Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İş Birliği

bursaarena.com.tr - İş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NATO Zirvesi | Erdoğan, "Birlik üyesi olmayanların dışlanması Avrupa'da suni bölünmeye yol açar" Haber

NATO Zirvesi | Erdoğan, "Birlik üyesi olmayanların dışlanması Avrupa'da suni bölünmeye yol açar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi'nde kapalı oturum öncesi açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada Avrupalı NATO müttefiklerine seslenerek "Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarfedilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi öncesi müttefik liderlere yaptığı konuşmada NATO 3.0 vizyonuna, Rusya-Ukrayna savaşına, İran savaşına ve Gazze konularına değindi. Erdoğan, Avrupalı müttefiklere NATO için daha fazla sorumluluk almaları çağrısı yaptı. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’luk bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine Lahey’de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayiindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibariyle dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihinin öncesinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine, çelik kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa’daki en büyü kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz." NATO 3.0 hedefine en kısa sürede ulaşmamız için şu iki hususa özellikle dikkat çekmek isterim. Birincisi savunma sanayii başta olmak üzer e savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma sanayii forumunda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken ittifakın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda, ancak ve ancak NATO ile gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarfedilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun genel sekreterin işaret ettiği transatlantik savunma sanayii altyapısına hizmet etmediği de açıktır" İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum sayın Trump’ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesile ile Türkiye’yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için ABD ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya’ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Orta Doğu’da kalıcı barış anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum özellikle Gazze ve Lübnan’da sükûnetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içerisinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum. Terörle mücadele için tam bir mücadele içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyor; Ankara Zirvesi'nin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

TECNO ve Google'dan dev iş birliği Haber

TECNO ve Google'dan dev iş birliği

TECNO, Google ile gerçekleştirdiği yeni iş birliği kapsamında CAMON 50 Serisi, POVA Curve 2 5G ve SPARK 50 Serisi modellerini satın alan kullanıcılarına, gelişmiş yapay zeka özelliklerine erişim ve 2 TB bulut depolama alanı sağlayan 3 aylık Google AI Plus paketini ücretsiz olarak sunacağını duyurdu. İSTANBUL (İGFA) - Yapay zeka odaklı teknolojileriyle küresel pazarda hızla büyüyen TECNO, teknoloji devi Google ile gerçekleştirdiği stratejik ortaklığı duyurdu. Söz konusu iş birliği kapsamında, yeni bir TECNO akıllı telefon satın alan kullanıcılar, en gelişmiş yapay zeka özelliklerine ve geniş veri depolama kapasitesine sahip olan 3 aylık Google AI Plus (2 TB) paketinden hiçbir ücret ödemeden yararlanabilecek. Bu küresel adım, TECNO’nun kendi cihazlarında sunduğu pratik ve yerelleştirilmiş yapay zeka özelliklerini güçlü bir şekilde tamamlıyor. Gelişmekte olan pazarlarda mobil yapay zeka teknolojilerinin benimsenme sürecini hızlandırmayı amaçlayan bu entegrasyon; kullanıcıların dijital çağda üretkenliklerini artırmalarını, iş ve eğitim süreçlerinde çok daha verimli sonuçlar elde etmelerini ve yaratıcı potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmalarını hedefliyor. GOOGLE AI PLUS İLE NELER GELİYOR? Kampanya kapsamında sunulan Google AI Plus planı, kullanıcılara oldukça kapsamlı dijital ayrıcalıklar sunuyor. Pakete dahil olan 2 TB boyutundaki yüksek kapasiteli bulut depolama alanı sayesinde kullanıcılar, alan tükenmesi endişesi yaşamadan tüm fotoğraf, video ve belgelerini güvenle saklayabiliyor. Bunun yanı sıra, Gmail içerisine entegre edilen Gemini desteği e-posta yönetimini kolaylaştırırken, Nano Banana 2 algoritması profesyonel düzeyde görsel üretimi ve fotoğraf düzenleme imkanı tanıyor. Gemini ve NotebookLM ortaklığı ise araştırma ve projelerde kişiselleştirilmiş, akıllı bir çalışma deneyimi sağlıyor. Bu özel teklif, 14 Mayıs 2026 ile 6 Haziran 2027 tarihleri arasında Türkiye’nin de dahil olduğu pazarlardan uyumlu bir TECNO modeli satın alan tüm kullanıcıları kapsıyor. Kampanyadan ilk etapta yararlanabilecek modeller arasında CAMON 50 Serisi (CAMON 50 Ultra 5G, CAMON 50 Pro ve CAMON 50), POVA Curve 2 5G ve SPARK 50 Serisi (SPARK 50 5G ve SPARK 50) yer alıyor. TECNO, bu yılın ilerleyen dönemlerinde lansmanı yapılacak yeni akıllı telefon modellerinin de kampanya kapsamına dahil edileceğini belirtiyor. Bu Fırsat Nasıl Yakalanır? Google AI Plus (2 TB) hediyesi, 25 Mayıs 2026 tarihinden itibaren cihazlara gelen bir sistem güncellemesi ile aktifleşmeye başladı bile! Uygun bir TECNO cihaza sahip olan kullanıcılar, Gemini veya Google One uygulamalarını açıp ekrandaki basit talimatları takip ederek bu fırsatı anında kapabiliyor. Kayıt sırasında geçerli bir ödeme yöntemi girilmesi istenirken, "Abonelik bana göre değil" diyenler için istedikleri an iptal etme esnekliği de sunuluyor. 3 aylık ücretsiz dönemin ardından sistem, standart aylık Google AI Plus (2 TB) ücreti üzerinden devam ediyor.

