Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Esergül Balcı Yazıları

bursaarena.com.tr - Esergül Balcı Yazıları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esergül Balcı Yazıları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. ESERGÜL BALCI yazdı: "Siyaset Kaldı mı?.." Haber

Prof. Dr. ESERGÜL BALCI yazdı: "Siyaset Kaldı mı?.."

“Aslında hiçbir şey yasadışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu” G. Orwell George Orwell’in 1984 romanını okuyanlar bilir bu sözü. Ülkemiz de romandakine benzemeye başladı. Artık hiç kimsenin malı, canı, ailesi güvende değil. Oysa ben Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri’nde gördüklerimi anlatacaktım. Geziye giderayak ‘mutlak butlan’ çıktı ve arkası geldi. Yine de bir şeyler anlatayım, belki işe yarar. Avrupa’nın reklamı büyük o nedenle, medeniyetin beşiği, modern diye adı çıkmış. Oysa biz kendi köklerimize haksızlık ediyoruz. Astronomi, medeniyetin beşiği Orta Asya’da ama İslamiyet’ten sonra, yapılan yanlış yorumlarla bilimden uzaklaşılmış. Dünya’daki hangi İslam ülkesi yaratıcı bilimsel çalışmalarla adını duyurmuş ki? Türkmenistan tarafsızlık ve bağlantısızlık adı altında kapalı bir sistem uyguluyor. Ülkeye herkes vize alarak giriyor. Gümrükte Corona testi yapılıyor. O da gelen gidenlerden para almak için sanırım. Türkmen biriyle evlenseniz bile Türkmenistan vatandaşı olamıyorsunuz. Bizdeki gibi ‘açık kapı, gel vatandaş ol politikası yok’. Ülkenin homojenliği korunuyor. Buna karşın, nüfusu artırmak için çocuk yapıyorlar. Bu durum zaten Türk Cumhuriyetlerinin hepsinde var. Ruslara karşı güçlü olmak için. Aşkabat’ın içindeki fabrikalar şehir dışına taşınmış, şehrin ana kesimleri yeniden inşa edilmiş, binalar bembeyaz, caddeler çok geniş, trafik oluşturacak araç yok. Belli ki halk araba alamıyor. Sanal bir ortamda yaşar gibisiniz. Yolların genişliği, Moskova’dan esinlenildiği izlenimi veriyor. Moskova şehir plancılığı açısından Dünya’da bir numara. Türkiye Büyükelçiliğinin karşısındaki Atatürk parkının içinde Atatürk heykeli yapılmış. Aslında Atamızın heykeli Kazakistan’da da Kırgızistan’da da Özbekistan’da da var. Onlar Atamızın kıymetini bilirken, bizde unutturmaya çalışılıyor. Ama beyhude çaba. Türk Cumhuriyetlerinde, eğitim, sağlık ücretsiz, elektrik çok ucuz. Okulu bitirenler işe girebiliyor. Bizde ise haklarını alamayan öğretmenler, yerlerde sürükleniyor. Rus komünizminin etkisi devam ediyor. Halk Rus komünizmi baskısına rağmen örf ve adetlerini korumuş. İnsanlar eğitimli, saygılı. Yaya geçidinin başında iken araçlar duruyor. Bizdeki gibi basıp geçmiyor, yayaları yaralayıp öldürmüyor. Metroda ise daha kapıdan içeri girerken, gençler size yer veriyorlar. Biz bu özelliklerimizi ne ara kaybettik diye düşündüm ve üzüldüm. Caddeler tertemiz, şehir içindeki parklar çok büyük, şehirlerarası yollarda bile çöp kutuları var. Bizde yediğini sokaklara ata ata yol alan sürücüler var, üstelik uyarılınca da kızıyorlar. Yiyecekler doğal ve lezzetli. Gerçek İslamı yozlaştıran Arap Selefi dini, bizi böyle yaptı demek ki. Kadınlar geç saatlere kadar sokakta rahatça gezebiliyorlar, hırsızlık yok. Ancak şehirlerarası yollarda bizden farklı olarak mola yerleri iyi değil. Bu konuda da Rus komünizminin etkisi olduğu açık. Komünist dönemde bireyler arası etkileşim olmaması için ve de ülkenin büyüklüğünden dolayı tren ve uçak yolculuğuna ağırlık verilmişti. Bu da kısa mesafe bile olsa şehirlerarası yolculuğu önemsizleştirdi. Zaten şehirlerarası yollar da bozuk, sarsılarak gidiyorsunuz. Türklüğün ayaklar altına alındığı bu günlerde, Batıdan kopmadan, köklerimize dönme, sahip çıkma, hatta eksik olduğumuz konularda onları örnek alma zamanımız çoktan geldi sanırım. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Prof. Dr. ESERGÜL BALCI: Eğitimimizin Durumu Haber

