Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Devrim Muhafızları

bursaarena.com.tr - Devrim Muhafızları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devrim Muhafızları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne? Haber

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne?

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek uzun vadeli bir barış anlaşmasının ayrıntılarına ilişkin görüşmeler İsviçre'de başladı. 21 Haziran Pazar günü başlayan görüşmelerde Pakistan ve Katar arabuluculuk yapıyor. Anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin görüşmelerde kısa sürede görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Görüşmeleri "tarihi" olarak nitelendiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, şimdiden büyük ilerleme kaydedildiğini ve bunun gelecekteki ilişkileri dönüştürebileceğini söyledi. Vance, İran'ı nükleer silah geliştirme hedeflerinden vazgeçmesi için bir kez daha uyardı. İran devlet televizyonu, görüşmelerde Tahran'ın Lübnan'daki müttefiki Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın sonlandırılması ve dondurulmuş İran fonları ele alınacağını duyurmuştu. Vance ise "nükleer mesele" olarak adlandırdığı konunun yanı sıra Lübnan'da ateşkes konusunda da ilerleme kaydetmeyi umduğunu söylemişti. ABD heyetinde Vance'ın yanı sıra Trump'ın daması Jareed Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff yer alıyor. Görüşmelerin başlamasının ardından Başkan Donald Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı VEKİLLERİNİN sorun çıkarmasını derhal durdurması gerektiğini" söyledi. Aksi halde "tıpkı geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert!!!" ifadesini kullandı. İran'ın baş müzakerecisi Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD'yi açıklamalarında dikkatli olmaya çağırdı ve silahlı kuvvetlerinin yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi. ABD ve İranlı yetkililer, savaşı sona erdirmek üzere 17 Haziran'da bir ön anlaşma imzaladı. Anlaşma, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varma taahhüdünün yanı sıra, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içeriyor. ABD-İran anlaşmasında neler var? Ancak Lübnan'da İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında yaşanan yeni çatışmalar üzerine İran, Cumartesi günü bu deniz yolunu kapattığını duyurdu. Deniz seyir verileri ise gemilerin buradan geçmeye devam ettiğini gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde gerekli olduğu sürece kalmaya devam edeceğiz… ve hiçbir şey bu durumu değiştirmeyecek" dedi. Kaynak,AFP via Getty Images /// İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran'In müzakere heyetinde yer alıyor.İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı İran ordusu, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle dün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. ABD ile İran arasında doğrudan görüşmelerin bugün İsviçre'de başlaması planlanıyor. ABD boğazda trafik akışının devam ettiğini savundu. İran ise 20 Haziran'da Lübnan'da İsrail'in gerçekleştirdiği ve savaşı sona erdirmek için Tahran ile ABD arasında yapılan anlaşmayı ihlal eden saldırılara yanıt olarak boğazın kapatıldığını belirtti. Görüşmelere ABD ve İranlı yetkililerin yanı sıra Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve ülkenin silahlı kuvvetleri komutanı Mareşal Asim Münir de katılacak. Uçağa binmeden önce basın mensuplarına konuşan Vance, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ve İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları hakkında sorulan bir soruya "Aslında orada durum düzeliyor ve olaylar biraz yatışıyor" diye yanıtı verdi. "İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu konuyu sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin "karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesini talep edeceğini" söyledi. Bu haftanın başlarında ABD ve İran liderleri, Lübnan da dahil olmak üzere savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve derhal yürürlüğe giren bir ön anlaşma imzaladılar. Anlaşma, önümüzdeki 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin sürdürülmesi taahhüdünü de içeriyor. Kaynak,Getty Images /// Kargo gemileri, 20 Haziran 2026 tarihinde Umman'ın Muskat kentindeki Sultan Kabus Limanı açıklarındaİsrail'in Lübnan'a saldırıları devam etti İran