Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye Cumhuriyeti

bursaarena.com.tr - Türkiye Cumhuriyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Cumhuriyeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİYOGRAFİ - GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Haber

BİYOGRAFİ - GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Türk Kurtuluş Savaşı'nın askeri ve siyasi lideri, ilk Cumhurbaşkanı, Türk Ordusu Mareşali... Gazi Mustafa Kemal Atatürk kimdir? İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kısa biyografisi... Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. İlk eğitimini ve askeri öğrenci olarak orta düzeydeki birikiminin bir kısmını Selanik'te yaptı. Manastır Askeri Lisesi'ni bitirdi. 1902'de Kara Harp Okulu'ndan, 1905'te Harp Akademisi'nden 'kurmay yüzbaşı' rütbesiyle mezun oldu. Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebeleri'nde Tümen Komutanı olarak görev yaptı. 1916 yılından itibaren Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş'u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı. Mondros Mütarekesi'nden sonra Sevr iznine dayanılarak ülkedeki yabancılar tarafından işgal üzerine Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin tarafından Anadolu'ya gönderildi. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a özgür Türk milli mücadelesini başlattı. Amasya Genelgesi, Sivas ve Erzurum Kongrelerini topladı. Askerî görevlerinden istifa ederek, 23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni topladı. Meclis Başkanı seçildi. 5 Ağustos 1921'de Başkomutanlık görevini üstlenerek, Anadolu'nun Yunanistan'ın işgalinden kurtarılması için mücadele etti. Sakarya Meydan Savaşı'nı kazandı ve devamında Büyük Taarruzla Türk Milletini ve Milli Birliğini tüm dünyada ilan etti.. 19 Eylül 1921'de Meclis tarafından kendisine Mareşal ve Gazi ünvanı verildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 Tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'ni ilan etti; toplumsal kalkınma ve düzenli aralıklarla devrimleri gerçekleştirdi.

Celal Bayar, vefatının 40. yılında Bursa Gemlik'te anıldı Haber

Celal Bayar, vefatının 40. yılında Bursa Gemlik'te anıldı

Türkiye'nin 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, vefatının 40. yıl dönümünde Bursa'nın Gemlik ilçesindeki anıt mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Programda Bayar'ın doğduğu ve çocukluk yıllarının geçtiği tarihi ev de ziyarete açıldı. BURSA (İGFA) - Türkiye'nin 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, vefatının 40. yıl dönümünde doğum yeri olan Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Umurbey Mahallesi'ndeki anıt mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Anma programına Celal Bayar'ın yakınlarının yanı sıra Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Ömer İleri, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Hasan Yıldırım, TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanı Ahmet Özgür, Millî Saraylar İdaresi Başkan Yardımcısı Adnan Gayhan, Bursa milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. DOĞDUĞU EV ZİYARETE AÇILDI Anma programı kapsamında, Celal Bayar'ın doğduğu ve çocukluk yıllarını geçirdiği tarihi evin açılışı da gerçekleştirildi. Bayar'ın hayatının ilk yıllarına tanıklık eden evin ziyarete açılmasıyla birlikte, Cumhuriyet tarihinin önemli siyasi isimlerinden biri olan Bayar'ın yaşamına ilişkin tarihi mirasın gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Hatırlanacağı gibi Celal Bayar, 1883'te Gemlik'in Umurbey Mahallesi'nde doğmuş, Türkiye Cumhuriyeti'nin 3. Cumhurbaşkanı olarak 1950-1960 yılları arasında görev yapmıştı. Bayar, 22 Ağustos 1986'da hayatını kaybetmişti.

