Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suç Örgütü

bursaarena.com.tr - Suç Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner tutuklandı Haber

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü rüşvet ve ihaleye fesat soruşturmasında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu 30 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkeme, Güner dahil 24 şüpheli hakkında tutuklama, 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verdi. ANKARA (İGFA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirildi. Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri de gerçekleştirildi. Operasyonda 30 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilerin tamamı ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu 24 şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Diğer 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, firari durumdaki diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle devam ettiğini bildirdi. AV. HÜSEYİN CAN GÜNER KİMDİR? 1993 yılında Ankara'da doğdu. Avukat, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2015 yılında mezun oldu. Cumhuriyet Halk Partisi'ne 2012 yılında kaydoldu. Ankara İl Gençlik Kolları Üniversite Komisyonunda, Sosyal Demokrat Öğrenciler örgütlenmesinde ve Çankaya İlçe Gençlik Kolunda çalışmalar yürüttü. 2013-2014 yıllarında Etimesgut Gençlik Kolu Başkanlığı görevinde bulundu. 2014-2016 yılları arasında Genel Merkez Yerel Yönetimler Komisyonunda görev aldı. 2018-2020 yılları arasında CHP Çankaya İlçe Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. 2020-2023 yılları arasında CHP’yi temsilen Çankaya İlçe Seçim Kurulu üyeliğinde bulundu. 14 Mayıs 2023 Milletvekili Genel Seçimlerinde Ankara 1. Bölge 11. Sıra Milletvekili Adayı oldu. 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’da CHP Parti Meclisi Üyesi seçildi. İkinci Yüzyıl Dergisi Yayın Kurulu Üyeliği ve Türkiye Tenis Federasyonu Disiplin Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği'nin örgütlenme ve gelişiminde ve Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası'nın kuruluşunda görev aldı. 2021-2023 yılları arasında SODEMSEN Hukuk Müşavirliği görevinde bulundu. 2024 yılından itibaren SODEMSEN Başkanlığı görevini yürütmektedir. Sosyal Demokrasi Derneği ve Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği üyesi olan Av. Hüseyin Can Güner, ayrıca İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümen üyesidir.

