Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cumhuriyet

bursaarena.com.tr - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa’nın kurtuluşunun 104’üncü yılı törenle kutlandı Haber

Manisa’nın kurtuluşunun 104’üncü yılı törenle kutlandı

Manisa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle gurur ve coşkuyla kutlandı. Manisa'daki kutlama programı, Atatürk ve Milli Egemenlik Anıtı’na çelenklerin sunulmasıyla başladı. Törene Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, milletvekilleri, il protokolü, belediye başkanları, üniversite yöneticileri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programda sırasıyla Manisa Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı çelenkleri anıta sunuldu. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Öğrencilerin okuduğu şiirler ve halk oyunları ekiplerinin gösterileri de törene renk kattı. BAŞKAN DUTLULU: “BU ŞEHİR BİZE EMANET” Törende konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümünü büyük bir gururla kutladıklarını belirterek, “Dedelerimizin canları pahasına bizlere emanet ettiği bu güzel şehri, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında çok daha ileriye taşımak bizim boynumuzun borcudur” dedi. Manisa’nın köklü tarihine dikkat çeken Dutlulu, şehrin hem Şehzadeler kenti hem de Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün kenti olduğunu vurguladı. “BU MİLLET ESARETİ ASLA KABUL ETMEDİ” 15 Mayıs 1919’da başlayan işgalin Manisa’da büyük acılara yol açtığını belirten Dutlulu, evlerin yakıldığını, camilerin yıkıldığını, bağ ve bahçelerin küle döndüğünü ifade etti. Ancak Manisalının bağımsızlık iradesinden vazgeçmediğini söyleyen Dutlulu, Türk ordusunun Büyük Taarruz’un ardından 8 Eylül 1922 sabahı Manisa’ya girişini de anlattı. Dutlulu, “8 Eylül, Manisa’nın küllerinden yeniden doğduğu gündür” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Usta oyuncu Altan Erkekli Osmangazi’de “Bir Memleket Hikayesi” anlattı Haber

Usta oyuncu Altan Erkekli Osmangazi’de “Bir Memleket Hikayesi” anlattı

Osmangazi Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü, usta oyuncu Altan Erkekli’nin anlatımı, solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş’ın güçlü sesleriyle sahnelenen “Bir Memleket Hikayesi” gösterisiyle coşkuyla kutladı. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 26 Ağustos 1922’de başlattığı Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlanmasıyla büyük bir başarıya ulaştı. Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Osmangazi Belediyesi tarafından Ördekli Kültür Merkezi’nde “Bir Memleket Hikayesi” programı düzenlendi. Programda usta oyuncu Altan Erkekli, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ve Kurtuluş Savaşı’nın destansı hikayesini etkileyici anlatımıyla izleyicilere aktardı. Erkekli’nin anlatımına, solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş, Anadolu’nun eşsiz türküleriyle eşlik etti. DUYGU DOLU ANLAR Milli Mücadele ruhunun, bağımsızlık tutkusunun ve vatan sevgisinin güçlü bir anlatımla sahneye taşındığı gösteri, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gösteriyi büyük bir ilgiyle takip eden katılımcılar, ellerindeki Türk bayraklarıyla türkülere eşlik ederken, sanatçıları alkışlarıyla destekledi. “Bir Memleket Hikayesi”, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu ve milli mücadele ruhunu izleyicilere bir kez daha yaşattı. “MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZİ UNUTMAMAK VE UNUTTURMAMAK GEREKİYOR” Manevi atmosferi bir kez daha yaşadıklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bugün bu programları gerçekleştirebiliyorsak, özgür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyorsak, bunu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarına ve aziz şehitlerimize borçluyuz. Onları bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Onlar, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek bu toprakların yeniden bizim yurdumuz olarak kalmasını sağladılar. Bu bayramları kutlarken milli ve manevi değerlerimizi unutmamak ve