Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Spk

bursaarena.com.tr - Spk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Spk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı Haber

Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı

Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya Fon soruşturması kapsamında ikinci kez ifade vermesinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) başkanı İbrahim Ömer Gönül şüpheli sıfatıyla ikinci kez ifadeleri alınmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na çağrılmıştı. Üç isim, 5 Kasım sabah saatlerinde İstanbul Adliyesi'ne gitti. Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifade işleminin 2 saat 15 dakika sürdüğü belirtildi. Savcılık, Kaya'yı "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" ile "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti. Mahkeme sabaha karşı Sayan Kaya hakkında tutuklama kararı verdi. Fon soruşturması kapsamında "şüpheli" sıfatıyla ifadesi alınan İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise, adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildikten sonra çıkarıldıkları mahkemece, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Eski AKP'li bakan Sayan Kaya, tasfiye edilen fonlardan haksız kazanç sağladığı iddiaları sonrası 27 Eylül'de AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti. Sayan Kaya ve eşi, şüpheli sıfatıyla 7 Ekim'de de ifade vermişti. Türk basınındaki haberlere göre ilk ifadelerinde Kaya çiftine ayrı ayır olarak, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketleri soruldu. Erdoğan'dan fon açıklaması: 'Hiç ummadığınız insanlar bu işlerin içerisine girmişler' İlyas Kaya, Nisan 2026'da yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını söyledi. Fatma Betül Sayan Kaya da aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve benzer şekilde ağustos ve eylül aylarında satış yaptığını belirtti. Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini söyledi. İlyas Kaya Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden, Fatma Betül Sayan Kaya ise Tera bünyesindeki bir fonda işlem yaptığını ifade etti. Kaya çifti, hisse alımlarında herhangi bir kişinin yönlendirmesinin bulunmadığını ve kendilerine özel bilgi verilmediğini savundu. İkisi de yatırımlarından elde ettikleri kazanç olarak görünen tutarları daha sonra TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdiklerini beyan etti. Bu arada AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Fatma Betül Sayan Kaya'nın artık parti üyesi olmadığını belirtti. İnan "Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, yetkili kurullarımızın tespiti doğrultusunda zaten gereken işlemleri yaptık. Bugün Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir" dedi. Özel'den tepki: Çayını içerek ifade verecek ve ayrılacak YENİ Parti lideri Özgür Özel, Fatma Betül Sayan Kaya'nın ifadeye çağrılmasıyla ilgili bir açıklama yaparak, "Beş ayda servetine servet katmış birisinden bahsediyoruz. Davet edilmiş, gidecek, ifade verecek. Çayını, kahvesini içecek, avukatlarıyla birlikte konforlu şekilde ifade verip ayrılacak" dedi. Fatma Betül Sayan Kaya'nın "suçüstü yakalandığında hesabında 2 milyarın üzerinde para olduğunu" söyleyen Özel, şunları söyledi: "46 tane belediye başkanımıza şafak baskını yapıldı, toplamda öyle bir paranın yüzde 1'i üzerlerinden çıkmadı. Fatma Hanım'ın binde birini yapmayanlar, birilerinin 'öyle duydum, öyle gördüm' ifadeleriyle, kapılar kırılarak, yatak odalarından çocuklarının gözü önünde alınarak götürülüyorlar. Bu ülkede hukuk varsa herkese eşit işlemeli." AKP yönetiminden istifa etmişti Tasfiye edilen fonlardan haksız kazanç sağladığı iddiaları sonrası 27 Eylül'de AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Sayan Kaya'nın fotoğrafı AKP'nin resmi internet sitesinden de kaldırılmıştı. Çiftin tüm mal varlıkları için 29 Eylül'de dondurma kararı verilmişti. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin elde ettikleri kazançları için gönüllülük kapsamında ödeme yapmasına izin verilmişti. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinden fon kazançları için ödeme başvurusu Toplam yedi farklı bankadaki paranın, TMSF'ye ait hesaba transferine izin verildiği bildirilmişti. Sayan Kaya, 2016-2018 yılları arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yapmıştı. Soruşturmalar kapsamında bugüne kadar 85 kişi tutuklandı, çok sayıda kişinin mal varlığıyla ilgili tedbir uygulandı. İktidar partisi, fon krizinin finansal sistemin geneline yönelik bir risk oluşturmadığını ve usulsüzlük yapanlardan hesap sorulacağını söylüyor. Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sürecin Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla takip edildiğini, "sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacağını" ve benzer sorunların tekrarlanmaması için hukuki ve idari tedbirler üzerinde çalışıldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 3 Ekim'de fon soruşturmasına ilişkin yol haritasının belirlendiğini açıkladı. Önceliklerinin Türkiye ekonomisinin zarar görmemesi ve haksız kazanç elde edenlerin adalet önünde hesap vermesi olduğunu söyledi. "Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden" sürecin çözüleceğini ve "milletin malına el uzatanların yaptıklarının yanlarına kar kalmayacağını" belirtti. Muhalefet partileri ise, krizin yalnızca birkaç fon yöneticisine indirgenmemesi çağrısında bulunuyor. Bütün siyasi bağlantıların ve denetim kurumlarının sorumluluğunun da araştırılması talep ediliyor.