Osmangazi'de Lozan'ın tarihi mirası yaşatıldı Haber

Osmangazi'de Lozan'ın tarihi mirası yaşatıldı

Osmangazi Belediyesi, Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yıl dönümünde Demirtaş’ta düzenlediği belgesel gösterimi, konferans, sergi ve müzik dinletisiyle Lozan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesindeki tarihi önemini bir kez daha hatırlattı. BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşlarından biri olan Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünü, tarih bilincini güçlendiren ve kültürel değerleri öne çıkaran anlamlı bir programla kutladı. Demirtaş Kültür Merkezi ile Demirtaş Meydanı'nda düzenlenen etkinliklerde belgesel gösterimi, konferans ve müzik dinletisi bir araya gelirken, Lozan'ın bağımsız Türkiye açısından taşıdığı tarihsel önem bir kez daha güçlü şekilde vurgulandı. “Lozan Barış Antlaşması ve Lozan’dan Mübadeleye: Hatıralar, Tanıklıklar ve Ezgiler” adlı programa Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikler, her yaştan katılımcıyı ortak tarih hafızasında buluşturdu. Emekli Tümgeneral ve Yazar Ahmet Yavuz Lozan’ın Önemini Anlattı Demirtaş Kültür Merkezi'nde "Lozan'dan Mübadeleye" adlı belgeselin gösterimiyle başlayan programda, Lozan Barış Antlaşması sonrasında yaşanan nüfus mübadelesini, göç hikayelerini ve insanların yaşadığı büyük değişimleri konu alan belgesel, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Belgeselin ardından "Türkiye'nin Tapu Senedi Lozan Barış Antlaşması" başlıklı konferans gerçekleştirildi. Yazar Aydın Keleşoğlu'nun moderatörlüğünde düzenlenen konferansın konuşmacısı Emekli Tümgeneral ve Yazar Ahmet Yavuz, Lozan Barış Antlaşması'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı ve egemenliği açısından taşıdığı tarihsel değeri kapsamlı bir şekilde anlattı. Lozan'ın yalnızca diplomatik bir başarı değil, aynı zamanda büyük fedakarlıkların, mücadelelerin ve millet iradesinin eseri olduğuna işaret eden Yavuz, tarihsel sürecin doğru okunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Konferansta katılımcılar, hem Lozan sürecine hem de mübadele dönemine ilişkin kapsamlı bilgiler edinme fırsatı buldu. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ile Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı tarafından Keleşoğlu ile Yavuz'a günün anısına plaket takdim edildi. “Türkiye'nin Tapu Senedi Olan Bir Anlaşmanın Yıl Dönümünde Birlikte Olmak Çok Değerli” Konferansın ardından protokol üyeleri, “Bir Bavul Bir Hayat” adlı sergiyi gezdi. Burada açıklamalarda bulunan Emekli Tümgeneral ve Yazar Ahmet Yavuz, mücadele gerçeğine değinerek, Lozan’ın insani boyutuyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yavuz, “Çok anlamlı bir gün. Özellikle mübadelelerin yoğun olduğu bir bölgede, Türkiye'nin tapu senedi olan bir anlaşmanın yıldönümünde birlikte olmak çok değerli. Mübadeleyi yaşayan insanların çektiği acıları muhtemelen biraz daha içselleştirmemizi sağlamıştır. Her şey sevinçle olmuyor. Bu acıyı da hissedeceksiniz ki o hisle bu anlaşmanın ve bizim için verilen mücadelenin kıymetini bilmiş olacağız." diye konuştu. Sergi hakkında protokol üyelerine bilgiler veren Demirtaş Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hüseyin Çildem de, bu özel etkinlik için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. Ceren Tokgöz Unutulmaz Anlar Yaşattı Lozan'ın 103. yıl dönümü etkinlikleri, Demirtaş Meydanı'nda düzenlenen Ceren Tokgöz’ün müzik dinletisiyle devam etti. Dinleti öncesinde vatandaşlara hitap eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Lozan Barış Antlaşması'nın Türkiye Cumhuriyeti için taşıdığı tarihi öneme dikkat çekerek, “Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü bizler için çok önemli. Türkiye’nin tapu senedi olan bir anlaşma. Biz de böylesine bir bayramı, Osmangazi'nin göz bebeği Demirtaş'ta kutlamak istedik. Tüm Demirtaşlı hemşehrilerimize sevgilerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz." diye konuştu. Meydanı dolduran yüzlerce vatandaş, Rumeli ezgileri eşliğinde unutulmaz bir akşam yaşadı. Rumeli'nin zengin müzik kültürünü sahneye taşıyan Ceren Tokgöz, seslendirdiği eserlerle dinleyicilerden büyük alkış aldı. Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Esendemir tarafından sanatçı Ceren Tokgöz'e teşekkür plaketi takdim edildi.

