Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#E-Ticaret

bursaarena.com.tr - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'yı dünyaya bağlayacak dev yatırım... TEKNOSAB Lojistik Parkı.. Haber

Bursa'yı dünyaya bağlayacak dev yatırım... TEKNOSAB Lojistik Parkı..

TEKNOSAB'da 210 milyon dolarlık Lojistik Park projesinin temeli, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla atıldı. Hepsiburada ve Hepsijet ile kiralama protokolü imzalanan Bursa'daki merkezin ilk etabının 2027'nin son çeyreğinde açılması planlanıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim merkezi olarak hayata geçirilen TEKNOSAB’da, kentin üretim ve ticaret altyapısını yeni bir seviyeye taşıyacak Lojistik Park projesinin temeli atıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende; eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, milletvekilleri, yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası bir araya geldi. Tören öncesinde TEKNOSAB’da incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bölgenin özellikle yer altı altyapısının kendisini etkilediğini belirterek, TEKNOSAB’ı “yeni nesil bir OSB” ve “Türkiye Yüzyılı’nın OSB’si” olarak tanımladı. “BURSA’YA ÖNCÜ OLMAK YAKIŞIR” TEKNOSAB’ın fiber optik altyapıdan enerji sistemlerine kadar bütünleşik biçimde planlandığını belirten Yılmaz, bölgenin ortak akıl ve ortak finansman anlayışıyla hayata geçirilmesinin önemine dikkati çekti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın şahsında projede emeği geçenleri tebrik eden Yılmaz, TEKNOSAB’ın dijital ve yeşil dönüşüm hedefleriyle örtüştüğünü söyledi. Bursa’nın Türkiye’de sanayinin öncü şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bursa’ya öncü olmak yakışır, lider olmak yakışır, örnek olmak yakışır.” değerlendirmesinde bulundu. Bursa’nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracat düzeyiyle Türkiye’nin en büyük ihracatçı şehirleri arasında yer aldığını dile getiren Yılmaz, TEKNOSAB’ın bu güçlü üretim altyapısının geleceğe dönük vizyonunu oluşturduğunu kaydetti. TEKNOSAB’da 30 civarında firmanın üretime başladığını, bu firmaların yatırımlarının 60 milyar liraya, istihdamın ise 7 bin 500 kişiye ulaştığını aktaran Yılmaz, 2026 yılı sonuna kadar üretimdeki firma sayısının 42’ye, toplam yatırımın 100 milyar liraya, istihdamın ise 9 bine çıkmasının öngörüldüğünü söyledi. “LOJİSTİK PARK REKABET GÜCÜ KAZANDIRACAK” Lojistiğin günümüzde rekabet gücünün en kritik unsurlarından biri haline geldiğini belirten Cevdet Yılmaz, TEKNOSAB içinde böyle bir merkezin kurulmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Lojistik Park’ın demiryolu, otoyolu ve liman bağlantılarıyla sanayi ürünlerinin pazarlara daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasına katkı sağlayacağını kaydeden Yılmaz, projenin Türkiye’nin üretim merkezlerini limanlara bağlama hedefleriyle de örtüştüğünü söyledi. Yılmaz, daha temel atma aşamasında önemli şirketlerin projede yer almak istemesinin yatırımın potansiyelini ortaya koyduğunu belirterek, Lojistik Park’ın zaman içinde çok güçlü bir lojistik merkez haline geleceğini ifade etti. Eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da Bursa iş dünyasının alınan kararları hızla uygulamaya geçiren güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Dünyada ülkeler kadar şehirlerin de yoğun bir rekabet içinde bulunduğunu belirten Ala, Bursa’nın üretim, ihracat ve ticaret kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. BTSO’nun hayata geçirdiği projelere değinen Ala, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetimini ortaya koydukları vizyoner çalışmalar dolayısıyla tebrik etti. Geleceğin ekonomisinde vizyon sahibi şehirlerin öne çıkacağını dile getiren Ala, “Vizyon olmadan bugünkü dünyada hak ettiğimiz yeri almamızın imkanı yoktur. Vizyoner projeleri sonuna kadar destekleriz. İhtiyacımız olan geleceğe ilişkin bir söz, vizyon, proje ve programdır.” