Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dolandırıcılık

bursaarena.com.tr - Dolandırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolandırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı uyardı: Dolandırıcılara dikkat! Haber

Milli Eğitim Bakanlığı uyardı: Dolandırıcılara dikkat!

Milli Eğitim Bakanlığı, bazı şahıs ve şirketlerin Bakanlık birimlerini ve yöneticilerin isimlerini kullanarak firmalardan maddi talepte bulunduğuna dair gelen şikâyetler üzerine bir uyarı yayımladı. Bakanlık, bu tarz taleplerin kendileriyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını vurgulayarak, vatandaşların ve firmaların ödeme yapmamaları konusunda uyardı. Milli Eğitim Bakanlığı, son zamanlarda Bakanlık birimlerinin ve yöneticilerinin isimleri üzerinden yürütüldüğü belirtilen dolandırıcılık faaliyetlerine ilişkin yazılı bir açıklama gerçekleştirdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, bazı kişi ve firmaların, Bakanlık ile çalışan veya iş başvurusu yapan şirketlerin bilgilerine EKAP aracılığıyla erişerek telefon veya diğer iletişim yollarıyla iletişime geçtikleri ve çeşitli nedenlerle para istedikleri yönünde bildirimler alındığı ifade edildi. Bakanlık; sosyal yardım, bağış, sponsorluk veya benzeri hiçbir sebeple firmalardan bu yöntemler aracılığıyla para talep edilmesinin kesinlikle söz konusu olmadığını hatırlattı. Açıklamada, Bakanlığın veya yöneticilerinin ismi kullanılarak iletilen bu tür taleplerin dikkate alınmaması, herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmemesi ve kurumsal ya da kişisel bilgilerin paylaşılmaması gerektiği belirtildi. HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI Söz konusu girişimlere karşı hukuki işlemlerin başlatıldığı kaydedilen açıklamada, sorumlular hakkında ilgili makamlara suç duyurusunda bulunulduğu aktarıldı. Bakanlık, vatandaşların ve şirketlerin mağduriyet yaşamamaları adına benzer taleplere karşı tedbirli olunması çağrısında bulundu.

Sahte İş İlanları Siber Güvenlik Riski Haline Geldi: Milyonlarca CV Kimin Elinde? İş ararken kimliğinizi kaybetmeyin!.. Haber

Sahte İş İlanları Siber Güvenlik Riski Haline Geldi: Milyonlarca CV Kimin Elinde? İş ararken kimliğinizi kaybetmeyin!..

Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Hamza Aytaç Doğanay, dijital platformlarda yayımlanan sahte, yanıltıcı veya gerçek amacı gizlenmiş iş ilanlarının artık yalnızca bir dolandırıcılık yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu ilanların kişisel verilerin toplanması, bireylerin dijital profillerinin çıkarılması, kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması ve hedefli siber saldırılar için veri elde edilmesi amacıyla kullanılabildiğine dikkat çekti. Doğanay, “Yapay zekâ ile güçlenen yeni nesil siber tehditlerde saldırganın hedefi artık yalnızca sistemler değil; insanın kimliği, verisi ve dijital güvenidir.” dedi. İş başvurusu yapanların verileri risk altında İnternet üzerinden gerçekleştirilen işe alım süreçlerinin her geçen gün arttığını belirten Doğanay, milyonlarca kişinin iş bulabilmek için özgeçmişlerini farklı platformlar ve şirketlerle paylaştığını, ancak bu verilerin kimler tarafından hangi amaçla toplandığı ve ne kadar süre saklandığı konusunda önemli belirsizlikler bulunduğunu söyledi. Son zamanlarda kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve yüzlerce iş başvurusu yapmasına rağmen geri dönüş alamayan aday örneklerinin, meselenin yalnızca istihdam piyasası açısından değerlendirilmemesi gerektiğini gösterdiğini belirten Doğanay, “Burada asıl tartışılması gereken, kaç başvuru yapıldığı değil; milyonlarca vatandaşın özgeçmiş, iletişim, eğitim, mesleki geçmiş ve diğer kişisel verilerinin kimlerin elinde toplandığı, ne kadar süreyle saklandığı ve hangi amaçlarla kullanıldığıdır.” dedi. "CV artık dijital kimliğin bir parçası" Bir özgeçmişin yalnızca eğitim ve iş deneyiminden ibaret olmadığını vurgulayan Doğanay, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün bir CV; telefon numarası ve e-posta adresinin ötesinde kişinin eğitim geçmişini, çalıştığı kurumları, görevlerini, uzmanlık alanlarını, referanslarını ve kariyer yolculuğuna ilişkin çok sayıda kişisel veriyi bir arada barındırıyor. Bu nedenle CV artık yalnızca bir özgeçmiş değil, kişinin dijital kimliğinin ve profesyonel yaşamının ayrıntılı bir veri haritasıdır.” Bu verilerin siber suç ekosistemi açısından yüksek değer taşıdığına dikkati çeken Doğanay, kontrolsüz biçimde toplanan kişisel bilgilerin başka veri sızıntıları ve açık kaynaklardan elde edilen bilgilerle birleştirilerek çok daha kapsamlı dijital profillere dönüştürülebileceğini belirtti. Bu profillerin; kişiye özel sosyal mühendislik ve hedefli oltalama saldırılarından hesap ele geçirme girişimlerine, SIM-swap ve kimliğe bürünme yöntemlerinden deepfake destekli dolandırıcılığa, sahte finansal işlemlerden sentetik kimlik oluşturmaya kadar uzanan geniş bir suç yelpazesinde kullanılabileceğini ifade etti. Doğanay, özellikle çalışanların görev, yetkinlik ve kurum bilgilerinin saldırganlara yalnızca bireyi değil, çalıştığı kuruluşu da hedefleme imkânı sağlayabileceğine işaret ederek, “Bir CV'nin yanlış ellere geçmesi yalnızca kişisel veri ihlali anlamına gelmeyebilir. Saldırgan açısından bu belge, kişinin kim olduğunu, nerede çalıştığını, ne bildiğini, kimlerle bağlantılı olduğunu ve hangi senaryolarla ikna edilebileceğini gösteren bir istihbarat kaynağına dönüşebilir.” değerlendirmesinde bulundu. "Her iş ilanı gerçekten işe alım amacı taşımıyor olabilir" İnternette yayımlanan her iş ilanının gerçek bir personel ihtiyacını yansıtmayabileceğini belirten Doğanay, bazı ilanların uzun süre yayında kaldığını, sürekli güncellendiğini ancak herhangi bir işe alımla sonuçlanmadığının görülebildiğini söyledi. Doğanay, "Burada herhangi bir kurum veya platformu suçlamak doğru olmaz. Ancak gerçekten işe alım yapılmayan ilanlar üzerinden büyük ölçekli kişisel veri toplanıp toplanmadığı mutlaka incelenmeli. Milyonlarca insanın kişisel verisinin hangi amaçlarla işlendiği konusunda daha fazla şeffaflığa ihtiyaç var." ifadelerini kullandı. Sahte iş ilanları dijital manipülasyon aracı hâline gelebilir Doğanay, gerçek bir işe alım amacı taşımayan ilanların yalnızca kişisel veri güvenliği açısından değil, dijital ekosistemin güvenilirliği açısından da risk oluşturabileceğini belirtti. Bazı şirketlerin veya kötü niyetli yapıların, gerçekte personel ihtiyacı bulunmamasına rağmen sürekli iş ilanı yayımlayarak web sitelerine trafik çekmeyi, sosyal medya hesaplarının etkileşimini artırmayı veya sürekli büyüyen bir organizasyon algısı oluşturmayı hedefleyebileceğine dikkat çeken Doğanay, bu tür uygulamaların aynı zamanda adayların kişisel verilerinin gereksiz yere toplanmasına neden olabileceğini ifade etti. Doğanay, şu değerlendirmede bulundu: "Dijital platformlarda yayımlanan her iş ilanının gerçekten istihdam amacı taşıdığı varsayımıyla hareket edilmemelidir. Eğer herhangi