ordusu, İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik devam eden saldırılarına yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı. İran Devrim Muhafızları da gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları, aksi halde güvenliklerinin tehlikede olacağı uyarısında bulundu. Devlet televizyonunda, 20 Haziran Cumartesi günü İsrail'in saldırılarının Tahran'ın ABD ile yaptığı barış anlaşmasının ihlâli olduğunu belirten bir açıklama yayımlandı. İran, İsrail'in saldırılarının devam etmesi halinde ek önlemlerin alınacağını belirtti. Lübnan'daki çatışmaların sürmesi nedeniyle Washington ve Tahran arasında 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşme süresiz ertelenmişti. Ancak ateşkesten saatler sonra İsrail, Hizbullah'ın saldırılarına yanıt verdiğini söyleyerek, Lübnan'ın güneyini yeniden vurdu. Hizbullah, saldırılara karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor. Lübnanlı yetkililer İsrail'in son saldırılarında en az 15 kişinin öldüğünü açıkladı. Kaynak, Ramiz Dallah/ Anadolu/ Getty Images /// İsrail, 20 Haziran'da Lübnan'ın Nebatiye bölgesine saldırı düzenledi'Karşılık verme hakkımız saklı' 20 Haziran Cumartesi günü bir İsrailli askeri yetkili, gece boyunca Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerine karşı "50'den fazla roket fırlatıldığını" iddia ederek, Hizbullah'a yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Hizbullah, saldırıları üstlenen ya da yalanlayan bir açıklama yapmadı. Lübnan resmi basını İsrail'in yaklaşık 20 noktaya hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi; ülkenin sivil savunma kurumu da Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde 16 kişinin öldüğünü açıkladı. Lübnanlı milletvekili ve Hizbullah temsilcisi Hasan Fadlallah, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İsrail'in ateşkese uyması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde karşılık verileceği uyarısında bulundu. İsrail'den de Hizbullah'ı ateşkese uyması konusunda uyaran açıklamalar geldi. 18 Haziran'da İsrail ordusu dört askerinin öldüğünü duyurmuştu. Aynı gün İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 18 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. 18 Haziran'daki saldırıların ardından Washington-Tahran görüşmesi süresiz olarak ertelenmişti. Beyaz Saray Perşembe günü geç saatlerde Vance'in İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelere gitmeyeceğini duyurmuştu. Lübnan sağlık bakanlığı, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana Lübnan'da 3.900'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. İsrail yetkilileri ise aynı dönemde en az 30 askerin ve dört sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor. Kaynak, Reuters /// ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşmeler için seyahatini Perşembe günü geç saatlerde iptal etti.'İsrail'e sempati duyan bir tek Trump kaldı' ABD Başkan Yardımcısı JD Vance 18 Haziaran'da İsrail'i açıkça eleştirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasına öfke duyduğuna dair haberleri değerlendiren Vance, İsrail kabinesinden Trump ve anlaşmaya yönelik eleştirilerin kendisini rahatsız ettiğini söyledi ve ekledi: "Onlara şunu söylemek isterim ki Donald Trump günümüzde tüm dünyada İsrail ulusuna sempatiyle yaklaşan tek devlet başkanıdır. "İsrail için problem Donald Trump değil. İsrail'de en büyük sorunlarının ABD başkanı olduğunu düşünenlerin uykularından uyanıp ülkelerinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini kavraması gerekir." Kaynak, Morteza Nikoubazl/NurPhoto / Getty Images /// Tahran sokaklarında ABD Donanması'na karşı resimler yer alıyor. Vance daha önce de New York Times'a yaptığı açıklamada İsrailli ultra milliyetçilere "ulusal güvenlik sorunlarınızdan insanları öldürerek çıkamazsınız" diye seslenmişti. ABD Başkanı Donald Trump da bu hafta İsrail'i, Lübnan'da Hizbullah'a saldırırken orantısız güç kullanarak sivillerin ölümüne yol açmakla eleştirmişti. Trump'tan İsrail'e Lübnan eleştirisi: 'Her seferinde bir binayı havaya uçurmak zorunda değilsiniz' BBC'nin ABD Dışişleri Bakanlığı muhabiri Tom Bateman'a göre Trump böylece, İsrail'i kendisinden önceki tüm ABD başkanlarından daha fazla eleştirmiş oldu. Bateman'a göre Trump bu açıklamalarıyla İran ve Körfez ülkelerine, anlaşmaya sadık olduğu ve Lübnan'da ateşkes için çaba harcadığı mesajını da iletmek istiyor. BBC News Türkçe