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN EKONOMİ TARİHİNDE İZ BIRAKACAK” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın ekonomi tarihinde iz bırakacak büyük bir projenin daha hayata geçtiğini söyledi. Bursa’nın yüzyıllardır üretim, ticaret ve girişimciliğin merkezinde yer aldığını belirten Burkay, küresel ekonomide üretimin, ticaret yollarının, teknolojinin ve sermayenin yön değiştirdiği bir dönemde şehirlerin kendi geleceklerini bugünden planlaması gerektiğini ifade etti. BTSO olarak 2013 yılından bu yana 60’ı aşkın projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın da Bursa sanayisinin yüksek teknoloji, ölçek ekonomisi ve ihracat odaklı üretime geçişinin temel projelerinden biri olduğunu söyledi. TEKNOSAB’da yenilenebilir enerji kaynaklarından fiber optik iletişim altyapısına, su ve doğal gaz hatlarından yer altı beton galeri sistemine kadar tüm altyapının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla kurgulandığını belirten Burkay, bölgenin şimdi çok daha kapsamlı bir ekosistemle tamamlandığını anlattı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, TEKNOSAB’ın genişleme alanı içinde KOBİ OSB, Gıda OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Serbest Bölge, Teknopark, Defence HUB, Data Center gibi projelerle üretim, ticaret, teknoloji ve lojistiği aynı merkezde buluşturan yeni bir kalkınma modeli oluşturduklarını söyledi. TEKNOSAB Lojistik Park’ın da bu vizyonun en stratejik halkalarından biri olduğunu vurgulayan Burkay, projenin Bursa’da üretilen katma değerin dünya pazarlarına daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasında önemli rol üstleneceğini kaydetti. Burkay, projenin finansmanında da farklı bir model uyguladıklarına işaret ederek, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla küçük esnaftan KOBİ’lere, sanayicilerden büyük işletmelere kadar yaklaşık 650 yatırımcıyı aynı projenin ortağı haline getirdiklerini bildirdi. Fonun ilk yılında Türk lirası bazında yüzde 126, dolar bazında yüzde 86 değer artışı sağladığını ifade eden Burkay, asıl önemli olanın Bursa’daki farklı kesimlerin kentin geleceğine birlikte yatırım yapması olduğunu söyledi. TEKNOSAB’dan GUHEM’e, Bursa Business School’dan BUTEKOM ve Model Fabrika’ya kadar birçok projeyle Bursa’nın geleceğine yatırım yaptıklarını belirten Burkay, “Bursa Büyürse Türkiye Büyür” anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. “YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI ARALIYORUZ” Bursa Valisi Erol Ayyıldız da TEKNOSAB Lojistik Park’ın Bursa’nın üretim gücünü Türkiye’nin gelecek vizyonuyla buluşturan önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Bursa’nın üretim kültürünü geleceğe taşımanın artık daha nitelikli, daha hızlı, daha teknolojik ve sürdürülebilir üretimden geçtiğine işaret eden Ayyıldız, projenin otoyol, demiryolu ve liman bağlantılarıyla Bursa’nın üretim gücünü küresel tedarik zincirlerine daha güçlü biçimde bağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, projenin yüzlerce yatırımcıyı aynı hedef etrafında buluşturan yapısına da dikkati çekerek, yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan BTSO’ya, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a, TEKNOSAB yönetimine ve yatırımcılara teşekkür etti. Yaklaşık 210 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip TEKNOSAB Lojistik Park, yeni nesil lojistiğin ihtiyaç duyduğu çok sayıda fonksiyonu tek merkezde buluşturuyor. Projede gümrük sahası, antrepolar, soğuk hava depoları ve akıllı depolama sistemlerinin yanı sıra 262 bin 600 metrekareyi aşan kiralanabilir alan yer alacak. Tesiste 300’ün üzerinde yükleme rampası ile 2 bin TIR kapasiteli park alanı oluşturulacak. Kurulacak 12 megavatlık güneş enerjisi sistemi ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Gemlik ve Bandırma limanlarına, demiryolu ve otoyol bağlantılarına yakın konumuyla Lojistik Park’ın Bursa sanayisinin lojistik maliyetlerini azaltması ve ihracat operasyonlarının hızını artırması amaçlanıyor. Projenin ilk etabının 2027 yılının son çeyreğinde hizmete açılması planlanıyor. TEMEL ATILMADAN İLK KİRALAMA ANLAŞMASI YAPILDI TEKNOSAB Lojistik Park, daha temeli atılmadan önemli bir ticari anlaşmaya da imza attı. Tören kapsamında Türkiye’nin önde gelen e-ticaret ve lojistik şirketlerinden Hepsiburada ve HepsiJET ile kiralama protokolü imzalandı. Anlaşmayla birlikte projenin henüz inşaat aşamasına geçmeden önemli bir kapasitesinin ticari kullanıma yönelik değerlendirilmesi sağlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da anlaşmaya dikkati çekerek, güçlü şirketlerin daha temel atma aşamasında projeyi tercih etmesinin Lojistik Park’ın sahip olduğu potansiyeli gösterdiğini ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise uluslararası kuruluşlarla görüşmelerin sürdüğünü belirterek, Hepsiburada ve HepsiJET ile atılan ilk adımın yeni anlaşmalarla devam edeceğini bildirdi.