unutturmamak gerekiyor. Bu akşam Sayın Altan Erkekli ve değerli sanatçılarımızla birlikte bu manevi atmosferi hep birlikte yaşadık. Bağımsızlığımızın sembolü olan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun” şeklinde konuştu. “KURTULUŞ SAVAŞI’NI DEFALARCA HİSSEDEREK VE YAŞAYARAK ANLATACAĞIZ” Bu toprakların ilelebet Cumhuriyet ile payidar kalması için çalışacaklarını belirten usta oyuncu Altan Erkekli ise, “104 yıl önceki kahramanların bize bu Cumhuriyet’i nasıl emanet ettiklerini bir kez daha hatırlayarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, bu ülke için canını feda edenlerin ruhlarını bir kez daha saygıyla anıyoruz. Bizden sonraki kuşaklara, tarihimizin unutulmayacak, bütün dünyaya örnek olmuş bu Kurtuluş Savaşı’nı defalarca hissederek ve yaşayarak anlatacağız. Biz, bu Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması adına, yavrularımıza bize emanet edilen ülkeyi barış içinde bırakmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ duygusuyla hareket edip, bu toprakların ilelebet Cumhuriyet ile payidar kalması için çalışacağız. Onun için bu anmalar çok anlamlı oluyor. Osmangazi Belediyesi’nin bu anlamlı organizasyonunda bulunduğum için tüm emeği geçenlere, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere, sonsuz teşekkür ve minnetlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı. “KAHRAMANLARIMIZI TÜRKÜLERLE YAD ETTİK” 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutladıklarını söyleyen solist Tuncay Kemertaş da, “Osmangazi Belediyesi’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği programda, türküler ve 30 Ağustos’un ruhuna uygun anlatımlarla başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, şehitlerimizi, gazilerimizi ve tüm kahramanlarımızı yad ettik. Usta oyuncu Altan Erkekli’nin anlatımı, Adile Kurt Karatepe ile söylediğimiz türkülerle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutladık” diye konuştu. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, günün anısına usta oyuncu Altan Erkekli ile solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş’a çiçek ve plaket takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos mesajı: Türkiye’yi kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos mesajı: Türkiye’yi kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünde yayımladığı mesajda, Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde hedeflerine ilerlediğini vurguladı. Erdoğan, “Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe Türkiye’yi ve Türk milletini kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecektir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünün gururla idrak edildiğini belirten Erdoğan, başta Türk milleti olmak üzere Kıbrıs Türk halkının ve yurt dışında yaşayan vatandaşların bayramını kutladı. 30 Ağustos Zaferi’nin, Türk milletinin esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiğini ifade eden Erdoğan, zaferin Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yolu açtığını ve Anadolu’ya yönelik emperyalist kuşatmanın kırılmasına vesile olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 104 yıl önce imkânsızlıklara rağmen gösterilen azim, cesaret ve kararlılığın bugün de Türkiye’nin en güçlü motivasyon kaynaklarından biri olduğunu belirterek, Türkiye’nin enerji, savunma sanayii, bilim, teknoloji ve dış politika başta olmak üzere birçok alanda hedeflerine emin adımlarla ilerlediğini ifade etti. Dünyada savaş, çatışma ve siyasi belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin ilkeli ve insani değerleri merkeze alan politikalarıyla öne çıktığını vurgulayan Erdoğan, “Zulüm kimden gelirse gelsin engel olmaya, mazlum kim olursa olsun sahip çıkmaya çalışan bir Türkiye vardır” dedi. Erdoğan, istikrarsızlıktan beslenenlerin kışkırtma ve provokasyonlarına rağmen Türkiye’nin haktan, hukuktan, adaletten, barıştan ve istikrardan yana durmaya devam edeceğini belirtti. Mesajının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle yad eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere ise şükranlarını sundu.

