Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İş Birliği

bursaarena.com.tr - İş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Medvedev: Dünya, Batı'nın kendi düzenini dayatmasından yoruldu Haber

Medvedev: Dünya, Batı'nın kendi düzenini dayatmasından yoruldu

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Orta Doğu’daki çatışmanın dünyanın Batılı ülkelerin aldığı kararların tek kutuplu niteliğinden ve Batı’nın kendi “kurallara dayalı düzenini” dayatmasından yorulduğunu gösterdiğini belirterek uluslararası sistemin çok kutupluluğa yönelmesi gerektiğini savundu. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, İran İslam Cumhuriyeti Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu'na konuştu. 'Rusya ne Avrupa'yı ne de Batı'yı tehdit ediyor' Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Rusya'nın ne Avrupa'da ne de Batı'da hiç kimseyi tehdit etmediğini ve Moskova'nın onlardan normal diyalog ve sakin iş birliği dışında bir beklentisi olmadığı dile getirdi. Medvedev açıklamasında şu cümleleri kaydetti: Bizi tehdit olarak görüyorlarsa bu, en azından Rusya'nın gücü olduğunu ve bunun hesaba katılması gerektiğini gösterir. Ancak biz ne Avrupa'da ne de Batı'da hiç kimseyi tehdit ediyoruz. Orada, Rusya yönetiminin de defalarca ifade ettiği üzere, Avrupa devletleriyle normal ilişkiler kurmak dışında özel bir çıkarımız yok. Onlardan tam anlamıyla normal bir diyalog ve sakin bir iş birliğinden başka hiçbir şey istemiyoruz. İstiyorlarsa bunu yapacağız. Bizi tehdit olarak görüyorlarsa, öyle olsun. Medvedev tüm bu yaşananların, 'Rusya tehdidinin' kamuoyunu manipüle etmek, parlamentoda oy toplamak, seçimleri kazanmak ve 'kendi askeri bütçeleri için para koparmak' amacıyla öne sürülen bir bahaneden ibaret olduğunu vurguladı. 'Rusya Batı ile ilişkiler kurmaya çalıştı ancak Batı bunları bozdu' Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev Rusya'nın Batı ile normal ilişkiler kurmaya çalıştığını ancak Batı'nın iş birliğini reddederek ve yaptırım uygulayarak bunları bozduğunu dile getirdi. Medvedev Batı'nın şimdi pahalı yakıt, yüksek enflasyon ve temel ürünlerdeki kıtlıkla bunun sonuçlarını yaşadığını söyledi. Medvedev, İran İslam Cumhuriyeti Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu'na verdiği röportajda, Rusya ile Batı arasındaki ilişkilerin neden yeniden kurulamadığı sorusuna şu yanıtı verdi: Evet, hem ben hem de meslektaşlarım onlarla tam anlamıyla normal ilişkiler kurmaya çalıştık. O dönemde aktif ekonomik ilişkilerimiz vardı. Ancak bunların hepsini onlar bozdu. Bundan onlar sorumlu. Yaptırım uyguladılar. İş birliğini reddettiler. Şimdi sonuçlarına katlansınlar. Artık pahalı gaz ve benzin kullanıyorlar. Bir dizi temel üründe sıkıntı yaşıyorlar. Yüksek enflasyonla karşı karşıyalar ve aslında bu sorunları kendileri yarattılar. Bırakın sonuçlarının tadını çıkarsınlar. 'Rusya çatışma aramıyor ve eşit ortaklıktan yana' Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Moskova'nın diğer ülkelerle eşit ortaklıktan yana olduğunu dile getirerek Rusya'nın çatışma aramadığını ve küresel güvenlik mimarisinde başka bir ülkenin yerini almaya çalışmadığının altını çizdi. Medvedev, İran İslam Cumhuriyeti Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu'na verdiği röportajda, “Başkasının yerini almaya çalışmıyoruz. Batı ülkelerinden farklı olarak böyle bir hedefimiz yok. Kendi çıkarlarımız var, Rusya adında büyük bir ülkemiz var. Kimseye baskı yapmaya çalışmıyoruz, herhangi biriyle çatışmayı düşünmüyoruz. İran da dahil olmak üzere komşularımızla dostane ilişkiler kurmak bizi tamamen memnun ediyor” dedi. Rusya'nın büyük bir ülke, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi ve nükleer güç olarak sorumluluğunun farkında olduğunu belirten Medvedev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de bunu her zaman dile getirdiğini hatırlatarak, “Ancak hakimiyet kurmaya çalışmıyoruz. Dostlarımız ve komşularımızla eşit ortaklarız” ifadelerini kullandı. 