Bahçeli'nin koluna girmesi gündem olan Dervişoğlu: 'Dün neredeysek bugün de aynı yerdeyiz' Haber

Bahçeli'nin koluna girmesi gündem olan Dervişoğlu: 'Dün neredeysek bugün de aynı yerdeyiz'

Bahçeli'nin koluna girmesi gündem olmuştu... Dervişoğlu'ndan kürsüde yeni açıklama: 'Dün neredeysek bugün de aynı yerdeyiz'Anıtkabir'deki 29 Ekim töreninin ardından, merdivenlerin başında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koluna girdiği anlar gündem olan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eleştirilere bir kez daha yanıt verdi. Partisinin grup toplantısında konuşan Dervişoğlu, "Fikri açıdan dün neredeysek, bugün de aynı yerdeyiz" diye konuştu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, sözlerine geçen haftaki "Devlet Bahçeli" görüntülerine yanıt vererek başladı. DERVİŞOĞLU'NDAN KÜRSÜDE 'BAHÇELİ' ELEŞTİRİLERİNE YENİ YANIT Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreninde, merdivenlerden inmeye çalışan MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koluna girdiği anlar gündem olmuştu. O görüntülere dair kürsüden yeni mesajlar veren Dervişoğlu, "Fikri açıdan dün neredeysek, bugün de aynı yerdeyiz. Bölen başkaları olacak, bizler kucaklamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. İYİ PARTİ, MEKKE ANLAŞMASI'NA "HAYIR" DİYECEK Öte yandan Dervişoğlu, Genel Kurul'a gelecek Mekke Anlaşması'na İYİ Parti olarak "hayır" diyeceklerini açıkladı. "KRAL ÇIPLAK DİYORDUM, ARTIK KRAL TUTSAK DİYORUM" Fon vurgunu üzerinden Erdoğan'a yüklenen Dervişoğlu, "Türkiye'yi artık Erdoğan değil, o bürokratik çete yönetiyor. Bugüne kadar kral çıplak diyordum. Bu saatten sonra diyorum ki, kral tutsak" ifadelerini kullandı. FON VURGUNU İDDİASI: "173 MİLYAR DOLAR BUHARLAŞTI" Ekonomi yönetimini de hedef alan Dervişoğlu, yatırım fonları üzerinden yaşandığını iddia ettiği usulsüzlüklere dikkat çekti. 2026'nın en gerçekçi oyunu. Kurulum gerektirmez. Ücretsiz oynayın.GlobalBaseCombat Borsada iki ay içerisinde 173 milyar dolarlık değer kaybı yaşandığını ileri süren İYİ Parti lideri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, BDDK ve MASAK'ın denetim sorumluluklarının araştırılmasını istedi. Dervişoğlu, fon mağdurlarına yapılan ödemelerin verilen sözlerin gerisinde kaldığını savunarak denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. İMRALI İDDİASINA SERT TEPKİ Konuşmasının önemli bir bölümünü İmralı sürecine ayıran Dervişoğlu, Abdullah Öcalan'ın adada yeni bir yere taşındığı yönünde bilgi aldıklarını söyledi. Söz konusu iddiaya ilişkin Adalet Bakanlığından açıklama yapılmadığını belirten Dervişoğlu, sürecin kamuoyundan gizli yürütüldüğünü savundu. İYİ Parti lideri, "Utanmazsanız İmralı'da grup toplantısı yapın demiştim. Utanmamışlar, meğer salonu çoktan hazırlamışlar, yanına bir de konut yapmışlar" ifadelerini kullandı. "DEVLET İÇİNDE DEVLET VAR" Türkiye'deki yönetim anlayışını eleştiren Dervişoğlu, "Bugün siyaset içinde bir siyaset vardır, yönetim içinde bir yönetim vardır. İktidar içinde bir iktidar, devlet içinde bir devlet vardır" dedi. Dervişoğlu, iktidara yakın kişilere ayrıcalık tanındığını iddia ederek kamu görevlilerinin hukuka ve topluma karşı hesap vermesi gerektiğini vurguladı. 7 KASIM'DA TRABZON'DA MİTİNG İYİ Parti lideri, konuşmasının sonunda 7 Kasım Cumartesi günü Trabzon'da miting düzenleyeceklerini duyurdu. Dervişoğlu ayrıca Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi kapsamında partisinin iklim değişikliğine ilişkin politikalarını içeren bir manifesto açıklayacağını belirtti. Cumhuriyet'te yer alan habere göre Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: * Terörle müzakereye, teröristle mübadeleye karşı çıktık. Öyle olaylar yaşandı ki, siyasete ve siyasetçiye güven her geçen gün daha da aşağıya çekildi. Ve sonuçta Türk milleti, vekil tayin ettiği siyasete karşı hep tedirgin, hep endişeli hâle geldi. Bunu anlıyorum. Ve yıllardır da bu gerçeğin altını çiziyorum. Ancak bu ülkenin ilkeleriyle, ülküleriyle, değerleriyle yürüyenleri, bunca kötülüğün ortasında iyi kalabilenleri de var. Dün nerede durduysak bugün de aynı yerdeyiz. Türkiye ve Türk milleti söz konusu olunca ne bir adım geri durur ne de yolumuzdan şaşarız. * Her şeyi görüyor, biliyor, anlıyorum. Edebali’nin, Osman Bey’e nasihati kulaklarımda çınlıyor. Bundan sonra öfke başkalarına, hoşgörmek bana. Güceniklik başkalarına, gönül almak bana. Bölmek başkalarına, bütünlemek bana. Aziz milletim ve dava arkadaşlarım müsterih olsun. Biz var oldukça şu gerçek hep önümüzde duracak. 