Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nutuk

bursaarena.com.tr - Nutuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nutuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İSMAİL TEKİN yazdı: "Ya Evde Yoksan…" Haber

İSMAİL TEKİN yazdı: "Ya Evde Yoksan…"

‘Aşkınla ne garip hallere düştüm Her şeyim tamam da bir sendin noksan Yağmur yaş demeden yollara düştüm İçim ürperiyor, ya evde yoksan’ der Cemal Safi, 'Ya evde yoksan' şiirinde… Sevgilisine seslenirken, okuyucuyu hem özleme hem de meraka ortak eder. Şiirin sonunda sevgilisini bulabildi mi bilmiyoruz; fakat o arayışın kendisi hafızamızda yer eder. İnsanın zaman zaman sevgilisini aradığı olur elbette... Benim de olmuştu. Gerçi benim sevgim platonikti. Ama olsun... Ben de bir gün düştüm yollara. Evine ulaştım. Adı vardı... Kokusu vardı... Resmi vardı... Kendisi yoktu... O evin gerçek sahibini arıyordum. “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi.” demiş ve onları bize emanet etmişti. Evet... Benim sevgilim Mustafa Kemal'di. Bazı insanlar, bir insana değil, bir fikre âşık olurlar. Ben de Mustafa Kemal’in fikirlerine âşık olanlardanım. Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca bir siyasi parti değildi. Bir emanetti. Bir mücadele biçimiydi. O’nun halkıyla kurduğu bağın adıydı. Nutuk'u okuduğunuzda şunu görürsünüz: Mustafa Kemal'in mücadelesi yalnız cephede değildi; fikirde, siyasette ve içeride de devam ediyordu. Bugün yaşadıklarımız, o mücadelenin farklı biçimlerde hâlâ sürdüğünü düşündürüyor. Kaybettiğimiz yalnızca bir parti binası ya da siyasi üstünlük değil; bize emanet edilmiş bir anlayıştır. Bu yüzden bugün yine onun sözüne kulak vermek gerekiyor: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” Mücadelemizi tek bir noktaya değil, hayatın her alanına yaymak zorundayız. Önümüzde yükü omuzlamaya talip bir isim duruyor: Özgür Özel.. Rüştünü ispatladı. Şimdi önümüzde yürüyor. Destek olma sırası bizde. Biz mücadele insanıyız. Müdahale insanlarından kurtulmanın yolunun mücadeleden geçtiğine inanıyoruz. Yıllarca önümüze konulan sahte kutup yıldızlarının peşinden yürüdük. Oysa bu dünya hiç kimsenin tapulu malı değildir. İnsanlığın ortak mirasıdır. Bizim derdimiz; herkesin insanca yaşayabileceği bir düzen kurabilmektir. Şiir gibi yaşamadık belki... Ama arada bir şiir yazmayı da ihmal etmedik. Haram yemedik ki başımız öne eğilsin. Haram yemedik ki vicdanımız bizi rahatsız etsin. Bazı kararlar vardır… İnsanı küçültmez… Aksine omuzlarındaki yükü ağırlaştırır. Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrıldım. Kolay olmadı… Üzüldüm… Çünkü ayrıldığım şey, çocukluğumdan beri taşıdığım bir aidiyetti. Ama vazgeçtiğim şey Mustafa Kemal değildi… Tam tersine… Artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesi değilim; Türkiye Cumhuriyeti 'nin sade bir evladıyım. Annem öldüğü için de artık annemin değil; bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Mustafa Kemal'in 'muasır medeniyetler seviyesinde olma' idealinin kınalı kuzusuyum... Ülkemizin ve milletimizin geleceği için hayırlı olsun… Sizi hedefe götürecek yollar kapandığında yeni bir yol açmak zorunda kalırsınız. Önümüzde yeni bir yol var artık. Ve biz yeniden yoldayız… Bu kez yalnız bir sevgiliyi aramak için değil; Bize emanet edilen evi yeniden bulmak için... ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır Haber

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır

Sevgili Gençler, Kimler Nutuk okudu? Nutuk'un ilk cümlesi, “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diye başlar. Diğer bir deyişle, 19 Mayıs 1919, Milli Mücadele’nin fiilen başladığı, bağımsızlığın meşalesinin yakıldığı gündür. Onun için bugün sadece bir bayram kutlamıyoruz. Bugün, umudun ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesini hatırlıyoruz. Hatırlamanın da ötesinde geleceği kurmak için geçmişten güç almak için toplandık. Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihinde ülkenin durumunu özetlerken ordunun elinden silâh ve cephanenin alındığını, zorla ve hile ile aziz vatanın, bütün kalelerinin zaptedildiğini, bütün tersanelerine girildiğini, bütün orduların dağıtıldığını, memleketin her köşesinin işgal edildiğini belirtiyordu. Amasya Genelgesi’nde belirtildiği “vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir” diyen Türk milleti Atatürk önderliğindeki ayaklanmıştı. Sevgili Gençler, 19 Mayıs sorumluluğumuzu hatırlatıyor. Vatanın bütünlüğünü ve ulusun bağımsızlığını sadece savaşla, sınırlarını korumakla sağlayamayız. Bu, diğer sorumluluklarımızı yerine getirmediğimizde karşılaşacağımız durumdur. Düşünen, üreten, sorgulayan, Atatürk’ün ifadesiyle “bilimi, yol gösterici” alan ve vicdanlı, emeğe değer veren, paylaşmaktan, dayanışmada, hoşgörüde bulunan bireyler olmaktan mutlu olmalıyız. Ve şunu unutmayın: Atatürk “bütün ümidim gençliktedir” diyordu. Sizi seviyoruz ve size güveniyoruz. Bu sadece bizim bireysel insan sevgimizden gelmiyor. Mecburuz da. Bugünümüz, geleceğimiz birbirimize bağlı. Bu mecburiyetimizi yine Nutuk’a başvurarak göstereyim. Atatürk düşmanla mücadelede millet, meclis ve ordu olmak üzere üç kuvvetin tayin edici olduğunu söyler. Bu üç kuvvet iki cephede savaşır; 1. İç cephe 2. Dış cephe. Devamını Nutuk’tan okuyalım: “Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silâhlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır. Gerçekten “kaleyi içinden almak”, dışından zorlamaktan çok kolaydır.” Bu yüzden milli birliği güçlü tutmak, geleceği kurmak için önemli. - İki hususta dikkatinizi çekeyim: 1. Milli Birliğinizi perçinleyin: 2. Yılgınlığa, karamsarlığa düştüğünüzde Atatürk gibi düşünün. İşveç’te bir sözmüş. 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa garında düşman gemilerine bakıp dediği gibi “Geldikleri gibi giderler” deyin.. Siz dünyanın ilk bağımsızlık savaşını veren, bu sebeple de işgal altındaki mazlum ülkelerce örnek alınan insanların torunlarısınız. Tarih size bu haklı gururu ve gücü veriyor. Bundan 107 yıl önce dedeleriniz, neneleriniz nasıl ki düştüğü yerden ayağa kalktıysa, sizler de onlardan cesaret alacaksınız. Cesaretinizi hiçbir şeyin kırmasına izin vermeyin. İşte bu yüzden her 19 Mayıs’ta kendinize şunu deyin: “19 Mayıs sadece bir tarih değil; cesaretin adıdır.” 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.