Çankaya Belediyesi'ne Operasyon: Belediye Başkanı gözaltına alındı Haber

Çankaya Belediyesi'ne Operasyon: Belediye Başkanı gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında Çankaya Belediyesi'ne operasyon düzenlendi. Belediye Başkanı gözaltına alındı. CHP'li Çankaya Belediyesi'ne dün sabah saatlerinde polis operasyonu düzenlendi. Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 kişi hakkında; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından gözaltı kararı verildi. GÖZALTIONA ALINDI Çankaya Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde hakkında gözaltı kararı verilen Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, KKTC seyahatinden döndüğü sırada Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındı. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in Ankara Esenboğa Havalimanı'na geldiği anlar böyle görüntülendi. MANSUR YAVAŞ'TAN ÇANKAYA OPERASYONUNA TEPKİ Çankaya Belediyesi önünde konuşan Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı: "Bugün maalesef istemediğimiz bir şekilde sabah operasyonu nedeniyle tepki göstermek için Hüseyin Başkanın yanında olduğumuzu göstermek için bugün buradayız. Dayanışmak için buradayız. Benim de söyleyeceklerim var. Türkiye'de garip şeyler oluyor." "ARTIK MUHATABIMIZ EMNİYET VE SAVCILIK" "Tüzük kurultayının yapıldığı gün yaptığı konuşmada CHP'li Belediyeler başarı oranında yüzde 58'lik oranı yakaladı. Bu da en kısa sürede yapılacak iktidar değişikliğini öngörüyor. Anlıyoruz ki bizim artık muhatabımız emniyet ve savcılık demiştim. Bugün oradayız. Hakkımızda işi bozulan veya belediyeden istediğini alamayan bazıları işi olmayınca gidip bizi şikayet edebiliriz. Savcılık Bakanlığa yazı yazar. Müfettişler inceler. Soruşturma yürür. Artık bu usul kalktı." "KORKACAK HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK" "Hemen zimmet, rüşvet gibi iddialarla başkanlarımız gözaltına alınıyor. Çağrılıp da gitmeyen duydunuz mu? Neden korkacağız ki. Korkacak hiçbir şeyimiz yok. Benim mal beyanım her yerde yazılı. Şeffaf şekilde kamuoyunda paylaşıyoruz. Kaçacak korkacak hiçbir şeyimiz yok. Bizim cezamızı Ankara halkı verir. Düşman hukuku yerine daha önce benim iş başına geldiğim 2019'dan beri verdiğim şikayet dilekçelerinde yargılanan eski dönem bürokratlar var. Hiçbirisi gözaltına alınmadı, tutuklanmadı yargılanması devam ediyor. Olması gereken de budur. Halbuki ne oluyor bu operasyon 39. Belediye başkanımıza yapılan operasyon. Haksız tutuklamalar sonucu bazı iftiracılar itiraf adı altında başkalarını suçluyorlar. Polisin belediyeye girdiği anlar. Saat 04:42 Yapılan operasyonda belediye binasında aramaların devam ettiği ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Operasyona ilişkin CHP Ankara İl Örgütü sosyal medya hesabından yapılan açıklamada belediye binası önüne çağrı yapıldı: "Değerli yoldaşlar, sabahın bu saatinde Cumhuriyetimizin başkenti Ankara'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilçesi Çankaya'mızın Belediye Başkanlığı'na hukuksuzca bir operasyon düzenlenmektedir. Tüm partililerimizi, Ankaralı yurttaşlarımızı; Çankaya Belediyemizin önüne dayanışmaya davet ediyoruz" BAŞKANDAN İLK AÇIKLAMA GELDİ Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Kıymetli Çankayalılar, Sevgili yurttaşlarım; Sabah saatlerinde belediye binamızda ve bürokratlarımızın evlerinde gerçekleştirilen arama dolayısıyla operasyondan haberdar olmuş bulunuyoruz. Önceden planlı olduğu üzere birkaç saat içerisinde Ankara’da olacağım. Bunu ilgili tüm makamlara da bildirdim. Yine evimde arama yapmak üzere gelen ekiplere de yedek anahtar ulaştırdım ve bütün arkadaşlarımızdan emniyet güçlerimize yardımcı olmalarını istedim. Göreve geldiğimizden bu yana bu kurumu en iyi şekilde yönettiğimizi ve bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımızın olmadığını tüm komşularımızın bilmesini isterim. Soruşturmanın detayları ve