Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dolandırıcılık

bursaarena.com.tr - Dolandırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolandırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında 81. gün: Tutuksuz savunmaları sürüyor Haber

İBB davasında 81. gün: Tutuksuz savunmaları sürüyor

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası 81'inci gününde devam ediyor. Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda 81'inci gününde sürüyor. Dün sabah 11.30'da başlayan duruşma akşam 22.00'da sona ererken 27 kişinin savunma yapmasıyla 325 kişilik tutuksuz sanık listesinden geriye, savunma yapmayan 156 kişi kaldı. İBB Davası'nı, Cumhuriyet yerinde izliyor. İşte Silivri'de anbean yaşananlar... 11.35 | DURUŞMA BAŞLADI Tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından duruşma, Avrupa Yakası Zabıta Şube Müdürlüğü'nde Reklam İlan Denetim Zabıta Amiri olarak görev yapan Selçuk Alanyurt'un savunmasıyla başladı. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor. İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor. İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. BİRLEŞEN DOSYA Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Ankara’da Alihan Kuriş operasyonu derinleşiyor... 11 şirket ve 4 dernek için kayyım talebi Haber

Ankara’da Alihan Kuriş operasyonu derinleşiyor... 11 şirket ve 4 dernek için kayyım talebi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, liderliğini Alihan Kuriş’in yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendi. 54 şüpheli hakkında verilen gözaltı kararının ardından 38 kişi yakalanarak gözaltına alındı. 11 şirket ve 4 dernek için kayyım atanması talep edildi. ANKARA (İGFA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, liderliğini Alihan Kuriş’in yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik operasyon gerçekleştirildi. Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama, Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturma doğrultusunda, 25 Ağustos 2026’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. 54 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI Başsavcılık tarafından hakkında gözaltı kararı verilen 54 şüpheliden 38’i yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan tespitlerde 2 şüphelinin yurt dışında, 1 şüphelinin ise cezaevinde bulunduğu belirlendi. Firari durumdaki 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Soruşturma kapsamında suçlamalarla bağlantılı olduğu değerlendirilen 11 şirket ve 4 dernek için kayyım atanması talebinde bulunuldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Son 5 günde son 18 ilde siber suça 77 gözaltı Haber

Son 5 günde son 18 ilde siber suça 77 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 18 ilde düzenlenen operasyonlarda 77 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerden 37'si tutuklandı, 17'si hakkında adli kontrol kararı uygulandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde 18 ilde operasyonlar düzenlendiğini duyurdu. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 37'si tutuklanırken, 17'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü bildirildi. YASA DIŞI BAHİS VE DOLANDIRICILIK AĞINA OPERASYON Operasyonların; yasa dışı bahis ve kumar, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi, bilişim suçları, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve dolandırıcılık suçlarına yönelik gerçekleştirildiği belirtildi. Şüphelilerin; yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, çocuklara ait müstehcen görüntüler bulundurdukları, sosyal medya üzerinden “kapora bedeli” gibi yöntemlerle vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. İçişleri Bakanlığı, güvenlik güçlerinin siber suçlarla mücadelesinin ülke genelinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek operasyonlarda görev alan polis ekipleri, MASAK, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve diğer kurumlara teşekkür etti.

Milli Eğitim Bakanlığı uyardı: Dolandırıcılara dikkat! Haber

Milli Eğitim Bakanlığı uyardı: Dolandırıcılara dikkat!

Milli Eğitim Bakanlığı, bazı şahıs ve şirketlerin Bakanlık birimlerini ve yöneticilerin isimlerini kullanarak firmalardan maddi talepte bulunduğuna dair gelen şikâyetler üzerine bir uyarı yayımladı. Bakanlık, bu tarz taleplerin kendileriyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını vurgulayarak, vatandaşların ve firmaların ödeme yapmamaları konusunda uyardı. Milli Eğitim Bakanlığı, son zamanlarda Bakanlık birimlerinin ve yöneticilerinin isimleri üzerinden yürütüldüğü belirtilen dolandırıcılık faaliyetlerine ilişkin yazılı bir açıklama gerçekleştirdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, bazı kişi ve firmaların, Bakanlık ile çalışan veya iş başvurusu yapan şirketlerin bilgilerine EKAP aracılığıyla erişerek telefon veya diğer iletişim yollarıyla iletişime geçtikleri ve çeşitli nedenlerle para istedikleri yönünde bildirimler alındığı ifade edildi. Bakanlık; sosyal yardım, bağış, sponsorluk veya benzeri hiçbir sebeple firmalardan bu yöntemler aracılığıyla para talep edilmesinin kesinlikle söz konusu olmadığını hatırlattı. Açıklamada, Bakanlığın veya yöneticilerinin ismi kullanılarak iletilen bu tür taleplerin dikkate alınmaması, herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmemesi ve kurumsal ya da kişisel bilgilerin paylaşılmaması gerektiği belirtildi. HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI Söz konusu girişimlere karşı hukuki işlemlerin başlatıldığı kaydedilen açıklamada, sorumlular hakkında ilgili makamlara suç duyurusunda bulunulduğu aktarıldı. Bakanlık, vatandaşların ve şirketlerin mağduriyet yaşamamaları adına benzer taleplere karşı tedbirli olunması çağrısında bulundu.