Yapay Zekâ e-ticarette ödeme süreçlerini hızlandırıyor Haber

Yapay Zekâ e-ticarette ödeme süreçlerini hızlandırıyor

Yapay zekâ destekli dijital asistan ParatikAI, işletmelerin 25’ten fazla ödeme çözümüne ilişkin teknik ve operasyonel bilgiye saniyeler içinde ulaşmasına yardımcı oluyor. İşletmelere online ve fiziki kanallardan ödeme alma çözümleri sunan Paratika, e-ticarette ödeme süreçlerinin daha kolay yönetilmesi amacıyla geliştirdiği yapay zekâ destekli dijital asistan ParatikAI’ı kullanıma sundu. Paratika’nın online ödeme yönetim paneline entegre edilen ParatikAI; yazılım geliştiricilerin, ürün ekiplerinin, operasyon yöneticilerinin ve iş geliştirme ekiplerinin ödeme çözümlerine ilişkin sorularını doğal dilde yanıtlıyor. ParatikAI, Paratika’nın API ve teknik dokümantasyonunda yer alan bilgilerden yararlanarak kullanıcıları ihtiyaç duydukları bilgiye doğrudan yönlendiriyor. Böylece kapsamlı dokümanlarda araştırma yapmak için harcanan zaman azalırken entegrasyon, ürün kullanımı ve operasyon süreçleri hızlanıyor. Temel sorular için e-posta veya telefon üzerinden destek talebi oluşturma ihtiyacının da azaltılması hedefleniyor. 25’TEN FAZLA ÖDEME MODÜLÜ HAKKINDA HIZLI VE ANLAŞILIR BİLGİ E-ticaret işletmelerinin ödeme çözümlerini devreye alırken doğru teknik ve operasyonel bilgiye ulaşması zaman alabiliyor. ParatikAI, kullanıcıların sorularını günlük bir dille iletmesine ve anlaşılır yanıtları saniyeler içinde almasına imkân tanıyarak bu süreci kolaylaştırıyor. Dijital asistan; Sanal POS, Linkle Ödeme, Pazaryeri Çözümü, Tarım Gateway, Doğrudan Borçlandırma Sistemi, Alışveriş Kredisi Entegrasyonu, SoftPOS, kart saklama, tekrarlayan ödemeler ve taksit yönetimi dahil olmak üzere 25’ten fazla ödeme modülü hakkında bilgi sunuyor. Kullanıcılar; çözümlerin devreye alınma adımları, çalışma prensipleri, kullanım senaryoları ve süreçlerde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında asistana doğrudan soru yöneltebiliyor. ÖDEME SÜREÇLERİNDE FARKLI EKİPLERİN ORTAK BİLGİ KAYNAĞI ParatikAI; teknik, ürün, operasyon ve iş geliştirme ekiplerine ödeme çözümlerinin işleyişi ve kullanım alanları konusunda destek veriyor. Ödeme teknolojilerine ilişkin bilgiye kurum genelinde daha hızlı erişilmesi, ekipler arasındaki bilgi akışının güçlenmesine ve operasyonların daha verimli yürütülmesine katkı sağlıyor. “YAPAY ZEKÂ, DOĞRU BİLGİYE ERİŞİMİ HIZLANDIRIYOR” Dijital ticarette kullanıcı deneyimini ödeme çözümlerinin tüm kullanım süreci boyunca geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Paratika CEO’su Burak Kutlu, şunları kaydetti: “Yapay zekânın gerçek değeri, doğru bilgiyi ihtiyaç duyulan anda erişilebilir hâle getirmesinde yatıyor. ParatikAI ile kullanıcılarımızın ödeme çözümlerimize ilişkin teknik ve operasyonel sorularına saniyeler içinde yanıt bulmasını sağlıyoruz. Bu sayede entegrasyon ve kullanım süreçlerini kolaylaştırıyor, ekiplerin daha hızlı karar almasına ve tahsilat operasyonlarını daha etkin yönetmesine katkıda bulunuyoruz. Yapay zekâyı, kullanıcı deneyimini sürekli geliştiren ve işletmelerin verimliliğini destekleyen önemli bir araç olarak görüyoruz.” Paratika Hakkında: Paratika Ödeme Hizmetleri A.Ş., T.C. Merkez Bankası faaliyet onaylı bir ödeme kuruluşudur. E-ticaret firmaları dahil uzaktan ödeme alan tüm firmaların tek entegrasyon ile hızlı ve güvenli şekilde tüm bankalara ait Sanal POS’lar üzerinden ödeme almalarını ve 9 kredi kartı taksit programı ile ödeme almalarını sağlar. Bayi Tahsilat Modülü, Pazaryeri modülü, Linkle Ödeme, Fiziki POS, Alışveriş Kredisi vb gibi onlarca ek modül ve güvenli kart saklama hizmetleri ile öne çıkmaktadır.

20 kadın girişimciye 3 milyon TL hibe Haber

20 kadın girişimciye 3 milyon TL hibe

“Dijitalde Hayat Kolay” projesi kapsamında girişimci kadınlara yönelik Mentörlük ve Hibe Programı için başvurular açıldı. 20 kadın girişimciye toplam 3 milyon TL hibe verilecek. Son başvuru tarihi 13 Eylül 2026. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Habitat Derneği ve Türk Telekom iş birliğiyle yürütülen “Dijitalde Hayat Kolay” projesi kapsamında Mentörlük ve Hibe Programı hayata geçiriliyor. Programla girişimci kadınların dijital yetkinliklerinin geliştirilmesi, işletmelerini büyütmeleri ve sürdürülebilir iş modelleri oluşturmaları hedefleniyor., 20 KADIN GİRİŞİMCİ FAYDALANABİLECEK Program kapsamında 5 farklı kategoride seçilecek 20 kadın girişimciye toplam 3 milyon TL hibe sağlanacak. Hibe tutarı, girişimin kapasitesi, kategorisi ve jüri değerlendirmesine göre 75 bin TL ile 300 bin TL arasında değişecek. Ön değerlendirmeyi geçen 40 girişimci kadın, işletme ve marka geliştirmeye yönelik kapsamlı mentörlük programına alınacak. Final değerlendirmesinin ardından başarılı olan 20 girişimci hibe desteğinden yararlanacak. Hangi alanlar desteklenecek? Hibe programında girişimciler 5 kategoride değerlendirilecek: Dijital Çözümler ve Yapay Zekâ: Mobil uygulama, e-ticaret, veri analitiği, otomasyon ve yapay zekâ çözümleri. Yerel Kalkınma ve Geleneksel El Sanatları: Tarım, organik üretim, el sanatları, seramik ve takı tasarımı. Sosyal Girişim: Kadın istihdamı ve dezavantajlı gruplara yönelik sosyal çözümler. Yaratıcı Endüstriler: Moda, görsel sanatlar, oyun geliştirme, müzik teknolojileri ve dijital pazarlama. Sürdürülebilirlik ve Çevre: Yeşil teknolojiler, geri dönüşüm, döngüsel ekonomi ve yenilenebilir enerji. Hibe programına başvurmak için tıklayabilirsiniz