İran neden İsrail'e saldırma riskini göze aldı? Haber

İran neden İsrail'e saldırma riskini göze aldı?

İlk bakışta, İran'ın Lübnan'daki İsrail saldırılarına verdiği yanıt, yıkıcı bir bölgesel savaşı yeniden alevlendirme tehdidi taşıyan pervasız bir eylem gibi görünebilir. Ancak yeni yöneticilerinin stratejik değişimini yansıtan daha agresif bir yaklaşımın parçası olarak, İran açısından bu saldırılar gerekliydi. Onlar için savaştan çıkarılan ders, güçlü bir yanıtın hayatta kalmalarını ve hatta daha güçlü rakiplerine karşı kozlar elde etmelerini sağladığıydı. Washington'daki Dawn Stratejik Çalışmalar Merkezi'nde İran uzmanı olan Omid Memarian, “İran güç göstermek ve gerilimi artırma kabiliyetine sahip olduğunu kanıtlamak istiyor” diyerek, “Gerekirse savaşı yeniden başlatmaya hazır oldukları mesajını veriyorlar” değerlendimesinde bulundu. Son on yıldır İran'ın eski Dini Lideri Ali Hamaney döneminde, ülke İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ni hedef almakta çok daha temkinli davrandı. İran, 2020'de ABD'nin en üst düzey askeri komutanlarından Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından Washington'a sınırlı yanıtlar vermekle yetinmişti. Yine geçen yıl Haziran ayındaki 12 günlük savaş sırasında verdiği yanıtı, tamamen Katar'daki tek bir ABD üssünü hedef alan saldırılarla sınırlandırmıştı. Son haftalarda İranlı yetkililer, ana müttefikleri olan Lübnanlı silahlı Hizbullah örgütüne yönelik İsrail saldırılarına büyük ölçüde tahammül ettiler. Tahran, saldırıları eleştirmekle yetindi ve Hizbullah'ın nisan ayında Washington ile vardığı bölgesel ateşkes anlaşmasına dahil edilmesi gerektiği konusunda uyardı. Ancak İsrail saldırıları Güney Lübnan ile sınırlı kaldığı sürece İran misilleme yapmadı. 7 Haziran'da yayınlanan bir videodan alınan fotoğraf karesinde, İran'ın İsrail'e doğru füzeler fırlattığı görülüyor (Reuters) İran, İsrail'in saldırılarını Hizbullah'ın kalesi olan Beyrut'un güney banliyösüne doğru genişletmesi durumunda bu hesapların değişeceği konusunda da uyarıda bulundu. İsrail de pazar günü tam olarak bunu yaptı. İran Dini Liderine danışmanlık yapan etkili bir organ olan Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı Sadık Laricani, “İran'ın Lübnan'ı savunmak için yaptığı saldırı sadece askeri bir yanıt değil, stratejik bir doktrinin resmi duyurusuydu” ifadesini kullandı. Laricani, “Direniş ekseninin herhangi bir bileşeni saldırıya uğrarsa, yanıt coğrafi sınırları aşacak ve bölgesel güç dengesini değiştirecektir” diyerek, Hizbullah da dahil olmak üzere müttefik silahlı örgütlerden oluşan bölgesel ağı tanımlamak için İran terimini kullandı. İran, bu hamlelerle bölgesel müttefiklerini savunma konusundaki kararlılığını göstermeyi amaçlıyor. Şarku’l Avsat için bu analizi kaleme alan Erika Solomon’a göre bu imaj, Tahran'ın 2024'te İsrail'in Hizbullah'ı ciddi şekilde zayıflatan ve Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın ölümüne yol açan saldırılarına yanıt vermekten kaçınmasıyla bir önceki liderlik döneminde zarar görmüştü. Şubat ayında başlatılan ve aralarında Hamaney'in de bulunduğu eski İran liderliğinin önemli bir bölümünün öldürülmesiyle sonuçlanan İran'a karşı ABD-İsrail savaşından bu yana, Tahran'daki yeni yöneticiler daha agresif davranmaya hazır olmalarını büyük bir başarı sayıyorlar. Analistler, bu daha agresif yaklaşımın İran'ın sadece Amerikan ve İsrail saldırılarına karşı koymasını değil, aynı zamanda rakiplerine ekonomik zarar vermesini ve dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz taşıma yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı kontrol ederek stratejik bir baskı kartı elde etmesini sağladığına inanıyorlar. İran'ın yeni liderleri ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın bu daha saldırgan stratejiye daha çok karşılık verdiğini gördüler. Nitekim geçen hafta İsrail'i Beyrut'a saldırmamaya ikna etti. Ardından, pazartesi günü, İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne yönelik saldırıları ve İran'ın yanıtının ardından, yine her iki tarafa da saldırıları durdurma çağrısında bulundu. Trump'ın açıklamalarının ardından, Devrim Muhafızları hemen saldırılarını durdurduğunu açıkladı, ancak İsrail'in güney Lübnan'a yönelik hava saldırılarına devam etmesi halinde -ki bu da neredeyse kesin görünüyor- saldırılara yeniden başlayabileceğini bildirdi. Memarian bu tür saldırıların, İran'a Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki ilişkiyi test etme fırsatı da verdiğine inanıyor. “İsrail ve Amerikan hedefleri arasında bir uçurum olduğunun farkındalar” diyen Memarian, “Trump'ı İsrail'i dizginlemeye zorlamak istiyorlar” yorumunda bulundu. Ancak Hizbullah'ı savunmak sadece bir test veya güç gösterisi ile ilgili değil. Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü'nde İranlı güvenlik uzmanı Hamid Rıza Azizi'ye göre, “Tahran, Hizbullah'ın son savaş sırasında kuzey İsrail'e saldırmaya devam etme kabiliyetini, İran'a, saldırılarını petrol zengini Körfez komşularına odaklama alanı sağlamak için gerekli görüyor.” Azizi, İsrail'in Hizbullah'ı daha da zayıflatmasına izin vermenin, Tahran'ın kaçınılmaz olarak gördüğü gelecekteki herhangi bir çatışmada İran için askerî açıdan maliyetli olacağını ifade etti. İran ayrıca, Washington ile çatışmayı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaya çalışırken, İsrail’in saldırılarda bulunmasını, Tahran'ın son savaş sırasında elde ettiği stratejik kazanımları sessizce zayıflatmayı amaçlayan bir ABD-İsrail stratejisinin parçası olarak gördüğü için yanıt vermeyi gerekli gördü. Haftalardır ABD güçleri, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere sessizce eşlik ediyor. Birçok analist bunu, ABD'nin küresel ekonomi üzerindeki baskıyı hafifletme ve aynı zamanda İran'ın gemilerine uyguladığı ablukayı sıkılaştırarak İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma çabası olarak tanımlıyor. Tahran, İsrail'in Hizbullah'ı zayıflatma çabalarının da bu stratejinin bir parçası olduğundan endişe ediyor. Azizi, İranlıların, ABD ve İsrail'in “ateşkesi, İran'ın bu savaş sırasında kazandığı etkiyi zayıflatacak şekilde sahadaki gerçekleri yeniden şekillendirmek için kullandığına” inandığını söyledi. İran'ın güçlü bir şekilde karşılık vermeye hazır olması, aynı zamanda Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanan ve bu sonbahardaki ara seçimler öncesinde derinleşen küresel ekonomik krizle karşı karşıya olan Trump'ın başka bir büyük ölçekli savaşa girmeyeceğine ne kadar inandığını da gösteriyor. Cenevre'deki Lisansüstü Enstitüsü'nde İran uzmanı olan Farzan Sabit, “Trump'ın savaşa gireceğini düşünmüyorlar” dedi. “Ama girse bile, işleri kontrol altına alabileceklerinden oldukça eminler” diye de ekledi. Şarku'l Avsat / Erika Solomon- Washington

