşamını yitiren Veryansın TV’nin kurucusu, yazar Nihat Genç’in aramızdan ayrılışının üzerinden bir yıl geçti. Son nefesinde “Cumhuriyet’i yaşatın” sözleriyle Türk milletine seslenen Nihat Genç, geride yalnızca kitaplarını ve yazılarını değil, Cumhuriyet mücadelesine adanmış bir yaşam bıraktı. 69 yıllık ömrünü halkın vicdanına yaslayan, kalemini hiçbir baskı karşısında eğmeyen Genç, vefatının birinci yıl dönümünde sevenleri tarafından mezarı başında anıldı. Anmaya, eşi Nuriye Genç, oğlu Laçin Genç, yol arkadaşı-Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP) Genel Başkanı Serkan Öz, Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, arkadaşı Lütfü Şahsuvaroğlu, eski futbolcu Murat Bölükbaşı ve sevenleri katıldı. ‘CUMHURİYET DENİLEN AŞKI KALBİMİZE NAKŞETTİ’ Serkan Öz, yol arkadaşının mezarında şu sözlerle seslendi: “Abi ne hikayeler yaptık ama şu gençler o hikayenin en değerli taşları abi. Allah senden razı olsun ki bizleri sağa sola savrulmaktan, solun sağın diplerinde boğulmaktan kurtarıp da Cumhuriyet denilen, Mustafa Kemal denilen aşkı böyle kalbimize nakşettin. Bunun Türkiye’deki en temiz teşkilatını buldun. Onun öncülüğünü yaptın. Allah senden razı olsun. Yattığın yerler mekan olsun abi. Sen iyi adamdın, sen namuslu adamdın. Sen hesapsız kitapsız bir insandın. Babamdan öteye koydum seni hayatımda. Abimden, bebemden, karımdan seni öte sevdim. Ama kırdığım, ettiğim günler geldikçe aklıma onlara da deli oluyorum abi. Vallahi insan işte. Oluyor demek ki böyle şeyler de. Ölmenin şimdi en rahat yanı sen de oradasın, yanına geleceğim. Onun rahatlığında öyle bir hazırım ki abi. Ha buradayız, ha oradayız Allah’ın izniyle. ‘AİLEN AİLEMİZDİR, DAVAN DAVAMIZDIR’ Entübeye girmeden önce öyle söyledin ya abi biz inanmış adamlarız, sen aslansın abi yemin ederim ölüme böyle rahat daha memleket diyen daha Cumhuriyet diyen daha Serkan şunları şunları aman partiye yaklaştırma şunları şunları şöyle yap diye öyle başka bir önderlik var mı bilmiyorum sen bunu yaptın abi. Ailen ailemizdir. Davan davamızdır abi. Allah bizi bu yoldan saptırırsa bizim adımız namussuz çıksın. Allah bizi eğer yanıltır, şeytana uydurursa Allah bizi yerle yeksan etsin abi. Sen öyle saf temiz bir yol koydun. Sen bizi gururla kabadayı yaptın bu memlekette Allah razı olsun. Seni seviyoruz abi.” Anmanın ardından V Kafe’de Nihat Genç’in ruhu için mevlit okutuldu. Veryansın tv

Bir ruh macerası: Yazar ve senarist Ayşe Şasa Haber

Bir ruh macerası: Yazar ve senarist Ayşe Şasa

Yaşamı boyunca hakikati bulmaya çalışan, arayış ve anlam bulma yolunda ilerlerken yazın dünyasına eserler veren yazar ve senarist Ayşe Şasa'nın vefatının ardından 12 yıl geçti. Tam adı Ayşe Mihriban Şasa olan usta senarist ve yazar, 1 Şubat 1941'de İstanbul Amerikan Hastanesi'nde Çerkez anne ile diğer taraftan Güney Doğu aşiretine mensup bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Yetişme çağındayken dadılara teslim edilen Şasa, açıklamalarında çok yalnız ve bedbaht bir çocukluk yaşadığını belirtirken doğumundan itibaren yaklaşık 12 yıl süren ve farklı mürebbiyelerin