bir işe alım yapılmadığı hâlde sürekli yeni ilanlar yayımlanıyorsa, bunun amacı ve toplanan kişisel verilerin nasıl işlendiği şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır. Bu durum yalnızca insan kaynakları uygulaması olarak değil, kişisel verilerin korunması ve siber güvenlik perspektifiyle de incelenmelidir. Kaldı ki Kişisel Verileri Koruma Kanunu da kişisel verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması ilkesi kapsamında veri minimizasyonu uygulanması gerektiğini belirtir. Gereksiz fazla veri siber risk iştahını artırır." Gerçek dışı işe alım ilanlarının kurum içinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Doğanay, sürekli yeni personel arandığı algısının çalışanlar üzerinde iş güvencesine ilişkin kaygıları artırabileceğini, bunun da kurum kültürü ve çalışan psikolojisi açısından değerlendirilmesi gereken ayrı bir konu olduğunu söyledi. Doğanay, yapay zekâ çağında büyük ölçekli CV havuzlarının siber saldırganlar açısından önemli bir hedef hâline geldiğini belirterek, "Milyonlarca özgeçmişten oluşan veri havuzları, kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde sosyal mühendislik saldırıları, hedefli oltalama kampanyaları ve kimlik dolandırıcılığı için kullanılabilecek stratejik veri kaynaklarına dönüşebilir. Bu nedenle işe alım süreçleri artık sadece insan kaynaklarının değil, siber güvenlik uzmanlarının da ilgi alanına girmektedir." ifadelerini kullandı. Siber Güvenlik Uzmanından İşe alım süreçleri için yeni standart çağrısı İşe alım süreçlerinde kişisel verilerin korunmasına yönelik yeni standartlar geliştirilmesi gerektiğini belirten Doğanay, şu önerilerde bulundu: - Gerçek bir açık pozisyon bulunmadan iş ilanı yayınlanmamalı - Gerçek ve güncel bir açık pozisyona dayanmayan ilanlarda bu durum adaylara açıkça belirtilmeli. - Özgeçmiş havuzu oluşturmak amacıyla kişisel veriler toplanmamalı - Adaylardan toplanan kişisel verilerin hangi amaçla işlendiği açık şekilde belirtilmeli. - İşe alım süreci tamamlandıktan sonra ihtiyaç duyulmayan özgeçmişler mevzuata uygun biçimde silinmeli. - İş ilanı platformları ve işverenlerin kişisel veri işleme süreçleri düzenli olarak denetlenmeli. - Adaylar, kişisel verilerinin ne kadar süre saklanacağı konusunda açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmeli. Bunlara ek olarak; aktif olarak iş aramayan vatandaşlarımızın kariyer platformlarındaki hesaplarını gözden geçirmelerini, ihtiyaç duymuyorlarsa özgeçmişlerini yayından kaldırmalarını veya hesaplarını silmelerini öneriyoruz. Çünkü internette uzun süre erişilebilir halde bırakılan kişisel veriler, zaman içinde farklı risklere maruz kalabiliyor. Dijital dünyada kullanılmayan veriyi çevrimiçi ortamda tutmamak en temel siber güvenlik prensiplerinden biridir. “Yapay zekâ çağı ile güçlenen yeni nesil siber tehditlerde saldırganın hedefi artık yalnızca sistemler değil; insanın kimliği, verisi ve dijital güvenidir.” Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte kişisel verilerin değerinin her zamankinden daha fazla arttığını vurgulayan Doğanay, sözlerini şöyle tamamladı: "Eskiden siber güvenlik denildiğinde akla sunucular, ağlar ve bilgisayar sistemleri gelirdi. Bugün ise en değerli hedef insanın kendisi ve ona ait veriler. Yapay zekâ çağında siber güvenlik artık yalnızca sistemleri değil, insan verisini korumaktır. İş arayan milyonlarca vatandaşın özgeçmişi de korunması gereken stratejik dijital varlıklar arasında yer alıyor. Kişisel verilerin güvenliği artık sadece bireysel bir hak değil, dijital ekonominin ve ulusal siber güvenliğin de temel unsurlarından biridir. Ayrıca bu sorun yalnızca işverenlerin veya kariyer platformlarının inisiyatifine bırakılamaz. Kamu otoriteleri tarafından da etkin düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye’de iş ilanları üzerinden gerçekleştirilen kişisel veri toplama faaliyetleri daha etkin denetlenmeli; gerçek bir açık pozisyona dayanmayan ilanlar için şeffaflık yükümlülüğü getirilmeli ve aday havuzu oluşturmak amacıyla yapılan veri toplama faaliyetleri açık kurallara bağlanmalıdır. İşverenlerin ve kariyer platformlarının topladıkları özgeçmişleri hangi amaçla ve ne kadar süreyle sakladıkları denetlenmeli; kapanmış veya gerçekte mevcut olmayan pozisyonlara ilişkin ilanların belirli süreler içerisinde yayından kaldırılması sağlanmalıdır. Ayrıca yanıltıcı iş ilanlarının bildirilebileceği etkin bir mekanizma oluşturulmalı ve tekrarlayan ihlaller için idari yaptırımlar değerlendirilmelidir. Milyonlarca vatandaşın kişisel verisinin işlendiği böylesine büyük bir dijital ekosistemde denetim artık yalnızca ilanların içeriğini değil, ilanların arkasındaki veri toplama, kullanma, paylaşma ve saklama süreçlerinin tamamını kapsamalıdır. "