'ABD’nin diğer ülkelerdeki üsleri onlar için yalnızca sorun kaynağı haline geldi' Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Amerikan askerî üslerinin başlangıçta güvenlik garantisi olarak görülmelerine rağmen, diğer ülkelerin topraklarında onlar için yalnızca bir sorun kaynağı haline geldiğini dile getirdi. Medvedev açıklamasında şu cümleleri kaydetti: Örneğin uzun süre bölgede istikrarın bir unsuru ve güvenliğin sağlanmasının temel taşı olarak görülen aynı Amerikan üslerinden söz edecek olursak, sonuçta hangi güvenliği sağladılar? İyi kalpli Sam Amca’nın gelip herkesin işini çözeceğine yönelik beklentiler gerçekleşmedi. Bu üsler, esas itibarıyla, topraklarında bulundukları ülkeler açısından birer sorun kaynağına dönüştü. 'Dünya, Batı'dan yoruldu' Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Orta Doğu’daki çatışmadan çıkarılması gereken temel dersin, dünyanın kurallara dayalı Batı düzeninden yorulduğu ve çok kutupluluğa yönelmesi gerektiği olduğunu dile getirdi. Medvedev açıklamasında şu cümleleri kaydetti: Bütün bunlar, dünyanın Batılı ülkelerin aldığı bir dizi kararın tek kutuplu niteliğinden yorulduğu anlamına geliyor. Onların sözde kurallara dayalı düzeni dayatmasından, yani kendi düzenlerini dayatmalarından, yoruldu. Medvedev açıklamasında, "Dünya çok kutupluluğa doğru ilerlemeli, tek bir devletin değil, tüm devletlerin görüşlerini dikkate almalıdır. Bu yıl meydana gelen olaylardan [Orta Doğu’daki olaylardan] çıkarılması gereken temel ders budur" dedi. 'Bazı ülkeler Güney Kafkasya ülkelerini karıştırmaya çalışıyor' Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, bazı devletlerin Güney Kafkasya ülkelerini bölmeye, orada bir şeyler 'karıştırmaya' çalıştığını belirterek Rusya'nın bunu ihtiyatla gözlemlediğini dile getirdi. Medvedev açıklamasında, “Kafkasya’ya gelince, evet, bazı devletler şu anda orada bir şeyler karıştırmaya çalışıyor. Güney Kafkasya ülkelerini bölmeye çalışıyorlar. Bu doğru. Biz bunu ihtiyatla gözlemliyoruz” dedi. Medvedev, Batı dünyasının önce Gürcistan’a NATO’ya katılmasını önerdiğini ve bundan hiçbir iyi sonuç çıkmadığını belirterek, "Gürcistan hala NATO üyesi değil. Mevcut yönetimi bunun görünüşe göre yanlış bir yaklaşım olduğunu anlıyor. Bütün bunlar çatışmaya yol açtı” dedi. Medvedev şimdi ise Ermenistan’daki durumun değiştiğini ve ülke yönetiminin cumhuriyetin gelişme yönünü değiştirmeyi doğru bulduğunu vurguladı. Medvedev, Rusya’nın Kafkasya da dahil olmak üzere bölgesel sorunlarıyla kendi başına ilgilendiğini dile getirerek Rusya’nın Kafkasya’nın bir parçası olduğunu ve bu nedenle bölge ülkeleriyle 'dostluk kurmak, ticaret yapmak ve gelişmek' için ortak hareket edeceği herhangi birine ihtiyaç duymadığını ifade etti. 'Batı ülkeleri yalnızca Anglo-Sakson dünyasını sevenleri seviyor' Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Batı ülkelerinin yalnızca Anglo-Sakson dünyasını sevenleri sevdiğini söyledi. Medvedev, uluslararası medyanın şu anda Rusya ve İran’ı desteklemediğini belirterek Batılıların 'genel olarak vatanseverleri sevmediği' yönündeki yorumuna katıldığını ifade etti. Medvedev açıklamasında şu cümleleri kaydetti: Doğru. Çünkü kendi ülkelerini sevenleri sevmiyorlar. Yalnızca Anglo-Sakson dünyasını sevenleri seviyorlar. Ancak dünya çok daha karmaşık. Rusya var, İran var, Çin var, Hindistan var, Küresel Güney var. Dünyamızı güzel yapan da budur. ‘Batı hala diğer devletlere sömürgeci anlayışlar temelinde davranıyor’ Medvedev açıklamasında, Batı’nın diğer ülkelere yönelik tutumunun hala sömürgeci anlayışlar temelinde şekillendiğini belirterek bunun yerini çok kutuplu bir düzene bırakması gerektiğini kaydetti. Medvedev yeni uluslararası güvenlik mimarisi açısından temel görevin, karar alma süreçlerindeki tek kutuplu düzenden uzaklaşmak, tek kutuplu dünya düzenini ve yeni sömürgeci ilişkiler sistemini yıkmak olduğunu belirterek şu cümleleri kaydetti: Çünkü Batı dünyası, Batılı ülkeler diğer devletlere, Küresel Güney ülkeleri de ddhil olmak üzere, hala sömürgeci anlayışlar temelinde davranıyor: ‘Biz büyükleriz. Biz güçlüyüz, biz gelişmişiz, siz de bize boyun eğmelisiniz.’ Bu nedenle bugün asıl mesele, çok kutuplu, çok renkli bir dünya tablosunun oluşturulmasıdır. Biz ve ortaklarımız, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS çerçevesinde de bunun için çalışıyoruz.