13 asra yakın bir zaman önce Orhun Vadisi'nde taşa bir hüküm kazındı. Bugün o hükmü bu kürsüden, aynı kararlılıkla tekrar ediyorum: Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, Türk milletinin ilini ve töresini kimse bozamaz. "HAKLARINIZI SON KURUŞUNA KARDAR SORACAĞIZ" * Geçen hafta, yeni emekli olmuş bir öğretmenle konuştum. Kırk yıl tahtaya ‘vatan’ yazmış, bu millete hayırlı evlatlar yetiştirmiş bir öğretmen. ‘İkramiyemi fona yatırdım. Devlet denetliyor dediler, güvendim’ dedi. Sonra gözlerimin içine baktı: ‘Devlet beni kimlerin eline bıraktı’ diye sordu. Arkadaşlar, ben o soruyu duyduğumda bir öğretmenin değil, bir neslin sesini duydum. Devletine güvenen, kuralına uyan, vergisini ödeyen, çocuğuna ‘dürüst ol, kazanırsın’ diye öğüt veren bir neslin sesini. Bu iktidar o nesle maalesef şunu empoze etti: Dürüst olan kaybeder, iktidara yakın olan kazanır. O öğretmene Gazi Meclis’in kürsüsünden cevap veriyorum: Seni de milyonlarca vatandaşımızı da kimseye bırakmayacağız. Haklarınızı son kuruşuna kadar soracağız.. "SİGORTA ŞİRKETLERİ KARŞILIK AYIRIYOR, EMEKLİLİK FONLARI SARSILIYOR" * Hala bir piyasa hareketi gibi davranmaya çalışıyorlar. Hala asrın yolsuzluğu olduğu gerçeğini perdelemeye çalışıyorlar. Hala bu sistemin, kurdukları yağma düzeninin ürünü olduğunu gizlemeye çalışıyorlar. Yangın sadece fonlarla sınırlı kalmadı. Borsada iki ayda 173 milyar dolar buharlaştı. Fabrikalarımızın değeri, işçimizin, esnafımızın emeği buharlaştı. Sigorta şirketleri karşılık ayırıyor, emeklilik fonları sarsılıyor. Bugün hepimiz bu yangının dumanında boğuluyoruz. Bize hâlâ 'bazı uygulamalarda hata edenler olacaktır' diyorlar. Hata mı? Hata bir kere olur. Yıllarca göz göre göre büyüyen şeyin adı hata değil, düzendir. Ve o düzenin mimarı da bekçisi de 25 yıllık Recep Tayyip Erdoğan iktidarıdır. Biz bu felaketi bugün keşfetmedik. 22 Ekim 2025’te, tam bir yıl önce, bu kürsüden 'Kamu gücünü kullanarak manipülasyon yapan her kim varsa hesap vermelidir' dedim. 12 Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı ile SPK Başkanı’nı adıyla uyardım: 'Bu suskunluk, suça verilmiş açık bir izindir' dedim. Kulaklarını tıkadılar. "BU PARALAR LÜTUF DEĞİLDİR" * SPK tehlikeyi görmezden geldi. Borsa İstanbul gözetim görevini yapmadı. BDDK sistemdeki riski seyretti. Takasbank koruma kalkanını indirdi. Ama biliyoruz ki hiçbir kurum, siyasi iradenin izni olmadan bu kadar uzun süre gözünü kapatamaz. Bürokrasi seyrettiyse, ona seyret diyen de bu iktidardır. Şimdi soruyorum: Fon fiyatları balon gibi şişerken SPK neredeydi? Offshore hesaplardan para yabancı yatırımcı kılığında ülkeye girerken MASAK neredeydi? Kendi genel başkan yardımcınızın adı karışırken, 'istifa etti, bitti' derken vicdanınız neredeydi? Meclis’te araştırma komisyonu istediğimizde 'hayır' diye kalkan o eller kimi koruyordu? İki aydır aklınız neredeydi? Gecikmiş gözaltılar için neyi beklediniz? Listelerden isim mi ayıklıyordunuz? Denetim dosyalarını açın. Hangi tarihte hangi risk tespit edildi? Rapor kimin önüne kondu? Hangi işlem yapıldı, yapılmadıysa kim engelledi? Her belgenin tarihini, her kararın imzasını bu millet görecek. * Cumhurbaşkanı Erdoğan kameraların karşısına geçti, 'Ekim’de 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerine başlanacak' dedi. Ekim bitti. Verilen nedir? En fazla 250 bin lira, ortalama 124 bin lira. Devletin zirvesinden verilen söz, üç kuruşluk ödemelerle kuşa çevrildi. Kameraların önünde verilen söz, kameralar kapanınca unutuldu. Hayatı boyunca dişinden tırnağından artıran insanımız, kendi alın terinin peşinde dilenci durumuna düşürüldü. Bu para bir lütuf değildir; sizin göz yummanızla gasbedilen haktır. Bu hakkı teslim etmek de iktidarın namus borcudur. "FON VURGUNU BİR KAZANIN DEĞİL BİR ÇÖKÜŞÜN ADIDIR" * Fon vurgunu bir kazanın değil, bir çöküşün adıdır. Bu iktidar artık ekonomiyi yönetmiyor, ekonominin enkazını yönetiyor. Dişle tırnakla kurulan fabrikalarımız, işletmelerimiz bu kifayetsiz yönetimin altında gözümüzün önünde eriyor. İstanbul Ticaret Odası’nın kayıtlarına bakın: Üyelerinin önemli bir kısmı, aidatını ödeyemediği ya da faaliyetini durdurduğu için askıya alınmış. Oda aidatını ödeyemeyen esnaftan istihdamı nasıl sürdürmesini bekliyorsunuz? * Zeytinciden tırcıya, tekstilciden küçük imalatçıya kadar bütün sektörlerin nefesi tükenmek üzere. Geçen bir zeytinciden dinledim. 