Mustafa Çiftçi'den Süleymancılar operasyonuna ilk açıklama: Almanya'da 70 milyon dolarlık bina Haber

Mustafa Çiftçi'den Süleymancılar operasyonuna ilk açıklama: Almanya'da 70 milyon dolarlık bina

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Süleymancılara yönelik gerçekleştirilen soruşturmaya ilişkin Ntv ekranlarında katıldığı canlı yayında kritik açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi, konuyla ilgili olarak, "Alihan Kuriş, 2016 senesinde örgütün, daha doğrusu akımın yönetimine geçti. Onun liderliğiyle beraber faaliyetlerin daha gizli bir şekilde yürütülmeye başlandığını görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Almanya'nın Köln kentinde devasa bir merkez inşa ediyorlar, yaklaşık 70 milyon dolarlık ciddi bir yatırım söz konusu. Bu yapı tamamlandığında, tüm faaliyetlerini buraya taşıyacaklarını ve operasyonlarını buradan yürüteceklerini öngörüyoruz. Bu operasyon, örgütün finansal ayaklarına ve suç odaklarına yönelikti. Uzun süredir titizlikle çalışılan bir süreçti. Önümüzdeki günlerde operasyonun sonuçları çok daha net bir biçimde gün yüzüne çıkacaktır." Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne karşı düzenlenen operasyonda, örgüt lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş dahil toplam 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Başsavcılığın paylaştığı bilgilere göre; "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırıcılık yoluyla zarara uğratma" ve "vergi usul kanununa muhalefet" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma çerçevesinde, zanlılar ve örgüte bağlı şirketler hakkında kapsamlı bir MASAK raporu hazırlandı. Söz konusu MASAK raporunda, örgüte ait pek çok şirketin 2020 yılından itibaren finansal işlem hacimlerinde belirgin artışlar yaşandığı, şirketlerin bölünme ve devir süreçlerinden geçtiği, yüksek sermayelerle yeni şirketler kurulduğu, bu yeni yapıların ise bölündükleri şirketlerden farklı şehirlerde ve farklı sektörlerde faaliyet gösterdiği belirlendi. Raporda ayrıca, bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir gelir kaynağının olmadığı ve aktif ticaret yapmadıkları, ancak mevcut sermayenin bağlı ortaklıkları finanse etmek için kullanıldığı vurgulandı. Suç örgütünün bu stratejiyle şirket kayıtlarına erişimi zorlaştırmayı ve finansal takibi engellemeyi hedeflediği kaydedildi. Şirketlerin büyük bir kısmında çeşitli ödeme sistemleri üzerinden transferlerin yapıldığı belirtilen raporda, yüksek nakit sirkülasyonunun olduğu, ortaklar tarafından kaynağı açıklanamayan yüklü miktarda nakit girişleri yapıldığı ve bu girişlerin sermaye artırımlarında kullanıldığı ifade edildi. Yine raporda, şirket hesaplarına yatan yüksek meblağların dikkat çekici şekilde analiz edilen diğer şirketlere aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen tutarların ve nakit girişlerinin çeşitli firmalara transfer edildiği bilgisi yer aldı. Şirketlerin mal alım-satım kayıtlarında diğer tüzel kişilerle çok yüksek tutarlarda işlemler yapıldığına dikkat çekilen raporda; bu durumun sahte fatura kullanımı açısından şüphe uyandırdığı, hesaplarda kayıt dışı şekilde yurt dışındaki şirketlerden döviz girişlerinin olduğu, bazı şirketlerin yüklü vergi iadeleri aldığı ve tüm bu finansal hareketlerin organize bir şekilde gerçekleştirildiği tespit edildi. Bu tespitler doğrultusunda, Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik olarak İstanbul, Ankara ve Antalya merkezli 17 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında, bir kısmı yurt dışında olan 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, zanlılara ait 43 adres ile 33 şirkete bağlı 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapılmasına karar verildi. Düzenlenen baskınlarda 49 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30 kişi gözaltına alınırken; 9 kişinin yurt dışında olduğu saptandı, 10 kişinin yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Uzmanı uyardı: CV’ler siber saldırganlar için istihbarat kaynağına dönüşebilir Haber