İSMAİL TEKİN yazdı: "Ya Evde Yoksan…" Haber

İSMAİL TEKİN yazdı: "Ya Evde Yoksan…"

‘Aşkınla ne garip hallere düştüm Her şeyim tamam da bir sendin noksan Yağmur yaş demeden yollara düştüm İçim ürperiyor, ya evde yoksan’ der Cemal Safi, 'Ya evde yoksan' şiirinde… Sevgilisine seslenirken, okuyucuyu hem özleme hem de meraka ortak eder. Şiirin sonunda sevgilisini bulabildi mi bilmiyoruz; fakat o arayışın kendisi hafızamızda yer eder. İnsanın zaman zaman sevgilisini aradığı olur elbette... Benim de olmuştu. Gerçi benim sevgim platonikti. Ama olsun... Ben de bir gün düştüm yollara. Evine ulaştım. Adı vardı... Kokusu vardı... Resmi vardı... Kendisi yoktu... O evin gerçek sahibini arıyordum. “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi.” demiş ve onları bize emanet etmişti. Evet... Benim sevgilim Mustafa Kemal'di. Bazı insanlar, bir insana değil, bir fikre âşık olurlar. Ben de Mustafa Kemal’in fikirlerine âşık olanlardanım. Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca bir siyasi parti değildi. Bir emanetti. Bir mücadele biçimiydi. O’nun halkıyla kurduğu bağın adıydı. Nutuk'u okuduğunuzda şunu görürsünüz: Mustafa Kemal'in mücadelesi yalnız cephede değildi; fikirde, siyasette ve içeride de devam ediyordu. Bugün yaşadıklarımız, o mücadelenin farklı biçimlerde hâlâ sürdüğünü düşündürüyor. Kaybettiğimiz yalnızca bir parti binası ya da siyasi üstünlük değil; bize emanet edilmiş bir anlayıştır. Bu yüzden bugün yine onun sözüne kulak vermek gerekiyor: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” Mücadelemizi tek bir noktaya değil, hayatın her alanına yaymak zorundayız. Önümüzde yükü omuzlamaya talip bir isim duruyor: Özgür Özel.. Rüştünü ispatladı. Şimdi önümüzde yürüyor. Destek olma sırası bizde. Biz mücadele insanıyız. Müdahale insanlarından kurtulmanın yolunun mücadeleden geçtiğine inanıyoruz. Yıllarca önümüze konulan sahte kutup yıldızlarının peşinden yürüdük. Oysa bu dünya hiç kimsenin tapulu malı değildir. İnsanlığın ortak mirasıdır. Bizim derdimiz; herkesin insanca yaşayabileceği bir düzen kurabilmektir. Şiir gibi yaşamadık belki... Ama arada bir şiir yazmayı da ihmal etmedik. Haram yemedik ki başımız öne eğilsin. Haram yemedik ki vicdanımız bizi rahatsız etsin. Bazı kararlar vardır… İnsanı küçültmez… Aksine omuzlarındaki yükü ağırlaştırır. Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldım. Kolay olmadı… Üzüldüm… Çünkü ayrıldığım şey, çocukluğumdan beri taşıdığım bir aidiyetti. Ama vazgeçtiğim şey Mustafa Kemal değildi… Tam tersine… Artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesi değilim; Türkiye Cumhuriyeti 'nin sade bir evladıyım. Annem öldüğü için de artık annemin değil; bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Mustafa Kemal'in 'muasır medeniyetler seviyesinde olma' idealinin kınalı kuzusuyum... Ülkemizin ve milletimizin geleceği için hayırlı olsun… Sizi hedefe götürecek yollar kapandığında yeni bir yol açmak zorunda kalırsınız. Önümüzde yeni bir yol var artık. Ve biz yeniden yoldayız… Bu kez yalnız bir sevgiliyi aramak için değil; Bize emanet edilen evi yeniden bulmak için... ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

GÜRBÜZ GÜNGÖR yazdı: "CHP Kuruluş Ayarlarına Dönmelidir" Haber

GÜRBÜZ GÜNGÖR yazdı: "CHP Kuruluş Ayarlarına Dönmelidir"

