Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurban

bursaarena.com.tr - Kurban haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurban haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BERAT GÜNAL yazdı: Unutulan Sözden Büyük Bir Teslimiyette, Kurbanın Gerçek Öyküsü.. Haber

BERAT GÜNAL yazdı: Unutulan Sözden Büyük Bir Teslimiyette, Kurbanın Gerçek Öyküsü..

UNUTULAN SÖZDEN BÜYÜK BİR TESLİMİYETTE KURBANIN GERÇEK ÖYKÜSÜ BÖYLE MİYDİ ACABA NE DERSİNİZ?...... ​ Hayatın koşuşturması içinde bazen en büyük sözlerimizi bile hepimiz unuturuz. İnsanız nihayetinde; hafızamızdan nisyanla maluldür. Hz. İbrahim de bir zamanlar Yaradan’ına eğer bana bir erkek çocuk nasip edersen onu senin yolunda kurban edeceğim diye büyük bir söz vermişti, ancak zamanın akışında bu söz zihninin kuytularında sessizliğe gömülmüştü. Fakat Yaradan, kuluna verdiği değeri ve onun sadakatini her şeyin üstünde tutar. O söz, Hz. İbrahim’e rüyalar aracılığıyla defalarca, adeta ilahi bir fısıltı gibi yeniden hatırlatıldı...... Hatırlatılan şey, bir babanın dünyadaki en ağır imtihanıydı. Ama insanoğlunun verdiği sözler tutulmak içindir. Canından çok sevdiği oğlunu kurban etmek. Siz siz olun verdiğiniz sözlerden dönmemeye gayret edin, sözünü tutamayacağınız sözleri vermeyin yoksa hazreti İbrahim gibi ezilirsiniz..... Hz. İbrahim günlerce bu ağır yükün altında ezildi. İçindeki baba şefkatiyle, Yaradan’a olan sonsuz sevgisi ve bağlılığı arasında sıkışıp kaldı. Bunu asla istemiyordu; yüreği kan ağlıyor, bir yanı bu hamleyi yapmamak için bahaneler arıyordu. Aslında Yaradan, kulunun kalbindeki bu amansız savaşı, o derin hüznü ve istemeyişi çok iyi biliyordu. Süreci son ana kadar uzatarak ona bir şans, bir alan tanıdı. Acaba İbrahim, her şeye rağmen o çetin sözünü yerine getirecek miydi? Yoksa dünyevi sevgisine yenik mi düşecekti? O dehşetli an gelip çattığında, Hz. İbrahim istemeye istemeye de olsa o bıçağı eline aldı. Gitgide daralan zamanın içinde, sadakatini kanıtlamak adına o son hamleyi yapmaya hazırlandı. İşte tam o çaresizlik, o saf teslimiyet anında ilahi merhamet tecelli etti. ​Yaradan, kulunun kalbindeki sadakat testini tamamlamıştı. "Tamam," dedi ilahi irade, "Söz feda edilerek değil, kalben teslim olunarak tutuldu. Ve biricik oğlu İsmail kurban edilmekten kurtuldu böylece günümüzde kurban bayramının kutlandığı ve kurbanlık adı verilen kesilen hayvanlara insanların ihtiyacını gidermeleri için ilahi bir gücün tesellisidir.... O anda, insanlığın hem rızkını devretmesi hem de bu büyük sadakati her yıl kutlaması için göklerden bir lütuf indirildi: Bir koç. O gün bıçak cana değil, şükre ve paylaşıma vurdu. Bugün Kurban Bayramı diye kutladığımız, sofralarımızda et yiyeceği olarak bizleri bir araya getiren bu ibadet, aslında etin çok ötesinde, o gün dağda yaşanan o devasa teslimiyetin ve ilahi şefkatin günümüze sızan enerjisidir. İşte bu Kurban bayramında kesilen kurbanları hazreti İbrahim'in yaradanına vermiş olduğu bir sözden dolayı kesiyoruz ve bu kesilen kurbanların etleri ile insanların idamesi sağlamıyor işte Kurban Bayramı'nın benim ağzımdan hikayesi budur...... BU YIL DA İDRAKİNDE BULUNDUĞUMUZ MÜBAREK KURBAN BAYRAMIMIZ BÜTÜN İSLAM ALEMİNE KUTLU OLSUN! Kalbinizdeki en çok sevdiklerinizi doğru yere emanet etmeniz dileğiyle, nice bayram günleri dilerim.

ÖZKAN GÜNAL: Kurban.. Haber

ÖZKAN GÜNAL: Kurban..