Uzmanı uyardı: CV’ler siber saldırganlar için istihbarat kaynağına dönüşebilir

Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Hamza Aytaç Doğanay, dijital platformlardaki sahte veya gerçekte işe alım amacı taşımayan ilanların yalnızca dolandırıcılık yöntemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu ilanların kişisel veri toplama ve hedefli siber saldırılar için kullanılabileceği uyarısında bulundu. İSTANBUL (İGFA) - İnternet üzerinden işe alım süreçlerinin yaygınlaşmasıyla milyonlarca kişinin özgeçmişlerini farklı platform ve şirketlerle paylaştığını belirten Doğanay, bu verilerin kimler tarafından, hangi amaçlarla toplandığı ve ne kadar süre saklandığı konusunda daha fazla şeffaflığa ihtiyaç olduğunu söyledi. Kamuoyunda son dönemde gündeme gelen, çok sayıda iş başvurusu yaptığı halde geri dönüş alamayan aday örneklerinin konunun yalnızca istihdam piyasası açısından ele alınmaması gerektiğini gösterdiğini ifade eden Doğanay, asıl meselenin milyonlarca kişinin CV, iletişim, eğitim ve mesleki bilgilerinin kimlerin elinde bulunduğu olduğunu vurguladı. “CV ARTIK DİJİTAL KİMLİĞİN BİR PARÇASI” Bir CV’nin yalnızca eğitim ve iş deneyiminden oluşmadığına dikkat çeken Doğanay, özgeçmişlerin telefon numarası, e-posta, çalışılan kurumlar, uzmanlık alanları, referanslar ve kariyer geçmişi gibi çok sayıda kişisel veriyi bir araya getirdiğini belirtti. Doğanay, bu bilgilerin farklı veri sızıntıları ve açık kaynaklardan elde edilen verilerle birleştirilerek kapsamlı dijital profillere dönüştürülebileceğini söyledi. Bu profillerin sosyal mühendislik ve oltalama saldırılarından hesap ele geçirme girişimlerine, kimliğe bürünmeden deepfake destekli dolandırıcılığa kadar farklı yöntemlerde kullanılabileceğini ifade etti. Çalışanların görev ve kurum bilgilerinin saldırganlara çalıştıkları kuruluşları hedefleme imkânı da sağlayabileceğini belirten Hamza Aytaç Doğanay, “Bir CV'nin yanlış ellere geçmesi yalnızca kişisel veri ihlali anlamına gelmeyebilir. Saldırgan açısından bu belge, kişinin kim olduğunu, nerede çalıştığını ve hangi senaryolarla ikna edilebileceğini gösteren bir istihbarat kaynağına dönüşebilir.” dedi. “HER İŞ İLANI GERÇEK BİR İŞE ALIM ANLAMINA GELMEYEBİLİR” İnternette yayımlanan her iş ilanının gerçek bir personel ihtiyacını yansıtmayabileceğini dile getiren Doğanay, bazı ilanların uzun süre yayında kalmasına ve güncellenmesine rağmen herhangi bir işe alımla sonuçlanmadığına dikkat çekti. Gerçekte işe alım yapılmayan ilanlar üzerinden büyük ölçekli kişisel veri toplanıp toplanmadığının incelenmesi gerektiğini belirten Doğanay, herhangi bir kurum veya platformu doğrudan suçlamanın doğru olmayacağını, ancak adaylardan toplanan verilerin hangi amaçla işlendiğinin şeffaf olması gerektiğini söyledi. Doğanay, sahte veya yanıltıcı ilanların web sitesi trafiğini ve sosyal medya etkileşimini artırmak ya da kurumun sürekli büyüdüğü algısını oluşturmak gibi amaçlarla da kullanılabileceğini ifade etti. “GEREKSİZ VERİ, SİBER RİSK İŞTAHINI ARTIRIR” Kişisel verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması gerektiğine işaret eden Doğanay, gereğinden fazla verinin toplanmasının siber güvenlik risklerini artırdığını vurguladı. Yapay zekâ çağında büyük ölçekli CV havuzlarının siber saldırganlar açısından stratejik bir hedef hâline geldiğini belirten Doğanay, “Milyonlarca özgeçmişten oluşan veri havuzları, kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde sosyal mühendislik saldırıları, hedefli oltalama kampanyaları ve kimlik dolandırıcılığı için kullanılabilecek stratejik veri kaynaklarına dönüşebilir.” değerlendirmesinde bulundu Doğanay, bu nedenle işe alım süreçlerinin yalnızca insan kaynakları perspektifiyle değil, kişisel veri güvenliği ve siber güvenlik açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.