İstanbul Turizm Fuarı’na 30 ülkeden profesyonel katıldı Haber

İstanbul Turizm Fuarı’na 30 ülkeden profesyonel katıldı

İstanbul Yenikapı'da düzenlenen Turizm Fuarı 2026'ya yaklaşık 30 ülkeden 300 turizm profesyoneli katılırken, fuarda, sektör temsilcileri B2B görüşmeler gerçekleştirdi. TTYD Başkanı Oya Narin, Türkiye turizminin 2026’nın ilk yarısındaki performansına ilişkin verileri paylaştı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) resmi iş ortağı olduğu İstanbul Turizm Fuarı 2026, 24-25 Eylül tarihlerinde İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 30 ülkeden 300 uluslararası turizm profesyonelinin katıldığı fuarda oteller, acenteler, turizm yatırımcıları ve sektör temsilcileri bir araya gelerek B2B iş görüşmeleri yaptı. “Sektör paydaşlarını bir araya getiren önemli bir platform” Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TTYD Başkanı Oya Narin, İstanbul Turizm Fuarı’nın küresel turizm aktörlerini, otelleri ve acenteleri bir araya getiren önemli bir platform olduğunu belirtti. Narin, fuarın önümüzdeki yıllarda uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğine inandığını ifade etti. TÜRKİYE TURİZMİNDE 2026’NIN İLK YARISI Narin’in paylaştığı verilere göre Türkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak OECD ülkeleri arasında en fazla büyüyen dördüncü destinasyon oldu. Türkiye, 2026’nın ilk 6 ayında 25,7 milyon ziyaretçi ağırlarken, aynı dönemde 25,7 milyar dolar turizm geliri elde etti. İlk yarıda Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin ülkelere göre dağılımında Rusya 2,65 milyon, Almanya 2,44 milyon ve İngiltere 1,58 milyon ziyaretçiyle öne çıktı. Turist başına gecelik harcamanın 106 dolardan 109 dolara, yabancı ziyaretçilerin gecelik harcamasının ise 122 dolara yükseldiği belirtildi “REKABET UCUZLUK ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLMEMELİ” Narin, turizm sektöründe rekabetin yalnızca fiyat üzerinden değil; hizmet kalitesi, kültür, doğa ve gastronomi gibi unsurlar üzerinden şekillenmesi gerektiğini söyledi. Jeopolitik gerilimlerin ve savaşların 2027 yılında azalmasını umduklarını belirten Narin, küresel seyahat ortamındaki olası iyileşmenin Türk turizmine de olumlu yansıyacağını ifade etti. Turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından nitelikli iş gücünün korunmasının önemine dikkat çeken Narin, gençlerin sektöre yeniden kazandırılması gerektiğini belirtti. İç pazarın da turizm sektörünü dış kaynaklı dalgalanmalara karşı dengeleyen önemli bir unsur olduğunu ifade eden Narin, yerli turistlerin seyahat harcamalarının 2025’te yüzde 32,4 artarak 555 milyar lirayı aştığını kaydetti. TTYD, fuar boyunca 14 numaralı standında farklı ülkelerden yatırımcı ve turizm profesyonellerini ağırlayarak iş birliği görüşmelerini sürdürdü.