'Zeytin o kadar ucuzladı ki artık dalından toplamaya bile değmeyecek hale geldi. Tek tesellimiz, zeytinyağı fiyatlarındaki düşüş sonrası sahtesi bile aslından pahalıya mal olacağı için sahtekarlar üretmeye tenezzül etmez' dedi. Birileri fonlar üzerinden servet yaparken, bu ülkenin üreten insanı işte böyle bir yalnızlığa terk edildi. "YETİŞMİŞ GENÇLERİMİZ GELECEĞİNİ BAŞKA DİYARLARDA ARIYOR" * Geçen hafta biz söylemiştik. Bu hafta TÜSİAD Başkanı Ozan Diren de uyardı: Türkiye 'Made in Europe' düzenlemelerinin dışında kalırsa, otomotivden çeliğe, alüminyumdan bataryaya pazar kaybedecek, yatırım ve üretim zinciri bu ülkeden uzaklaşacak. Ekonomi yönetimi topu dış politikaya, dış politika da ekonomi yönetimine atarak bu tehlikeyi savuşturamaz. Fabrikamızı, pazarımızı kaybederken, evlatlarımızı da beyin göçüne kaybediyoruz. Yetişmiş gençlerimiz geleceğini başka diyarlarda arıyor. Evladını uğurlayan o anne babaların gözyaşı da bu iktidarın karnesinin mürekkebi oluyor. O gençler bu ülkeyi sevmedikleri için gitmiyor; bu ülkede emeğin, liyakatin, dürüstlüğün karşılık bulmadığını gördükleri için gidiyor. Gençlerimizi kovan bu ülke değil, bu iktidarın kurduğu liyakatsizlik ve yağma düzenidir. "CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ DEDİNİZ YAĞMA DÜZENİ KURDUNUZ" * Milletvekili arkadaşlarımız gece gündüz Plan Bütçe Komisyonu'nda mücadele ediyor. Komisyonda görüşülen 2027 bütçesindeki rakamlar çürümenin rakamları, Meclis'e getirilen bütçe çöküş bütçesidir. Sözü senet olmaktan çıkmış bir iktidarın bütçesi hükümsüzdür. Bu bütçe millete sefalet, bir avuç rantiyeye servet vaat ediyor. Fon mağdurunun parasını bulamayan, esnafın kredisini çeviremeyen, emeklinin maaşını açlık sınırının altında bırakan bir iktidar, milletin bütçesini yapacak itibara sahip değildir. 'Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi kuracağız' dediniz, yağma düzeni kurdunuz. Üretenin sırtına basılarak kurulan bu yağma düzeni, ilk sandıkta bu millet tarafından tarihe gömülecektir. "BİR MAHKUMUN NEREDE KALDIĞINI ULAKLARDAN ÖĞRENİYORSAK ORADA DEVLET ÇÜRÜMÜŞ DEMEKTİR" * Geçtiğimiz günlerde İmralı’daki terörist başının adada kendisi için yapılan yeni yerine taşındığını öğrendik. Bu haberi milletimize Adalet Bakanlığı vermedi. İmralı ulaklarından öğrendik. Bir mahkumun nerede kaldığını ulaklardan öğreniyorsak orada devlet çürümüş demektir. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış bir hükümlünün cezasını nasıl çekeceğini idare değil, kanun belirler. Kanunda dayanağı olmayan bir uygulamayı fiilen yaşama geçiren her kim olursa olsun bunun bedelini er veya geç ama mutlaka öder. * Hatırlayın bu kürsüden 'Utanmazsanız İmralı’da grup toplantısı yapın' demiştim. Utanmamışlar, meğer salonu çoktan hazırlamışlar, yanına bir de konut yapmışlar. Bu süreç başından beri milletten saklanarak yürütülüyor. Komisyon kapalı kapılar ardında toplanıyor, kararlar heyetlerin ağzından sızıyor, millete ise yalnızca olup biteni görüp kahretmek kalıyor. "BİZ TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN NE OLDUĞUNU ŞEHİT VE GAZİLERİMİZDEN BİLİYORUZ" * Önce 'umut hakkı' dediler. Sonra 'Meclis’e gelsin, konuşsun' dediler. Sonra 'statü' dediler. Şimdi 'yeni yer' diyorlar. Her adımda bir kapı açılıyor, her kapıda millete 'bir şey değişmedi' deniyor. Adına 'Terörsüz Türkiye' dediler ama ortada terörsüz bir Türkiye yok, terörist başının siyasetin merkezine adım adım taşındığı onursuz bir pazarlık var. Biz Terörsüz Türkiye’nin ne olduğunu şehitlerimizden gazilerimizden biliyoruz. Şimdi bize terörist başı yeni yerine geçti diyorsunuz. Öyle mi?" Dervişoğlu, bir fotoğraf göstererek, "Bu fotoğrafa iyi bakın. Şehit öğretmen Neşe Alten ve babası, hala bu soğuk mezar taşının altında. Şehit öğretmen Aybüke Yalçın hala bu karanfillerin altında. Bunlarda sıvasız şehit evleri. Şehit evladı babasını özledikçe hala bu taşa sarılıyor. Şehitlerimizin anaları babaları hala bu sıvasız evlerde yaşam mücadelesi veriyor. Onların yeri aynı ama katilini müstakil bahçeli eve aldınız, öyle mi? Yer utanıyor, gök utanıyor, millet utanıyor ama siz zerre utanmıyorsunuz. Yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun. Şunu bilin ki az kaldı. Bu millet sizi sandığa, o teröristi de İmralı’ya gömecektir. Herkes bunu bilmeli" dedi.

