Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hafıza

bursaarena.com.tr - Hafıza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hafıza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AYTAÇ YILDIZ BOZKURT: Kabiyra'nın Unutulmuş Çığlığı Haber

AYTAÇ YILDIZ BOZKURT: Kabiyra'nın Unutulmuş Çığlığı

Asırlar ötesinden gelen fırtınadan, kasırgadan beter zulmün çığlığını duyuyorum. Sessiz hıçkırıkların, zindanların duvarlarındaki kan lekelerinin, çürümüş bedenlerin kokusunu duyuyorum. Ruhların kirlenmiş, değerlerin eskimiş, tarihin unutulmuş dehlizlerine sinmiş küf kokusunu duyuyorum. Soluğum kesiliyor ve zihnimde bir pencere açıyorum. “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür (M. Naci)” Tanzimata mühür vurmuş bu sözü reddediyor ve insana hafıza gibi bir ödülün verilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Unutursak, tekrar ederiz. Geçmiş asırların dağarcığından belleğimizde taze kalması ve daima hatırlanması gereken anılar, bizi bugünlere ulaştıranlara borcumuzdur. İnsanlık tarihi “zulüm ile abad olma” hayalleri kuranların nasıl yerle yeksan olduğunu anlatan sayısız olaylarla doludur. Vatan kavramını içselleştiren, yaşamını buna adamış kahramanların öykülerinin nesiller sonra bile minnetle ve şükranla anılması gerekliliği de boynumuzun borcudur. Milli kavramı ile örtüşmeyen eğitimin günahıdır Kabiyra’yı tanımamak. Kabiyra, Giyom Tell kadar kitaplarımızda adı geçmemiş kahramanımız, Doğu Türkistan’ın özgürlük mücadelesinde türlü işkencelerle, evlatları katledilerek diz çöktürülmeye çalışılmış bir baba olan Osman Batur’un raflarda kalmış kızının adıdır. Gazze’de cansız bedeni kıyıya vurmuş fok balığı kadar ses getirmeyen Aylan bebeğin özdeşidir Kabiyra. Kardeşleri ile beraber, babaları bağımsızlık savaşından vazgeçsin diye satırlarla doğranıp kuyulara atılmışlardır. Geçmiş geleceğe ayna olmadığı sürece, çocuklarımız önlerine konan günün kahramanları ile hayali çarpık zaferler kazanmaya, kızlarımız da Tomris Hatun yerine ilk çağ görünümlü hatunları örnek almaya devam ederler. Bir ulus, kendi geçmişini bilmediği için yıkılır. Çünkü geçmiş, geleceğin köprüsüdür, milletleri millet yapan da gururla birlikte yürüme arzusudur. Geçmişin zaferleri ve serdengeçti öyküleriyle ile inanç denen o yüce kavramı benimser çocuklar. Tevekkülü, sabrı, cesaret ve görevi öğrenirler. Amaçları o kahramanların emanetini taşımak olur. Biz Türk kimliğinde bir bayrak altında yürümek arzumuzu sözle değil somut ve hiçbir milletin sahip olmadığı değerlerle taşıyoruz. Kanımızdaki bu eşsiz gen, tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi uyudu sanılan anda uyanır. Ama bu nesille bu arzuyu kaybediyoruz. Her kuşak yaşadığı zamanın değer algısı ile değerlendirilmelidir ve eğitim buna göre şekil almalı yani güncellenmelidir. Neden Türk kahramanlarının başrol olduğu bilgisayar oyunları yazılmaz ya da bütün okullarda bu oyunlarla yarışmalar düzenlenmez? Artık teknoloji çağındayız, bilgiye erişim çok kolay. Eskiden bilgi öğretmenken şimdi öğretmen bilgiye ulaşmada rehber olmak durumundadır. Hamaset söylemlerinden bahsetmiyorum. Gerçekleri önümüze koyup çağa ve bu kuşağa özgü bir sistem kurmakta geç kalıyoruz. Tarih babalarının bedellerini ödeyen masum yavruların acı öyküleri ile doludur. Bu gerçek hiç unutulmamalıdır. Hiçbir millet Türk Milleti kadar var olmak için bedel ödememiştir. Orhun Abidelerindeki sözler boşuna söylenmemiştir.“Bir kına iki kılıç girmez. Bir budunda iki töre olmaz. Töre tekdir. Kimse töreden üstün değildir.” Bu sözler günümüze ışık tutmalı. Batılı yaşam tarzı bizim mayamıza uymuyor. Bilime evet ama elin töresine hayır. Kadına değer, ataya saygı, çocuğa, doğaya, hayvana sevgi hangi milletin töresinde var? Yakın zamanda evlatlarımızı yine evlatlarımızın eliyle kaybettik. Bu çocuklar bu sistemin kurbanları değiller mi? Üzgünüm, gerçekler acıdır. Altay kaplanı Osman Batur ve evlatları Kabiyra, Baybolla, Kariy, Sapiyan ve Türk Milleti için candan tenden geçenlerin ruhları şad olsun!