eğitimi altında geçirdiği yabancı dadı yönetimini "çocukluk ülkemde hükmünü sürdüren bir rejim" olarak adlandırmıştı. Mürebbiyelerle geçen bir çocukluk Hayatını en çok etkileyen insanlardan birisi olarak dedesini gösteren Ayşe Şasa'nın hayatında dedesinin savaşçı doğası, küçükken kendisine anlattığı savaş hikayeleri, üslubu, dinginliği ve alçak gönüllülüğü izler bıraktı. Ayşe Şasa, Doğu minyatürlerine karşı ilgisini bu anılardan gelen çağrışımlarla ilişkilendirmiş, minyatürlerdeki evreni dedesinin kişiliği, serüvenciliği ve doğasıyla özdeşleştirmişti. Mürebbiyelerin sert tutumları ve ailesinin ilgisizliği nedeniyle korkular içindeki bebeklik döneminden çocukluk çağına geçen Şasa'nın daha sonra yaşayacağı şizofreni belirtilerinin temelini de korku figürleri, yalnızlık teması ve aidiyet problemi oluşturdu. Şasa, ailesinin Batı hayranlığı sebebiyle küçük yaşlardan itibaren bale, piyano ve yabancı dil dersleri aldı. Şasa, Aydın İlkokuluna bir yaş erken başladı. Yazılarında okulda çok ezik ve zavallı olduğundan bahseden Şasa, arkadaşlarının alay ettiğini, hocaları tarafından da kötü muamele gördüğünü belirtmişti. Başarısız geçen ilkokul yıllarının ardından ve dadılar döneminin bitmesiyle yatılı olarak, şimdiki adı Robert Koleji olan Arnavutköy Amerikan Kız Kolejine giriş sınavında derece yaparak okulu kazanan Şasa, buradan 1960'ta mezun oldu. Kemal Tahir ile dostluk kurdu Ayşe Şasa, yaşadığı zaman diliminde Türkiye'nin en zengin ailelerinden birine sahipken toplumun yoksullukla can çekiştiği bir ortamda servet içinde yaşamasını daima sorguladı. Kendisinden beklenen zengin kız rolü yerine entelektüel bilgi arayışıyla kainattaki varlığının sebebini, çevresinin sahip olduğu özellikleri sürekli eleştirerek, bir arayış içerisinde oldu. Usta yazar, henüz 12-13 yaşlarında kendi çapında "Çiftehavuzlar Postası" adında bir dergi çıkardı. Derginin içeriğine karikatürler, gazetelerden kesilmiş kupürler ve resimler yerleştiren Şasa, dergide, arkadaşları hakkında yorumlar ve şaka içerikli yazılar kaleme aldı. Öğrencilik yıllarından itibaren sinemaya ilgi duymaya başlayan Şasa, "Yaşadığımız Yıllar" adlı ilk oyununu liseden mezun olacağı yıl yazdı. Oyundan tiyatro oyuncuları ve yazarlar tarafından övgüyle bahsedildi. Şasa, 1963-1965 yıllarında Robert Kolej'in İdari Bilimler Bölümü'ne devam etti. Başarılı senarist, okul arkadaşları vasıtasıyla yazar Kemal Tahir'le tanışıp güçlü bir dostluk kurdu. Kemal Tahir'in kendisine söylediği, "Maskaralık yaptığın sürece seni alkışlarlar. Ciddi bir şey yaptığında kimse suratına bakmaz. Yolunu ona göre seç." sözü, Şasa için dönüm noktası oldu. 1963'te senaryo yazmaya başladı Yönetmen, yapımcı ve senarist Atıf Yılmaz'a asistanlık yapan Şasa, 1963'te senaryo yazmaya başladı. "Sinema, yaratıcısının bilinçaltını ayna gibi dışa vuran bir sanat." diyen Şasa, 1972'de yayınlanan "Utanç" filmine imza attı. Şasa, filmde çocukluğunda yaşadığı Yahudi-Hristiyan etkisiyle kendi iç dünyasında yaşanan çalkantılı durumu beyaz perdeye yansıttı. Şasa, Türk sinemasına 1960 ve 1970'li yıllarda senaryolarıyla yön veren