Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ömer Ekinci Micingirt

bursaarena.com.tr - Ömer Ekinci Micingirt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Ekinci Micingirt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA ARENA Yazar ve Şairleri 'Osmangazi 2. Kitap Günleri'nde okuyucularıyla buluştu Haber

BURSA ARENA Yazar ve Şairleri 'Osmangazi 2. Kitap Günleri'nde okuyucularıyla buluştu

Osmangazi Belediyesi’nin kültür faaliyetleri arasında yer alan ve ilki geçen yıl gerçekleştirilen “Osmangazi Kitap Günleri” Bursalı kitapseverlerden büyük ilgi aldı. Osmangazi Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte, birbirinden değerli yazar ve şairler okuyucularıyla bir araya geldiler. Bu vesileyle Bursalı kitapseverler aradıkları kitaplara kavuşmayla birlikte, sevdikleri isimlerle sohbet ve kitap imzalatma imkânına da kavuştular. Osmangazi Belediyesi ve Yayıncılar Kooperatifi (YAYKOOP) iş birliğiyle düzenlenen 2. Osmangazi Kitap Günlerine, bu yıl BURSA ARENA yazarlarımızdan AYTAÇ YILDIZ BOZKURT ve şairlerimizden ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT de katıldılar. Okuyucularıyla buluşup eserlerini imzaladılar. Konuşma standına davet edilen Şair Ömer Ekinci Micingirt “Bursa” başlıklı nefis bir şiiriyle programa renk kattı. Bursa’mızın sevilen seçkin şairi Micingirt okuyucularıyla sohbetlerde bulundu ve eserlerini imzaladı. Kitaplarına özellikle genç okuyucularının yoğun ilgi gösterdiği yazar Aytaç Yıldız Bozkurt da, çocuklarına kavuşmuş bir anne şefkatiyle genç okuyucularına sarıldı, onlarla güzel sohbetlerde bulundu ve O da eserlerini imzaladı. Kitapseverlerin yoğun ilgisi ve heyecan içerisinde bir hafta süren 2. Osmangazi Kitap Günleri etkinliğinin, her yıl eser sahibi yazar ve şairleri okuyucularıyla bir araya getirmeyi sürdüreceği öğrenildi. Osmangazi Belediyesi’nin Bursa halkı ve kültürüne verdiği bu düzeyli hizmetin tüm Belediyelere örnek olacağı bekleniliyor.

ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT yazdı: "Gösterişmatikler ve Fıtrat" Haber

ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT yazdı: "Gösterişmatikler ve Fıtrat"