İran, İsrail'e saldırıları durdurdu: 'Lübnan'a saldırırlarsa daha sert karşılık veririz' Haber

İran, İsrail'e saldırıları durdurdu: 'Lübnan'a saldırırlarsa daha sert karşılık veririz'

İran, Nisan ayında İsrail ve ABD ile yaptığı ateşkesten bu yana dün ilk kez İsrail'e yönelik başlattığı füze saldırılarını durdurduğunu açıkladı. İran'ın en üst düzey askeri komuta merkezi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı 8 Haziran'da yaptığı açıklamada "silahlı kuvvetlerin operasyonlarının durdurulduğunu" duyurdu. Ancak aynı açıklamada, İsrail saldırılarının "Güney Lübnan da dahil olmak üzere" devam etmesi halinde İran'ın "öncekinden daha sert ve güçlü" bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulunuldu. İran, İsrail'in Beyrut'un güneyine düzenlediği saldırıya yanıt olarak 7 Haziran'da operasyonlara başlamıştı. Tahran'ın saldırılarının ardından İsrail de İran'ın bazı bölgelerine hava saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump da İran'ın açıklamasından hemen önce her iki ülkeye "ateş etmeyi" durdurmalarını söylemişti. Trump daha sonraki bir paylaşımında da İsrail ve İran'ın "acil bir ateşkes sağlamaya çalıştığını" belirtti. İran'ın İsrail'in kuzeyine füze saldırısı düzenlemesinin ardından İsrail de İran'ın batı ve orta bölgelerine hava saldırıları düzenledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7 Haziran Pazar gecesi düzenlenen saldırının "bir hafta sürecek aralıksız saldırıların başlangıcı" olduğunu duyurdu. İran, İsrail'in Pazar günü Lübnan'ın Beyrut kentine hava saldırıları düzenlemesinin ardından saldırılarını başlattı. İsrail, hava savunma sistemlerinin füzeleri ülkenin kuzeyinde engellediğini ve herhangi bir yaralanma bildirilmediğini açıkladı. Pazartesi sabaha karşı ise İsrail ordusu İran'ın batı ve orta kısımlarında "askeri hedefleri" vurduğunu duyurdu. ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu arayacağını ve "saldırılara karşılık verilmemesini" isteyeceğini söylemişti. İran'ın saldırılarından önce Pazar günü erken saatlerde İsrail, Beyrut'un güneyinde Hizbullah hedeflerini vurduğunu söylemiş, bu saldırılar İran'dan karşılık tehditlerine yol açmıştı. İran Devrim Muhafızları'nın açıklamasında da İsrail'in "saldırgan eylemlerini" tekrarlaması halinde verilecek karşılıkların "daha geniş" olacağı ve bölgede "tüm" ABD ve İsrail hedeflerini kapsayacağı belirtildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pazar akşamki saldırıların başlamasından kısa süre sonra X platformunda İslam Cumhuriyeti ve Lübnan bayraklarının fotoğrafını paylaştı. İran Parlamentosu'nun üst düzey üyelerinden İbrahim Rızayi de Beyrut'taki saldırılara "acı verici ve kararlı bir karşılık" verileceğini söylemişti. İsrail ordusunun bir sözcüsü, İran'ın yeni saldırı dalgasının "ciddi bir hata" olduğunu söyledi. İsrail Hava Kuvvetleri, İsrail ordusunun "tehditleri sürekli olarak tespit etmeye ve engellemeye devam ettiğini" ekledi. BBC News / Londra'nın haberine göre, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İran'ın son saldırılarının ardından "Bu gece Tahran yanmalı" mesajını paylaştı. Kaynak, Wisam Hashlamoun / AA / Getty Images Trump: Netanyahu'nun başka seçeneği yok Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları hakkında bilgilendirildiğini BBC'ye doğruladı. Trump, İran'ın İsrail'e füze fırlatmasının ardından Tahran'ı müzakere masasına geri dönmeye çağırdı. Bir Fox News muhabiri Trump'ın şu sözlerini aktardı: "Füzelerinizi attınız. Bu yeter. Masaya geri dönün ve bir anlaşma yapın." Trump, Axios'a yaptığı açıklamada ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran füzelerine "karşılık vermemesini" söyleyeceğini belirtti. Axios'un aktardığına göre Trump, "İran'la nihai bir anlaşmaya çok yakınız. Bu iyi bir anlaşma olacak. Şu anda olanlar yüzünden bunun bozulmasını istemiyorum" dedi. Financial Times'a yaptığı açıklamada ise Trump, Netanyahu'nun ABD'nin İran ile yapacağı herhangi bir anlaşmayı kabul etmekten başka seçeneği olmayacağını söyledi. Trump, "Kararları ben veririm. Tüm kararları ben veririm. O [Netanyahu] değil" dedi.