Dervişoğlu, “İhanete karşı bayrak açıyorum" mitinginde konuştu: Bizim için bu teröre af yasasıdır, tsunaminin ilk dalgasıdır Haber

Dervişoğlu, “İhanete karşı bayrak açıyorum" mitinginde konuştu: Bizim için bu teröre af yasasıdır, tsunaminin ilk dalgasıdır

İyi Parti’nin Balıkesir’de düzenlediği “İhanete karşı bayrak açıyorum” mitinginde konuşan İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Bizim için, bu teröriste af yasasıdır. Tsunaminin ilk dalgasıdır” dedi. Çerçeve Yasa olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM’de kabul edilmesinin ardından İyi Parti Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı'nda “İhanete karşı bayrak açıyorum” mitingi düzenledi. Mitingden saatler önce alan dolmaya başlarken Dervişoğlu’nun sahneye çıkması öncesinde şehitlerin isimleri sayıldı ve "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganı atıldı. Mitingde ayrıca partinin Balıkesir milletvekilleri Burak Dalgın ve Turhan Çömez'in Çerçeve Yasa'ya ilişkin yaptığı vatandaş röportajlarının video gösterimi yapıldı. Dervişoğlu sahneye çıktığında ilk olarak Türk Bayrağını göndere çekti ve ardından İstiklal Marşı okundu. Mitinge katılan vatandaşlar ise İstiklal Marşı’ndan sonra “İktidara doğru Dervişoğlu” sloganı attılar. Mitingde konuşan Dervişoğlu, iktidara seslenirken Çerçeve Yasa’ya karşı mücadelelerini büyütecekleri mesajını verdi. "Kayyım herkesin başındadır" Dervişoğlu konuşmasında şunları söyledi: “Bütün bunlar eş zamanlıdır ve ortak amaçlıdır. Kısaca kayyım hepimizin başındadır. Bu sadece bir aritmetik hesabından ibaret değildir. Belediye başkanlarının ‘ya rozet ya Silivri’ kumpaslarıyla Erdoğan’ın elini öpüp hizmete devam diyebildiği yüzsüzlük de sadece korkudan değildir. Bu şahıs rejiminden, şahıs devletine geçişin girizgahıdır. Bu sorun, hepimizin ortak sorunudur. Ortada apaçık duran bir şey var: Tüm Türkiye’yi, tüm siyaseti tutsak almış, yedi kollu canavar gibi saran bir sistemden söz ediyorum. O sistemin merkezi Beştepe sarayıdır. Mesele ne İyi Parti ne de başka partiler meselesidir. Erdoğan ve avanesi; bu ülkeden, ulu bir orman değil, ot bitmeyen verimsiz bir “geren” çıkarmak istiyor. O yüzden her şeyi, her birimizi kırmayı, birbirinden koparmayı, olan her şeyi yıkmayı, parçalamayı, bölmeyi kendilerine bir görev addediyorlar. Siyasi partileri anlamsız, Meclis’i de gereksiz kılarak, milletin, kurallara ve kurumlara güvenini tamamen yok etmek istiyorlar. Türk milletini siyasetten uzaklaştırmak istiyorlar. Milleti siyasetten soğutmak, sandığa küstürmek istiyorlar. Takım elbiseli bir dikta rejimi, ABD Büyükelçisinin tavsiye ettiği şekliyle ‘Müşfik bir monarşi’ kurmaya çalışmanın aşamalarıdır bunlar. Bizi mecbur kılmak istedikleri şey budur. "Bilsinler ki, bizim kalemiz Anadolu kalesidir" Felaket senaryosu mudur bu? Gelmekte olan acı gerçektir! Bile bile felaketi beklemek, felaketi büyütmekten başka bir işe yaramaz. Kula minnet eylemeyenleri silip atmak istiyorlar bu vatandan. Onlar bitirmeye çalışmadan, biz onun bitmeyeceğini göstermeliyiz. Bilsinler ki, bizim kalemiz Anadolu kalesidir. İyi Parti, Türk’ün milli devlet düsturunun yıkılmaz son kalesidir. "Kimse mecbur