Halit Refiğ ve Lütfi Akad gibi yönetmenlerle de çalıştı. İlk evliliğini 18 yaşındayken Atilla Tokatlı ile yapan Şasa, ikinci evliliğini yönetmen Atıf Yılmaz ile gerçekleştirdi. İlk evliliğinin ardından Boğaziçi Üniversitesinde İşletme Bölümüne başlayan Şasa, eğitimini yarıda bırakarak sinema dünyasına geri döndü. Ayşe Şasa, 1980'li yıllarda geçirdiği ağır rahatsızlık sonrası sinema dünyasından 10 yıl uzak kaldı. Bu süreçte üçüncü eşi usta senarist Bülent Oran kendisine destek oldu. İnziva döneminde düşünsel anlamda kendisini değiştiren Şasa, daha bilimsel, sezgici bir hayat sürmeye başladı ve bu yeni yaşam tarzı, eserlerine de yansıdı. İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabıyla hakikatle tanıştı İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabının çevirisini 1981'de okuduktan sonra çok etkilenen Şasa, İslam'a ve İslam tasavvufuna yönelmesini, bütünüyle bu kitaba bağlamış ve 18 yıl boyunca yaşadığı ağır sinir hastalığından bütünüyle kurtulduğunu aktarmıştı. Senaryoları, yazıları ve kitaplarıyla Türk sinemasının ve kültür hayatının merkezinde yer alan usta senarist, 1993'te sinemayla ilgili "Yeşilçam Günlüğü" adlı denemeleri okuyucuyla buluşturdu. "Son Kuşlar", "Ah Güzel İstanbul", "Utanç" ve "Gramofon Avrat" gibi filmlerin senaryosuna imza atan Şasa, "Bir Ruh Macerası", "Yeşilçam Günlüğü", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Şebek Romanı" adlı kitapları kaleme aldı. Şasa, Sadık Yalsızuçanlar ve İhsan Kabil ile "Düş Gerçeklik Sinema", Ömer Tuğrul İnançer ve Berat Demirci ile de "Vakte Karşı Sözler" kitaplarını kaleme yazdı. Ayşe Şasa, 1963'te "Çapkın Kız", 1965'te "Son Kuşlar" ve "Murat'ın Türküsü", 1966'da "Toprağın Kanı" ve "Ah Güzel İstanbul", 1967'de "Harun Reşid'in Gözdesi", "Balatlı Arif" ve "Kozanoğlu",1968'de "İlk ve Son", "Köroğlu" ve "Cemile",1971'de "Battal Gazi Destanı", "Unutulan Kadın", "Güllü" ve "Yedi Kocalı Hürmüz", 1972'de "Utanç" ve "Cemo", 1973'te "Kambur", 1981'de "Deli Kan", 1982'de "Hacı Arif Bey", 1983'te "Ve Recep ve Zehra ve Ayşe", 1984'te "Ölmez Ağacı", 1986'da "Merdoğlu Ömer Bey", 1987'de "Gramofon Avrat", 1988'de "Arkadaşım Şeytan", 1989'da "Hiçbir Gece", 1992'de "Her Gece Bodrum",1993'te ise "Kanayan Yara Bosna" adlı yapımların senaryosuna imza attı. "Delilik Ülkesinden Notlar" kitabı Şubat 2003'te piyasaya sunulan Şasa, 2008'de "Dinle Neyden" isimli filmle sinemaya dönüş yaptı. Entelektüel bir kişiliğe sahip olan Şasa, sürekli okuyan ve kendini geliştiren bir kadın profili olarak İslami toplumda da yankı uyandırdı. Evini bir okul haline dönüştürerek, gençlere kapısını açan usta yazar, bir süre zatürre rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmesinin ardından, 16 Haziran 2014'te hayatını kaybetti ve Sahrayıcedid Mezarlığı'na defnedildi. Ayşe Şasa'nın vefatının 10. senesinde kişisel kitaplığı Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'ne bağışlandı, kaleme aldığı "Şebek Romanı", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Yeşilçam Günlüğü" ve "Bir Ruh Macerası" kitapları ise Ketebe Yayınları'ndan okurlarla