650 binden fazla satıcıyı ilgilendiren düzenleme... E-ticarette yeni dönem Haber

650 binden fazla satıcıyı ilgilendiren düzenleme... E-ticarette yeni dönem

Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik taslağı, e-ticaret ekosisteminde veri taşınabilirliğinden iade ve teslimat süreçlerine, marka kullanımından sosyal dayanışma kampanyalarına kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. İSTANBUL (İGFA) - Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, 650 binden fazla e-ticaret satıcısını yakından ilgilendiren değişiklikler öngörüyor. Taslakla pazaryerleri, işletmeler ve tüketiciler arasındaki sorumlulukların daha açık şekilde belirlenmesi ve sektörde rekabetin güçlendirilmesi hedefleniyor. VERİLER BAŞKA PAZARYERİNE TAŞINABİLECEK Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından birini veri taşınabilirliği oluşturuyor. Taslağa göre orta, büyük ve çok büyük ölçekli pazaryerlerinin, işletmelerin talebi halinde belirli verileri başka bir platforma ücretsiz şekilde aktarabilmelerine imkân sağlayacak teknik altyapıyı sunması öngörülüyor. Bu kapsamda ürün açıklamaları ve görsellerin yanı sıra satış ve iade bilgileri, müşteri soru-cevapları, değerlendirmeler ve performans puanları gibi verilerin de taşınabilmesi planlanıyor. ETBİS 2025 verilerine göre pazaryerlerinde satış yapan işletmelerin yüzde 79'u faaliyetlerini tek bir pazaryeri üzerinden sürdürüyor. Düzenlemenin hayata geçmesi halinde satıcıların tek platforma bağımlılığının azaltılması ve farklı satış kanallarına erişimin kolaylaştırılması amaçlanıyor. “İŞLETMENİN VERİSİ TİCARİ VARLIĞININ PARÇASI” TOBB E-Ticaret Meclisi Üyesi ve ideasoft CEO'su Sinan Akdal, veri taşınabilirliğinin rekabet açısından kritik bir adım olduğunu belirtti. Akdal, e-ticaretin büyümesiyle birlikte güven ve rekabeti destekleyen kuralların önem kazandığını ifade ederek, iade ve teslimat süreçlerinde sorumlulukların netleştirilmesinin hem tüketicileri hem de işletmeleri koruyacağını söyledi. Pazaryerlerinde faaliyet gösteren işletmelerin önemli bölümünün tek platforma bağlı olduğuna dikkat çeken Akdal, işletmelerin ürün içerikleri, değerlendirmeleri ve satış geçmişi gibi verilerini farklı kanallara taşıyabilmesinin satıcıların pazarlık gücünü artıracağını ve e-ticaret ekosistemini güçlendireceğini vurguladı. Taslakta kayıp ve hasar gibi durumlarda işletme, pazaryeri ve lojistik şirketlerinin sorumluluklarının sözleşmelerde açık biçimde belirtilmesi hedefleniyor. Pazaryerinin lojistik sürecine aracılık ettiği durumlarda tazmin mekanizmasının da netleştirilmesi planlanıyor. Böylece tüketicilerin teslimat ve iade süreçlerinde yaşadığı sorunlarda hangi tarafın hangi aşamadan sorumlu olduğu daha belirgin hale gelecek. Yeni düzenlemeyle işletmelere ait tescilli marka isimlerinin, ekonomik bütünlük içinde bulunmayan başka şirketler tarafından izinsiz şekilde arama motoru reklamlarında kullanılmasına da sınırlama getirilmesi öngörülüyor. İhlalin sürmesi halinde Ticaret Bakanlığı’nın ilgili arama motorundan reklamın kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmesinin önü açılacak. SOSYAL DAYANIŞMA KAMPANYALARINA DESTEK Taslakta deprem, yangın ve sel gibi olağanüstü durumlar ile dezavantajlı gruplara yönelik sosyal dayanışma kampanyaları da yer alıyor. Bakanlığın uygun görüşüyle gerçekleştirilen bu kapsamdaki indirim ve tanıtım harcamalarının, reklam bütçesinin yüzde 5'ine kadar olan bölümünün bütçe hesabı dışında tutulabilmesi planlanıyor.

