Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lojistik

bursaarena.com.tr - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'En zengin 100 Türk' listesindeydi: Kahve Dünyası ve Altınmarka'nın kurucusu Birol Altınkılıç hayatını kaybetti! Haber

'En zengin 100 Türk' listesindeydi: Kahve Dünyası ve Altınmarka'nın kurucusu Birol Altınkılıç hayatını kaybetti!

Kahve Dünyası ile Türkiye'nin en büyük kakao üreticisi Altınmarka Grubu'nun kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Birol Altınkılıç, 66 yaşında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Cesur girişimciliğiyle iş dünyasının sıra dışı ve sevilen önde gelen isimlerinden olan Altınkılıç, Forbes'ın 500 milyon dolarlık servetiyle 2020 yılında Forbes'ın 'En zengin 100 Türk' listesine girmişti. Alınan bilgilere göre; Birol Altınkılıç, doğum günü kutlaması için ailesiyle birlikte gittiği Fransa'daki Monaco Prensliği'ne bağlı Monte Carlo'da kalp krizi geçirdi ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Altınkılıç'ın kızı; Altınmarka Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Detay Gıda CEO’su Dilara Altınkılıç Kutmangil, babasını, "Babam çalışma hayatına çok küçük yaşlarda Mısır Çarşısı’nda babasına ait dükkanda başlamış. 16 yaşında da abisiyle Tahtakale’de karabiber kahve ve kakao ithalatı ile devam eden iş hayatındaki azmi ve çalışkanlığı, bugün onu dünyanın 6. büyük endüstriyel kakao üreticisi konumuna taşıdı. Üç üniversitede okusam da en önemli eğitimim Birol Altınkılıç Üniversitesi... En önemli öğretisi başkasının arkasından koşmaktansa, öncü olmak... Tanıdığım en çalışkan ve mütevazı insandır. Mezun olduğum tüm okulların üzerinde, o benim en değerli hocam, danışmanım ve pusulası hiç şaşmayan rehberimdir" sözleriyle anlatmıştı. Birol Altınkılıç (soldan ikinci) Birol Altınkılıç kimdir? Birol Altınkılıç, 1992 yılında kurulan Altınmarka Gıda ve popüler zincir Kahve Dünyası dahil olmak üzere sekiz şirketi bünyesinde barındıran Altınmarka Grubu'nun kurucusu ve yönetim kurulu başkanıydı. Altınkılıç’ın yanı sıra eşi Alev Altınkılıç’ın da önemli rolü bulunuyordu. Kahve Dünyası, 2000’li yılların başında İstanbul Eminönü’nde açılan ilk mağazasıyla faaliyetlerine başladı ve daha sonra Türkiye genelinde hızla büyüdü. Sadece kahve değil; çikolata, dondurma ve unlu mamul üretiminde de tamamen kendi tesislerinde üretim yaparak Türkiye’de “kendi üretimiyle bütünleşmiş tek kahve markası” haline geldi. Marka, 2011’de Londra’daki şubesiyle yurt dışına açıldı ve bugün 200’ün üzerinde mağazasıyla Türkiye, İngiltere, Romanya, Kuveyt ve Suudi Arabistan’da faaliyet gösteriyor. Altınmarka Grubu ise kakao işleme ve çikolata üretiminde uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir yapıya dönüştü. Şirketin ürünleri çok sayıda ülkeye ihraç edilirken, grup dünyanın önde gelen gıda şirketlerine de hammadde ve endüstriyel çikolata tedarik etti, Türkiye’nin en büyük kakao ithalatçısına dönüştü. Birol Altınkılıç, Forbes'ın 'En zengin 100 Türk' listesinde yer aldı Birol Altınkılıç, iş dünyasında özellikle kakao ve çikolata sektöründeki yatırımlarıyla tanınıyordu. Ekonomist dergisinin daha önceki araştırmalarında Altınkılıç Ailesi, Türkiye’nin önde gelen varlıklı aileleri arasında gösterilmişti. Altınmarka Grubu, gıda üretiminden perakendeye, kahve ve çikolatadan inşaat ve lojistiğe uzanan geniş bir faaliyet alanına sahip. Grup çatısı altında Altınmarka Gıda, Detay Gıda, Detay Kahve, Detay Unlu Mamuller ve Dondurma, Altınkılıçlar Kahve ve Kakao Ürünleri, Baylan Gıda, Alcao ve Altınyapı İnşaat Turizm Lojistik şirketleri yer alıyor. Grubun tüketiciye dönük marka portföyünün en bilinen isimlerinden biri Kahve Dünyası'nın yanı sıra Baylan, Altınmarka, Detay Çikolata, Detay Kahve, Detay Unlu Mamuller ve Dondurma, Alcao ve Altınyapı da Altınmarka Grubu'nun marka mimarisi içerisinde bulunuyor. 