sebepleri netleştiğinde konuya ilişkin gerekli açıklamaları kamuoyuyla paylaşacağız." LİSTEDE KİMLER VAR Gözaltına alınanlar arasında Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı, Çankaya Belediye Meclis Üyesi Ahmet Ağırman ile Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi İkinci Başkan Vekili Emre Doğan'ın da olduğu öğrenildi. Diğer isimler şu şekilde; Bora Özel, Mehmet Yıldırım, Ali Yalçın, Songül Ulusal, Ertan Doğan, Seyfullah Yüzyıl, Şenol Bulut, Paki Kılavuz, Yavuz İriş, Tunç Emre Taşcıoğlu, Murat Bolat, Alaattin Güzel, Adnan Şen, Levent Yenal, Koray Kurtcu, Ayşegül Ünal, Eren Kaplan, Umut Kılıçaslan, Hakan Cemaloğlu, Remzi Baka, Hasan Alas, Erol Bulut, Mehmet Alas, Musatafa Samet Dadandı, İnan Sevilmiş BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çankaya Belediyesi’ne yapılan operasyonla ilgili açıklama yayınladı: "Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de yer aldığı toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltına alınmalarına ve adreslerinde arama, el koyma işlemi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda şüphelilerden 27’si gözaltına alınmıştır" BUTLAN CHP'SİNDEN AÇIKLAMA Butlan CHP'sinin Sözcüsü Müslim Sarı, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, son dönemde CHP'li belediyeleri hedef alan uygulamalara bir yenisinin eklendiğini ifade ederek, yargı süreçlerinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Sarı, açıklamasında, "Bu sabah Çankaya Belediyemize yönelik gerçekleştirilen operasyonla, son dönemde Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan uygulamalara bir yenisi daha eklenmiştir" ifadelerini kullandı. Yargı süreçlerinin hukuk devleti ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sarı, "Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, yargı süreçlerinin siyasi tartışmalardan uzak, masumiyet karinesi gözetilerek, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi zorunludur. Gerçeğin ortaya çıkması, adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi ve hukukun üstünlüğünün korunması adına süreci yakından takip etmeye devam edeceğiz." dedi. ÇANKAYA BELEDİYESİ ÖNÜNE EYLEM ÇAĞRISI Dikkat çeken bir diğer gelişme ise eylem çağrısının kimden geldiği oldu. Mansur Yavaş'ın sessiz kaldığı süreçte, eylem çağrısını Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu yaptı. Köylüoğlu, yaptığı açıklamada, "Çankaya Belediyemize yönelik gerçekleştirilen hukuksuz operasyon karşısında; halkın iradesine, hukuk ve demokrasiye sahip çıkmak için tüm muhtarlarımızı belediyemizin önünde düzenlenecek buluşmamıza davet ediyoruz" ifadelerini kullanarak Ankaralıları belediye binası önünde toplanmaya çağırdı. ÇOK SAYIDA CHP'Lİ BELEDİYEYE GELDİ Odatv'nin haberine göre, operasyonun ardından çok sayıda CHP'li ve parti destekçisi Çankaya Belediyesi'nin önünde toplanırken, belediye binasının önünde ve giriş katında kalabalık oluştu. ESENBOĞA HAVALİMANINA İKİ MAKAM ARACI GETİRİLDİ Ankara'ya geleceğini açıklayan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner için Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar kısmına iki makam aracı ve personel yönlendirildi. Görevlilerin Güner'in kişisel eşyalarını teslim almak için gönderildiği öğrenildi. "ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA..." Adana'da vatandaşlara bir traktör kasası üstünden seslenen Özel, operasyona ilişkin olarak şunları söyledi: "Bugün sabahın ilk saatlerinde, saat 05.00’te maalesef güne yine bir kötü haberle, bir haksızlıkla, bir vicdansızlıkla uyandık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Çankaya Köşkü’nü, partimizin binasının ve Anıtkabir’in emanet olduğu Çankaya Belediyemize, belediyemizin gencecik Başkanı Hüseyin Can Güner’e sabahın 05.30’unda operasyon yaptılar. Kendisi yurt dışındaydı, ilk tepkisi şu oldu; 'Evin yedek anahtarları şu kişide. Verin, girip evi arasınlar. Çankaya Belediyesi’nde