Sahte İş İlanları Siber Güvenlik Riski Haline Geldi: Milyonlarca CV Kimin Elinde? İş ararken kimliğinizi kaybetmeyin!.. Haber

Sahte İş İlanları Siber Güvenlik Riski Haline Geldi: Milyonlarca CV Kimin Elinde? İş ararken kimliğinizi kaybetmeyin!..

Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Hamza Aytaç Doğanay, dijital platformlarda yayımlanan sahte, yanıltıcı veya gerçek amacı gizlenmiş iş ilanlarının artık yalnızca bir dolandırıcılık yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu ilanların kişisel verilerin toplanması, bireylerin dijital profillerinin çıkarılması, kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması ve hedefli siber saldırılar için veri elde edilmesi amacıyla kullanılabildiğine dikkat çekti. Doğanay, “Yapay zekâ ile güçlenen yeni nesil siber tehditlerde saldırganın hedefi artık yalnızca sistemler değil; insanın kimliği, verisi ve dijital güvenidir.” dedi. İş başvurusu yapanların verileri risk altında İnternet üzerinden gerçekleştirilen işe alım süreçlerinin her geçen gün arttığını belirten Doğanay, milyonlarca kişinin iş bulabilmek için özgeçmişlerini farklı platformlar ve şirketlerle paylaştığını, ancak bu verilerin kimler tarafından hangi amaçla toplandığı ve ne kadar süre saklandığı konusunda önemli belirsizlikler bulunduğunu söyledi. Son zamanlarda kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve yüzlerce iş başvurusu yapmasına rağmen geri dönüş alamayan aday örneklerinin, meselenin yalnızca istihdam piyasası açısından değerlendirilmemesi gerektiğini gösterdiğini belirten Doğanay, “Burada asıl tartışılması gereken, kaç başvuru yapıldığı değil; milyonlarca vatandaşın özgeçmiş, iletişim, eğitim, mesleki geçmiş ve diğer kişisel verilerinin kimlerin elinde toplandığı, ne kadar süreyle saklandığı ve hangi amaçlarla kullanıldığıdır.” dedi. "CV artık dijital kimliğin bir parçası" Bir özgeçmişin yalnızca eğitim ve iş deneyiminden ibaret olmadığını vurgulayan Doğanay, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün bir CV; telefon numarası ve e-posta adresinin ötesinde kişinin eğitim geçmişini, çalıştığı kurumları, görevlerini, uzmanlık alanlarını, referanslarını ve kariyer yolculuğuna ilişkin çok sayıda kişisel veriyi bir arada barındırıyor. Bu nedenle CV artık yalnızca bir özgeçmiş değil, kişinin dijital kimliğinin ve profesyonel yaşamının ayrıntılı bir veri haritasıdır.” Bu verilerin siber suç ekosistemi açısından yüksek değer taşıdığına dikkati çeken Doğanay, kontrolsüz biçimde toplanan kişisel bilgilerin başka veri sızıntıları ve açık kaynaklardan elde edilen bilgilerle birleştirilerek çok daha kapsamlı dijital profillere dönüştürülebileceğini belirtti. Bu profillerin; kişiye özel sosyal mühendislik ve hedefli oltalama saldırılarından hesap ele geçirme girişimlerine, SIM-swap ve kimliğe bürünme yöntemlerinden deepfake destekli dolandırıcılığa, sahte finansal işlemlerden sentetik kimlik oluşturmaya kadar uzanan geniş bir suç yelpazesinde kullanılabileceğini ifade etti. Doğanay, özellikle çalışanların görev, yetkinlik ve kurum bilgilerinin saldırganlara yalnızca bireyi değil, çalıştığı kuruluşu da hedefleme imkânı sağlayabileceğine işaret ederek, “Bir CV'nin yanlış ellere geçmesi yalnızca kişisel veri ihlali