Erdoğan’dan Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde 2. Yüzyıl mesajı... Haber

Erdoğan’dan Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde 2. Yüzyıl mesajı...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin 100. yılı etkinliğinde iş birliği, yatırım ve savunma sanayii vurgusu yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı dolayısıyla düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada iki ülke arasındaki ilişkilerin ikinci yüzyılına güçlü bir başlangıç yaptıklarını söyledi. “BAŞKAN TRUMP’LA SAMİMİ DİYALOĞUMUZ İLERLEME SAĞLADI” Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yürütülen diyaloğun ikili ilişkilere önemli katkı sunduğunu belirterek, geçen yıl Washington’daki görüşmenin ardından Trump’ın temmuz ayında Ankara’ya yaptığı ziyaretin köklü müttefiklik ilişkilerini pekiştirdiğini ifade etti. “100 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HEDEFİ ULAŞILABİLİR” Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin son 10 yılda ikiye katlandığını vurgulayan Erdoğan, 2025’te 38 milyar doları aşan ikili ticaretin bu yılın ilk sekiz ayında 28 milyar dolara ulaştığını söyledi. Yıl sonunda 40 milyar dolar seviyesinin aşılacağını belirten Erdoğan, ABD ile birlikte belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hedefini son derece gerçekçi ve ulaşılabilir bulduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin stratejik coğrafyası ve ekonomik dayanıklılığı sayesinde yatırımcılar için cazip bir ülke olduğunu belirterek, “Türkiye’ye yatırım yapan hep kazançlı çıkmıştır” dedi. “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” Etkinliği https://t.co/WxIfHM1kQh — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) September 22, 2026 “TÜRKİYE EKONOMİSİ GÜÇLÜ ŞOKLARA KARŞI DİRENÇLİ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 24 yılda önemli ekonomik mesafe kat ettiğini ifade ederek, milli gelirin 236 milyar dolardan 1,8 trilyon dolara yükseldiğini, kişi başına düşen gelirin de 2026 sonunda 20 bin doları aşmasının beklendiğini söyledi. 2023 deprem felaketinin ardından şehirlerin yeniden inşasında önemli ilerleme sağladıklarını belirten Erdoğan, 455 binden fazla konutun tamamlanarak afetzedelere teslim edildiğini aktardı. Nisan ayında açıklanan yatırım programıyla dünyanın en rekabetçi teşvik paketlerinden birinin yürürlüğe konulduğunu belirten Erdoğan, kurumsal vergi oranının bazı alanlarda düşürüldüğünü ve yatırımcıların Türkiye üzerinden operasyonlarını yönetmeye davet edildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikalı yatırımcıların Türkiye’nin sunduğu fırsatlardan daha fazla yararlanması için iş dünyasına da görev düştüğünü ifade etti. SAVUNMA SANAYİİ VURGUSU Konuşmasında enerji, sivil havacılık, yüksek teknoloji ve nükleer-LNG alanlarındaki iş birliğinin geliştirilebileceğini söyleyen Erdoğan, savunma sanayiinde de iki ülke arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin savunma sanayiinde dünya çapında dikkat çeken bir aktör haline geldiğini belirten Erdoğan, savunma ihracatının 10 milyar doların üzerine çıktığını ve Türkiye’nin kısa süre içinde bu alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına gireceğine inandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan toplumunun iki ülke ilişkilerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, Türkiye ile ABD arasındaki güçlü bağların diplomatik ilişkilerin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni etti. Programda, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına hediye takdim edildi.