'En zengin 100 Türk' listesindeydi Alt markalar da hesaba katıldığında portföy daha da genişliyor. Detay çatısı altında Bikaldı Chocolate, Bikaldı Coffee, Bikaldı Ice Cream ve Balin markaları bulunurken; Kahve Dünyası çatısı altında ana markanın yanı sıra Kahve Dünyası Al Götür ve Kahve Dünyası Fabrika yer alıyor. Altınmarka tarafında ise Chocolate House markası bulunuyor. Altınkılıç, “Forbes Türkiye'nin 2020 yılında yayımladığı ‘En Zengin 100 Türk’ listesinde 500 milyon dolarlık servetiyle 79. sırada yer almıştı. Birol Altınkılıç, Altınmarka'yı 1992'de kurduKızı Dilara Altınkılıç Kutmangil: 16 yaşında Tahtakale’deki azmi, onu dünyanın 6. büyük endüstriyel kakao üreticisi yaptı Altınkılıç'ın kızı Altınmarka Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Detay Gıda CEO’su Dilara Altınkılıç Kutmangil, Ekonomim'de yayımlanan bir yazısında, babasının hikâyesini böyle anlatmıştı: "Babam çalışma hayatına çok küçük yaşlarda Mısır Çarşısı’nda babasına ait dükkanda başlamış. 16 yaşında da abisiyle Tahtakale’de karabiber kahve ve kakao ithalatı ile devam eden iş hayatındaki azmi ve çalışkanlığı, bugün onu dünyanın 6. büyük endüstriyel kakao üreticisi konumuna taşıdı. Babam tanıdığım en çalışkan ve enerjisi yüksek insandır. Başarılarının en büyük sırrının fırsatları çok önceden görüp doğru değerlendirebilme sezgisi olduğunu düşünürüm. 16 yıl boyunca ithalat işinden elde ettiği sermaye birikimi ile yatırımlarını akıllıca yönlendirerek 1992 yılında üretime girmeye karar verdi. Altınmarka’yı kurarken kendisine inanan yerli gıda şirketlerinin desteği ile bugün birlikte büyümeye devam ediyoruz. Babam yatırımlarını yaparken asla ucuza kaçmaz, araştırır ve en kalitelisi neyse onu bulup alır. Altınmarka’dan sonra, 2003’te Detay Kahve, 2004’te Kahve Dünyası,2009’da Detay Çikolata ve 2013’te Bulgaristan’da ALCOA firmalarının kurulması ve tüm operasyonlarının sürdürülebilir başarısında ki en büyük pay, babamın lider özellikleri, kaliteden taviz vermemesi ve yönetim kabiliyetidir. Birol Altınkılıç, iş dünyasında özellikle kakao ve çikolata sektöründeki yatırımlarıyla tanınıyordu"En değerli hocam, pusulası hiç şaşmayan rehberimdir" Ben 14 yaşında babamla toplantılara girmeye başladım. Bana ve kardeşime çok küçük yaşlarımızdan itibaren üretimden, paketleme ve logoya kadar operasyonun her aşamasını öğrenmemiz için fırsatlar yarattı. 2009’da Detay Gıda’nın başına geçtiğimde beni tamamen özgür bıraktı, bize her zaman çok güvendi. Onun bu tutumu beni her zaman çok motive eder ve ona layık bir evlat ve en iyi müşterilerinden biri olabilmek için hırslandırır. Babam aileyi her şeyin üzerinde tutan, herkese karşı çok cömert, verici ve pozitif biridir. Tanıdığım en çalışkan ve mütevazi insandır. Mezun olduğum tüm okulların üzerinde, o benim en değerli hocam, danışmanım ve pusulası hiç şaşmayan rehberimdir. Artık sadece benim değil, iki küçük oğlumun da kocaman kalpli kahramanı ve bizim neşe kaynağımızdır." Birol Altınkılıç'ın kızı Altınmarka Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Detay Gıda CEO’su Dilara Altınkılıç Kutmangil"En önemli öğretilerinden biri, başkalarının arkasından koşmaktansa, öncü olma" Dilara Altınkılıç Kutmangil, babasının hayatındaki yerini ise şu sözlerle anlatmıştı: "Ben yurtdışındaki eğitim hayatıma Bentley Üniversitesi’nde başladım. Üniversiteyi gereğinden erken bitirdiğim ve eğitimime devam etmek istediğimden, Tufts Üniversitesi’nde sertifika eğitimi aldıktan sonra da, Harvard Üniversitesi’ne devam ettim. Grubumuzda göreve başlamadan yurt dışında 3 üniversite deneyimim olsa da, aldığım en önemli eğitim Birol Altınkılıç Üniversitesi’ndeydi. Babamdan problemler karşısında sakin kalmayı, sonuç ve çözüm odaklı bir bakış açısına sahip olmayı öğrendim. Ayrıca, işi yönetirken en ince detayını dahi öğrenmenin gerekliliğini aşıladı bize. Çalışan ekibimizle yakın ilişkiler içinde olmanın, insan kaynağını yönetmek ve yönlendirmek için önemli bir meziyet olduğunu gösterdi. En önemli öğretilerinden biri ise, başkalarının arkasından koşmaktansa, öncü olmak."