REUTERS: Trump, İran'ın Beyrut saldırısına misilleme yapmasının ardından İsrail'i geri adım atmaya zorlayacağını söyledi. Haber

REUTERS: Trump, İran'ın Beyrut saldırısına misilleme yapmasının ardından İsrail'i geri adım atmaya zorlayacağını söyledi.

Trump, İran'ın füze fırlatmasının ardından, "Bu kesinlikle müzakerelere yardımcı olmayacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada, İran'ın Beyrut'un banliyölerine düzenlenen bir saldırıya misilleme olarak İsrail hedeflerine füze salvosu fırlatmasının ardından İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya misilleme yapmaması talimatını vereceğini söyledi . (Axios haber ajansı bildirdi.)İran uzun zamandır ABD ile yapılacak herhangi bir barış anlaşmasının , İsrail'in Mart ayında İran destekli Hizbullah savaşçılarını takip etmek için işgal ettiği Lübnan'da da ateşkesin sağlanmasına bağlı olacağını söylüyor. Hizbullah savaşçıları da Tahran'la dayanışma içinde sınır ötesine roket ve insansız hava araçlarıyla saldırmıştı. Ancak İsrail, ABD'nin geçen hafta Lübnan için ateşkes planını açıklamasından bu yana ilk kez Pazar günü Beyrut bölgesine hava saldırıları düzenledi.İran Devrim Muhafızları, Nasıra yakınlarındaki Ramat David hava üssünü hedef aldıklarını açıkladı. İsrail ordusu ise İran'dan fırlatılan füzeleri tespit ettiğini ve savunma sistemlerinin bunları engellediğini bildirdi.İsrailli bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, hafta sonunu New Jersey, Bedminster'deki golf kulübünde geçiren Trump ile Netanyahu yaklaşık yarım saat süren bir telefon görüşmesi yaptı; ancak daha fazla ayrıntı verilmedi. Beyaz Saray ve İsrail başbakanlık ofisi, yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. aha önce Trump, Axios haber kuruluşuna verdiği demeçte Netanyahu'ya misilleme yapmaması için baskı yapacağını söylemişti.Trump, “İsrail kendi saldırısını yaptı, İran da kendi saldırısını yaptı. Bir başkasına ihtiyacımız yok,” dedi. “İran ile nihai bir anlaşmaya çok yakınız. İyi bir anlaşma olacak. Şu anda yaşananlar yüzünden bunun suya düşmesini istemiyorum.”İran saldırısının ardından Reuters'e isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir İsrail kaynağı, İsrail'in misilleme yapacağını söyledi.Yerel saatle gece yarısından kısa bir süre sonra, İsrail ordusu, Genelkurmay Başkanı Eyyal Zamir'in şu ana kadar İran'a saldırma emri almadıklarını, ancak emir verildiği anda "kararlılıkla" bunu yapacaklarını söylediğini aktaran kısa bir açıklama yayınladı.ABD-İran görüşmelerinin savaşı durdurma amacıyla başlamasından bu yana İsrail, Lübnan'da Hizbullah ile olan çatışmada saldırılarına devam etti; İsrailli yetkililer bu çatışmanın İran ile yapılacak herhangi bir ateşkesle ayrı ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor. Tahran, ABD ile yapılacak bir barış anlaşmasının Lübnan'ı da içermesini talep ediyor ve İsrail'in oradaki saldırılarının görüşmeleri tehlikeye attığı konusunda uyarıda bulunuyor.Reklam · Devam etmek için aşağı kaydırınİran'ın baş barış müzakerecisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD üslerinin ve İsrail varlıklarının, "Lübnan'la ilgili anlaşmaların ihlali" de dahil olmak üzere düşmanca eylemler nedeniyle meşru hedefler olduğunu söyledi.Pazar gününden önce, İran, Nisan ayında başlayan geniş çaplı savaşta ateşkesin ardından İsrail'i hedef almamıştı, ancak Hizbullah bunu yapmıştı.10 maddeden 1.si: 7 Haziran 2026'da İsrail'in Aşkelon kentinden çekilen bu fotoğrafta, İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırısı sırasında gökyüzünü aydınlatan bir ışık çizgisi görülüyor. REUTERS/Amir Cohen[1/10] 7 Haziran 2026'da İsrail'in Aşkelon kentinden görüldüğü üzere, İran'dan İsrail'e yapılan füze saldırısı sırasında gökyüzünü aydınlatan bir ışık çizgisi. REUTERS/Amir Cohen Lisans Haklarını Satın Al, yeni sekmede açılırTrump, Washington ve Tahran'ın savaşı sona erdirmek konusunda bir anlaşmaya yakın oldukları konusunda defalarca ısrar etti.Trump, çatışmanın 100. gününü anmak için Pazar günü yayınlanan önceden kaydedilmiş bir röportajda NBC News'in "Meet the Press" programına, "Anlaşmaya çok yakınız, yoksa onları yerle bir edeceğim" dedi. TRUMP LÜBNAN'A SALDIRI İSTEMİYOR Trump, İran'la barış anlaşmasına zemin hazırlamak için İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını durdurması yönünde baskı yaptı ve geçen hafta yaptığı telefon görüşmesinde Netanyahu'ya küfürler savurdu. Bu görüşmenin ardından Netanyahu, Beyrut'a yönelik saldırı planlarından vazgeçmiş gibi göründü.Ancak İsrail, binlerce insanın ölümüne ve yüz binlerce insanın evlerinden sürülmesine neden olan Lübnan harekatını hiçbir zaman tamamen durdurmadı. Ateşkes görüşmelerine katılmayan Hizbullah da saldırılarına devam etti ve İsrail saldırılarını durdurup Lübnan'dan çekilmedikçe silahlarını bırakmayacağını söyledi.Netanyahu, İsrail'in Pazar günü Beyrut'un güney eteklerinde, uzun süredir Hizbullah'ın kalesi olan Dahiye bölgesine düzenlediği saldırıların, Hizbullah'ın İsrail'e ateş açmasına karşılık olarak emredildiğini söyledi.ABD ve İsrail'in Nisan ayı başlarında İran'a yönelik saldırılarını durdurmasından bu yana, daha geniş çaplı savaş çıkmaza girdi; Tahran ise Orta Doğu petrolünün ana geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı'ndan geçen çoğu gemi trafiğini bloke etti. Washington da İran limanlarına kendi ablukasını uyguladı. Washington ve Tahran, boğazı yeniden açacak bir ön anlaşmaya yakın olduklarını söyleseler de, karşılıklı saldırılar düzenlemeye devam ettiler ve son günlerdeki tırmanışlar, ABD üslerine ev sahipliği yapan yakındaki Arap devletlerine yönelik saldırıları da içerdi.Trump, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemesi gerektiğini söyledi ve 2015'te dönemin Başkanı Barack Obama ile yapılan ve Trump'ın daha sonra reddettiği anlaşmadan daha sert şartlar sunması için baskı altında.Tahran'ın talepleri arasında ABD ve uluslararası yaptırımların kaldırılması, boğaz üzerindeki etkisinin tanınması ve dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığın serbest bırakılması yer alıyor.Reuters'e Cumartesi günü konuşan ve ABD planlarına aşina bir kaynak, Washington'un İran'ın verdiği zararı onarmak için İran'ın varlıklarını Körfez komşularının kullanımına sunabileceğini söyledi.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi Pazar günü yaptığı açıklamada, İran varlıklarının bu şekilde başka amaçlara yönlendirilmesinin yasa dışı olacağını ve Tahran'ın buna karşılık önlemler alacağını söyledi.Netanyahu, geçen hafta bu yılki ulusal seçimler öncesinde Lübnan'da ilan edilen yeni ateşkes nedeniyle siyasi rakipleri tarafından eleştirildi . Reuters bürolarının haberleri; Peter Graff ve Kristina Cooke tarafından yazıldı; William Maclean, Mark Potter, Nick Zieminski ve Paul Simao tarafından düzenlendi. New Jersey, (Reuters)