Pezeşkiyan’dan İslam ülkelerinin birliği için üç öneri Haber

Pezeşkiyan’dan İslam ülkelerinin birliği için üç öneri

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 40. Uluslararası İslami Vahdet Konferansı’nda yaptığı konuşmada, bu yıl farklı koşullarda bir araya geldiklerini belirterek, “40. Vahdet Konferansı’nın konusu, şehit liderimiz, Ayetullah Seyyid Ali Hüseyni Hamaney’in (kuddise sirruh) yüce düşüncelerinin açıklanmasıdır.” dedi. Pezeşkiyan, liderin İslami birliği siyasi veya geçici bir çıkar taktiği olarak değil, İslam ümmetinin onuru, bağımsızlığı ve parlak geleceği için stratejik bir ilke olarak gördüğünü ifade etti. Bu konferansta sorulması gereken önemli sorunun yalnızca nelerin yanlış olduğu olmaması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “Ne yapılması gerektiğini söylemeliyiz. Bana göre İslam dünyasının bugün yeni bir karar tasarısından ziyade birkaç açık ve uygulanabilir taahhüde ihtiyacı var.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı, bu konu için üç öneri sundu. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan “Birincisi, İslam ülkeleri arasında karşılıklı güvenlik ve saldırmazlık paktıdır. İslam ülkeleri birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi taahhüt etmelidir. Topraklarını, hava sahalarını ve imkânlarını başka bir İslam ülkesine yönelik saldırı için kullanmamalıdır. Birbirlerinin bölünmesini ve istikrarsızlaştırılmasını desteklememeli ve güvenliklerini birbirlerine karşı tanımlamamalı, aksine bölgenin güvenliğini birlikte yönetmelidir.” ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, bunun askeri birlik veya ülkelerin dış politikalarının aynı hale gelmesi anlamına gelmediğini belirterek, “Kendi aramızda böyle bir kural oluşturamazsak dünyada adil bir düzenden nasıl söz edebiliriz?” dedi. Pezeşkiyan, ikinci önerinin İslam dünyasında kalıcı bir arabuluculuk ve çatışmaları önleme mekanizmasının oluşturulması olduğunu belirterek “İslam İşbirliği Teşkilatı, anlaşmazlık savaşa dönüşmeden önce harekete geçebilmelidir; binlerce insan öldürüldükten sonra yalnızca bildiri yayımlamakla yetinmemelidir. Güven duyulan ülkeler, alimler, diplomatlar ve İslam dünyasının önde gelen hukukçuları, İslam ülkeleri arasındaki anlaşmazlıklar için erken uyarı, arabuluculuk ve çözüm konusunda kalıcı bir kapasite oluşturabilir.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı, üçüncü önerisini açıklarken ise “İslam dünyasını birbirinden ayrı pazarlardan gerçek iş birliği ağına dönüştürmek” gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, “Birlik yalnızca güvenlik meselesi değildir. Müslüman genç, başka bir Müslüman ülkenin üniversitesinde daha kolay eğitim alabilmelidir. Bilim insanlarımız yapay zeka, tıp, su, enerji, tarım ve yeni teknolojiler alanlarında ortak projeler yürütmelidir. İslam ülkelerinin sermayesi daha fazla İslam dünyasının kendi içindeki kalkınma ve teknolojiye yönelmelidir. Bugün İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinin ihracatının beşte birinden daha azını oluşturan İslam dünyası içi ticaret ciddi şekilde artırılmalıdır.” dedi. Pezeşkiyan, ortak kaynakların ortak çalışma grupları, altyapı, ulaşım ve lojistik, ticaret ve yatırım, tarım, dijital ekonomi, deniz odaklı kalkınma, becerilerin geliştirilmesi, üretim ve temiz enerji ile mevcut tüm alanlarda kullanılabileceğini söyledi. İran’da diğer Müslümanları adalete davet ediyorlarsa kendilerinin de adalete herkesten daha fazla bağlı olmaları gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “İran’ın savaşın zorlu aylarında yaşadığı milli birlik, İran ülkesi için büyük bir sermayeydi. İranlılar, siyasi, etnik, mezhepsel ve toplumsal açıdan sahip oldukları tüm farklılıklara rağmen ülkenin varlığını ve toprak bütünlüğünü tehlikede gördüklerinde İran’ı savundular.” dedi. Cumhurbaşkanı, bu sermayenin korunması gerektiğini belirterek, “Bunu korumak yalnızca halkın görevi değildir. Hükümet de adaletle, halkın sesini dinleyerek, yolsuzluk ve ayrımcılıkla mücadele ederek ve tüm İranlıların onuruna saygı göstererek üzerine düşen payı yerine getirmelidir.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avusturya ile ticaret hacminde hedef 5 milyar dolar Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avusturya ile ticaret hacminde hedef 5 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Başbakanı Christian Stocker ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2026'da 5 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği potansiyeline dikkat çekti. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Avusturya arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Avusturya-Türk toplumunun iki ülkenin ortak değeri olduğunu ifade etti. Erdoğan, 400 bini aşan Avusturya-Türk toplumunun huzur ve refahına önem verdiklerini vurguladı. TİCARET HACMİNDE 5 MİLYAR DOLAR HEDEFİ Ekonomik ve ticari ilişkilerde son dönemde olumlu bir ivme yakalandığını belirten Erdoğan, 2025 yılında yaklaşık 4,5 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin bu yıl 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi. Türkiye'de binden fazla Avusturya firmasının faaliyet gösterdiğini belirten Erdoğan, Avusturya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının 11 milyar doları aştığını, Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımlarının ise 1 milyar dolara yaklaştığını açıkladı. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizmasının yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi kurulmasını önerdiklerini belirten Erdoğan, komitenin ilk toplantısının yıl sonuna kadar gerçekleştirilmesini istediklerini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Şansölye sıfatıyla ülkemize ilk ziyaretini gerçekleştiren Sayın Stocker'i Ankara'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Tarihi ve köklü ilişkilere sahip… pic.twitter.com/FHMEchydkh — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 10, 2026 "ORTA KORİDOR'U GÜÇLENDİRECEK İŞ BİRLİĞİ" Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Orta Koridor'u güçlendirecek stratejik projelerin hayata geçirilebileceğini ifade etti. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen Erdoğan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB'nin atacağı adımların Türkiye ve Avrupa'nın ortak menfaatine olduğunu söyledi. SURİYE VE GAZZE MESAJI Bölgesel gelişmelerin de ele alındığını belirten Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunmasının Türkiye açısından öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Erdoğan, Avusturya'nın Suriye'nin yeniden inşa sürecine katkı sunmasını önemsediklerini söyledi. Gazze'deki insani duruma da dikkat çeken Erdoğan, kalıcı barış için iki devletli çözüme bağlı olduklarını belirterek, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının önemini vurguladı. Erdoğan ayrıca Türkiye ve Avusturya'nın Balkanlar'da istikrarın korunmasına büyük önem verdiğini ifade etti.