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık Haber

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektörünü ilgilendiren önemli bir yatırım hamlesi hayata geçirildi. Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC arasında stratejik ortaklık anlaşması imzalandı. Yatırımın bölgedeki inşaat, lojistik ve sanayi ekosistemine de önemli katkı sağlaması bekleniyor. AZERBAYCAN (İGFA) - Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC, stratejik ortaklık anlaşması kapsamında yeni nesil yapı teknolojileri ve üretim yatırımları için resmi adımları attı. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ve Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun öncülüğünde hayata geçirilen iş birliğinin, yalnızca ticari bir yatırım değil aynı zamanda bölgesel üretim, teknoloji transferi ve ekonomik kalkınma projesi olduğu belirtildi. Kurulacak yeni üretim tesislerinde İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markaları altında ısı, su, ses ve yangın yalıtımı; mantolama sistemleri, yapı kimyasalları, hafif yapı panelleri ve endüstriyel yapı ürünleri üretilecek. Açıklamalara göre yatırımın, Azerbaycan iç pazarının yanı sıra Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya, Rusya çevresi ve Orta Asya ülkelerine ihracat hedefiyle planlandığı ifade edildi. Tesislerde tam otomasyonlu üretim hatları, AR-GE laboratuvarları ve modern kalite kontrol altyapısının kurulacağı bildirildi. Projeyle birlikte enerji verimliliği ve çevreci yapı sistemlerine yönelik ürünlerin üretileceği, yatırımın aynı zamanda yüzlerce kişiye istihdam sağlamasının beklendiği kaydedildi. Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun, Azerbaycan’da sadece fabrika değil, teknoloji ve üretim gücüyle Türk dünyasının ekonomik bağlarını güçlendiren bir yapı kurmayı hedeflediklerini söyledi. Kardeş ülke Azerbaycan'da yalnızca fabrika kurdmadıklarını ifade eden Torun, "Teknoloji, üretim gücü, istihdam ve Türk dünyasının ekonomik birlikteliğini büyütecek güçlü bir yapı inşa ediyoruz. İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markalarımızla bölgede kaliteyi ve güveni temsil edeceğiz" diye konuştu. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ise ortaklığın Azerbaycan sanayisi için önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, yatırımın hem yerel hem de uluslararası pazarlara yönelik güçlü bir üretim ağı oluşturacağını söyledi. Tafiyev, Torun Grup’un üretim tecrübesi ile Gilan Group’un bölgesel gücü birleştiğine dikkati çekerek, yatırımın Azerbaycan’ın sanayi altyapısına ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

Petrol fiyatları arttı: Hangi ürünler etkileniyor? Haber

Petrol fiyatları arttı: Hangi ürünler etkileniyor?