buluştu. "İnsan hakikati ararken aslında kendini arar." ifadelerini kullanan Şasa, 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görüldü. Tabii Şasa'nın hayatını ekranlara taşıdı TRT'nin dijital platformu tabii "Ayşe" dizisiyle Ayşe Şasa'nın hayatını ekranlara taşıdı. Şasa’nın hayatını odağına alan dizi Yeşilçam'ın usta kaleminin başarı, kırılma ve yeniden doğuş hikâyesini izleyiciyle buluşturdu. "Tasavvuf sanata bakışını değiştirdi" Ayşe Şasa’nın hayat hikayesini yazar Süleyman Gündüz ile konuştuk. 1990'lı yıllarda Şasa ile tanıştığını aktaran Gündüz, "Ayşe Şasa ismine sinema ile ilgili olduğum için aşinaydım. Onunla tanışmamız da hem onun modern dünyanın bunalımları içinde hakikat arayışı içerisinde olması hem de sinemanın usta bir kalemi olması sebebiyle olmuştu. Uzun bir dönem kendisiyle yakın bir ilişkimiz oldu. Bu süreçte Şasa aynı zamanda bir aile dostumuz olmuştu. O dönemler Türk sineması üzerine uzun uzun konuştuğumuz dönemlerdi." dedi. Şasa'nın hayatında belli evrelerin olduğunu aktaran Gündüz, "Bu evrelerden bir tanesi sinemada büyük bir senarist olarak yer almasıdır. Özellikle 1960'lı ve 1970'li yıllarda birçok filme imza atıyor. Son dönemlerinde ise Şasa'nın düşünce dünyasında bir farklılaşma oluyor. Bunu bir anlamda da modern insanın psikolojik bunalımlarının sonucu gelişen durumdan kurtulmaya çalışması söyleyebiliriz. Bu dönüşümü daha çok tasavvufla ve özellikle İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabı üzerinden yapar. Daha sonra hem Muzaffer Ozak hem de Safer Dal ile tanışması onun ruh dünyasında büyük değişimlere sebep olur. Çünkü Batı düşüncesinin insanı parçalanmış bir varlık olarak gördüğünü, İslam irfanının ise insanı bütünlüğüne kavuşturduğunu keşfeder. Bundan sonrasında Ayşe Şasa'nın sinema dünyasına bakış açısı değişmiştir. Yerli sinema ve hakikat merkezli sanat icra etmek gayesinde olmuştur." ifadelerini kullandı. "Modern krizlerden hakikate yolculuk yapabilmiş bir mütefekkir" Gündüz, sözlerine şöyle devam etti: "Ayşe Şasa, her alanda ilişki geliştirebilmiş bir insandı. Toplumun her kesimiyle bir ilişki geliştirebilen aynı şekilde de saygı gören bir şahsiyet olarak karşımıza çıkıyor. Hem dil yeteğinin gelişmiş olması hem aldığı eğitim neticesinde bu konuda çok yetkin olduğunu söyleyebilirim. Şasa, sanatı insanın kendini tanıma yolculuğuna eşlik bir enstrüman olarak görürdü. Sinemanın kendisine Batı'yı örnek almasını eleştirmeye başlamıştı. Ayşe Şasa'yı yalnızca Yeşilçam'ın bir senaristi olarak değil modern çağın ruhsal krizlerini yaşamış ve bu krizlerden hakikate doğru yolculuk çıkarabilmiş mütefekkir bir sanatçı olarak hatırlıyorum. Onun hayatı insanın ideolojilerden irfana, yalnızlıktan manaya, parçalanmışlıktan bütünlüğe doğru yürüyüşünün hikayesidir. Şasa, sinemanın yalnız görüntüden ibaret olmadığını, insan ruhundan da söz etmesi gerektiğini bize hatırlayan nadir isimlerden biridir. Hem yaşamı hem kendisinin örnekliği bize ciddi anlamda büyük bir miras bırakmıştır." Cengiz Yalçınkaya / Haber Prodüktörü -TRT

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.