İnsan; varlığı statüyle, bindiği arabayla, oturduğu plazayla ve etrafındaki unvanlarla ölçmeye başladığı an, kendi fıtratına en büyük ihaneti etmiştir.. "Benim cipim, benim plazam, benim makam sahibi çocuklarım..." diye başlayan her cümle; aslında bir gurur değil, özgüvensizliğin ve görgüsüzlüğün ifşasıdır. Gösteriş; dışı yaldızlı, fakat içinden lağım derelerinin aktığı gayya kokulu bir hapishanedir. Heva ve heveslerine köle olan insan, unvanları arttıkça şımarır ve hevasının merkebi olur. Bugün sanal mecralar; ahlakı ve haysiyeti yağmalayan bir işgal ordusuna dönüşmüştür. Herkes bir teşhir, herkes bir övünme yarışında... İnsanlar verdikleri sadakayı da yedikleri yemeği de gittikleri makamları da resmedip paylaşıyor. Misal benim çevrem Bursa’mızda çok önemli yerlerde olan, mütedeyyin olduğu hâlde eşini, çocuklarını makamıyla ve varlığıyla saatlerce sayfalarında paylaşanlar var maalesef. Allah’ın verdiğine karşı körleşip bunu kendi başarısı sanmak erdemi öldürür; sadece alırken şükredip vermeyi unutmak ise katıksız bir nankörlüktür. Oysa insan; malının miktarı, makamının yüksekliği veya unvanlarının çokluğuyla değil; ahlakı, izzeti ve tevazusu kadar insandır. Varlığı sadece makam, rakam ve şöhretten ibaret gören bir anlayış; insanı güçlüye yaranan bir "yardakçılar akademisine" çevirir. Geçmişte saraylarına, servetlerine ve ordularına güvenip yeryüzünde böbürlenerek yürüyen Kisralar, Kayzerler ve Firavunlar neredeler? Hepsi toprağın altına, yanlarında tek bir kuruş veya unvan götüremeden girdiler. Unutmayalım ki "Dünya ahiretin çalışma tahtasıdır." Bu imtihan diyarında geçicilere tapınmak akıl kârı değildir. Servetimiz, unvanlarımız ve imkânlarımız samimiyetimizi eziyorsa; mütevazı ara sokakları bırakıp şöhret bulvarlarında alkış arıyorsak, başımıza gelen en büyük musibet budur. Çünkü servetin, torpilin ve unvanların beş para etmeyeceği o dehşetli gün yaklaştıkça yaklaşmaktadır. Artık maskeleri çıkaralım; unvan etiketlerinin ve gösteriş fotoğraflarının arkasındaki kimliksizlikten kurtulalım. Büyüklük, mütevazı olabilmektedir. Gerçek zenginlik; samimiyettir. Çocuklarımızın hâkim, mühendis, milletvekili veya doktor olması ve onlarla övünmek bizi iyi bir insan yapmaya yetmez. Gelin, övmeyi ve övünmeyi bırakalım. Ruhumuzu nefsin gösteriş bataklığından çıkaralım. Unutmayalım ki toprağın altına girdiğimizde üzerimize örtülecek olan sadece bir keten kefendir. İhtiyar Bebeğim Kitabından bir şiirle saygılar sunuyorum. Nimetler musibetimiz olmasın. Vesselam. Tapınaklar Utangaçlık yafta göç etmiş hayâ Hakikatin arzı sebep ihyaya Vicdanı emzirtme gelmez şakaya Kibir gurur ve kizb üç tapınağı Mazluma pek hoyrat güç tapınağı Kararmış gözleri ben dudakları Ellerinde kalem kan dudakları Kalpleri çürümüş din dudakları Nifak şikak ve kin üç tapınağı Mazluma pek hoyrat güç tapınağı Müge'ye sermaye zihin sözlüğü Ahlakı çöküşe tepkisizliği İblise tebessüm şuur gözlüğü Öfke haset ve zân üç tapınağı Mazluma pek hoyrat güç tapınağı Okumuşlar amma davacı metin Baş köşesindeler en cehâletin Konu düğüm düğüm izahat çetin Fitne fesat ve fısk üç tapınağı Mazluma pek hoyrat güç tapınağı Abdallara sitem aptala sorum Zakkum yemiş gibi mi soruyorum Gazze gibiyim uyuyamıyorum İfrat tefrit ve hırs üç tapınağı Mazluma pek hoyrat güç tapınağı Vicdan öldü diplomalar süslenir Ve iffet horlanır ar küçümsenir Erdem onur tersyüz tüm herze yenir Teşhir tekfir ve şirk üç tapınağı Mazluma pek hoyrat güç tapınağı Üstat edip şâir cevval pâyeler Büyük büyük sözler dübeş gayeler Şöhretin şehveti şuh hikayeler Kadın makam para üç tapınağı Mazluma pek hoyrat güç tapınağı Dava diyor dava gör ki canhıraş Düş müdür gerçek mi ben miyim sarhoş Hüsnüzan hâl eyle koş Micingirt koş Tahrip tehdit ve şer üç tapınağı Mazluma pek hoyrat güç tapınağı Ömer Ekinci Micingirt ..... Tüm şiir ve yazıları için tıklayınız

ŞAİR ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT yazdı: "Ruhun Dili" Haber

ŞAİR ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT yazdı: "Ruhun Dili"

Değerlerden hiçbiri edep kadar değerli değildir; zira dil tefekkürün bineğidir ve insan ufku ancak o bineğin gücü kadardır. Kalp, bazen noktacık darbelerle büyük laflar söyletir; çünkü kalbi olanların, içinde derin bir sekinet taşıyan hıçkırıkları olur. Tellalı sükûnete davet etmek nasıl ahmaklıksa, zamanı bedenin keyfine, ruhtan uzak bırakmak da öyle bir gaflettir. Tellalları çoğalttık maalesef; nifak tellallarını... Ne yazık ki çağımızda çok kişiliklilik, kişilik fukaralığından başka bir şey değildir. Domuz eti yemeyip kardeş eti yiyenlerimizin çoğaldığı; iftira, yalan, fısk ve fücurun bir terör eylemine ve soysuzluğun çomarlaşmış bir nişanesine dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz. Biz inananlar her renge adaletli ve kendi içimizde kardeşlik şuurunu yüceltmedikçe safların çokluğu hiçbir işe yaramaz. Birlik ve kardeşlik sevgisi imandan süzülen bir aşktır ve biliriz ki "Kişi sevdiği ile beraberdir." Micingirt .. OĞUL Şiarsız şuura erilmez oğul Tevhid rüzgârını estiremezsin Dürüstler darlıktan darılmaz oğul Haramın semtine bastıramazsın O kadar çirkin ki bu devir oğul Ne Müslüman belli ne gâvur oğul Yalancı yalandan yorulmaz oğul Nasırlı dilleri kıstıramazsın Lağımlar akmakla durulmaz oğul Cehennemlikleri kestiremezsin O kadar çirkin ki bu devir oğul Ne Müslüman belli ne gâvur oğul Cihatsız hak düzen kurulmaz oğul Gazze Kudüs demek küstüremezsin Müslüman zulmete kör olmaz oğul Vahdet bayrağını astıramazsın O kadar çirkin ki bu devir oğul Ne Müslüman belli ne gâvur oğul Soysuza babası sorulmaz oğul Soy sop der ölür de susturamazsın Menzile merkeple varılmaz oğul Daha ötesini kestiremezsin O kadar çirkin ki bu devir oğul Ne Müslüman belli ne gâvur oğul

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.