anlamına gelmeyebilir. Saldırgan açısından bu belge, kişinin kim olduğunu, nerede çalıştığını, ne bildiğini, kimlerle bağlantılı olduğunu ve hangi senaryolarla ikna edilebileceğini gösteren bir istihbarat kaynağına dönüşebilir.” değerlendirmesinde bulundu. "Her iş ilanı gerçekten işe alım amacı taşımıyor olabilir" İnternette yayımlanan her iş ilanının gerçek bir personel ihtiyacını yansıtmayabileceğini belirten Doğanay, bazı ilanların uzun süre yayında kaldığını, sürekli güncellendiğini ancak herhangi bir işe alımla sonuçlanmadığının görülebildiğini söyledi. Doğanay, "Burada herhangi bir kurum veya platformu suçlamak doğru olmaz. Ancak gerçekten işe alım yapılmayan ilanlar üzerinden büyük ölçekli kişisel veri toplanıp toplanmadığı mutlaka incelenmeli. Milyonlarca insanın kişisel verisinin hangi amaçlarla işlendiği konusunda daha fazla şeffaflığa ihtiyaç var." ifadelerini kullandı. Sahte iş ilanları dijital manipülasyon aracı hâline gelebilir Doğanay, gerçek bir işe alım amacı taşımayan ilanların yalnızca kişisel veri güvenliği açısından değil, dijital ekosistemin güvenilirliği açısından da risk oluşturabileceğini belirtti. Bazı şirketlerin veya kötü niyetli yapıların, gerçekte personel ihtiyacı bulunmamasına rağmen sürekli iş ilanı yayımlayarak web sitelerine trafik çekmeyi, sosyal medya hesaplarının etkileşimini artırmayı veya sürekli büyüyen bir organizasyon algısı oluşturmayı hedefleyebileceğine dikkat çeken Doğanay, bu tür uygulamaların aynı zamanda adayların kişisel verilerinin gereksiz yere toplanmasına neden olabileceğini ifade etti. Doğanay, şu değerlendirmede bulundu: "Dijital platformlarda yayımlanan her iş ilanının gerçekten istihdam amacı taşıdığı varsayımıyla hareket edilmemelidir. Eğer herhangi bir işe alım yapılmadığı hâlde sürekli yeni ilanlar yayımlanıyorsa, bunun amacı ve toplanan kişisel verilerin nasıl işlendiği şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır. Bu durum yalnızca insan kaynakları uygulaması olarak değil, kişisel verilerin korunması ve siber güvenlik perspektifiyle de incelenmelidir. Kaldı ki Kişisel Verileri Koruma Kanunu da kişisel verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması ilkesi kapsamında veri minimizasyonu uygulanması gerektiğini belirtir. Gereksiz fazla veri siber risk iştahını artırır." Gerçek dışı işe alım ilanlarının kurum içinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Doğanay, sürekli yeni personel arandığı algısının çalışanlar üzerinde iş güvencesine ilişkin kaygıları artırabileceğini, bunun da kurum kültürü ve çalışan psikolojisi açısından değerlendirilmesi gereken ayrı bir konu olduğunu söyledi. Doğanay, yapay zekâ çağında büyük ölçekli CV havuzlarının siber saldırganlar açısından önemli bir hedef hâline geldiğini belirterek, "Milyonlarca özgeçmişten oluşan veri havuzları, kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde sosyal mühendislik saldırıları, hedefli oltalama kampanyaları ve kimlik dolandırıcılığı için kullanılabilecek stratejik veri kaynaklarına dönüşebilir. Bu nedenle işe alım süreçleri artık sadece insan kaynaklarının değil, siber güvenlik uzmanlarının da ilgi alanına girmektedir." ifadelerini kullandı. Siber Güvenlik Uzmanından İşe alım süreçleri için yeni standart