Mazlum milletlerin örnek aldığı tüm dünyanın saygı duyduğu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN kurduğu partinin adıdır CHP. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ni kuran partidir. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, “benim iki eserim var. Birisi TÜRKİYE CUMHURİYETİ, diğeri de CHP dir” demiştir. Her ikisi de tam bağımsızlığın adıdır. 1-Cumhuriyetçilik, 2-Milliyetçilik, 3-Halkçılık, 4-Devletçilik, 5-Laiklik, 6-Devrimcilik (İnkılapçılık); O, devleti yöneten kişilerin dikkat etmesi gereken ilkeleri gösterdiği gibi, partiyi yönetenlerin de bu ilkeler ışığında yönetmelerini istemiştir. 2026 senesine gelene kadar 7 kişi CHP Genel Başkanlığı yaptı. 2010 senesinde KEMAL KILIÇDAROĞLU’nun Genel Başkan olması ile partide CHP ilkelerini benimsemeyen, koltuk kapmak için kullanan kişiler partiye davet edilmeye başlanıldı. 2023 senesinde yapılan 38. Kurultay ile ÖZGÜR ÖZEL genel başkan oldu. Değişen hiçbir şey olmadı, adam devşirmelere devam edildi. Geçmişleri sorgulanması gereken kişiler partiye alındı. Özellikle Deva Partisinin omurgasındaki kişiler dahi partiye alındı. Bir de bunlar “Gölge Bakan” yapıldılar. CHP ilkeleri ile ilişkisi olmayan bu kişiler kendisi hiç bir zaman CHP’li olmayan liberal EKREM İMAMOĞLU tarafından partiye alınan, kendisi gibi LİBERAL kişiler idi. Bu insanlar partide etkin görevlere geldiler ve partinin giderek bir “Liberal Parti” olması için, bilerek görev verilen kişilerdi. 20 Mayıs 2026 tarihinde verilen Mutlak Butlan kararı ile ÖZGÜR ÖZEL’in Genel Başkanlığı sona erdi. Mutlak Butlan Kararı ile yeniden Genel Başkan olan Kılıçdaroğlu, benim de geçmiş köşe yazılarımda çok sert eleştirdiğim konuları kabul ettiğini anlatarak özür diledi. Kuruluş ayarlarına dönme sözleri verdi. Şimdi ÖZGÜR ÖZEL yakın zamanda yeni bir parti kuracak. Partisinin ilkelerinde CHP ilkeleri olmayacak. Parti programını en başta “EKREM İMAMOĞLU’na bağlı” gölge bakanların belirleyeceği kesindir. Bu kişiler kimdir tek tek anlatacağım. Ama o parti kurulduktan sonra. KILIÇDAROĞLU sonrası partinin iç, dış ve güvenlik siyasetleri ile ilgili hiçbir siyaset üretmeden EKREM İMAMOĞLU’na özgürlük mitingleri yapan ÖZGÜR ÖZEL’i, bazı medya organları “Ak Parti’nin iktidar olmasını istemeyen ve hayat pahalılığı yüzünden sıkıntı yaşayan” halka “kurtarıcı” gibi sundular. Daha bundan sonra göreceksiniz ÖZGÜR ÖZEL’in gerçek duruşunu. NATO'ya yaranmak için makale yazan, EMPERYALİST ÜLKELER ile sıkı iş birliği içinde olmak isteyen, “NATO ve AB ülkelerinin güvenliğini biz sağlarız” diyen bir yeni parti lideri göreceğiz. Bu partiyi kuranlanlar, il veya ilçelerinde yönetici olanlar, üye olanlar şunu çok iyi bilmeliler ki; Bu ülke MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN savaşarak, kan dökerek yaptığı KURTULUŞ SAVAŞI ilkeleriyle kuruldu. Şimdi tekrar o ilkeleri, EMPERYALİSTlerin kucağına kimse oturtamayacaktır. Bu partiyi kurucu olarak gören insanlarımıza ve gerçekten de kendisini ATATÜRKÇÜ ve CHP ilkelerine bağlı gören insanlarımıza çağrım şudur; CHP'nin yeniden kurucu ayarlarına dönmesi için kurumsal yapısına sahip çıkılmalıdır. Yanlış yapan yönetime gereken tepkileri verilerek gerçek rotasına girmesine çaba sarf ediniz. Sizlere hayal vaat eden, mazlum rolüne giren EKREM İMAMAMOĞLU ve ÖZGÜR ÖZEL gibi siyasilere asla kanmayınız. Gerçek CHP’liler partisinde kalır ve CHP’nin kuruluş ayarlarına dönmesi için mücadele eder. Kemal Kılıçdaroğlu'na ve ona bağlı yönetimlere bunu sıkça hatırlatmak zorunda olduğunu bilenler gerçek CHP’lidir. Parti Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na değil CHP ilkelerine, aynı zamanda ATATÜRK ilkelerine sahip çıkınız. CHP’ye sahip çıkmak demek, “geleceğimize ve tam bağımsızlığımıza sahip çıkmak” demektir. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.