Kurban, Allah’a yakın olmak anlamına gelirken ibadetin ritüel yönüyle belirli bir vakitte, belirli şartları taşıyan, belirlenmiş bir hayvanı, usulünce kesmek ve üçte biri bölümü kendine alıp üçte iki kısmını ihtiyaç sahiplerine dağıtmak demektir. Cenab-ı Allah Hac suresi 37. Ayetinde, Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin, Allah’a karşı gelmekten sakınmanız ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele buyurarak bizlere bu gerçek vurgulanmaktadır. Bizler sadece kurbanın kesilen hayvan kısmında kalıp yaşantımızda ilah olarak egomuza secde edip, kibir içerisinde, nefret, kin, öfke gibi yasaklanmış halleri kalbimizde taşırken, egomuz için namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, kurban kesmek ibadet değil aksine küfür olacaktır. Egomuz için yapılan her şey bizi aslımızdan uzaklaştırır. İnsanın yaptıkları emmaresi için değil Allah için olmalıdır ki Allah için yapılan her şey Allah’ın kabul ettiği yakınlık hâlleridir. İşte farz olan yakınlık budur. İnsanın kendi varlığının aslını tanıyarak, kendisiyle aslı arasına girenleri feda ederek, Allah’a yakınlaşması. Cenab-ı Allah Kevser suresi 2. Ayeti kerimesinde, O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes diyerek bu gerçeği anlatırken kurban kesmenin önemine dikkat çekmektedir. Kurban, yaratılanın kendisini, yaratan Allah’a adamasıdır aslında. Kurban, aslı itibarı ile yaratılanın yaratıcısını, kendisinden daha çok sevdiğinin, değer verdiğinin, önemsediğinin göstergesidir. Buna feragat etmek denilir. Karşılık ve menfaat beklemeden, kendinden bir şeyler verebilmek. Kişi kendisini yaratıcısından daha çok seviyor, kendisine daha çok değer veriyorsa, yaratıcısına adadığı kurban, içi boş olmaktan öteye gidemez. Kurbanın Allah’a ulaşması, içinin dolu olmasıyla mümkündür. İşte, içini dolduracak olan, yaratıcıya kendimizden daha çok değer verip seviyor oluşumuzdur. Bizim için Allah’tan daha değerli olan her ne var ise ona verdiğimiz değeri kesip değer verme özelliğimizi Allah’a yöneltmektir. Cenab-ı Allah, insandaki ihtiyaçlığı taşımaz. O yaratılmamıştır, doğurulmamıştır, evveli ve sonu olmayandır, varlığının hiçbir dayanağı ve muhtaçlığı bulunmayandır. O Allah’tır ve Allah olduğu için vardır. Varlığı kendiliğinden daim olandır. İnsanın ihtiyaçlığı vardır ve ihtiyaçlığı, Allah’ın bilinmeyi istemesinden gelmektedir. İhtiyaç duyduklarımızın tümü yine Allah’a ait özellikler olup onların keşfi Allah’ın bir özelliğinin keşfidir. İnsan, yemek yemeli, su içmeli, barınmalı, giyinmelidir. Bunları sağlayabildikleri ise yaşamsallığının devamlılığı için önemli ve değerlidir. İnsan için değerli olanlar, onlara muhtaç olmasındandır. Allah yemek yemez, su içmez, uyumaz, uyuklamaz, hastalanmaz. O hâlde insanın kendisindeki bu özelliklerin giderilmesi için gerekli olanları Allah’a adamasının arkasındaki niyete bakmak gerekir! Kurbanın arkasındaki gerçek, “Ya Rabbi! İnsan olmam ile bana vermiş olduğun anlama, bilme, sevme, fikretme, zikretme, sığınma, muhabbet etme gibi kendine yöneltilmesini istediğin bu vasıfları, sana yöneltiyorum. Seninle arama girenleri feda ediyorum, kendimden feragat yapıyorum” demektir. Bugün bizler, insan olmamız sebebiyle hazır bulduğumuz insanî değerleri veriliş gayesi dışında emmaremiz için kullanmaktayız. Kurban, idrakimizde Allah’tan gayrı her ne varsa onu kesmektir. Cenab-ı Allah kutsî hadisinde, Yere göğe sığmadım mümin kulumun kalbine sığdım buyurmaktadır. İşte o mümin kul, idrakindeki Allah’tan gayrıları kesip idrakini Allah’a, sevmesiyle, zikretmesiyle, fikretmesiyle, değer verip, öncelik yapmasıyla mekân eyleyendir ki o mümin kul gerçekte Allah için kurban kesendir. Bu sebeple, kurbanını hakikatiyle kesip Müminliğe ulaşan insan her yerde, her yüzde Allah’a şehadet etmeye başladığı için Cenab-ı Allah onun idrakinde, idrak görüşüne sığmış olur. Bizler, yaptığımız ibadetler ve kestiğimiz kurban neticesinde Allah’tan başka ilah olmadığına idrak gözüyle şahit olamıyorsak, yaptığımız ibadet, kestiğimiz kurban değildir, gerçek manasıyla tevhit üzerine yapanı taklit etmiş oluruz da taklit bizi mümin kul yapmaz. Kurban, Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet edişimize engel olan gözdeki tüm benlik perdelerinin kesilmesidir, ego kefeninin içerden kesilip açılması sonucu benlik kabrinden, Rabbim, Rabbim diyerek çıkıştır. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.