İran'dan, ABD saldırılarına misilleme: Vurulan Kuveyt havalimanında en az bir ölü 60'tan fazla yaralı.. Haber

İran'dan, ABD saldırılarına misilleme: Vurulan Kuveyt havalimanında en az bir ölü 60'tan fazla yaralı..

İran'ın Kuveyt'teki uluslararası havaalanına düzenlediği insansız hava aracı saldırılarında en az bir kişi öldü, 60'tan fazla kişi ise yaralandı. Kuveyt Savunma Bakanlığı sözcüsü 3 Haziran'daki saldırıyla İran'ın suç işlediğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı da diplomatik misyonlarda hasar meydana geldiğini bildirdi. Devrim Muhafızları Kuveyt'teki saldırıların sorumluluğunu üstlendi. ABD'nin bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası'na yönelik saldırılarına misilleme olduğu açıklandı. Tahran ayrıca Körfez'deki ABD üslerine de saldırı yapıldığını duyurdu. Kuveyt havaalanına düzenlenen İran saldırısında hayatını kaybeden kişinin Hindistan vatandaşı olduğu kaydedildi. Devrim Muhafızları, "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin bozulmasının, saldırgan ABD ordusu için ağır bir bedeli olacağı" tehdidinde bulundu. İran, daha önce de ABD'nin saldırılarına karşılık olarak askeri üslerinin bulunduğu Bahreyn ve Kuveyt'teki hedeflere defalarca saldırdı. Tahran yönetiminin misillemesi, ABD ordusunun, İran'a "savunma amaçlı" saldırılar düzenlendiğini duyurması sonrası yapıldı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'na yapılan saldırıların "İran'ın Ortadoğu genelindeki saldırı girişimlerine yanıt" olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Fotoğraf Kaynak, Reuters Fotoğraf altı yazısı,Kuveyt, uluslararası havalimanının İran İHA'larıyla vurulduğunu duyurdu CENTCOM, ABD'nin 13 Nisan'da başlayan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını ihlal eden ve İran'a doğru seyreden yüksüz bir petrol tankerini vurduğunu ve etkisiz hale getirdiğini açıklamıştı. Abluka yürürlüğe girdiğinden beri toplamda altı ticari geminin etkisiz hale getirildiğini ve 122 geminin de yönünün değiştirildiğini kaydetti. 'İran gerçekten bir anlaşma istiyor' ABD Başkanı Donald Trump bu hafta kendisini eleştirenlere "arkalarına yaslanıp rahatlasınlar" demiş ve İran'ın "gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini ve bunun ABD için iyi bir anlaşma olacağını" söylemişti. Bu açıklamalar, ABD medyasının Trump'ın potansiyel bir barış anlaşmasının şartlarında değişiklikler talep ettiğini bildirmesinin ardından geldi. BBC'nin ABD'deki haber ortağı CBS News'in bildirdiğine göre, değişiklikler Hürmüz Boğazı ve İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasıyla ilgili. Pazartesi günü İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Washington'un "sürekli görüşlerini değiştirdiğini ve yeni veya çelişkili taleplerde bulunduğunu" söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 1 Haziran'da paylaştığı sosyal medya mesajında, İran ile ABD arasında imzalanan 8 Nisan ateşkesinin "Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde geçerli" bir ateşkes niteliğinde olduğunu vurguladı. Kaynak,Getty Images Fotoğraf altı yazısı,Bir aydan uzun süredir kesintili devam eden görüşmelere rağmen, savaşı kesin olarak sona erdirecek bir anlaşma şimdiye kadar sağlanamadı İran ve ABD, birbirini kırılgan ateşkesi ihlal etmekle suçlamaya devam ediyor. 27 Mayıs Çarşamba günü İran devlet medyası, iki ülke arasında 14 maddelik bir mutabakat zaptı taslağı olduğunu belirttikleri metnin bazı unsurlarını yayımladı. Haberde, Washington'ın İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması, ABD güçlerinin "İran'ın çevresinden" çekilmesi ve Hürmüz Boğazı'ndan askeri olmayan trafiğin, İran ve Umman'ın gemi yönetimi ve yönlendirmesini kontrol etmesiyle yeniden başlaması yer aldı. Beyaz Saray söz konusu mutabakat taslağını "tamamen uydurma" olarak nitelendirdi. BBC'nin sorularını yanıtlayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la anlaşmaya çok yakın olduklarını fakat birkaç madde üzerinde daha uzlaşılması gerektiğini söylemişti. 