Tasfiyedeki o fonlarla ilgili ilk ara ödemeler 30 Ekim’de başlıyor Haber

Tasfiyedeki o fonlarla ilgili ilk ara ödemeler 30 Ekim’de başlıyor

Fon Koordinasyon Kurulu toplantısında, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına ilişkin son gelişmeler paylaşıldı. Bugüne kadar 71 bin 899 hesaba toplam 68 milyar liralık ödeme yapılırken, ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlaması öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen 8. Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına yönelik çalışmalar ve yatırımcılara yapılacak ödemeler ele alındı. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan toplantının detaylarına göre, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında sürecin adil, şeffaf ve etkin yürütülmesi amacıyla hazırlanan 7596 sayılı Kanunun 27 Ekim 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği anımsatılarak, SPK'nın da aynı tarihte aldığı kararla tasfiye ve ödeme süreçlerine ilişkin usul ve esasları belirlendiğinin altı çizildi. 68 MİLYAR LİRALIK ÖDEME YAPILDI Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. tarafından kurulan fonların tasfiye sürecinde önemli ilerleme kaydedildi. Toplam 31 fondan 27’sinin tasfiye işlemleri 23 Ekim 2026 itibarıyla büyük ölçüde tamamlandı. Bu kapsamda 26 bin 152 hesaba toplam 27,2 milyar lira ödeme yapıldı. Kalan dört fonun tasfiye çalışmalarının ise devam ettiği bildirildi. Genel süreçte tasfiye aşamasındaki fon sayısı 131’den 38’e gerilerken, bugüne kadar 71 bin 899 hesaba toplam 68 milyar lira tutarında ayni ve nakdi ödeme gerçekleştirildi. İLK ARA ÖDEMELER İÇİN TARİH 30 EKİM 7596 sayılı Kanun ve SPK’nın ilgili kararı doğrultusunda, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlaması öngörülüyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) nezdinde oluşturulan hesaplara yönelik iadelerin sürdüğü belirtilirken, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından da fon soruşturması kapsamındaki şirketler, manipülasyon şüphesi bulunan kişiler ve şüpheli işlemler ile fonların gerçek faydalanıcılarına ilişkin yurt dışı bağlantılı çalışmaların titizlikle yürütüldüğü kaydedildi. Öte yandan İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre toplantıda, yatırım fonlarında benzer sorunların yeniden yaşanmaması için yapısal düzenlemeler içeren bir kanun teklifi taslağı üzerinde teknik hazırlıkların hızlandırılması kararlaştırıldığı da kaydedildi. Sektör paydaşlarıyla yapılacak istişareler sonrasında olgunlaştırılacak taslağın TBMM'nin değerlendirmesine sunulmasının planlandığı belirtildi. Sekizinci Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bu bakanlıklarımızın ilgili kurum ve kuruluşları katılmıştır. Önceki Fon Koordinasyon Kurulu kararlarına istinaden, Sermaye Piyasası Kurulunca tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi ve ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını sağlayacak 22.10.2026 tarihli ve 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27.10.2026 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 7596 sayılı Kanun kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulunun 27.10.2026 tarihli ve 76/1903 sayılı Kararı ile tasfiye ve ödemelere ilişkin usul ve esaslar da belirlenmiştir. SPK’nın 15.10.2026 tarihli Kararı ile tasfiye ödemelerine başlanan Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonların tasfiye işlemleri ile ilgili olarak; 31 fonun 27’sinin tasfiye işlemleri 23.10.2026 itibarıyla büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bu kapsamda, toplam 26.152 adet hesaba 27,2 milyar TL ödenmiştir. Söz konusu grubun kalan 4 fonunun tasfiyesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Böylece, başından bu yana; tasfiye sürecinde olan fonların sayısı 131’den 38’e düşmüş, 71.899 hesaba toplam 68 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye ödemesi yapılmıştır. TMSF nezdinde oluşturulan hesaplara iadeler devam etmektedir. MASAK, fon soruşturmasına konu şirketler, manipülasyon şüphesi bulunan kişiler ve gerçekleştirilen şüpheli işlemlerin ve fonların gerçek faydalanıcıları hakkında yurt dışı bağlantılı çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir. TBMM’de kabul edilen 7596 sayılı Kanun ve ilgili SPK usul ve esas Kararı ile süreçleri netleşen olağanüstü tasfiye kapsamında bulunan fonlarla ilgili olarak, ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlaması öngörülmektedir. Diğer yandan, bir daha benzer sorunların yaşanmaması adına yapısal adımları içerecek Kanun Teklif taslağı konusunda teknik hazırlıklar hızlandırılacaktır. Sektör paydaşları ile istişare edilerek olgunlaştırılacak taslak, Meclisimizin takdirine sunulacaktır. — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 28, 2026

Fon mağduru: "Kendimle birlikte sülalemi de batırdım!.." Haber

Fon mağduru: "Kendimle birlikte sülalemi de batırdım!.."