kalmayacak" Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Onlar nasıl Türk milletini yıkamadıysa, sen de bu kaleyi yıkamazsın. Bu kalenin taşlarında kazılı sözler vardır, sen bu kaleyi yıkamazsın Recep Tayyip Erdoğan! Sana ‘Hayır’ dediğimiz için, ihanete baş eğmediğimiz için sen bizi cezalandırıyorsun ya, bizi azaltmaz! Senin hanedan planına itiraz ettiğimiz için, bize fatura kesiyorsun ya... Hepsi vız gelir, tırıs gider! Bu siyasi namus bataklığında, sen yaşayacaksın. Sen ne yaparsan yap, kimse sana mecbur olmayacak, Bu millet sana mecbur kalmayacak. Türk milleti ebediyen yaşayacak! "Türk milletinin infazıdır" Türk milleti, İmralı’nın dileklerine, iktidarın açık pazarlıklarına, Kandil’in gediklilerine ses etmeyecekmiş. Hapishanelerden, terör kamplarından, Avrupa’dan gelecek 9 bin teröristin, zehir tacirinin elini kolunu sallayarak dolaşmasını izleyecekmiş. Şehirlerimizde, sokaklarımızda, çarşılarımızda; mafyası, çetesi, karteli azmış gibi milletin başına yeni belalar musallat edecekler, 50 yıl silahla başaramadıklarını, siyasetle yapmalarına izin veren bu yasaya karşı, bizler dilimize dikkat edecekmişiz. Kürt kardeşimi, PKK ile eşitleme formülünü, demokrasi diye kutsayacakmışız, kardeşle kardeşin arasına duvarlar koyacakmışız, Öcalan’ın kayyım memurluğuna minnettar olacakmışız. Çıkartılan, af değilmiş, infazmış! Eğer infazsa, Türk milletinin infazıdır, Cumhuriyet’in infazıdır. Katlidir, yok edilmesidir! Çünkü hiçbir iktidarın milletin tamamına gözünü kırpmadan silah sıkmışlara, millet ve devlet düşmanlarına hak ve hukuk bahşetmeye hakkı yoktur. Kimsenin buna hakkı yoktur! "Bir kere mert olun" Bu kalkışma, ancak Yassıada kararları kadar meşrudur, 12 Eylül kadar yasaldır, 28 Şubat kadar demokrattır. Kurullar olacakmış, TBMM izleyecekmiş! Kaç kişi yararlanacak sen onu söyle! Şeytan alemine açtığınız bu kapıdan, kaç zebani geçecekmiş sen onu anlat, palavrayı bırak. Bir kere de bu millete doğru söyleyin, Bir kere de mert olun, Çıkın, ‘Ben bu memleketin evlatlarının insanca yaşamasına düşmanım’ deyin! Çünkü onlar, çoğunluk, biz azınlıkmışız. Onlar Meclis’te 467, bizse azmışız. Söyle Balıkesir, Beştepe’den duyulsun.” Dervişoğlu’nun sözlerinin ardından mitinge katılan binlerce vatandaş, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları attılar. Vatandaşları mücadeleye davet eden Dervişoğlu, “Mesele; karamsarlığa asla kapılmamak, riyakarlığı bünyede barındırmamak, doğru bildiğinden asla şaşmamak, hakkından asla vazgeçmemek, kendi şerefini hiçbir şerefsize çiğnetmemektir. Milli şerefi asla ayaklar altına vermemektir. Biliyoruz ve eminiz ki; ellerinde ve yüreğinde Türk milletinin sancağını asırlardır taşıyan bir tekimiz de kalsak, bizi yenemezler. Biz başkaları gibi kazanmak için değil, başarmak için yola çıkanlarız. Biz teksek de bir kişi değiliz, Biz sadece biriz. Sayınız yetti, elleriniz ihanete kalktı, teklif kanunlaştı. Ama bilin ki hiçbir çoğunluk, yanlışı doğruya, haksızlığı hakka çeviremez. Tarihin hükmünü yazamaz ve silemez” dedi. "Yalan bunların ağzında yapmanın ötesinde 66 katlı rezidans yapmış" Geçtiğimiz günlerde 25. yılını kutlayan AKP’nin 25 yıl karnesini de çıkaran Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Hani yalan ağızlarına yuva yapmış derler ya, bunlarınkine yuva yapmamış. Yalan bunların ağzında yapmanın ötesinde 66 katlı rezidans yapmış. 