UBER'in 'sürücüsüz araç girişimi' NURO'ya yaptığı yatırım 500 milyon dolara yakın Haber

UBER'in 'sürücüsüz araç girişimi' NURO'ya yaptığı yatırım 500 milyon dolara yakın

Konuyla ilgili doğrudan bilgi sahibi iki kaynağın Reuters'e verdiği bilgiye göre, araç çağırma şirketi UBER, sürücüsüz araç girişimi NURO'ya yaklaşık yarım milyar dolar yatırım yaptı. Şirket, bu büyük yatırımın ticari robot taksi geliştirme alanındaki boyutunu detaylandırdı. Yıllarca süren başarısız girişimlerin ardından, robotaksi sektörü, Tesla (TSLA.O) gibi şirketlerin öncülüğünde geliştirme, test ve erken ticari kullanıma geçiş süreçlerini yeniden hızlandırıyor. Uber, kendisini gelişmekte olan sektör için bir platform olarak konumlandırıyor ve Çinli teknoloji devi Baidu (9888.HK) dahil olmak üzere birçok otonom araç şirketiyle ortaklık kurdu. ABD merkezli elektrikli araç üreticisi Rivian (RIVN.O), İngiliz girişim şirketi Wayve ile de iş birliği yapıyor. Bazı ABD şehirlerinde Waymo ile de çalışıyor. Uber'in taahhütlerinden biri, Nuro ve elektrikli araç şirketi Lucid (LCID.O) ile üçlü bir ortaklık kurmaktır. 35.000 robot taksiyi hizmete sokmak.. Lucid'in Gravity SUV'larını ve yakında piyasaya sürülecek orta boy araçlarını, Nuro'nun teknolojisini ve Uber'in platformunu kullanarak.Uber'in Nuro'ya olan mali taahhüdünün boyutu ve ayrıntıları daha önce bildirilmemişti ve firmaları birbirine bağlayan mali bağların tam kapsamını ortaya koyuyor. Uber daha önce Lucid'e 500 milyon dolar yatırım yaptığını ve Nuro'ya da yüz milyonlarca dolarlık yatırım yapmayı planladığını, bu kapsamda Silikon Vadisi girişiminin değerini 6 milyar dolar olarak belirleyen 203 milyon dolarlık bir inansman turuna katıldığını açıklamıştı. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre, Uber daha sonra Nuro'ya ilk fonlamasından önemli ölçüde daha büyük, açıklanmayan bir ek yatırım yaptı. Uber ayrıca, Nuro belirli geliştirme ve ticari kilometre taşlarına ulaştığında ek fon sağlamayı da kabul etmişti, ancak şartları açıklamadı. Bu taahhütlerin toplamı yaklaşık 500 milyon dolara ulaşıyor. Reuters'e konuşan kaynaklardan biri, ilk birkaç kilometre taşına zamanında ulaşıldığını ve bunun da Uber'den bazı fonların serbest bırakılmasını tetiklediğini söyledi. Kaynak, kalan paranın, bu yılın sonlarına doğru yapılması planlanan sürücüsüz testler, bu yıl sonuna kadar sürücüsüz araçlarda yolcu taşınması ve gelecek yıl hizmetin artırılması gibi hedeflere bağlı olduğunu söyledi. Uber ve Nuro konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. Nuro için bu finansman, teknolojisini ticari ölçekte kanıtlamak için yaptığı çalışmalarda hayati önem taşıyor. Şirket başlangıçta küçük teslimat robotları üretiyordu, ardından 2024 yılında otonom sürüş yazılımını otomobil üreticilerine ve mobilite şirketlerine lisanslamaya yöneldi. Şirket şu anda güvenlik sürücüleriyle testler yapıyor ve hizmetin bu yılın sonlarına doğru San Francisco Körfez Bölgesi'nde faaliyete geçmesi bekleniyor. Şirket Nisan ayında Kaliforniya'dan test yapma izni aldı. Bazı bölgelerde güvenlik sürücüsü olmadan, yerçekimiyle çalışan otonom araçların, Mayıs ayından itibaren yolcu taşıma izni aldığı bildirildi. Sürücülerle yapılan testlerde Nuro, Nvidia (NVDA.O) dahil olmak üzere yatırımcılar tarafından da desteklenmektedir . San Francisco'dan Abhirup Roy'un haberi; Peter Henderson ve Chizu Nomiyama tarafından düzenlendi. REUTERS (San Francisko) - UBER (Uber.N)