Son 5 günde 185 'siber' gözaltı! Haber

Son 5 günde 185 'siber' gözaltı!

İçişleri Bakanlığı, son 5 günde 15 ilde düzenlenen siber suç operasyonlarında 185 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik operasyonlarda 93 şüpheli tutuklandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde gerçekleştirilen operasyonların bilançosunu açıkladı. Bakanlığın paylaşımına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yürütülen çalışmalar sonucunda 15 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda; dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik işlem yapıldı. “Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 185 şüpheli yakalandı” 15 ilde "Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama” suçlarına yönelik… pic.twitter.com/7bv31ekTQ2 — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 3, 2026 Çalışmalar kapsamında 185 şüpheli yakalanırken, şüphelilerden 93'ü çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklandı. 55 kişi hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü bildirildi. İçişleri Bakanlığı, güvenlik güçlerinin siber suçlarla mücadeleyi ülke genelinde kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek, operasyonlarda görev alan emniyet personeli, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına teşekkür etti.

Jandarma'dan Bursa'da milyonluk dolandırıcılık operasyonu: 7 tutuklama! Haber

Jandarma'dan Bursa'da milyonluk dolandırıcılık operasyonu: 7 tutuklama!

Bursa İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, sosyal medya üzerinden "yatırım danışmanlığı" vaadiyle dolandırıcılık yaptıkları belirlenen 11 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 7'si tutuklandı. BURSA (İGFA) - İznik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Bursa İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından "Bilişim Sistemleri Kullanılmak Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık" suçuna yönelik operasyon gerçekleştirildi. Yapılan araştırmalar sonucunda, 11 şüphelinin sosyal medya hesapları üzerinden vatandaşları "yatırım danışmanlığı" adı altında hisse senedi alım satımı yaptırma ve yüksek kazanç vaadiyle dolandırdığı tespit edildi. Şüphelilerin bu yöntemle mağdurlara toplam 6 milyon TL ödeme yaptırdığı belirlenirken, banka ve ilgili kurumlarla yapılan incelemelerde şüphelilere ait hesapların yaklaşık 1 milyar 27 bin TL işlem hacmine ulaştığı ortaya çıkarıldı. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik 14 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul, Ankara, Bilecik, Denizli, Muğla, Eskişehir ve Bursa olmak üzere 7 ilde, 14 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. İznik Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde Bursa İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce “Bilişim Sistemleri Kullanmak Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu” işleyen şüphelilere yönelik operasyon gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırmalar… pic.twitter.com/TVMpsDFIne — Bursa İl Jandarma Komutanlığı (@bursailjandarma) July 18, 2026 Operasyonlarda yapılan aramalarda; 28 cep telefonu, 37 SIM kart, 2 dizüstü bilgisayar, 10 harici bellek, 1 bilgisayar kasası, 14 flash bellek ele geçirildi. Yakalanan 11 şüpheli, 17 Temmuz 2026 tarihinde İznik Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi. Mahkeme sürecinin ardından şüphelilerden 7'si tutuklanırken, 4 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Bursa İl Jandarma Komutanlığı, bilişim yoluyla gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