çağrısı İşe alım süreçlerinde kişisel verilerin korunmasına yönelik yeni standartlar geliştirilmesi gerektiğini belirten Doğanay, şu önerilerde bulundu: - Gerçek bir açık pozisyon bulunmadan iş ilanı yayınlanmamalı - Gerçek ve güncel bir açık pozisyona dayanmayan ilanlarda bu durum adaylara açıkça belirtilmeli. - Özgeçmiş havuzu oluşturmak amacıyla kişisel veriler toplanmamalı - Adaylardan toplanan kişisel verilerin hangi amaçla işlendiği açık şekilde belirtilmeli. - İşe alım süreci tamamlandıktan sonra ihtiyaç duyulmayan özgeçmişler mevzuata uygun biçimde silinmeli. - İş ilanı platformları ve işverenlerin kişisel veri işleme süreçleri düzenli olarak denetlenmeli. - Adaylar, kişisel verilerinin ne kadar süre saklanacağı konusunda açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmeli. Bunlara ek olarak; aktif olarak iş aramayan vatandaşlarımızın kariyer platformlarındaki hesaplarını gözden geçirmelerini, ihtiyaç duymuyorlarsa özgeçmişlerini yayından kaldırmalarını veya hesaplarını silmelerini öneriyoruz. Çünkü internette uzun süre erişilebilir halde bırakılan kişisel veriler, zaman içinde farklı risklere maruz kalabiliyor. Dijital dünyada kullanılmayan veriyi çevrimiçi ortamda tutmamak en temel siber güvenlik prensiplerinden biridir. “Yapay zekâ çağı ile güçlenen yeni nesil siber tehditlerde saldırganın hedefi artık yalnızca sistemler değil; insanın kimliği, verisi ve dijital güvenidir.” Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte kişisel verilerin değerinin her zamankinden daha fazla arttığını vurgulayan Doğanay, sözlerini şöyle tamamladı: "Eskiden siber güvenlik denildiğinde akla sunucular, ağlar ve bilgisayar sistemleri gelirdi. Bugün ise en değerli hedef insanın kendisi ve ona ait veriler. Yapay zekâ çağında siber güvenlik artık yalnızca sistemleri değil, insan verisini korumaktır. İş arayan milyonlarca vatandaşın özgeçmişi de korunması gereken stratejik dijital varlıklar arasında yer alıyor. Kişisel verilerin güvenliği artık sadece bireysel bir hak değil, dijital ekonominin ve ulusal siber güvenliğin de temel unsurlarından biridir. Ayrıca bu sorun yalnızca işverenlerin veya kariyer platformlarının inisiyatifine bırakılamaz. Kamu otoriteleri tarafından da etkin düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye’de iş ilanları üzerinden gerçekleştirilen kişisel veri toplama faaliyetleri daha etkin denetlenmeli; gerçek bir açık pozisyona dayanmayan ilanlar için şeffaflık yükümlülüğü getirilmeli ve aday havuzu oluşturmak amacıyla yapılan veri toplama faaliyetleri açık kurallara bağlanmalıdır. İşverenlerin ve kariyer platformlarının topladıkları özgeçmişleri hangi amaçla ve ne kadar süreyle sakladıkları denetlenmeli; kapanmış veya gerçekte mevcut olmayan pozisyonlara ilişkin ilanların belirli süreler içerisinde yayından kaldırılması sağlanmalıdır. Ayrıca yanıltıcı iş ilanlarının bildirilebileceği etkin bir mekanizma oluşturulmalı ve tekrarlayan ihlaller için idari yaptırımlar değerlendirilmelidir. Milyonlarca vatandaşın kişisel verisinin işlendiği böylesine büyük bir dijital ekosistemde denetim artık yalnızca ilanların içeriğini değil, ilanların arkasındaki veri toplama, kullanma, paylaşma ve saklama süreçlerinin tamamını kapsamalıdır. "