'Mutluluk hormonu' serotonin yiyeceklerle artırılabilir mi? Haber

'Mutluluk hormonu' serotonin yiyeceklerle artırılabilir mi?

Serotoninin "mutluluk hormonu" olarak adlandırıldığını duymuş olabilirsiniz. Ancak ruh halimizi desteklemenin çok ötesinde işlevleri var. Serotonin, vücudun bağırsaklarında, beyninde ve diğer bölgelerinde bulunan bir kimyasal haberci ya da bilimsel adıyla bir nörotransmiter. Uyku kalitesi, iştah, hafıza, duygular ve ruh hali gibi alanlarda rol oynuyor. Imperial College London'da nöropsikofarmakoloji profesörü David Nutt, "Serotonin, bize dayanıklılık kazandıran ve stresi azaltan koruyucu bir etkiye sahip" diyor. Ancak Nutt hangi serotonin seviyelerinin olumlu bir ruh sağlığıyla bağlantılı olduğunu ölçmenin oldukça zor olduğunu söylüyor. Ve ona göre bu epey önemli bir mesele. Serotonin seviyenizi artırabilir misiniz? Nutt'a göre bazı antidepresanlar düşük serotonin seviyelerini artırabiliyor. Ancak bu tür bir tedaviye başlamak mutlaka aile hekiminizle görüşmeyi gerektirir. Yiyeceklerin depresyon ve stres üzerinde etkili olabileceği fikri ise temel bir amino aside dayanıyor: Triptofan. Nutt bunu, "Sindirildikten sonra triptofan kana karışır ve beyne taşınır; burada serotonine dönüştürülür" diye açıklıyor. Detoks nasıl yapılır, işe yarar mı?Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin Hangi yiyecekler triptofan içerir? Proteinin yapı taşlarından biri olan Triptofan (ya da L-triptofan) sağlıklı kalmak için yalnızca küçük miktarlarda gerekli. Vücut bunu kendi başına üretemediği için beslenme yoluyla almamız gerekiyor. Neyse ki günlük hayatta sıkça tüketilen birçok besinde bulunur: Tavuk Biftek Somon Yumurta Çedar peyniri Tam yağlı inek sütü Sert tofu Chia tohumu Ay çekirdeği Kaju Antep fıstığı Çiğ ıspanak Yulaf Kaynak, BBC Food Uzmanlara göre tek bir besin mucize yaratmıyor; dengeli beslenme ve sağlıklı bağırsak sistemi ruh hali üzerinde daha belirleyici rol oynuyorTriptofan ruh halini nasıl etkiler? Bazı araştırmalar, depresyon yaşayan kişilerin triptofan seviyelerinin düşük olduğunu ve bu kişilerin normal seviyelere sahip olanlara göre daha fazla panik ve kaygı yaşayabildiğini gösteriyor. Ayrıca, tüketilen triptofanın tamamı beyne ulaşmasa da triptofan açısından zengin besinleri artıran bazı kişiler daha az depresyon belirtisi yaşadıklarını ve ruh hallerinin iyileştiğini bildirdi. Yine de bu bir "mucize çözüm" değil. Nutt'un vurguladığı gibi, tek başına triptofan depresyonu ortadan kaldıramaz. "Ancak özellikle depresyona yatkın kişilerde önlemeye yardımcı olabilir." Psikiyatri uzmanı Dr. Nick Walsh da bu görüşe katılıyor