Prof. Dr. ESERGÜL BALCI: Eğitimimizin Durumu

Ülkemizin her yerinden üzülmemiz gereken haberler geliyor. Eğitim, ekonomi, siyaset, toplumsal şiddet vb. arka arkaya olumsuzluk içeriyor. Sadece sporcularımızın başarıları ile sevinebiliyoruz. Toplum mutsuz bir vaz geçmişlik ve bana necilik içinde. Kahramanmaraş’taki şiddet olayı ve ölümlerden sonra okullarda güvenliğe ilişkin birtakım önlemler alınmış görünüyor. Ama bunlar sorunu çözmeye yetmez. Sorun toplumsal çürüme ile ilgili. Öncelikle ABD’ye öykünmeyi bırakmalıyız. Oysa biz 1950’lerden beri ‘Küçük Amerika’ olma peşindeyiz. Gelinen nokta ortada. Okullarda çocukların güvenliği çok boyutlu olarak ele alınmak zorunda. Kapıya güvenlik koyarak, velileri izinle okula alarak bu işler çözülmez. Çocukları ve gençleri sosyal faaliyetle kaynaştıran kol faaliyetleri yok artık. Okullarda rehber öğretmen yetersiz, olanları da aileler önemsemiyor. Denetim ise yerlerde. Önce çocuklara örnek olmalıyız. Kitle iletişim araçlarında şiddeti özendirici yayınlar yapılmamalı. Çocuklar okula aç gitmemeli. Çünkü şekeri düşen çocuk ya bayılır ya da saldırganlaşır. Bu sorunlar varken, yetkililer karma eğitimden, laiklikten uzaklaşma çabasında. Oysa karma eğitimin şiddeti azalttığı araştırmalarla sabit. Öte yandan Bakan Tekin daha önceden yapılan düzenlemeleri değiştirme peşinde. Eğitimimiz yap-boz tahtasına benziyor da artık bu kadarı da fazla dedirtiyor. Şimdi de zorunlu eğitim süresinin kısaltılması ile tatillerin değiştirilerek yeniden Şubat ve yaz tatili şekline dönüştürülmesi planlanıyor. Eğitim dört dönem olarak planlandığında bunun daha önce denenip bu işten vaz geçildiğini, bu sistemin Türkiye’ye uymadığını yazmıştık. Ama Bakan Z. Selçuk Batı ülkelerine öykündü ve yaptı. Şimdi tekrar eskiye dönülmeye çalışılıyor. Bu kaçıncı deneme! Çocuklar deneme tahtasına döndü. Eğitimde sonuç ortalama 15 yıl sonra alınır. Henüz bu süre bile dolmadan tatil düzenlemesinden vazgeçildiğine göre sorun büyük. Zorunlu eğitim süresinin kısaltılmasına gelince, demek ki hedeflenen insan tipi bu şekilde yetişmemiş. İstenen olmayınca değiştirelim. O zaman da söylemiştik kesintili eğitim, ucuz işgücü ve okuldan uzaklaştırılıp evlendirilen ‘çocuk gelin’ yaratır diye. Aslında ucuz işgücü neoliberal ekonomi sisteminin işine gelir. Özellikle MESEM’lerde olduğu gibi. Demek ki başka plan ve hedefler var. Yakında görürüz. Güzel bir ambalajla 12 yıllık zorunlu eğitimden, eğitimli bireyler yerine, kesintili ve sınıfta kalmanın olmadığı, herkesin sınıf geçip mezun olduğu veya okulu terk ettiği bir eğitimle eğitimsiz bireyler oluştu. Başka ülkelerin eğitim sisteminde sık sık değişiklikler yapılmaz. Yapılanlar da bilimsel araştırmalara dayandırılır. Umarım bizde de yetkililer, eğitim sorunlarının farkına varır ve o ülkeler gibi davranırlar. ... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.