Mustafa Çiftçi'den Süleymancılar operasyonuna ilk açıklama: Almanya'da 70 milyon dolarlık bina Haber

Mustafa Çiftçi'den Süleymancılar operasyonuna ilk açıklama: Almanya'da 70 milyon dolarlık bina

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Süleymancılara yönelik gerçekleştirilen soruşturmaya ilişkin Ntv ekranlarında katıldığı canlı yayında kritik açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi, konuyla ilgili olarak, "Alihan Kuriş, 2016 senesinde örgütün, daha doğrusu akımın yönetimine geçti. Onun liderliğiyle beraber faaliyetlerin daha gizli bir şekilde yürütülmeye başlandığını görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Almanya'nın Köln kentinde devasa bir merkez inşa ediyorlar, yaklaşık 70 milyon dolarlık ciddi bir yatırım söz konusu. Bu yapı tamamlandığında, tüm faaliyetlerini buraya taşıyacaklarını ve operasyonlarını buradan yürüteceklerini öngörüyoruz. Bu operasyon, örgütün finansal ayaklarına ve suç odaklarına yönelikti. Uzun süredir titizlikle çalışılan bir süreçti. Önümüzdeki günlerde operasyonun sonuçları çok daha net bir biçimde gün yüzüne çıkacaktır." Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne karşı düzenlenen operasyonda, örgüt lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş dahil toplam 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Başsavcılığın paylaştığı bilgilere göre; "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırıcılık yoluyla zarara uğratma" ve "vergi usul kanununa muhalefet" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma çerçevesinde, zanlılar ve örgüte bağlı şirketler hakkında kapsamlı bir MASAK raporu hazırlandı. Söz konusu MASAK raporunda, örgüte ait pek çok şirketin 2020 yılından itibaren finansal işlem hacimlerinde belirgin artışlar yaşandığı, şirketlerin bölünme ve devir süreçlerinden geçtiği, yüksek sermayelerle yeni şirketler kurulduğu, bu yeni yapıların ise bölündükleri şirketlerden farklı şehirlerde ve farklı sektörlerde faaliyet gösterdiği belirlendi. Raporda ayrıca, bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir gelir kaynağının olmadığı ve aktif ticaret yapmadıkları, ancak mevcut sermayenin bağlı ortaklıkları finanse etmek için kullanıldığı vurgulandı. Suç örgütünün bu stratejiyle şirket kayıtlarına erişimi zorlaştırmayı ve finansal takibi engellemeyi hedeflediği kaydedildi. Şirketlerin büyük bir kısmında çeşitli ödeme sistemleri üzerinden transferlerin yapıldığı belirtilen raporda, yüksek nakit sirkülasyonunun olduğu, ortaklar tarafından kaynağı açıklanamayan yüklü miktarda nakit girişleri yapıldığı ve bu girişlerin sermaye artırımlarında kullanıldığı ifade edildi. Yine raporda, şirket hesaplarına yatan yüksek meblağların dikkat çekici şekilde analiz edilen diğer şirketlere aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen tutarların ve nakit girişlerinin çeşitli firmalara transfer edildiği bilgisi yer aldı. Şirketlerin mal alım-satım kayıtlarında diğer tüzel kişilerle çok yüksek tutarlarda işlemler yapıldığına dikkat çekilen raporda; bu durumun sahte fatura kullanımı açısından şüphe uyandırdığı, hesaplarda kayıt dışı şekilde yurt dışındaki şirketlerden döviz girişlerinin olduğu, bazı şirketlerin yüklü vergi iadeleri aldığı ve tüm bu finansal hareketlerin organize bir şekilde gerçekleştirildiği tespit edildi. Bu tespitler doğrultusunda, Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik olarak İstanbul, Ankara ve Antalya merkezli 17 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında, bir kısmı yurt dışında olan 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, zanlılara ait 43 adres ile 33 şirkete bağlı 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapılmasına karar verildi. Düzenlenen baskınlarda 49 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30 kişi gözaltına alınırken; 9 kişinin yurt dışında olduğu saptandı, 10 kişinin yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Uzmanı uyardı: CV’ler siber saldırganlar için istihbarat kaynağına dönüşebilir Haber