25 yıldır sayılara takla attırmaktan, uydurma masallarla tarihimizi kirletmekten başka, her kavşakta ortak değiştirip her musibette, 40 tas su dökülmekten başka bir şey yapmadılar. Yapmadıklarına ‘Yaptık’ deyip sebep olduklarını inkâr etmekten başka bir şey yapmadılar. Şimdi iktidarlarının 25’inci yılını kutluyorlar. Salonları süslemiş, ışıkları yakmış, şakşakçılarını toplamışlar. Bir de milletin karşısına geçip, çeyrek asırlık hikâyelerini anlatıyorlar. "‘25 yıllık destan’ bu işte" 1 Mart tezkeresiyle çıktılar yola. Amerikan askerlerini Türkiye’ye sokmaya kalktılar, Kıbrıs’ı iktidarlarının diyeti olarak vermeye kalktılar. Büyük Ortadoğu Projesinde, eş başkanlıklarını meydanlarda haykırdılar. İktidara gelirken aldıkları millet mührünü, daha ilk günden bir balyozla değiş tokuş ettiler. 25 yıldır ellerinde aynı balyoz var. Cumhuriyetimize, milli devletimize vurdukça vuruyorlar. O balyozun etikertinde ‘İsrail’de tasarlanmıştır. Amerika’da üretilmiştir. İngiltere’den ithal edilmiştir’ yazıyor. 25 yıldır bu Cumhuriyet o balyozla sarsılıyor. Hürriyetlerimiz tırpan yiyor, hukukumuz hızara veriliyor, refahımıza kıran giriyor, mutluluğumuz kıyıma uğratılıyor, huzurumuz her gün biçiliyor. Alın terimiz yağmalanıyor, geleceğimize ipotek koyuluyor. ‘25 yıllık destan’ bu işte. Dünya 7 dolara et yerken Türk milletine 21 dolara et yedirmek mi başarı? Enerji fiyatı, Avrupa’da üç yılda yüzde 7 artarken, bu milletin faturasını yüzde 277 artırmak mı başarı? Milyonlarca insanı işsizliğe ve umutsuzluğa mahkûm etmek mi başarı? Sizin başarı dediğiniz şey, baştan sona milli felaket! "ABD var, İŞİD yoksa PYD var, şimdi de PKK var" 25 yılda en çok büyüyen grafik, fabrikalar değil cezaevleri oldu. Suçlar büyüdükçe, cezalar küçüldü. Suçlulara cüret verildikçe, masumlar sindiler. Refahı değil sefaleti büyüttünüz. Millete taksitle yağ ve bulgur aldıran başarı. 44 milyonu krediyle yaşatan başarı. 6,5 milyon ev genci yaratan başarı! Emeklinin ömrünü yediniz, hala başarıdan bahsediyorsunuz. Gencin hayallerini yıktınız, hala başarıdan bahsediyorsunuz. İşçinin emeğine kibrit suyu döktünüz. Utanmıyor musunuz! Çalışanın yarısını asgari ücrete sıkıştırıp, o ücreti de açlık sınırının altına gömdünüz. Budur 25 yıllık destan. O çaldırdığınız Mehteran marşı var ya o marşla sizi uğurlayacağız. Çeyrek asır önce icazet aldığınız, Türkiye’nin iradesini dışarıdaki projelere bağlayan siyasetiniz neyse, bugün Türk milletinin iradesini İmralı’daki terör hükümlüsünün hesabına bağlayan siyasetiniz neyse, Netanyahu ile “düşmancılık” oynayan riyakarlığınız odur. Bu milleti boş yere kandırmayın. İngiltere ile borsa oynayan faizciliğiniz odur. Trump ile ‘emret komutanım’ oynayan gurursuzluğunuz odur. Bütün bunların hesabını sormaya geleceğiz. Sıkı durun, hesap soracağız. Alışmışsınız... Sizin geminizi yürütmek için AB yoksa İngiltere var, İsrail yoksa ABD var, İŞİD yoksa PYD var. Şimdi de PKK var. Yarın ne olur Allah bilir! Her kim ki bu münafıklığa el