12. Yargı Paketi için Meclis’te yoğun mesai başlıyor Haber

12. Yargı Paketi için Meclis’te yoğun mesai başlıyor

TBMM Genel Kurulu, 14 Temmuz’da başlayacak haftalık çalışmalarında kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun teklifini ele alacak. Düzenleme; yargı süreçlerinden bilirkişilik uygulamalarına, dolandırıcılıkla mücadeleden faiz hükümlerine kadar birçok alanda değişiklik öngörüyor. ANKARA (İGFA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), yeni haftada yoğun bir gündemle çalışmalarını sürdürecek. Genel Kurul’un ilk gündem maddeleri arasında, “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” yer alacak. 12. YARGI PAKETİ’NDE DİKKAT ÇEKEN DÜZENLEMELER Teklif kapsamında, Danıştay’daki daire sayısının 10’a düşürülmesine ilişkin düzenlemenin uygulama süresinin 4 yıl daha uzatılması öngörülüyor. İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilirken, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda gereksiz bilirkişi başvurusu yapılması halinde uyarma cezası uygulanması düzenleniyor. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulamasında da değişiklik yapılması planlanıyor. Buna göre işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17’nci maddesi kapsamında kötü muamele olarak değerlendirilebilecek bazı suçlarda HAGB hükümleri uygulanmayacak. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken ancak oranı sözleşmeyle belirlenmeyen durumlarda uygulanacak faiz oranına ilişkin de yeni bir düzenleme getirilecek. Yargıtay ceza dairelerinin belirli kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına Ceza Genel Kurulu’na itiraz yetkisi verilmesi, hukuk yargılamalarında ise duruşmalar arasındaki sürenin 3 ayı aşmaması yönünde düzenleme yapılması öngörülüyor. “IBAN MAĞDURLARI” İÇİN YENİ DÜZENLEME Teklifte kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen dolandırıcılık olaylarına ilişkin de düzenleme yer alıyor. Buna göre, banka hesap bilgilerini veya ödeme araçlarını haksız menfaat sağlamak amacıyla başkalarının kullanımına sunan kişilerin, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak kapsamında alacağı cezanın belirli şartlarda yarı oranında indirilmesi öngörülüyor. TBMM’DE 15 TEMMUZ ANMA PROGRAMI Öte yandan TBMM’de, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10’uncu yılı kapsamında çeşitli anma programları düzenlenecek. Programlar, 15 Temmuz Çarşamba günü TBMM Camisi’nde şehitler ve hayatını kaybeden gaziler için okutulacak Mevlid-i Şerif ile başlayacak. Ardından TBMM 15 Temmuz Şehitler Anıtı ile Ana Bina Şeref Holü Anı Taşı’na karanfil bırakılacak. TBMM Şeref Holü’nde ise “15 Temmuz Milli İradenin Zaferi Dijital Gösterim Sergisi”, “15 Temmuz’un 10’uncu Yılı Anısına Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Sergisi” ile “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi” açılacak. Meclis Tören Salonu’ndaki anma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımcılara hitap etmesi bekleniyor. KOMİSYONLARIN GÜNDEMİ DE YOĞUN Bu arada TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifini görüşecek. Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ise öğrenci affı ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri kapsayan kanun teklifini ele alacak. Meclis Araştırma Komisyonları da çocukların dijital ortamlarda karşılaştığı riskler, okullarda yaşanan olaylar ve çözüm önerileri başlıklarında çalışmalarını sürdürecek. Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu da gündemindeki konular için toplanacak.