ve triptofanın etkili olabilmesi için diğer besin ögeleri, vitaminler ve minerallerle birlikte çalışması gerektiğini söylüyor. Walsh, işlenmemiş ve doğal haliyle triptofan içeren gıdaların tüketilmesini, rafine şekerin azaltılmasını ve bağırsak sağlığına dikkat edilmesini öneriyor ve "Serotonin seviyenizi artırmak için sağlıklı ve dengeli bir beslenmeye uygun değişiklikler yapmak iyi bir şey" diyor. Depresyon tedavisinde sanal yöntemler işe yarar mı?Triptofan tüketmek gerçekten ruh halini iyileştirir mi? Keşke bu kadar basit olsaydı. Tüm uzmanlar düşük serotonin seviyelerinin doğrudan depresyona yol açtığı konusunda hemfikir değil. Hatta University College London'daki bilim insanları, serotonin seviyeleri ya da serotonin aktivitesinin depresyonun nedeni olduğuna dair net bir kanıt bulunmadığını söylüyor. Ruh sağlığını iyileştirmek için triptofan açısından zengin besin tüketimini artırma konusunda da güçlü bilimsel kanıtların olmadığını savunanlar var. King's College London'daki Duygudurum Bozuklukları Merkezi'nin direktörü Prof. Allan Young, triptofanın bazı kişilerde antidepresan etkisi gösterebileceğini, ancak bunun gıdalar yoluyla alındığında etkisine dair araştırma bulunmadığını belirtiyor. Young çalışmaların besinlerle alınabilecek miktarın çok üzerinde dozlarda kullanılan takviyelerle yapıldığını söylüyor. Kaynak,BBC Food Triptofan içeren besinler serotonin üretimine katkı sağlayabilir, ancak tek başına yeterli değil Melbourne'daki Deakin Üniversitesi Gıda ve Ruh Hali Merkezi direktörü Prof. Felice Jacka ise konuya farklı bir boyut ekliyor. Jacka'ya göre triptofanın kandan beyne taşınması için belirli aminoasitler gerekiyor. Ancak triptofan, tükettiğimiz diğer proteinlerle bu taşınma sürecinde rekabet etmek zorunda kalıyor ve bu durum beyne ulaşan miktarı sınırlıyor. Jacka, "Yiyeceklerdeki çok küçük miktarda protein bile triptofan artışını engelleyebilir" diyor. Buna karşılık, triptofan açısından zengin besinlerle birlikte karbonhidrat tüketmek, beyne ulaşan triptofan miktarını artırabilir. Jacka'ya göre karbonhidratlar tek başına da beyindeki serotonin seviyelerini artırabilir. Bunun nedeni, karbonhidratların insülin salgılanmasını tetiklemesi; insülinin de bu "taşıma rekabetini" azaltarak daha fazla triptofanın beyne ulaşmasına izin vermesi. Peki ne yapmalısınız? Serotonin bilimi hâlâ gelişmeye devam ediyor. Ancak Walsh'a göre kesin olarak bildiğimiz bir şey var: "Bağırsak mikrobiyomunu destekleyen ve tüm besin ögelerini içeren dengeli bir beslenme düzeni sürdürmek önemli." BBC News / Sue Quinn

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.