Fon mağdurları paralarını ne zaman ve ne ölçüde geri alabileceklerini bilmiyor. Özellikle tüm birikimini fona yatıranlar zor günler geçiyor. Bunlardan ikisi DW Türkçe'ye konuştu. Tasfiye ve geri ödeme sürecini düzenleyen kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilirken fon krizinde birikimlerine erişemeyen yatırımcılar, paralarını ne zaman geri alabileceklerine yanıt bekliyor. TBMM Genel Kurulu'nda da görüşülecek teklif, Sermaye Piyasasi Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül kararlarıyla tasfiyeye alınan ve kanun yayımlandığında tasfiyesi süren fonları kapsıyor. Hak sahipliği, tasfiye kayıtları ile Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verileri karşılaştırılarak belirlenecek. Piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığına katıldığı SPK tarafından tespit edilenlere ödeme yapılmayacak. Yasal düzenleme çerçevesinde mağdurların paralarını ne ölçüde geri alabilecekleri ise henüz bilmiyor. Özellikle tüm birikimini bu fonlara yatıranlar için durum çok kritik. "Kredi çekip fona yatırdım" Bu mağdurlardan biri de 25 yaşındaki yazılımcı Berkay U. Ekim 2025’te küçük bir tutarla yatırım yapmaya başladığını belirten Berkay, düzenli kazanç elde ettikçe sisteme duyduğu güvenin arttığını ve ardından daha büyük meblağlar yatırdığını söylüyor. İlk yatırımını Tera Portföy’ün TLY kodlu fonuna yaptığını anlatan Berkay, zamanla yakınlarını da yatırım yapmaya yönlendirdiğini anlatıyor: "Kıyıda köşede birikimi olan insanlar bu paralarıyla ne yapacaklarını sorduklarında onları da fon sistemine yönlendirdim. Sülalemi ve eşimi dostumu da bu sistemin içine soktum. Sonra 8 kişi olduk ve toplam 10 milyon TL yatırım yaptık.” Bir gün sistemin çökeceğini düşünmediğini söyleyen Berkay, içeride kalan paralarını geri alamadıklarını belirtti. "Devlet paramıza el koydu. Kendimle birlikte sülalemi de batırdım" diyen Berkay, yatırım yapmak için kredi de çektiğini söyledi. Genç yazılımcı, fon sisteminden gelen pasif geliri olduğu için önceden iş aramadığını, bu nedenle şimdi işsiz olduğunu, bir kredi kartının borcunu başka bir kredi kartı ile ödemeye çalıştığını söyledi: "900.000 TL param içeride kaldı. Ben sistemin bana getirdiği paraya güvenerek çalışmıyordum ama şimdi işsizim. Nakit param kalmadığı için kredi kartlarımın borcunu ödeyemiyorum. Şimdi iş arıyorum. Fon sistemine benim yüzümden giren aile üyelerim de ben de ana paramızı alamadık. Hâlâ paramızın yatmasını bekliyoruz. Çevremi bu sisteme soktuğum için ayrıca üzgünüm. Bir şekilde bu süreci atlatacağımızı düşünüyorum.” "Fon krizinde hiçbir siyasetçi yargılanmadı" Fon krizinde parasını geri alamayanlardan biri de iş hayatı boyunca biriktirdiği tüm parasıyla birkaç ay önce fon sistemine giriş yapan 40 yaşındaki yazılımcı B.O. Piyasadaki hareketlerden rahatsız olarak 17 Eylül'de satış emri verdiğini, ancak 14 milyon TL'yi aşan parasının fonda kaldığını belirten B.O.'nun itirazı, satış kararı vermesine rağmen parasına erişememesi: "Olan içeride parası olan milyonlarca vatandaşa oldu. Fon krizinde yargılanması gereken hiçbir siyasetçi yargılanmadı. İktidar kendi bakanının yaptığını itiraf etmiyor. Ama içeri bilgi sızdırılıyor ve bazı insanlar krizden önce paralarını sistemden çekebiliyor. Bunu nasıl yapabiliyorlar?" B.O., tasfiye sonunda yapılacak ödemenin beklentisinin altında kalmasından endişe ettiğini söyleyerek kamu kurumlarına duyduğu güvenin giderek azaldığını belirtti. Hâlâ ana parasının yatmasını bekleyen B.O. yatırımlarından gelen paranın bir anda kesildiğini, artık yatırım yapamadığını, nakit para akışı olmadığı için geleceğinin ciddi biçimde etkilendiğini belirtti: "Büyük bir belirsizlik içindeyim. Paramın bana geri yatırılmasını talep ediyorum, şu an başka bir yatırım yapacak durumda değilim. O süreç bitti artık. Devlet bana 'riski bilerek girdin' diyor. Böyle bir riski kim bilebilir? Biz kumar mı oynadık? Devletten başka güvenecek kim kalıyor?" Bir milyon TL ara ödeme ne anlama geliyor? TBMM'deki teklif, SPK’nın belirleyeceği fonlarda enflasyon düzeltmesi yapılmamış net yatırımı aşmamak üzere 1 milyon liraya kadar ara ödeme öngörüyor. Para piyasası fonları dışındakilerde ödeme, payların hesaplamadan önceki gün sonu değerini de aşamayacak. Yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu'nda da görüsülmesi gerekiyor ///// Fotoğraf: Mustafa Kaya / Xinhua / picture alliance Nakit yetmezse SPK, net yatırımı en düşük olanlara öncelik verebilecek veya tutarı düşürebilecek. Nihai alacaktan düşülecek ara ödeme, herkese 1 milyon lira ödeneceği veya zararların devlet güvencesinde olduğu anlamına gelmiyor. Teklifin gerekçesine göre ödemeler kamu bütçesinden değil, fon varlıkları ve geri kazanılan kaynaklardan karşılanacak. Hukuka aykırı işlemlerden doğan zarar önce portföy yönetim şirketinden tahsil edilmeye çalışılacak. Tahsilat mümkün olmazsa sorumluluğu belirlenen kişi ve şirketlerin malvarlıklarına başvurulabilecek. Süreci, SPK’nin tespitleri doğrultusunda TMSF yürütecek. Komisyonda gönüllü kazanç iadesinin hesabı da değiştirildi. Emsal getiriler yerine TÜFE ve Yİ-ÜFE değişimlerinin ortalamasını aşan getiriler esas alınacak. İade, hukuki veya cezai sorumluluğu kaldırmayacak; tek başına sorumluluğun kabulü de sayılmayacak. İletişim Başkanlığına göre A1, Bulls ve Pardus’un fonlarında 43 bin 643 yatırımcıya 6,4 milyar lira ödendi. Bu şirketlerde toplam 40,5 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiyenin hafta sonuna kadar tamamlanması, diğer 65 fondaki ara ödemelerin ise teklif yasalaştıktan sonra hızlandırılması hedefleniyor. Fon krizi nasıl başlamıştı? SPK, bazı fonların düşük dolaşımlı hisselerde ekonomik verilerle açıklanamayan fiyat hareketlerine yol açtığını 2025’in son çeyreğinde gözlemlediğini açıklamıştı. Sonraki dönemde yatırımcı kriterleri, takas ve değerleme kuralları değiştirilerek yeni yatırım sınırlamaları getirildi. Para çekme taleplerinin karşılanamaması üzerine SPK, 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketinin 131 fonunu tasfiyeye aldı. Açıklanan MKK verilerine göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.Adli soruşturma ve denetim sorumluluğuna ilişkin tartışmalar sürerken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 14 Ekim’de eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi.

17 yatırım fonunda tasfiye ödemeleri başladı Haber

17 yatırım fonunda tasfiye ödemeleri başladı

İletişim Başkanlığı, Ziraat Bankası tarafından yürütülen fon tasfiye sürecinde 17 yatırım fonuna ilişkin ödemelerin başladığını duyurdu. A1 Capital, Bulls ve Pardus Portföy Yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu fonlara ait tasfiye tutarları, yatırımcıların banka ve aracı kuruluş hesaplarına aktarılmak üzere ilgili kurumlara gönderildi. Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla başlatılan fon tasfiye sürecinde önemli bir aşamaya gelindi. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, tasfiye sürecinde görevlendirilen Ziraat Bankası, ilgili kurumlarla koordinasyon halinde çalışmalarını sürdürüyor. 17 FON İÇİN ÖDEMELER AKTARILMAYA BAŞLANDI Açıklamada, bugün itibariyle A1 Capital, Bulls ve Pardus Portföy Yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu toplam 17 fonun tasfiye sürecinde son aşamaya gelindiği bildirildi. Bu kapsamda yatırımcılara yapılacak ödemelere ilişkin tutarların Ziraat Bankası tarafından ilgili banka ve aracı kuruluşların hesaplarına aktarıldığı belirtildi. Tasfiye tutarlarının, yatırımcı hesaplarına söz konusu banka ve aracı kuruluşlar tarafından en kısa sürede aktarılacağı kaydedildi. DİĞER FONLARDA SÜREÇ DEVAM EDİYOR Açıklamada, diğer tüm fonlara ilişkin tasfiye işlemlerinin de ilgili paydaşlarla koordinasyon içinde sürdüğü bildirildi. İşlemlerin tamamlanmasının ardından gerekli bilgilendirmelerin yatırımcılarla ivedilikle paylaşılacağı ifade edildi.