Ege İhracatçı Birlikleri ihracatçıları Çin pazarına hazırlıyor Haber

Ege İhracatçı Birlikleri ihracatçıları Çin pazarına hazırlıyor

Dünyanın en büyük ithalat pazarlarından Çin’e ihracat olanaklarını artırmak, Türk firmalarının pazara giriş süreçlerine rehberlik etmek ve yeni ticari iş birliklerine zemin hazırlamak amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) ev sahipliğinde “Çin Pazarına Giriş: Dünyanın En Büyük E-Ticaret Ekosistemi ve Çin Uluslararası İthalat Fuarı” toplantısı düzenlenecek. İZMİR (İGFA)- Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin'in 5 trilyon dolara ulaşan ticaret hacmiyle 1,5 milyarlık nüfusu ve hızla genişleyen orta ve üst gelir grubuyla Türk ürünleri için büyük bir pazar potansiyeli sunduğunu belirterek, "Ülkede yaklaşık 300 milyon tüketicinin Avrupa standartlarına yakın bir yaşam ve tüketim düzeyine sahip olması, özellikle kaliteli ve katma değerli ürünlerimiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Son dönemde Çin’den Türkiye’ye gelen ticaret heyetlerinin sayısındaki artış ve CIIE yönetiminin Türk ihracatçılarına yönelik daveti, ülkemize duyulan ilginin açık bir göstergesi. Bu ilgiyi kalıcı ticari ilişkilere ve daha yüksek ihracat rakamlarına dönüştürmek istiyoruz" dedi. ÇİN’İN E-TİCARET EKOSİSTEMİ İHRACATÇILARA ANLATILACAK Muhammet Öztürk, Çin’in geniş tüketici kitlesi, gelişmiş dijital altyapısı ve yüksek ithalat kapasitesiyle Türk ihracatçıları açısından önemli olduğunu söyledi. Öztürk, “Çin, dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olmasının yanında dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Düzenleyeceğimiz toplantıyla ihracatçılarımıza Çin pazarına ilişkin kapsamlı ve doğrudan bilgi sunmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler firmalarımızın bu yolculukta daha güçlü adımlar atmasına katkı sağlıyor. Hasan Önal’ın katılımıyla gerçekleştirilecek toplantımızda firmalarımız, e-ihracat politikaları ve destek mekanizmaları hakkında en güncel bilgileri doğrudan edinme fırsatı bulacak.” dedi. TÜRKİYE, SON YILLARDA VARLIĞINI İSTİKRARLI BİÇİMDE GÜÇLENDİRİYOR Başkan Öztürk, “CIIE, küresel ölçekte en önemli ve prestijli ithalat fuarlarından biri. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2026 yılında dokuzuncusu düzenlenecek fuarın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor, ihracatçılarımızın Çinli alıcılarla buluşmasına ve pazarda kalıcı bağlantılar kurmasına öncülük ediyoruz. 2026’nın Ocak-Haziran döneminde Çin’e Türkiye geneli ihracatımız yüzde 32 artışla 1 milyar 808 milyon dolara ulaştı. Çin ile olan 41,6 milyar dolarlık ticaret açığımızı daha dengeli bir yapıya kavuşturma hedefimiz doğrultusunda CIIE’yi önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu. Geçmiş yıllarda fuara katılan Türk firmalarının önemli iş bağlantıları kurduğuna dikkati çeken Öztürk, 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda daha geniş bir katılımla güçlü bir Türkiye varlığı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Muhammet Öztürk, “Türkiye; kaliteli üretimi, güçlü tedarik altyapısı, rekabetçi ürünleri ve geniş ürün çeşitliliğiyle Çin pazarında daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip. Özellikle gıda, tarım ürünleri, doğal taş, tekstil, hazır giyim, mobilya, kozmetik ve sağlıklı yaşam ürünlerinde önemli fırsatlar görüyoruz. Amacımız firmalarımızı Çin pazarına hazırlamak, doğru alıcılarla buluşturmak ve ülkemizin Çin’e ihracatını sürdürülebilir biçimde artırmak. İhracatçılarımızı hem 24 Temmuz’daki toplantımıza hem de CIIE çatısı altında yer almaya davet ediyoruz.” dedi. Toplantıda ihracatçılara Çin pazarındaki güncel eğilimler, dijital satış kanalları, e-ihracat destekleri, sınır ötesi e-ticaret uygulamaları ile CIIE’nin organizasyon ve katılım süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi aktarılacak. Katılımcılar, merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı da bulacak.

Sıcak hava e-ticareti hareketlendirdi... Soğutucu ürün satışları zirvede Haber

Sıcak hava e-ticareti hareketlendirdi... Soğutucu ürün satışları zirvede

E-ticaretteki verilere göre, 2026 Haziran ayında soğutucu ürün kategorisinde geçen yılın aynı dönemine göre ciro yaklaşık yüzde 55, sipariş adedi ise yüzde 40 arttı. Mobil klima, vantilatör ve hava soğutucu ürünlerine yönelik talep sıcaklıkların yükselmesiyle hız kazandı. İSTANBUL (İGFA) - Artan sıcaklıklar tüketici alışkanlıklarını da değiştirdi. E-ticaret altyapı platformu ideasoft’un verilerine göre, 2026 Haziran ayında soğutucu ürün kategorisinde önemli bir satış artışı yaşandı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla soğutucu ürünlerde ciro yaklaşık yüzde 55, sipariş adedi ise yaklaşık yüzde 40 yükseldi. Özellikle mobil klima, vantilatör ve hava soğutucu gibi ürünlerde yaz sıcaklarının etkisiyle talep belirgin şekilde arttı. TOBB E-Ticaret Meclis Üyesi Sinan Akdal, iklim koşullarının artık tüketici davranışlarını doğrudan etkileyen önemli unsurlardan biri haline geldiğini söyledi. Akdal, yaz aylarında tüketicilerin ihtiyaçlarını ertelemek yerine hızlı satın alma eğilimi gösterdiğini belirterek, "Haziran verileri, sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte serinletici ürünlere olan talebin belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor. Özellikle mobil klima, vantilatör ve hava soğutucu gibi ürünlerde ciddi bir hareketlilik gözlemledik." dedi. Sıcak hava dalgasının temmuz ayında da etkisini sürdürmesi halinde bu kategorilerde talebin canlı kalmasının beklendiğini ifade eden Akdal, ağustos ayıyla birlikte sezonun doğal seyri doğrultusunda satışların kademeli olarak dengelenebileceğini dile getirdi. Bu arada mevsimsel koşulların e-ticarette artık yalnızca dönemsel bir etki oluşturmadığını vurgulayan Sinan Akdal, hava şartlarının kampanyalar kadar güçlü bir satın alma motivasyonu haline geldiğini belirterek, tüketicilerin ihtiyaç duydukları ürünlere daha hızlı yöneldiğine dikkat çekti. Akdal, özellikle mevsimsel kategorilerde hava koşullarının satış performansını doğrudan etkilediğini kaydetti. Önümüzdeki dönemde iklim kaynaklı tüketici hareketlerinin e-ticaret planlamalarında daha fazla dikkate alınması bekleniyor.