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin riskler petrol fiyatlarını yükseltti. Uluslararası piyasalarda referans kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 10 artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Analistler, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatına ilişkin risklerin fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattığını belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınıyor. Bu miktar dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık geliyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her gerilim küresel enerji fiyatlarında hızlı dalgalanmalara yol açabiliyor. Petrol fiyatlarındaki artış çoğu zaman yalnızca benzin ve motorin fiyatlarındaki yükselişle ilişkilendiriliyor. Ancak petrol modern ekonomide çok daha geniş bir rol oynuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın değerlendirmelerine göre petrol yalnızca ulaşım yakıtı değil, aynı zamanda küresel kimya sanayisinin en önemli hammaddelerinden biri. Ham petrol rafinerilerde işlendiğinde yalnızca yakıt ürünleri değil, aynı zamanda petrokimya sektörünün temel girdileri olan çok sayıda ara ürün ortaya çıkıyor. Bu maddeler plastikten tekstile, gübreden kozmetiğe kadar çok sayıda ürünün üretiminde kullanılıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar üretim maliyetleri üzerinden birçok sektöre zincirleme biçimde yansıyor. Akaryakıt ve lojistik maliyetleri Petrol fiyatlarındaki artışın ilk ve en hızlı etkisi akaryakıt fiyatlarında görülüyor. Benzin, motorin ve jet yakıtı gibi rafineri ürünleri doğrudan ham petrol fiyatlarına bağlı olduğu için uluslararası piyasalardaki yükseliş kısa sürede akaryakıt maliyetlerine yansıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, taşımacılık ve lojistik sektöründe de maliyetleri artırıyorFotoğraf: Christoph Hardt/Geisler-Fotopress/picture alliance Enerji maliyetlerindeki artış taşımacılık ve lojistik sektörünü de doğrudan etkiliyor. Dünya Bankası ve OECD raporları, enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel ticaret maliyetlerini artıran temel unsurlardan biri olduğunu ortaya koyuyor. DW Türkçe'ye konuşan enerji uzmanı Ali Arif Aktürk'e göre petrol fiyatlarındaki artışın ilk etkilediği alanların başında taşımacılık geliyor. Aktürk, "Bir kere içinde taşımacılık, navlun olan her şey doğrudan etkilenir. Tarladan çıkan domates, salatalık pazara ulaşana kadar etkilenir" diyor. Aktürk'e göre lojistik maliyetlerindeki artış üretim ve dağıtım zincirinin tamamını etkiliyor. Tarladan pazara uzanan süreçte yakıt maliyetlerinin artması marketlerde satılan ürünlerin fiyatlarına da yansıyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş turizm sektörünü de etkiliyor. Aktürk, hava taşımacılığında yakıtın önemli bir maliyet kalemi olduğunu belirtiyor. Uçak biletlerinde yakıt maliyetinin yaklaşık üçte bire kadar ulaşabildiğini söyleyen Aktürk'e göre akaryakıt fiyatlarındaki artış bilet fiyatlarını da yukarı çekiyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'ne (IATA) göre yakıt giderleri havayolu şirketlerinin toplam operasyon maliyetlerinin yüzde 25 ila 30'unu oluşturuyor. Aktürk ayrıca Ortadoğu'daki gerilim nedeniyle bazı uçuş güzergâhlarının değişmesi durumunda mesafelerin uzayabileceğini ve bunun hava yolu şirketlerinin maliyetlerini artıracağını ifade ediyor. Bu durum turizm sektörüne de doğrudan yansıyor. Tarım, gübre ve gıda fiyatları Petrol ve doğalgaz türevleri tarım sektöründe de önemli rol oynuyor. Kimyasal gübre üretimi enerji yoğun bir süreç olduğu için enerji fiyatlarındaki artış gübre maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) analizleri enerji fiyatları ile gübre maliyetleri arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu gösteriyor. FAO'ya göre gübre üretiminde kullanılan enerji maliyetleri bazı ürünlerde toplam maliyetin yüzde 70'ine kadar çıkabiliyor. Bu nedenle enerji fiyatlarındaki artış tarımsal üretim maliyetlerini hızla yukarı çekebiliyor. Aktürk, petrol ve gazın rafinasyonu sırasında ortaya çıkan ara ürünlerin gübre sektörünün temel girdileri arasında yer aldığını belirtiyor. Aktürk'e göre fiyat artışları özellikle tarım sezonunda maliyet baskısını daha da artırıyor. Aktürk ayrıca gübre sektöründe getirilen bazı ihracat kısıtlamalarının etkisinin sınırlı kalabileceğini ifade ediyor. Aktürk'e göre gübre ve tarım ilacı maliyetlerindeki artış gıda fiyatlarını yukarı çeken unsurlar arasında yer alıyor ve gıda fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu olumsuz etkiliyor. Plastik ve ambalaj üretimi Petrol türevleri plastik üretiminin temel hammaddeleri arasında yer alıyor. Rafinerilerde elde edilen nafta gibi petrokimya ürünleri plastik üretiminde kullanılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın projeksiyonlarına göre 2030'a kadar petrol talebindeki artışın yaklaşık üçte biri petrokimya sektöründen gelecek. Plastik, ambalaj ve sentetik malzemeler petrol talebindeki büyümenin en önemli kaynakları arasında yer alıyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi plastik hammaddelerinin maliyetini artırırken; bu durum plastik ambalajlar, tek kullanımlık ürünler, ev eşyaları ve elektronik cihazların parçaları gibi çok sayıda ürünün fiyatını etkiliyor. Ambalaj sektörünün büyük ölçüde plastik ürünlere dayanması gıda sektöründe de dolaylı maliyet artışlarına yol açıyor. Gıda paketleme, depolama ve taşımada kullanılan plastik ambalajlar üretim maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Tekstil ve sentetik kumaşlar Tekstil sektöründe kullanılan bazı lifler doğrudan petrol türevlerinden elde ediliyor. Polyester, naylon, akrilik ve elastan gibi sentetik lifler petrokimya ürünlerinden üretiliyor. Petrol fiyatlarındaki artış sonucu sentetik tekstil ürünlerinde de zam bekleniyorFotoğraf: DW/U. Danisman Sentetik lifler dünya tekstil üretiminde en yaygın kullanılan lifler arasında yer alıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki artış özellikle sentetik kumaşlı tekstil ürünlerinde maliyet baskısı yaratıyor. Aktürk, petrokimya zincirindeki fiyat artışlarının tekstil ve plastik sektörlerini doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Aktürk, "Kimya ve petrol kimya sektörlerinde bütan, nafta, propan gibi ürünlerde fiyat artışları olacağı için ve yine bunun bir üstünde yer alan polietilen, polypropylene fiyatları ve hatta tedarik zincirleri sıkıntıya girecektir. Bu da tekstil sektörünü, plastik sektörünü doğrudan etkiler" diyor. Aktürk ayrıca batarya, pil ve akü gibi ürünlerin üretiminde kullanılan birçok bileşenin petrokimya ürünlerine bağlı olduğunu ve bu nedenle maliyet artışlarının bu alanlara da yansıyacağını söylüyor. Aktürk'e göre ürünlerin iç yapısından dış kaplamasına kadar birçok bileşen petrokimya girdilerine bağlı olduğu için fiyat artışları kaçınılmaz olacak. Kimya, boya ve temizlik ürünleri Boya, vernik, temizlik ürünleri, deterjanlar ve kozmetik ürünler de petrokimya sektörünün çıktılarıyla üretiliyor. Şampuan, sabun ve kozmetik ürünlerinin üretiminde kullanılan bazı kimyasal bileşenler de petrokimya türevlerinden elde ediliyor. Petrolden elde edilen maddeler içeren Temizlik ürünleri de zamdan etkilenebilirFotoğraf: Robert Guenther/dpa/picture alliance Bu nedenle petrol fiyatlarındaki artış inşaat boyalarından temizlik ürünlerine ve kozmetiğe kadar geniş bir ürün grubunda maliyet artışına yol açıyor. Sigorta ve taşımacılık riskleri Petrol fiyatlarının yükseldiği dönemlerde yalnızca üretim maliyetleri değil, taşımacılık riskleri de artıyor. Özellikle jeopolitik gerilimlerin yoğun olduğu bölgelerde petrol ve petrol ürünlerinin taşındığı deniz yollarında sigorta primleri yükseliyor. Enerji uzmanı Aktürk, küresel ölçekte reasürans sektöründe risk primlerinin arttığını belirtiyor. Aktürk'e göre bu durum sigorta ve sigortacılıkla ilgili her poliçeye gecikmeli olarak yansıyacak. Sigorta maliyetlerindeki artış lojistik ve ticaret maliyetlerini artırarak petrol ve petrol ürünlerinin nihai fiyatlarını etkiliyor. Stagflasyon riski gündemde Uzmanlara göre petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişler yalnızca belirli sektörleri değil, küresel ekonomiyi de etkiliyor. Enerji uzmanı Ali Arif Aktürk'e göre fiyatlardaki artışın hem Türkiye ekonomisini hem de dünya ekonomilerini olumsuz etkilemesi kaçınılmaz. Aktürk, "Eğer bu olay uzamaya eğilim gösterirse tüm dünya ekonomilerinde hem yüksek enflasyon hem de durgunluk birlikte baş gösterecektir. Stagflasyon tehlikesi özellikle ortadadır" diyor. Aktürk, petrol fiyatlarındaki artıştan gelir elde eden ülkelerde bile olağanüstü ekonomik koşulların sürdüğünü belirtiyor. Körfez ülkeleri ve Rusya gibi petrol gelirine sahip ekonomilerin fiyat artışlarından gelir elde edebileceğini ancak bunun küresel ekonomi için kısa vadede rahatlatıcı bir etki yaratmayacağını ifade ediyor. Aktürk, petrol gelirlerinin arttığı ülkelerde bu kaynakların büyük bölümünün savunma harcamalarına yönelme ihtimaline de dikkat çekiyor. DW Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.