ne kolaylık varsa sağlansın. Alnımız açık, başımız dik, verilmeyecek hesabımız yok. Öyle ‘Kaçma şüphesi’ falan demesinler. İlk uçakla Ankara’ya geliyorum’ dedi. Şunu söyleyeyim bu konuda. Yıllardır şu konuşuluyor. Ankara’da Cumhuriyet başsavcısı, başsavcı vekilleri, Ankara’daki Adalet Bakanlığı’ndan atanmış olan, mahkemelerde görev yapan savcı ve hakimler İstanbul’daki gibi değil. Yalancı tanığa, iftiracıya, değil; kanıta bakarlar. Belediyelerin nasıl denetleneceği belli. O usulün dışına çıkılmaz, haksızlık varsa göz açtırmazlar ama kimseye siyasi operasyon çekmezler. Yıllardır diğer şehirlerde olup da Ankara’da olmaması böyle konuşuluyordu. Bu dönem atamalarına dediler ki ‘Adalet Bakanı’nın ekibi geliyor. İstanbul’dan başsavcı yardımcısı Ankara’ya başsavcı atandı. Bütün başsavcı vekillerini değiştirdiler. Hepsini kendilerine yakın isimlerden yaptılar.' ANKARA'DAN ÇIKAN GİZLİ TANIK Dün sabah 05.30’da ilk kez Ankara’da ne oldu? Gizli tanık oldu. Kimliği belli değil. Yüzü belli değil. Bir iftirayı atıyor, ortaya çıkmıyor. Onunla belediyemize operasyon yapıyorlar. Bunun nasıl bir siyasi operasyonu olduğu apaçık ortadadır. Buradan bu konuda son sözüm şu. İstanbul’dan Ankara’ya operasyon savcıları, başsavcıları devşirenlere, yürüyüşümüzü kesintiye uğratmaya çalışanlara şunu söylüyorum. Sabah 05.30’da Hüseyin Can’a dedim ki ‘Ankara’ya programımı kesip, Tekir Yaylası’na gider özür dilerim, Adana’ya selam ederim. Ankara’ya dönerim.’ Evladım gibidir, evladım. Bana dedi ki ‘Genel Başkanım siz programınıza devam edin. Siz yürümezseniz her şey durur. Siz yürüyeceksiniz.’ Onun için bizi durdurmaya çalışanlara, AK Parti yargı kollarına şunu söyleyelim. Dimdik ayaktayız. Bu da size dert olsun. Yazın ortasında bir cumartesi günü bir siyasetçiyi, bir partiyi uğradığı saldırıdan sonra… Öyle ya emekliyi aç bırakan o. İşçiyi yoksul bırakan, emeğini sömüren o. Çiftçinin hakkını vermeyen o. Esnafı borcunu ödeyemez hale getiren o. Gençlerin ümidini kıran o. Kadınları mutsuz eden, kadınları kara kara düşündüren o. Ama bir yandan da rakip partinin Cumhurbaşkanı adayını alan o. Rakip partiye operasyon çeken o. Rakip partinin başını değiştiren o. Ona söylüyorum; o hesaplar, saraylarda yapılan o hesaplar Tekir Yaylası’nda bozulur. Namusuyla çalışan, yıllarca çalışıp emekli olmuş olana sen 20 bin lira ver. Enflasyon yesin, bitirsin. 23 bin 500 lira ver. Asgari ücretliye 28 bin lira ver. Herkesi açlığın, yoksulluğun pençesinde bırak. Sonra siyasi hesaplar yap. Tekrar seçim kazan. Sana bu seçimi kazandırmayacağız. Bu emekliyi, bu emekçiyi, bu canım yörükleri, ömrü çalışmakla geçmiş, bir emekli maaşına güvenmiş bu yörükleri senin insafına bırakmayacağız. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Onun yolundan gidenleriz. Bir şekilde bu memleketi kurtarırız. 2023 yılında bir seçim yaşadık. Kazanmayı çok istediğimiz bir seçim kaybettik. Oradan sonra hep beraber bir muhasebe yaptık. Dedik ki ‘CHP değişirse Türkiye değişir.’ Partiyi değiştirdik. Beş ay sonra Türkiye’de seçimlere girdik. En doğru adaylarla yola çıktık. Mersin’de Vahap Başkanı, Adana’da Zeydan Başkanı sizler yeniden istediniz. Size emanet ettik. Bağrınıza bastınız. Türkiye’nin yüzde 65’ini, 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni birinci parti yaparak kazandık. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez yenerek geride bıraktık. Şimdi karşı karşıya bulunduğumuz tüm saldırılar şundan… Ekrem İmamoğlu’nun suçu, dört kez üst üste Erdoğan’ın gösterdiği adayları yenmektir. Benim suçum, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan AK Parti’yi ilk kez yenen Genel Başkan olmaktır. Saldırıya uğrayan belediye başkanlarımızın suçu, iktidar yürüyüşünde halkçı belediyecilik yapmaktır. Bugün görevden alınan il başkanlarımızın suçu, şanlı bayrağımızı taşıdıkları bugünlerde iktidar yolundan sapmamaları, korkmamaları, geri dönmemeleridir."