NATO'nun Ankara zirvesi öncesi İsveç'te kritik toplantı Haber

NATO'nun Ankara zirvesi öncesi İsveç'te kritik toplantı

NATO'nun 7-8 Temmuz'daki Ankara zirvesi öncesinde İttifak ülkelerinin dışişleri bakanları İsveç'te bir araya gelecek. Türk Dışişleri Bakanlığı kaynaklarının verdiği bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 21-22 Mayıs 2026 tarihlerinde İsveç'in Helsingborg şehrinde gerçekleştirilecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılacak. Toplantı Ankara Zirvesi öncesindeki son Dışişleri Bakanları Toplantısı olması nedeniyle önem taşıyor. Türkiye daha önce NATO'nun 2004 İstanbul zirvesine ev sahipliği yapmıştı. NATO bakanlarının gündeminde neler var? Toplantıda Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin hazırlıkları başta olmak üzere İttifak'ın birliği, transatlantik iş birliği, savunma sanayiinin güçlendirilmesi, Ukrayna'ya yardımların sürdürülmesi ve artan savunma harcamalarının yeteneklere dönüştürülmesi gibi konu başlıkları ele alınacak. Dışişleri bakanları ayrıca İran bağlamındaki gelişmeler ile Hürmüz Boğazı'ndaki durumun Avrupa-Atlantik güvenliğine yansımaları, İttifak'ın Güney'e yönelik politikaları ve Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere son dönemde Avrupa-Atlantik güvenliğinde yaşanan diğer gelişmeleri de tartışacak. Bu arada Almanya Türkiye'ye geçici olarak Patriot Hava Savunma Ünitesi ile 150 asker konuşlandıracağını açıkladı. Alman askerleri, NATO'nun güneydoğu kanadının korunmasına katkı sağlayacak. Haziran ayı sonundan itibaren Türkiye'de konuşlandırılacak Patriot bataryası ile Alman askerlerinin zirvenin güvenliğine de katkı sağlayacağı belirtiliyor. İttifak'a 360 derece güvenlik yaklaşımı Ankara'nın toplantıda gündeme getireceği bir konu ise NATO'ya her yönden gelen farklı tehditlere karşılık verilebilmesi için 360 derece güvenlik yaklaşımının önemi olacak. Dışişleri Bakanı Fidan'ın bu çerçevede İttifak'ın güney komşuluk bölgesiyle angajmanının geliştirilmesinin ve terörle mücadelenin ilerletilmesinin elzem olduğunu aktarması bekleniyor. Türkiye, İttifak'ın Ankara zirvesinde kuzeydeki Rusya tehdidinin yanı sıra güneyden, özellikle Ortadoğu'dan kaynaklanan tehditleri de aynı öncelikle ele almasını talep ediyor. DW Türkçe Türkiye NATO'nun güney kanadının daha güçlendirilmesi gerektiğini her fırsatta vurgularken, İttifak'ın Avrupa üyeleri daha Avrupa odaklı bir çizgi takip ediyor. Ankara, Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinden dışlanmasının NATO'nun geleceği için risk oluşturacağını