İstanbul Başsavcılığı’ndan “fon soruşturması” açıklaması... Gerçeğe aykırı paylaşımlara soruşturma uyarısı Haber

İstanbul Başsavcılığı’ndan “fon soruşturması” açıklaması... Gerçeğe aykırı paylaşımlara soruşturma uyarısı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen “Fon Soruşturması” kapsamında bazı sosyal medya ve dijital mecralarda gerçeği yansıtmayan iddialar ile kişi ve kurumlara yönelik dezenformasyonların yayıldığını bildirdi. Başsavcılık, gerçeğe aykırı bilgileri alenen paylaşanlar hakkında TCK’nın 217/A maddesi kapsamında adli işlem yapılacağını açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Fon Soruşturması” olarak bilinen soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturma kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlardan temin edilen bilgi, belge ve raporların incelenmesine titizlikle devam edildiği belirtildi. “GERÇEĞİ YANSITMAYAN İDDİALAR PAYLAŞILIYOR” Açıklamada, soruşturmanın içeriğine ilişkin bazı sosyal medya platformları ve dijital mecralarda gerçeği yansıtmayan iddiaların yanı sıra kişi ve kurumlara yönelik dezenformasyonların kamuoyuyla paylaşıldığının görüldüğü ifade edildi. Başsavcılık, bu tür paylaşımlara ilişkin hukuki sürecin işletileceğini duyurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gerçeğe aykırı bilgilerin alenen yayılmasının Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu kapsamında değerlendirileceğini bildirdi. Açıklamada, söz konusu paylaşımları yapan kişiler hakkında Başsavcılık tarafından resen gerekli adli işlemlerin tesis edileceği vurgulandı.

Eşiyle birlikte ifade vermişti: Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti'den ihraç mı edildi? Haber

Eşiyle birlikte ifade vermişti: Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti'den ihraç mı edildi?

Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, İstanbul'daki fon soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Çiftin mal varlıkları için daha önce dondurma kararı verilmiş, elde ettikleri kazançlar için gönüllülük kapsamında ödeme yapmalarına izin verilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Çarşamba günü ayrı ayrı ifadesi alınan çift, haklarındaki suçlamaları reddetti ve ifadelerinin ardından Çağlayan Adliyesi'nden ayrıldı. Kaya çiftine Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketleri soruldu. İlyas Kaya, Nisan 2026'da yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını söyledi. Fatma Betül Sayan Kaya da aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve benzer şekilde ağustos ve eylül aylarında satış yaptığını belirtti. Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini söyledi. İlyas Kaya Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden, Fatma Betül Sayan Kaya ise Tera bünyesindeki bir fonda işlem yaptığını ifade etti. Kaya çifti, hisse alımlarında herhangi bir kişinin yönlendirmesinin bulunmadığını ve kendilerine özel bilgi verilmediğini söyledi. İkisi de yatırımlarından elde ettikleri kazanç olarak görünen tutarları daha sonra TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdiklerini dile getirdi. Reuters'ın Adalet Bakanlığı'na dayandırdığı haberine göre, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) da çift hakkında suç duyurusunda bulunması bekleniyor. 'AK Parti'den ihraç edildi' Bu arada Sayan Kaya'nın AK Parti'den ihraç edildiği de belirtiliyor. Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan, çarşamba akşamı katıldığı bir TV programında, Sayan Kaya'yla ilgili şu sözleri sarf etti: "AK Parti olarak Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, yetkili kurullarımızın tespiti doğrultusunda zaten gereken işlemleri yaptık. Bugün Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir." Ne olmuştu? Sayan Kaya ve eşinin ifadeye çağrılması, haftalardır devam eden geniş kapsamlı soruşturmanın son adımlarından biri. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 3 Ekim'de 20 kişinin daha tutuklanmasıyla toplam tutuklu sayısı 85'e yükseldi. Soruşturmanın merkezinde, SPK'nın 17 Eylül'de tasfiye kararı aldığı yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu bulunuyor. SPK verilerine göre söz konusu fonlarda yaklaşık 455 bin tekil yatırımcı bulunuyordu. Soruşturma kapsamında şirket yöneticilerinin yanı sıra para hareketleri, yurt dışı transferleri ve kripto varlık işlemleri de inceleniyor. Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın adı ise Özata Denizcilik hisseleriyle bağlantılı işlemler üzerinden gündeme gelmişti. 26 Eylül’de Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Sayan Kaya ile eşi hakkında iddialarda bulunmuştu. Emre'ye göre çift; Nisan 2026’da Özata Denizcilik hisselerini yaklaşık 255 TL’den almış, eylül ayında (kriz patlak vermeden kısa süre önce) 4 bin 482 TL civarından satmıştı. İddiaya göre, Sayan Kaya 63 milyon 359 bin TL yatırım yaparak 1 milyar 344 milyon TL çekmiş, eşi İlyas Kaya ise 99 milyon 687 bin TL yatırarak 826 milyon TL çekmişti. Toplamda yaklaşık 2 milyar TL’lik kâr iddia edilmişti. Bu iddiaların ardından Fatma Betül Sayan Kaya, 26 Eylül akşamı sosyal medya hesabından AK Parti'deki görevlerinden istifasını duyurmuştu. AK Parti'nin internet sitesindeki genel başkan yardımcılığı sayfası da daha sonra kaldırıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 29 Eylül'de Kaya çifti hakkında tüm mal varlıklarının dondurulması için ilgili kurumlara yazı gönderildiğini açıklamıştı. Daha sonra çiftin, SPK'nın soruşturma kapsamındaki yatırımcılara yönelik açıkladığı gönüllü ödeme yöntemi kapsamında başvurduğu bildirildi. AK Parti yönetimi, soruşturmanın finansal sistemin geneline yönelik bir risk oluşturmadığını savunuyor ve usulsüzlük yaptığı tespit edilenlerden hesap sorulacağını belirtiyor. Muhalefet partileri ise soruşturmanın yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmaması, siyasi bağlantılar ile denetleyici kurumların sorumluluğunun da araştırılması çağrısında bulunuyor.