28 Mayıs'ta gazetecilere yaptığı açıklamada Vance, müzakerecilerin "uranyum zenginleştirme meselesi" de dahil olmak üzere anlaşma metninde "birkaç nokta üzerinde gidip geldiğini" söyledi. "Henüz o noktaya gelmedik, ancak çok yaklaştık ve bu konuda çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Dünyadaki sıvılaştırılmış doğalgaz ve petrolün beşte biri normalde Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve boğazın kapanması küresel yakıt ticaretini etkiledi. 8 Nisan'da yürürlüğe giren ilk ateşkesten bu yana Trump, iki tarafın anlaşmaya yakın olduğunu ve müzakerelerin ilerlediğini defalarca söylese de şu ana kadar somut bir sonuç elde edilemedi. ABD, uzun süredir İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretimini durdurmasını ve teorik olarak nükleer silah yapımında kullanılabilecek mevcut stoklarını imha etmesini talep ediyor. İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor ve nükleer silah geliştirmeye çalıştığına dair iddiaları reddediyor. BBC Türkçe

Pakistan’dan Tahran-Washington hattında yeni arabuluculuk hamlesi… Rubio’dan temkinli mesaj: İran’la somut anlaşma yok Haber

Pakistan’dan Tahran-Washington hattında yeni arabuluculuk hamlesi… Rubio’dan temkinli mesaj: İran’la somut anlaşma yok

Ortadoğu, yoğun diplomatik girişimlerle hayati deniz geçiş noktalarındaki hızlı askeri tırmanışın iç içe geçtiği son derece hassas bir stratejik dönemeçte bulunuyor. Bu çerçevede gözler, üst düzey bir arabuluculuk görevi kapsamında Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı’nı ağırlayan Tahran’a çevrildi. Söz konusu girişim, Tahran ile Washington arasında kapalı iletişim kanallarını yeniden açmayı ve mevcut krizi yatıştırmak amacıyla tarafların pozisyonlarını yakınlaştırmayı hedefliyor. Ancak bölgesel diplomatik çabalar, ABD tarafındaki “temkinli yaklaşım” nedeniyle zorluklarla karşılaşıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ikili görüşmelerin henüz olgunlaşmadığını ve taraflar arasında somut bir anlaşma formülasyonuna ulaşılmadığını belirterek beklentileri düşürdü. Bölgedeki diğer gelişmelerde ise deniz güvenliği kaynaklı gerilim belirgin biçimde yükseliyor. İran, Hürmüz Boğazı’ndan yoğun gemi geçişlerinin, İran Devrim Muhafızları’nın doğrudan koordinasyonu ve gözetimi altında gerçekleştiğini açıkladı. Tahran’ın bu hamlesi yalnızca Körfez bölgesiyle sınırlı kalmadı; İran tarafı, askeri caydırıcılık alanını genişletme ve Babülmendep Boğazı’ndaki deniz trafiğini hedef alma tehdidinde de bulundu. Bu açıklamalar uluslararası çapta geniş endişe yaratırken, Avrupa başkentleri deniz ticaret yollarının güvenliğini koruma konusundaki kararlılıklarını yineledi. Son gelişmelerin ardından bazı Avrupa ülkeleri, küresel ticaret akışının sürdürülmesini sağlamak amacıyla Hürmüz çevresine askeri takviye gönderme hazırlıklarına başladı. Pakistanlı güvenlik kaynağının Axios’a verdiği bilgilere göre: • Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asim Munir, ABD ile İran’ın savaşı sona erdirmesi konusunda anlaşmaya varılmasına yönelik girişimler kapsamında bugün Tahran’a gidiyor. • Arabulucular, Washington ile Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakatı içeren bir “niyet mektubuna” son şeklini vermeye çalışıyor. • Ancak İran’ın böyle bir belgeyi imzalamayı kabul edip etmeyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Şarku'l Avsat, Axios