Avrupa Drama Buluşmaları gençleri İzmir’de Haber

Avrupa Drama Buluşmaları gençleri İzmir’de

Avrupa Drama Buluşmaları 2026 Uluslararası Drama Kampı, bu yıl İzmir’de İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çağdaş Drama Derneği iş birliğinde düzenleniyor. Gençler, 17 Ağustos’ta sona erecek kampta yaratıcı drama aracılığıyla kültürlerarası etkileşimde bulunacak. İZMİR (İGFA) - 1982 yılından bu yana çeşitli Avrupa ülkelerinde düzenlenen Avrupa Drama Buluşmaları (European Drama Encounters-EDERED) 2026 Uluslararası Drama Kampı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çağdaş Drama Derneği arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında bu yıl Özdere 100. Yıl Gençlik ve Spor Yerleşkesi'nde gerçekleştiriliyor. İngiltere, Almanya, Yunanistan gibi çeşitli Avrupa ülkelerinden gençlerin katıldığı buluşma, yaratıcı drama ile gençleri bir araya getirerek kültürlerarası etkileşim ve öğrenmeyi amaçlıyor. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kütüphaneler Şube Müdürlüğü’ne bağlı kütüphanelerden aktif olarak yararlanan İzmirli gençler de etkinlikteki yerini aldı. Yabancı dil ve dramaya ilgisi olan gençler, aileleriyle vedalaşarak etkinlik için yola çıktı. “Yeni kültürlerle tanışmayı çok istiyorum” Buluşma öncesi yaşadığı heyecanı aktaran 16 yaşındaki Ece Karaarslan, “İngilizcem iyi olmadığı için İngilizce filmler izledim. İzlediğim filmlerin katkısıyla tiyatroyla tanıştım. İngilizceyi zaten seviyorum. Drama da benim çok sevdiğim bir hobi olduğu için bu etkinliğe katılmak benim için çok iyi olur diye düşündüm. Kütüphanelere ders çalışmak ya da kitap ödünç almak için gidiyorum. Kitaplar da çok sayıda film izlemeye başlamamın başka bir sebebiydi. Babamın önerdiği Harry Potter kitapları sonrasında filmler ve tiyatro dünyasına katılmış oldum. Kitaplar farklı dünyalara açılan kapılar olduğu için kendimi bulmamda çok yardımcı oldu. Avrupa Drama Buluşmalarında sevdiğim aktiviteleri yapacağım. Hem yurt dışından arkadaşlar edinmeyi hem İngilizcemi geliştirmeyi hem de yeni kültürlerle tanışmayı çok istiyorum” dedi. “Sonuna kadar destekçisiyim” Ece Karaarslan’ın babası Reşit Karaarslan ise “Kızım bu etkinlikten bahsettiğinde ‘tereddütsüz arkandayım’ dedim. Kütüphanelerde gerçekleştirilen ön çalışmalarda da kendisine eşlik ettim. Tiyatro çalışmalarında da her zaman yanındayım. Gece saatlerinde onun provalarının bitmesini beklerken arabada uyuyakaldığım zamanlar oldu. Sonuna kadar destekçisi olmaya devam edeceğim. Ben de bir tercüman olarak yabancı dile uzak değilim. O yüzden kızımın farklı uluslardan insanlarla tanışması, kaynaşması ona çok şey katacak” diye konuştu. “Çok mutluyum” Kampa katılacak gençlerden 14 yaşındaki Nil Saraç, “Drama etkinliklerine okulda zaten katılıyorum, tiyatroyu çok seviyorum. İngilizcemi de geliştirmek