da düşünüyor. Bu arada zirve sırasında Ankara'da NATO Savunma Sanayii Forumu düzenlenecek. Bu forum İttifak tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olacak. Bu forumda Türkiye için önemli bazı ikili savunma anlaşmalarına imza atılması bekleniyor. Ankara zirvesine Zelenkisy davet edilecek Dışişleri bakanları toplantısı, 21 Mayıs'ta NATO-Ukrayna Konseyi (NUK) formatındaki gayri resmi çalışma akşam yemeğiyle başlayacak. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas'ın da katılacağı yemekte, Bakan Fidan'ın Türkiye'nin Ukrayna'nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yinelemesi ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi için Ankara'nın sürdürdüğü diplomatik çabalara değinmesi öngörülüyor. Bu arada edinilen bilgiye göre 2025 Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy Ankara Zirvesi'ne davet edilecek. Toplantının 22 Mayıs'taki asıl oturumu ise yalnızca 32 NATO müttefiki ülkenin dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleşecek. Trump'ın katılımı hâlâ belirsiz Fidan Ankara zirvesinin hazırlıkları hakkında bilgi aktararak, Türkiye'nin zirveye yönelik beklentilerini paylaşacak. Ankara zirvenin İttifak'ın birlik ve bütünlüğünün teyit edildiği üst düzeyli bir etkinlik olmasını istiyor. Bu nedenle ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılıp katılmayacağı büyük önem kazanıyor. Transatlantik ilişkilerin çok da iyi seyretmediği ve ABD yönetiminin NATO'ya ilişkin eleştirilerinin sürdüğü ortamda Trump'ın Ankara'ya gelip gelmeyeceği henüz tam kesinlik kazanmış değil. Ancak Ankara hem diplomatik hem de lojistik açıdan hazırlıklarını Trump'ın gelişine göre yapıyor. Oturumda Fidan ayrıca müttefikler arasındaki külfet paylaşımı ve transatlantik bağın korunması hususlarındaki Türkiye'nin değerlendirmelerini aktaracak ve Türkiye'nin İttifak'a katkıları hakkında bilgi vererek savunma harcamalarının yeteneklere dönüşümü konusunda Türkiye'nin örnek uygulamalarını gündeme getirecek. Ankara, zirveye NATO'nun en yüksek savunma harcaması yapan ülkelerinden biri olarak ev sahipliği yapacak. Türkiye'nin bütçe planlamalarına göre çekirdek savunma harcamaları için GSYİH'nin yüzde 3,5'inin üzerinde, ek harcamalar için de yüzde 1,5'lik bir pay öngörülüyor. Bu oran her ne kadar son dönemde savunma harcamalarını artırsalar da pek çok Avrupa müttefikinin üzerinde. Edinilen bilgiye göre bu kapsamda Fidan transatlantik savunma sanayii iş birliğinin İttifak içinde herhangi bir kısıtlama olmadan geliştirilmesi gerekliliğini vurgulayacak.