Reklamda yeni dönem... Yapay zekâ, fenomenler ve sahte yorumlara sıkı denetim! Haber

Reklamda yeni dönem... Yapay zekâ, fenomenler ve sahte yorumlara sıkı denetim!

Ticaret Bakanlığı, ticari reklamlara ilişkin kuralları baştan aşağı yeniledi. 1 Ağustos 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek yönetmelikle yapay zekâ ile oluşturulan reklamlara açıklama zorunluluğu getirilirken, sosyal medya fenomenlerinin reklam paylaşımlarında "Reklam" veya "Tanıtım" ibaresi kullanması mecburi hale geldi. Satın almayanların ürün yorumu yapmasının önü kesilirken, indirimli satışlar ve çevresel beyanlara da yeni kurallar getirildi. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, tüketiciyi yanıltıcı reklam ve uygulamaların önüne geçmek amacıyla Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde kapsamlı değişikliklere gitti. Düzenlemeyle dijital reklamcılıkta şeffaflığın artırılması, tüketicinin yanıltılmasının önlenmesi ve özellikle yapay zekâ ile sosyal medya üzerinden yürütülen pazarlama faaliyetlerinin daha sıkı kurallara bağlanması hedeflendi. 1 AĞUSTOS 2026 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK Yeni düzenlemeye göre, reklamlarda yapay zekâ kullanılması veya yapay zekâ ile oluşturulan ve gerçek insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde bunun tüketiciye açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde bildirilmesi zorunlu olacak. Ayrıca, gerçek kişilerin yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyalarının ürünü kullanmış ya da tavsiye etmiş gibi gösterildiği reklamlar yasaklandı. Sosyal medya etkileyicileri (influencer) için de yeni kurallar getirildi. Reklam karşılığı yapılan tüm paylaşımlarda "Reklam" veya "Tanıtım" ibaresinin kullanılması zorunlu hale gelirken, paylaşımın reklam olduğunun ilk bakışta anlaşılacak şekilde görünür olması şart koşuldu. E-ticaret sitelerindeki tüketici yorumlarına yönelik de önemli değişiklikler yapıldı. Bundan sonra yalnızca ürünü veya hizmeti satın aldığı doğrulanabilen tüketicilerin değerlendirmeleri yayımlanabilecek. Sahte yorumlar ve ücret karşılığında olumlu değerlendirme yaptırılması ise açıkça yasaklandı. İndirimli satış kampanyalarında da kurallar yeniden belirlendi. İndirim oranı hesaplanırken, ürünün kampanyadan önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatı esas alınacak. Farklı satış kanallarında uygulanan fiyatlar ise birbirinin yerine kullanılamayacak. Yönetmelikle çevresel beyan içeren reklamlara da sıkı denetim getirildi. "Çevre dostu", "yeşil" gibi genel ifadelerin bilimsel dayanak olmadan kullanılmasının önüne geçilirken, çevresel iddiaların yetkili kurumlar veya akredite kuruluşlardan alınan belgelerle ispatlanması zorunlu olacak. Düzenleme ayrıca, çocuklara yönelik kişisel veriye dayalı hedefli reklam yapılmasını yasaklıyor. Takviye edici gıdaların normal beslenmenin yerine geçtiği izlenimini veren reklamlar ile beşerî tıbbi ürünler, elektronik sigaralar, tütün mamulleri ve alkollü içkilere ilişkin reklam yasağı da yönetmelikte açık şekilde düzenleniyor. Söz konusu yönetmelik değişikliğine -ulaşmak için tıklayabilirsiniz

CGTN: Çin, bereketli hasatları çiftçiler için kalıcı bir refaha nasıl dönüştürüyor? Haber

CGTN: Çin, bereketli hasatları çiftçiler için kalıcı bir refaha nasıl dönüştürüyor?