için böyle bir fırsatı değerlendirmek beni çok mutlu etti. Kütüphanelere çok sık gidiyorum ve ödünç kitap alıyorum. Duyuruyu görünce hemen değerlendirmek istedim. Buluşmaya katılmadan önce kütüphanede toplanarak etkinlikler yaptık, kaynaştık. Bu da heyecanımı bastırdı. Hem İngilizcemi geliştirecek hem de ilgi alanıma dair bir etkinliğe katılacak olmak beni çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. “Çok etkili ve verimli” Nil Saraç’ın annesi Pınar Saraç, “Kızımla İzmir’deki kütüphanelerin aktif üyesiyiz. Kütüphanede bulunmayı ve kitap alışverişi yapmayı çok seviyoruz. Bu süreçte Avrupa Drama Buluşmaları duyurusuyla karşılaştık. Görünce çok heyecanlandım. Gençler bir araya gelecek, sanat ve kitaplar olacak. Katılım koşullarını sağlayınca olumlu dönüş oldu. Umarız gençler için çok güzel olur. Buluşmaya katılım öncesinde kütüphanelerde çeşitli İngilizce ve drama etkinlikleri de yapıldı. O çalışmalar da çok etkili ve verimli geçti. “Tiyatro, yabancı dil, güzel anılar” 16 yaşındaki Ezgi Güneş, “Ben başvuru duyurusunu sosyal medya üzerinden gördüm. Tiyatroyu çok seviyorum, yabancı dilde de kendimi geliştirmek istiyorum. Hayalimdeki bir etkinlik olduğu için katılmak istedim. İnsanlarla tiyatro aracılığıyla bağ kurarken aynı zamanda yabancı dilimi geliştirmeyi, aynı zamanda güzel anılar biriktirmeyi istiyorum” derken, baba Ertan Güneş de “Bu etkinliğin kızıma kesinlikle faydalı olacağına inanıyorum. Dil geliştirmek için yurt dışına gidenler varken böyle bir etkinliğin yaşadığımız şehirde olması bizi ayrıca mutlu ediyor” sözlerine yer verdi. Kapma katılacak gençlerden 16 yaşındaki Ege Yener de “İngilizce her zaman hayatımın içinde. Çok küçük yaşlardan bu yana drama kurslarına katılıyorum. Etkinliğe dair içimde heyecan var. Benim için böyle bir deneyim ilk kez olacak” dedi. EDERED 2026 EDERED 2026 Uluslararası Drama Kampı; farklı ülkelerden çocukları ve eğitmenleri yaratıcı drama, kültürlerarası etkileşim ve ortak üretim teması etrafında bir araya getiren uluslararası bir eğitim ve kültür programı olarak 1982 yılından bu yana düzenleniyor. İzmir’de düzenlenecek programa Türkiye, İngiltere, Almanya, İsviçre ve Yunanistan olmak üzere beş 5 ülke katılım sağlayacak. Programa yurt dışından 30 genç ve sekiz eğitmen, Türkiye’den ise İzmir’deki kütüphaneleri aktif kullanan dokuz genç ile Eskişehir, Bursa, İstanbul ve Ankara’dan belirlenen kriterlere uygun beş genç olmak üzere toplam 14 genç katılacak. Program kapsamında tanışma ve uyum çalışmaları, yaratıcı drama atölyeleri, hikâye anlatıcılığı ve ortak üretim çalışmaları, beceri paylaşım atölyeleri, kültürlerarası etkileşim etkinlikleri, National Market (ulusal pazar), National Evening (ulusal gece), kültürel gezi programı, final gösterisi hazırlıkları ve kapanış etkinlikleri gerçekleştirilecek.