İran, Batı’ya karşı yeni koz olarak Hürmüz internet kablolarından ücret almayı planlıyor Haber

İran, Batı’ya karşı yeni koz olarak Hürmüz internet kablolarından ücret almayı planlıyor

İran Devrim Muhafızları'na (DMO) bağlı medya, su yolu üzerindeki egemenlik iddialarını gerekçe göstererek Tahran'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçen denizaltı kablolarına ücret uygulamaya ve küresel veri trafiğini izlemeye çağırdı. İran Devrim Muhafızları bağlantılı medya kuruluşları, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen denizaltı fiber optik kablolara ücret uygulamasını savunuyor. Bu yayınlara göre, su yolunun küresel dijital altyapıdaki rolü İran’a milyarlarca dolar gelir sağlayabilir ve Batı’ya karşı yeni bir baskı aracı sunabilir. Devrim Muhafızları ile bağlantılı Tasnim Haber Ajansı, İran’ın kabloların sahibi ve işletmecisi olan uluslararası konsorsiyumlardan geçiş ücreti almasını, bakım hizmetleri sunmasını ve Google, Meta, Microsoft ve Amazon dahil şirketlerin İran düzenlemeleri kapsamında faaliyet göstermesini şart koşmasını önerdi. İran Meclisi Sanayi Komisyonu üyesi Mostafa Taheri, geçiş ücretlerinden elde edilebilecek potansiyel gelirin 15 milyar dolara kadar çıkabileceğini söyledi. Tasnim ve Devrim Muhafızları bağlantılı Fars Haber Ajansı ise daha da ileri giderek İran’ın kablolar üzerinden akan veri trafiğini izleyebileceğini öne sürdü. Bu altyapı; bulut hizmetleri, SWIFT dahil finansal mesajlaşma sistemleri ve küresel internet trafiğinin büyük bir bölümünü taşıyor. Tasnim, Körfez ülkelerine hizmet veren en az yedi büyük iletişim kablosunun boğazdan geçtiğini iddia etti. Bunlar arasında Asya, Avrupa ve Orta Doğu’daki veri merkezlerini birbirine bağlayan FALCON, GBI ve Gulf-TGN sistemleri de bulunuyor. Bu tür önerilerin yasal dayanağı zayıf. İranlı yayın organları BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne atıfta bulunarak boğazın dar coğrafyasının deniz tabanını İran ve Umman'ın yetki alanına soktuğunu savunuyor. Ancak BMDHS, uluslararası seyrüsefer ve iletişimin kesintisiz akışını koruyan bir transit geçiş ilkesi içeriyor. İran UNCLOS'u imzalamış ancak hiçbir zaman onaylamamıştır. Denizaltı kabloları uluslararası konsorsiyumlara aittir ve bu kablolara ücret uygulanması ya da denetlenmesi yönündeki herhangi bir girişim ani uluslararası hukuki ve siyasi dirençle karşılaşabilir. Devlet kontrolünün aracı Bu öneriler, boşlukta ortaya çıkmış değil. Tahran, ABD ve İsrail’e karşı savaşın şubat ayında başlamasından önce de ülke genelindeki protestolara yönelik baskının bir parçası olarak kendi halkının küresel internete erişimini kısıtlıyordu. NetBlocks, bu hafta internet kesintisinin 76. gününe girdiğini, hükümet destekli erişim modellerinin ise açık bağlantı yerine gözetim, yolsuzluk ve dolandırıcılık ürettiğini bildirdi. İran İletişim Bakanı, nisan ayında yaklaşık 10 milyon kişinin geçimini sürdürebilmek için istikrarlı dijital erişime ihtiyaç duyduğunu ve kesintinin işletmelere günde 600 milyar tümen maliyet yarattığını kabul etti. Kablo ücreti önerileri de dijital altyapının bir devlet kontrolü aracı olarak görülmesi yönündeki aynı yaklaşımın devamı niteliğinde. İran ile Umman’ı ayıran Hürmüz Boğazı, en dar noktasında yaklaşık 22 kilometre genişliğinde. Normal koşullarda dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık beşte biri buradan geçiyor. Related İngiltere denizcilik kurumu, BAE açıklarında alıkonulan bir geminin İran’a doğru yöneldiğini raporladıİran, ABD’nin Hürmüz Boğazı çağrısına karşı çıktı, Trump altyapı saldırısı tehdidini yineledi İran, savaşın başlamasıyla birlikte boğazı ticari gemi trafiğine fiilen kapatmış, enerji fiyatları hızla yükselmişti. ABD Donanması ise 13 Nisan’da İran limanlarına yönelik kendi ablukasını uygulamaya koydu. 8 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan ateşkes ise kırılganlığını koruyor. Trump, bu hafta ateşkesin sürme ihtimalini "yüzde bir," olarak tanımladı. Euronews, Tasnim, Pars haber ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.