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in Çin'in doğusundaki Shandong Eyaleti'ne bağlı Dezhou kentinde gerçekleştirdiği inceleme gezisinin ardından CGTN, Çin'in bereketli hasatları çiftçiler için kalıcı bir refaha nasıl dönüştürdüğünü ele alan bir makale yayımladı. Makale, ülkenin gıda güvenliğini güçlendirme, kırsal kalkınmayı ilerletme ve kalkınmanın faydalarının yerel topluluklara ulaşmasını sağlama yönündeki çabalarını öne çıkarıyor. GLOBE NEWSWIRE / PEKİN (İGFA) - Akıllı telefonda yapılan birkaç dokunuşla buğday satışı gerçekleştiriliyor. Bu yazdan itibaren, Çin'in doğusundaki Shandong Eyaleti'ne bağlı Dezhou Şehri'nin Xiajin İlçesi'nde yaşayan çiftçi Wang Xiugang, artık bir tahıl alım merkezinde saatlerce sıra beklemek zorunda kalmıyor. Bir mobil uygulama aracılığıyla teslimat saatini belirleyebiliyor, fiyatları kontrol edebiliyor, kalite kontrol sonuçlarını takip edebiliyor ve tartımdan ödemeye kadar tüm satış sürecini yaklaşık 30 dakikada tamamlayabiliyor. Şahsen sıra bekleme yönteminden, parmakların ucundaki imkanlarla tahıl satışına geçiş; Çin'in istikrarlı bir şekilde ilerleyen tarımsal modernizasyonuna dair bir bakış sunuyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping için tarım, kırsal bölgeler ve çiftçiler, uzun süredir yönetimde en önemli öncelikler arasında yer almaktadır. Xi, Çarşamba günü Dezhou’da gerçekleştirdiği inceleme gezisinde, tarım ve kırsal modernleşmenin Çin’in daha geniş kapsamlı modernleşme hamlesi açısından hayati önem taşıdığını vurgulayarak sektörün güçlendirilmesi için somut önlemler alınması gerektiğini belirtti. ÜLKENİN TAHIL AMBARININ GÜVENCE ALTINA ALINMASI Xi, Dezhou'daki tarım arazisini ziyaret ederken, "Tahıl ve diğer önemli tarım ürünlerinin istikrarlı bir şekilde arz edilmesini sağlamak, tarımsal üretimin en önemli önceliğidir," dedi. Xi'nin sözleri, sıklıkla Çin'in başlıca tahıl ambarlarından biri olarak nitelendirilen bir şehirde özel bir önem taşıyor. Yüzölçümü yalnızca 10 bin kilometrekareyi biraz aşmasına rağmen Dezhou, ülke genelinde üretilen her 100 kilogram tahılın 1 kilogramdan fazlasını karşılıyor. Son yıllarda Dezhou, tarımsal verimliliği artırmaya yönelik çalışmalar için bir pilot bölge haline geldi. Ulusal gıda güvenliğini güçlendirmek amacıyla 2021 yılında Dezhou Şehri tarafından başlatılan "Dunbanliang" girişimi, Çin ölçü birimi olan mu (yaklaşık 0,0667 hektar) başına 1,5 metrik tondan fazla tahıl üretmeyi hedefleyen yüksek verimliğe yönelik bir tarım programıdır. İki yıl sonra Dezhou, ülkenin ilk bir milyon mu büyüklüğündeki "Dunbanliang" gösterim bölgesini kurdu. Bu kazanımlar; yüksek standartlı tarım arazileri, modernize edilmiş sulama sistemleri, geliştirilmiş tohum çeşitleri ve entegre su ve gübre teknolojileri sayesinde elde edilmiştir. 2025 yılına gelindiğinde, Dezhou'da "Dunbanliang" kriterini karşılayan tarım arazilerinin alanı 1,58 milyon mu'ya ulaştı. Bu çaba, daha geniş kapsamlı bir ulusal girişimin parçasıdır. Çin'de bu yıl yazlık tahıl hasadının %90'ından fazlası tamamlandı ve bir başka bereketli hasadın büyük ölçüde güvence altına alındığı belirtildi. HASADIN DAHA İYİ BİR YAŞAMA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ Ancak daha fazla tahıl üretmek, hikâyenin yalnızca bir parçası. Birçok çiftçi için zorluklar hasattan sonra başlar. Sınırlı kurutma alanı, depolama kayıpları ve dalgalı piyasa fiyatları gibi faktörler kazancı eritebilir. Dezhou'ya bağlı Wucheng ilçesinde yerel yetkililer, bu endişeleri gidermek amacıyla "tahıl bankası" modelini hayata geçirdi. Çiftçiler tahıllarını depolayabiliyor, profesyonel olarak kurutulmasını sağlayabiliyor ve ne zaman satış yapacaklarına karar vererek kayıpları azaltıp gelirlerini artırabiliyor. Bu girişim, Çin'in tarımsal ve kırsal modernleşme hamlesinin ardındaki daha geniş kapsamlı vizyonu vurguluyor. Amaç sadece tarımsal üretimi artırmak değil, aynı zamanda kırsal kalkınmayı ilerletmek ve çiftçilerin modernleşmenin meyvelerini toplamasını sağlamaktır. Bu hedef, Xi'nin gezisi sırasında da vurgulandı. Xi, Xiyujia Köyü sakinlerinden Yu Xinhu'nun evinde aileyle bir araya gelerek; günlük yaşamları, işleri ve gelirleri, ailedeki yaşlıların sağlık durumu ve çocukların eğitimi hakkında sorular sordu. Sorular, kırsal kalkınmanın temel göstergelerinden birini ortaya koydu: çiftçilerin yaşamlarında somut iyileşmeler yaşayıp yaşamadıkları. Xiyujia Köyü'nde bu iyileşmeler giderek daha belirgin hale geliyor. E-ticaret, turizm ve kültür endüstrilerinin bütüncül bir şekilde geliştirilmesi yoluyla, bölgedeki 3.000'den fazla sakinin kalkınma fırsatlarından yararlanmasına katkıda bulunmuştur. Canlı yayın merkezi yıllık yaklaşık bir milyon yuanlık kolektif köy geliri sağlarken, eğitim turizmi programları her yıl 20.000'den fazla ziyaretçiyi kendine çekiyor. Xi'nin ayrılmadan önce köylülere söylediği gibi, modernleşmenin nihai amacı, insanların daha iyi bir yaşam özlemlerini gerçekleştirmektir. Bereketli bir hasadın gerçek başarısı, yalnızca üretilen tahıl miktarında değil, aynı zamanda onu yetiştirenlere sağladığı refah ve fırsatlarda yatar. https://www.globenewswire.com/Tracker?data=nTBEB66YPhxxZYeQUkipL7mldiyx8spG1WqroFoaoq1Cx951hMfhqUv3xy8O7yHwhVVNVRKbkclt2gD8QlnmsBYQCHF1_DcD6msKbQKG3Ibl28qbinSxwn09f_zTudl_l5XA7f_cW5gfvV9a9bnj3ojiXGE9t1w-8KW-X_1qYaztpfN8icxgKlgeio1ougtsw2eDAlKLQe9U1IN4Ycev2ahH2qdb6aqhj6osvEC5X4rFOoc1cI50IBrybUqnjf6Pxpv7oSQDcDL4A0Jr-qzZS__hP46MlpNc9cY9WDGZKCHHKmETV4B1j5gGVyU2aXY0NZbu4RCbqzr3xWgj8rX9K4CNhSdc82pMXfW4KF-SVE58IRC7QC3YJ0ubY7XlVfFO