KİAMP Türkiye'de Azerbaycan'ın yüz akı oldu: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi  ile Stratejik İş Birliği Anlaşması Haber

KİAMP Türkiye'de Azerbaycan'ın yüz akı oldu: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi ile Stratejik İş Birliği Anlaşması

Azerbaycan Diasporasını Türkiye'de çok farklı ve güçlü temsil eden KİAMP- Karabağ Azerbaycan Milli Platformu Türkiye Cumhuriyeti Genel Koordinatörlüğü ve bünyesindeki Karabağ Azerbaycandır Koordine Etme Derneği ile İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi arasında karşılıklı tanıma, stratejik iş birliği ve kardeşlik esaslarını kapsayan memorandum, düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazandı. Gerçekleştirilen törende, KİAMP adına Genel Başkan Dr. Elvin ABDURAHMANLI, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi adına ise İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevgi KALKAN mutabakat metnini imzaladılar. İmzalanan memorandum ile taraflar arasında bilimsel, akademik, sosyal ve kurumsal alanlarda uzun vadeli ve sürdürülebilir bir iş birliği sürecinin temelleri atıldı. İş birliği kapsamında eğitim, kültür, teknoloji geliştirme, ortak proje üretimi, seminer, konferans ve atölye çalışmaları düzenlenmesi, akademik bilgi ve deneyim paylaşımı, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve ortak stratejilerin oluşturulması hedefleniyor. Memorandum ayrıca siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve kamu yönetimi alanlarında ortak akademik çalışmaların yürütülmesini, kamu kurumları, araştırma kuruluşları ve Avrupa Birliği fonları kapsamında ortak proje ve araştırmalar geliştirilmesini, sürdürülebilir eğitim programlarının hazırlanmasını ve sosyal yenilikçilik alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini öngörüyor. Anlaşma çerçevesinde öğrencilerin staj hareketliliğinin desteklenmesi, kurumlar arasında akademik etkileşimin artırılması, ortak araştırmaların gerçekleştirilmesi ve toplum yararına yönelik sosyal sorumluluk ile farkındalık projelerinin hayata geçirilmesi de iş birliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Taraflar tüm çalışmaların bilimsel standartlar doğrultusunda, şeffaflık, karşılıklı iyi niyet ve kurumsal uzlaşı esaslarına uygun şekilde yürütülmesi konusunda mutabakata varırken, gerçekleştirilecek faaliyetlerin ortak karar doğrultusunda planlanması ve kamuoyuyla paylaşılması hususunda da ortak irade ortaya koydu. KİAMP Genel Başkanı Dr. Elvin ABDURAHMANLI, sürece verdiği destek ve katkılarından dolayı İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar HACISALİHOĞLU'na teşekkür ederek, söz konusu memorandumun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarını akademik ve kurumsal iş birlikleriyle daha da güçlendirecek önemli bir adım olduğunu ifade etti. İki kurum arasında imzalanan bu stratejik memorandumun; eğitim, bilim, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, sosyal kalkınma ve ortak proje üretimi alanlarında örnek teşkil edecek çalışmaların önünü açması ve iki kardeş ülke arasındaki kurumsal dayanışmaya önemli katkılar sunması bekleniyor.

Türkiye’de öncü proje: Arıtma çamuru enerjiye ve toprak düzenleyiciye dönüşecek Haber

Türkiye’de öncü proje: Arıtma çamuru enerjiye ve toprak düzenleyiciye dönüşecek

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği destekli “Sludge2Energy Projesi” kapsamında hayata geçireceği çevreci yatırımla Türkiye’de bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yüklenici firma ile resmi sözleşme imzalandı. MANİSA (İGFA) - MASKİ Genel Müdürlüğünün Akdeniz Havzası Sınır Ötesi İş Birliği Programı kapsamında yürüttüğü projenin imza törenine MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Özgür Avşar, Atıksu Dairesi Başkanı Onur Artan ve yüklenici firma yetkilileri katıldı. Törende konuşan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Merkez Atıksu Arıtma Tesisinde uygulanacak projeyle arıtma çamurunun piroliz yöntemiyle işleneceğini, bu sayede hem enerji üretileceğini hem de toprak düzenleyici elde edileceğini belirtti. “Atık Çamur Kendi Enerjisini Üretecek” Projenin önemine değinen Genel Müdür Kılıç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “MASKİ olarak yeni ve heyecan verici bir projeyi başlatıyoruz. Yüklenici firmamızla sözleşmemizi imzaladık. Yaklaşık 350 bin avro, yani 20 milyon lirayı bulan bu projeyle Manisa Merkez Arıtma Tesisimizden çıkan çamurun ısıl işlemle hacmini düşürmeyi ve ortaya çıkan ürünü toprak iyileştirici olarak değerlendirmeyi hedefliyoruz. Ekip arkadaşlarımızla uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu çalışma, Türkiye'de öncü bir proje olacak. Tesis, atık çamurdan elde edilen gaz sayesinde ihtiyaç duyduğu enerjiyi kendi kendine karşılayacak. MASKİ’ye ve yüklenici firmamıza hayırlı olmasını diliyorum.” Proje %100 Hibe ile Gerçekleştirilecek Projenin teknik detaylarını paylaşan MASKİ Atıksu Arıtma Dairesi Başkanı Onur Artan ise şunları söyledi: “Yunanistan, İtalya ve Mısır gibi ülkelerin de yer aldığı 8 ortaklı bu projeyi %100 hibe ile hayata geçiriyoruz. Kuracağımız tesis sayesinde atıksu arıtma çamurunu hem daha çevreci bir yöntemle yöneteceğiz hem de piroliz süreciyle gerekli enerjiyi çamurun kendisinden sağlayacağız. 8 aylık sözleşme süremiz başladı. En kısa sürede sahada çalışmalara geçmek istiyoruz. Bu çevreci projelere sağladığı destekler için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’ya teşekkürlerimizi sunarız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.