İstanbul'da organize suç örgütüne operasyon: 18 şüpheli yakalandı Haber

İstanbul'da organize suç örgütüne operasyon: 18 şüpheli yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, yağma, tehdit, kasten yaralama ve mala zarar verme gibi çeşitli suçlara karıştıkları belirlenen organize suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 18 şüphelinin yakalandığını duyurdu. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Emniyet Müdürlüğü, organize suç örgütlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında eş zamanlı operasyon düzenledi. Emniyetin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, yağma, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kasten yaralama ve mala zarar verme başta olmak üzere çeşitli suçlara karıştıkları tespit edilen organize suç örgütü üyelerinin yakalanmasına yönelik operasyon gerçekleştirildiği bildirildi. Eş zamanlı düzenlenen operasyonda 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Organize Suç Örgütüne Eş Zamanlı Operasyon???? ▪️Yağma, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, ▪️Kasten yaralama ve mala zarar verme başta olmak üzere çeşitli suçlara karıştıkları tespit edilen örgüt üyelerinin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı… pic.twitter.com/Yl0LuY654k — İstanbul Emniyet Müdürlüğü (@istanbul_EGM) July 10, 2026 İstanbul Emniyet Müdürlüğü, suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, şehir eşkıyalarına yönelik operasyonların aralıksız devam edeceğini belirtti. Olayla ilgili adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

İBB Davası’nda gerginlik: Ekrem İmamoğlu mahkeme salonundan çıkarıldı! Haber

İBB Davası’nda gerginlik: Ekrem İmamoğlu mahkeme salonundan çıkarıldı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan dava 65. duruşmasıyla devam ediyor. Ekrem İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında gerginlik çıktı. İmamoğlu, salondan çıkarıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan dava 65. duruşmasıyla devam ediyor. 9 Mart 2026'da başlayan davanın bugünkü duruşmasında Ekrem İmamoğlu, saat 14.23 itibarıyla savunmasını yapmak üzere duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz’da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey’in avukatı hem Fatih Bey’in avukatı." dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Planlamamızı baştan da belirttik. Yeni bir planlama yapmadık. Zaten planlamamız baştan da belliydi. Dinlenecek sanıkların sırasındaki en son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sıra size geldi." ifadelerini kullandı. “AĞIR HAK İHLALİ İÇERİSİNDEYİM” Bunun üzerine İmamoğlu, “Mahkemeyi ayın 9’unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır.” diyerek ağır bir hak ihlali içerisinde olduğunu iddia etti. Geçen duruşma savunma yapmak için makul bir zamana ihtiyaç olduğunu ifade ettiğini aktaran İmamoğlu, “Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali.” ifadelerini kullandı. Suç örgütü lideri diye tariflendiğini de sözlerine ekleyen İmamoğlu, "Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum." dedi. “4 AYDIR YARGILAMA YAPIYORUZ” Mahkeme Başkanı ise, "Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm." açıklamasını yaptı. “Buraya benimle pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım.” diyen Mahkeme Başkanı, "Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan çıkartayım.” dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203’ü uyguluyorum, çıkarın salondan" dedi. Tartışmaların ardından İmamoğlu salondan çıkarıldı. İmamoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından davadaki tüm tutuklu sanıkların savunmaları alınmış olacak. 51 SANIK TAHLİYE OLDU Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın tahliyelerine karar verdi. İSTENEN CEZALAR 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede İmamoğlu, örgüt lideri olarak tanımlandı. İmamoğlu’nun "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Rüşvet", "Suç gelirlerinin aklanması", "Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "Kişisel verilerin kaydedilmesi", "Kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "Suç delillerini gizleme", "Haberleşmenin engellenmesi", "Kamu malına zarar verme", "Rüşvet alma", "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "İrtikap", "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "İhaleye fesat karıştırma", "Çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi usul kanununa muhalefet", "Orman kanununa muhalefet" ve "Maden kanununa muhalefet" suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. 779 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Ongun'a; "Rüşvet", "53 kez ihaleye fesat karıştırma", "33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "suç gelirlerini aklama" suçların 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor. Turktime

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi

İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 862 sayfalık iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. Üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu tespiti İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" ünvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi Seden Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da Seden Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veriyen iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi Seden Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "kordinatör başkan yardımcısı" ünvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi. Operasyon süreci Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilmişti. Daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklanmıştı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırılmıştı. Soruşturmanın ilerleyen safhalarında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselmiş, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K'nin de yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenilmişti. TRT

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.