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Haber

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi

BURSA (İGFA) - Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi: “Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik.” “2030 HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ” Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, “130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, “Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz.” ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz.” FİRMALARDAN ORGANİZASYONA TAM NOT Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. ASKON Bursa Şube Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Emre Yıldız da Etiyopya’nın hedef pazarlar arasında yer aldığını belirterek, “Gönül köprülerimizin olduğu bir coğrafyadayız. İş fırsatlarını değerlendirebilecek güçteyiz. Bu organizasyonun ülke ihracatına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. İMSİAD Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Şeref Demir ise Etiyopya’nın inşaat sektörü açısından büyüyen bir pazar olduğunu belirterek, “Konut imalatı ve yapı malzemeleri konusunda ciddi bir talep olduğunu yerinde gördük. Görüşmeler oldukça verimli geçti.” dedi. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, “Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz.” dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, “Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz.” ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, “Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz.” dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, “Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar.” dedi. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, “İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk.” dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, “Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz.” diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, “Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar.” ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, “Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli.” dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, “Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, “Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır.” dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, “Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, “Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Öte yandan etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.

Türk ilaç sanayisinde yerli tedarik hamlesi Haber

Türk ilaç sanayisinde yerli tedarik hamlesi

İSTANBUL (İGFA) - TİYSAT (Teknoloji, İlaç ve Yerli Sanayi Topluluğu Kümelenmesi) tarafından Artkim Group organizasyonuyla hayata geçirilen TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, Bilimsel Eczacılık Günü’nde sektörün üretimden teknolojiye uzanan tüm paydaşlarını geçmişte eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapan tarihi Rumeli Han’da bir araya getirdi. Osmanlı döneminde eczacılık faaliyetlerine ev sahipliği yapan Rumeli Han’da gerçekleştirilen etkinlikte; ilaç üreticileri, ham madde ve etken madde tedarikçileri, makine üreticileri, otomasyon ve yazılım firmaları ile sektör profesyonelleri doğrudan temas kurdu. Yerli üretim kapasitesinin artırılması, sürdürülebilir üretim altyapısının güçlendirilmesi ve küresel rekabette daha güçlü bir konum elde edilmesine yönelik stratejik başlıklar öne çıktı. HÜRMÜZ’ÜN KAPATILMASI İLAÇ YAN SANAYİNİN ÖNEMİNİ HATIRLATTI İlaç yan sanayisinin stratejik önemi ve yerli üretim vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin: “Ortadoğu’da yaşanan sorunlar ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması hepimize açıkça göstermiştir ki; üretim kadar süreklilik ve erişim de hayati öneme sahip. Güçlü bir yan sanayi bizi ayakta tutar, güçlü bir satış ve iş birliği yaklaşımı ise bizi büyütür. İlaç yan sanayisi yalnızca üretimi destekleyen bir yapı değil; sağlıkta bağımsızlığın, sürdürülebilir üretimin ve güçlü ekonominin temelini oluşturan stratejik bir ekosistemdir. Pandemi süreci ve küresel gelişmeler, üretim kadar erişim ve sürekliliğin de kritik olduğunu gösterdi. Güçlü bir yan sanayi bizi ayakta tutarken, güçlü iş birlikleri ve doğru anlatım bizi büyütecektir. İlaç sektörü dünyanın en rekabetçi alanlarından biri. Bu nedenle güçlü bir üretim kadar, güçlü bir anlatım, markalaşma ve pazarlama anlayışı da gerekli. Yerli üretim kapasitesinin güçlenmesiyle birlikte sektörümüzün küresel rekabet gücünün de artacağına inanıyoruz. Üretmek çok kıymetlidir ancak ortaya koyduğunuz değeri dünyaya ulaştırabildiğiniz ölçüde gerçek başarıya dönüşür” ifadelerinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.