İBB Davası’nda gerginlik: Ekrem İmamoğlu mahkeme salonundan çıkarıldı! Haber

İBB Davası’nda gerginlik: Ekrem İmamoğlu mahkeme salonundan çıkarıldı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan dava 65. duruşmasıyla devam ediyor. Ekrem İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında gerginlik çıktı. İmamoğlu, salondan çıkarıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan dava 65. duruşmasıyla devam ediyor. 9 Mart 2026'da başlayan davanın bugünkü duruşmasında Ekrem İmamoğlu, saat 14.23 itibarıyla savunmasını yapmak üzere duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz’da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey’in avukatı hem Fatih Bey’in avukatı." dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Planlamamızı baştan da belirttik. Yeni bir planlama yapmadık. Zaten planlamamız baştan da belliydi. Dinlenecek sanıkların sırasındaki en son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sıra size geldi." ifadelerini kullandı. “AĞIR HAK İHLALİ İÇERİSİNDEYİM” Bunun üzerine İmamoğlu, “Mahkemeyi ayın 9’unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır.” diyerek ağır bir hak ihlali içerisinde olduğunu iddia etti. Geçen duruşma savunma yapmak için makul bir zamana ihtiyaç olduğunu ifade ettiğini aktaran İmamoğlu, “Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali.” ifadelerini kullandı. Suç örgütü lideri diye tariflendiğini de sözlerine ekleyen İmamoğlu, "Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum." dedi. “4 AYDIR YARGILAMA YAPIYORUZ” Mahkeme Başkanı ise, "Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm." açıklamasını yaptı. “Buraya benimle pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım.” diyen Mahkeme Başkanı, "Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan çıkartayım.” dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203’ü uyguluyorum, çıkarın salondan" dedi. Tartışmaların ardından İmamoğlu salondan çıkarıldı. İmamoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından davadaki tüm tutuklu sanıkların savunmaları alınmış olacak. 51 SANIK TAHLİYE OLDU Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın tahliyelerine karar verdi. İSTENEN CEZALAR 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede İmamoğlu, örgüt lideri olarak tanımlandı. İmamoğlu’nun "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Rüşvet", "Suç gelirlerinin aklanması", "Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "Kişisel verilerin kaydedilmesi", "Kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "Suç delillerini gizleme", "Haberleşmenin engellenmesi", "Kamu malına zarar verme", "Rüşvet alma", "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "İrtikap", "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "İhaleye fesat karıştırma", "Çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi usul kanununa muhalefet", "Orman kanununa muhalefet" ve "Maden kanununa muhalefet" suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. 779 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Ongun'a; "Rüşvet", "53 kez ihaleye fesat karıştırma", "33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "suç gelirlerini aklama" suçların 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor. Turktime

Taşınmaz satışlarında güvenli ödeme sistemi 1 Ekim'e ertelendi Haber

Taşınmaz satışlarında güvenli ödeme sistemi 1 Ekim'e ertelendi

Ticaret Bakanlığı, taşınmaz alım satımlarında dolandırıcılık ve kayıt dışılığın önlenmesi amacıyla zorunlu hale getirilecek Güvenli Ödeme Sistemi'nin yürürlüğe giriş tarihini 1 Temmuz'dan 1 Ekim 2026'ya erteledi. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, taşınmaz satışlarında ödeme işlemlerinin güvenli şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacak Güvenli Ödeme Sistemi'nin zorunlu uygulama tarihinin üç ay ertelendiğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcıların dolandırıcılık, hırsızlık ve sahtecilik risklerine karşı korunması, kayıt dışılığın azaltılması ve para transferlerinin güvenli ortamda gerçekleştirilmesi amacıyla Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'te değişiklik yapıldığı hatırlatıldı. Düzenlemeye göre, taşınmaz satışlarında ödemenin tamamının veya bir kısmının nakit, havale ya da elektronik fon transferiyle yapılması halinde satış bedelinin, taşınmaz mülkiyeti ile ödemenin eş zamanlı olarak el değiştirmesini sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi zorunlu olacak. Söz konusu uygulamanın ilk etapta 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanırken, Yönetmelik ile Ticaret Bakanlığı'na verilen yetki kapsamında uygulama tarihi üç ay ertelendi. Bakanlık, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve diğer ilgili kurumlarla birlikte sistemin teknik altyapısı ve entegrasyon çalışmalarının sürdüğünü belirterek, tüm süreçlerin eksiksiz tamamlanabilmesi amacıyla Güvenli Ödeme Sistemi'nin zorunlu kullanım tarihinin 1 Ekim 2026 olarak yeniden belirlendiğini duyurdu. Açıklamada, düzenlemenin taşınmaz alım satım işlemlerinde güvenliği artırmayı ve tarafların mağduriyet yaşamasının önüne geçmeyi amaçladığı vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.