Uzmanı uyardı: CV’ler siber saldırganlar için istihbarat kaynağına dönüşebilir

Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Hamza Aytaç Doğanay, dijital platformlardaki sahte veya gerçekte işe alım amacı taşımayan ilanların yalnızca dolandırıcılık yöntemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu ilanların kişisel veri toplama ve hedefli siber saldırılar için kullanılabileceği uyarısında bulundu. İSTANBUL (İGFA) - İnternet üzerinden işe alım süreçlerinin yaygınlaşmasıyla milyonlarca kişinin özgeçmişlerini farklı platform ve şirketlerle paylaştığını belirten Doğanay, bu verilerin kimler tarafından, hangi amaçlarla toplandığı ve ne kadar süre saklandığı konusunda daha fazla şeffaflığa ihtiyaç olduğunu söyledi. Kamuoyunda son dönemde gündeme gelen, çok sayıda iş başvurusu yaptığı halde geri dönüş alamayan aday örneklerinin konunun yalnızca istihdam piyasası açısından ele alınmaması gerektiğini gösterdiğini ifade eden Doğanay, asıl meselenin milyonlarca kişinin CV, iletişim, eğitim ve mesleki bilgilerinin kimlerin elinde bulunduğu olduğunu vurguladı. “CV ARTIK DİJİTAL KİMLİĞİN BİR PARÇASI” Bir CV’nin yalnızca eğitim ve iş deneyiminden oluşmadığına dikkat çeken Doğanay, özgeçmişlerin telefon numarası, e-posta, çalışılan kurumlar, uzmanlık alanları, referanslar ve kariyer geçmişi gibi çok sayıda kişisel veriyi bir araya getirdiğini belirtti. Doğanay, bu bilgilerin farklı veri sızıntıları ve açık kaynaklardan elde edilen verilerle birleştirilerek kapsamlı dijital profillere dönüştürülebileceğini söyledi. Bu profillerin sosyal mühendislik ve oltalama saldırılarından hesap ele geçirme girişimlerine, kimliğe bürünmeden deepfake destekli dolandırıcılığa kadar farklı yöntemlerde kullanılabileceğini ifade etti. Çalışanların görev ve kurum bilgilerinin saldırganlara çalıştıkları kuruluşları hedefleme imkânı da sağlayabileceğini belirten Hamza Aytaç Doğanay, “Bir CV'nin yanlış ellere geçmesi yalnızca kişisel veri ihlali anlamına gelmeyebilir. Saldırgan açısından bu belge, kişinin kim olduğunu, nerede çalıştığını ve hangi senaryolarla ikna edilebileceğini gösteren bir istihbarat kaynağına dönüşebilir.” dedi. “HER İŞ İLANI GERÇEK BİR İŞE ALIM ANLAMINA GELMEYEBİLİR” İnternette yayımlanan her iş ilanının gerçek bir personel ihtiyacını yansıtmayabileceğini dile getiren Doğanay, bazı ilanların uzun süre yayında kalmasına ve güncellenmesine rağmen herhangi bir işe alımla sonuçlanmadığına dikkat çekti. Gerçekte işe alım yapılmayan ilanlar üzerinden büyük ölçekli kişisel veri toplanıp toplanmadığının incelenmesi gerektiğini belirten Doğanay, herhangi bir kurum veya platformu doğrudan suçlamanın doğru olmayacağını, ancak adaylardan toplanan verilerin hangi amaçla işlendiğinin şeffaf olması gerektiğini söyledi. Doğanay, sahte veya yanıltıcı ilanların web sitesi trafiğini ve sosyal medya etkileşimini artırmak ya da kurumun sürekli büyüdüğü algısını oluşturmak gibi amaçlarla da kullanılabileceğini ifade etti. “GEREKSİZ VERİ, SİBER RİSK İŞTAHINI ARTIRIR” Kişisel verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması gerektiğine işaret eden Doğanay, gereğinden fazla verinin toplanmasının siber güvenlik risklerini artırdığını vurguladı. Yapay zekâ çağında büyük ölçekli CV havuzlarının siber saldırganlar açısından stratejik bir hedef hâline geldiğini belirten Doğanay, “Milyonlarca özgeçmişten oluşan veri havuzları, kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde sosyal mühendislik saldırıları, hedefli oltalama kampanyaları ve kimlik dolandırıcılığı için kullanılabilecek stratejik veri kaynaklarına dönüşebilir.” değerlendirmesinde bulundu Doğanay, bu nedenle işe alım süreçlerinin yalnızca insan kaynakları perspektifiyle değil, kişisel veri güvenliği ve siber güvenlik açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.

Son 5 günde 185 'siber' gözaltı! Haber

Son 5 günde 185 'siber' gözaltı!

İçişleri Bakanlığı, son 5 günde 15 ilde düzenlenen siber suç operasyonlarında 185 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik operasyonlarda 93 şüpheli tutuklandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde gerçekleştirilen operasyonların bilançosunu açıkladı. Bakanlığın paylaşımına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yürütülen çalışmalar sonucunda 15 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda; dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik işlem yapıldı. “Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 185 şüpheli yakalandı” 15 ilde "Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama” suçlarına yönelik… pic.twitter.com/7bv31ekTQ2 — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 3, 2026 Çalışmalar kapsamında 185 şüpheli yakalanırken, şüphelilerden 93'ü çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklandı. 55 kişi hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü bildirildi. İçişleri Bakanlığı, güvenlik güçlerinin siber suçlarla mücadeleyi ülke genelinde kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek, operasyonlarda görev alan emniyet personeli, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.