Cevdet Yılmaz'dan 'fon' bilgilendirmesi... Tasfiyelerde Hazine kaynakları kullanılmayacak Haber

Cevdet Yılmaz'dan 'fon' bilgilendirmesi... Tasfiyelerde Hazine kaynakları kullanılmayacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tasfiye sürecindeki 131 fonun toplam fonların yüzde 4,6’sını oluşturduğunu belirterek, “Piyasalarda sistemik risk yok” dedi. Yılmaz, küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına öncelik verileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda Fon Koordinasyon Kurulu çalışmalarına ilişkin hükümet adına bilgi verdi. Yılmaz, tasfiye halindeki fonlara ilişkin sürecin şeffaf, adil ve hızlı biçimde yürütüldüğünü vurguladı. Yılmaz, 131 fonun tasfiye sürecinde olduğunu belirterek, bu fonların toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7’sini oluşturduğunu söyledi. “Diğer bir ifadeyle sorun, fon piyasasının sınırlı bir alanında yaşanmıştır” diyen Yılmaz, finansal sistemde sistemik risk bulunmadığını ifade etti. “HAZİNE KAYNAĞI KULLANILMAYACAK” Tasfiye sürecinde yatırımcıların haklarının öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarıyla karşılanacağını belirten Yılmaz, Hazine kaynaklarının kullanılmayacağını söyledi. Olağanüstü tasfiye şartlarına tabi fonlarda ise 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının planlandığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına öncelik verileceğini de belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreci yakından takip ettiğini söyleyen Yılmaz, sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vereceğini vurguladı. Spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayanlara karşı gerekli adımların atıldığını ifade eden Yılmaz, adli ve idari süreçlerin titizlikle sürdürüldüğünü dile getirdi. Yılmaz, yatırımcıları korurken aceleci ve eksik bilgiye dayalı değerlendirmelerden kaçınılması gerektiğini belirterek, bunun aksi halde suça karışmayan fonlara ve yatırımcılara zarar verebileceğini söyledi. DDK VE KURUMLAR SAHADA Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, süreçte Devlet Denetleme Kurulu da devreye girdi ve sahada 10 müfettiş görev yapıyor. Ayrıca SPK, BDDK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve diğer kurumlar koordineli şekilde çalışıyor. Tasfiye edilen fonlarla ilgili olarak; bazı kişi ve şirketlere borsa yasağı getirildiği, bazı lisansların iptal edildiği, çok sayıda kişi hakkında tutuklama ile yurt dışı çıkış yasağı ve malvarlığına el koyma kararları alındığı kaydedildi. Yılmaz, tasfiyesi öngörülen 131 fonda toplam 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu aktardı. Olağan tasfiye kapsamındaki bazı fonlarda ödemelerin bu hafta içinde yapılacağını bildirdi. Olağanüstü tasfiye kapsamında ise ara ödemelerin, MKK verileri esas alınarak ve en fazla 1 milyon lira olmak üzere yapılacağını söyledi. Kanun teklifinin Meclis’te kabul edilmesi halinde ödemelerin Ekim ayı içinde başlayabileceği ifade edildi. “PİYASALARIMIZDA SİSTEMİK RİSK YOK” Konuşmasının sonunda sermaye piyasalarına ilişkin genel değerlendirmede bulunan Yılmaz, Türkiye’nin finansal sisteminin güçlü olduğunu belirtti. “Piyasalarımızda sistemik bir risk yoktur” diyen Cevdet Yılmaz, sermaye piyasalarını daha güvenilir ve derin bir yapıya kavuşturmak için çalışmaların süreceğini söyledi.

SPK’dan Tera Holding kararı... 37 kişi hakkında suç duyurusu! Haber

SPK’dan Tera Holding kararı... 37 kişi hakkında suç duyurusu!

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), TRHOL pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle çok sayıda kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve 2 yıl işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verdi. SPK’nın haftalık bülteninde yer alan karara göre, Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ (TRHOL) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1 maddesi kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. Kurul, aynı işlemlerle ilgili olarak Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ ve Tera Portföy Yönetimi AŞ’nin yanı sıra 37 kişi hakkında 2 yıl süreyle borsalarda ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem yasağı uygulanmasını kararlaştırdı. 24 KİŞİNİN LİSANSI İPTAL EDİLDİ SPK ayrıca, hakkında suç duyurusu kararı alınan kişilerden 24’ünün sahip olduğu tüm sermaye piyasası lisanslarının işlem yasağı süresi boyunca iptal edilmesine karar verdi. Kurulun kararında yaptırımların, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği kapsamında uygulandığı belirtildi. SPK’nın kararında yer alan isimler arasında Emre Tezmen, Emir Münir Sarpyener, Abdülkadir Özkan, Kerem Alkin, Kadir Boy, Erdin Özel, Ethem Umut Beytorun, Emre Alkin, Haldün Saffet İnal, Ecem Tuğçe Akçay ve Bülent Uygun gibi isimler de bulunuyor. ETKİN PİŞMANLIK HÜKMÜ DE HATIRLATILDI Kurul, hakkında suç duyurusu kararı verilen kişilerin, kanunun 107/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmeleri için belirli şartları yerine getirmeleri gerektiğini de karar metninde belirtti. Buna göre ilgili kişilerin, elde ettikleri veya elde edilmesine sebep oldukları menfaatin iki katı tutarında ve 500 bin liradan az olmamak üzere ödemeyi, Kurul kararından itibaren 15 gün içinde gerçekleştirmeleri gerekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.