ALİ BEKTAN: ‘Garaj’da Kurulan (!) Şirketler Haber

ALİ BEKTAN: ‘Garaj’da Kurulan (!) Şirketler

Dünyanın en büyük ve en değerli şirketlerinin birçoğu, çok kısıtlı imkanlarla bir evin garajında veya küçük bir kulübede işe başlamıştır. Günümüzde milyarlarca dolarlık değere ulaşan ve hayatımızı değiştiren en bilinen garaj şirketleri şunlardır: Teknoloji Devi Apple: Steve Jobs ve Steve Wozniak, 1976 yılında Jobs'ın ailesinin Los Altos, Kaliforniya'daki evinin garajında ilk Apple bilgisayarlarını üretmeye başladı. Bu garajda elle monte ettikleri ilk 50 bilgisayarı yerel bir mağazaya satarak dev bir imparatorluğun temelini attılar. Google: Larry Page ve Sergey Brin, 1998 yılında arama motoru projelerini geliştirmek için Susan Wojcicki'nin Kaliforniya'daki garajını aylık 1700 dolara kiraladı. Şirket büyüyünce, tarihi önemi nedeniyle bu garajı daha sonra satın aldı. Amazon: Jeff Bezos, 1994 yılında Washington'daki evinin garajında Amazon'u sadece çevrimiçi bir kitapçı olarak kurdu. Garajdaki masalarını eski kapılardan yapan Bezos, bugün dünyanın en büyük e-ticaret ve bulut bilişim şirketini yönetmektedir. Microsoft: Bill Gates ve Paul Allen, 1975 yılında Albuquerque'de küçük bir garajda ve çok kısıtlı kaynaklarla Microsoft'u kurarak ilk işletim sistemlerini yazdı. HP (Hewlett-Packard): Garaj kültürünün öncüsü kabul edilen Will Hewlett ve Dave Packard, 1939 yılında Kaliforniya'da kiraladıkları bir evin arkasındaki dar garajda şirketi kurdu. İlk ürünleri bir ses osilatörüydü ve ilk büyük müşterileri Walt Disney şirketi oldu. Bugün dünyanın ünlü bilgisayar firması oldu. DELL: Bugün değeri 50 milyar doların üzerinde olan bilgisayar üreticisi Dell’in kurucusu Michael Dell, 1984 yılında henüz üniversite öğrencisiyken kişiye özel bilgisayar tasarlamaya başlar. Tahmin edin nerede? Evet, evinin garajında.. Yaklaşık bir yıl sonra ise okulu bırakarak işini geliştirmeye karar verir. Başarılı da olur. Bu şirketlerin arkasındaki güç nedir? Bu güç ABD Ordusu ve Pentagon’dur. Dünya Dışı Uzaylılar ile temasa geçip onlardan teknoloji alarak bugünkü ‘Dijital Dünya’yı kurdular. Bu Teknolojinin çözülmesi 50 ile 60 yıl sürdü. İlk örnekler 1966 yılı Kasım ayında ABD Televizyonlarında gösterilmeye başlayan Star Trek Uzay Yolu Dizisinde gösterildi. Hepsi 20 yıl içerisinde günlük hayatımıza girdi. 1970 Yılında da Dış İşleri Bakanı Henry Kissinger “Biz Gelecekte İnsanlara Cip takıp kontrol edeceğiz” dedi. 1972’de de Brezinski de “Biz insanlara Cip Takıp Kontrol edeceğiz” dedi. Sonuçta bu düşünceler Hollywood’un Uzay Filmlerinde daha yoktu. Pentagon neden verdi? Dünya üzerinde Amerikan İmparatorluğu’nu kurmak ve Gücünü Dünya Devletleri ile insanlarına kabul ettirmekti. Proje tamam oldu. Biz bu teknolojileri kolay kolay bulamaz ve milyarlarca dolar harcardık. Teknolojiye dikkat edin son 10 yılda üst düzeye geldik. ‘Yapay Zekâ’ son noktadır. Büyük Şirketlerin perde arkası budur. Şimdi ben de diyorum ki; “Bunlar büyük bir yalandır. Bu örneklere bakarak Dünya Sanayisi Garajlarda doğmuş gibi bir algı yaratılmıştır..” Bence şu anda Bilim ve Teknoloji ‘Uzak Doğu’dadır. İşin gerçeği Çin, Hindistan ve Güney Kore’deki Dijital gelişmeler dünyayı şekillendirirken, uzay çalışmalarına da kaynak olmaktadır. ABD artık eskisi gibi teknolojide de ileri değildir; Son gelişmeler gösteriyor ki, Silikon Vadisi Şirketleri Uzak Doğu ile rekabette geriliyor. Sonuçları önümüzdeki yıllarda görebileceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.