pençedir; makbuldür, ortaktır, yandaştır. Her kim ki buna itiraz eder, direnir; işte o zaman teröristlikten teröristtir. Ortaklık defterinizde, bir tek Türk milletinin adı yoktur! İşbirlikçilikle başlayan 25 yılın sonunda daireyi tamamladınız. "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’dan oluşan üçlü koalisyondur" İktidar ve ortaklarına soruyorum: Sahada güvenlik güçlerimiz tarafından defalarca mağlup edilen PKK’ya, masada bugün verilmeye çalışılan imtiyazın sebebi nedir? Uluslararası terör ve suç örgütü PKK, 50 yıl emperyalizme hizmet ettikten sonra şimdi bundan vaz geçecekmiş, Ve bundan sonra da Türkiye ile birlikte hareket edecekmiş. Emperyalizmin karşısında duracakmış öyle mi? Sizi böyle mi kandırıyorlar? Bu trajikomik hayale gerçekten inanmamızı mı bekliyorsunuz? Huzura inanmak, demokrasi istemek, silahlar sussun demek başka bir şeydir. Ahmaklıksa başka bir şey! Sizin karşınızda ahmak yok! ‘Çerçeve çerçeve’ diye konuştukları rezaletin yaldızlı varaklarını değil, içindekini söylüyoruz. Şimdi de ressamlarını söyleyeyim: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’dan oluşan üçlü koalisyondur. İlham kaynaklarını ve hocalarını da pekâlâ hepimiz tanıyoruz. Herkes barış ve kardeşlik diliyle konuşmak zorundaymış, bizler, “barış” ortamını bozuyormuşuz. Kim kiminle barışıyor Numan Efendi? Kim kimle savaştı da sen barıştın ve biz geri kaldık? Ağızlarından çıkanların değdiği yerlere bak! Atılacak adımlarda acele edilmeliymiş, yoksa süreç enfekte edilirmiş. Böyle sesleniyor sahibinin sesi ulak partisi. Sizin Cumhuriyet düşmanlığınızdan ala enfeksiyon mu var? Öcalan sevdanızdan ala hastalık mı var? Türkiye’nin Lübnanlaşmasından, Iraklaşmasından, Suriyelileşmesinden ala felaket mi var? Adamlar evimizi başımıza yıkıyor, Bir de eleştirimizden şikâyet ediyorlar. Bizim canımız burnumuzda. Biz size yanlış yapıyorsunuz edebinizle gidin diyoruz!” Dervişoğlu’ndan anayasa uyarısı Sürecin başında söylediklerini de hatırlatan Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Bu yasa Meclis’ten geçer geçmez bizim 1 yıl 10 aydır söylediğimiz gibi, ‘Terörsüz Türkiye’ diye çıkılan yolun istikametini bir bir söylemeye başladılar: Silahlar bırakılmasın mı? Barış gelmesin mi? Analar ağlasın mı? Darbe anayasasından kurtulmayalım mı? Şu maddeyi değiştirsek iyi olmaz mı? Hangi maddeyi? 3’ü mesela? Allah kelamı mıdır Anayasa? Sanmayın ki dertleri sadece o metni değiştirmektir. ‘Öcalan gelsin konuşsun’ dediler. Bu, işin çok sonraki safhasıydı. Aslolan onu sisteme almaktı. Şimdi İmralı canisi cezaevinden çıkmadı, yasa onu kapsamıyor diye bizden dua etmemizi bekliyorlar. “Dediğim dedik, çaldığım düdük anayasasıdır” Anayasa tartışmalarında da aynen böyle olacak. ‘İlk 4 maddeyle işimiz yok’ diyecekler. Ortaya bubi tuzakları salacaklar İşin sonunda Cumhurbaşkanı’na dönem sınırı kalkacak ve kıyıda köşede kalan 3-5 yetki daha verecekler. Gerisi de vatan da millet de cumhuriyet de umurlarında değildir! En başından beri uyarıyoruz, Türkiye’nin tartışılmazlarını tartışmaya açacaklar diye anlatıyoruz. Terör örgütünün uzantısı partinin eşbaşkanı, ‘Yasanın yalnızca silah ve şiddet zeminini ortadan kaldırdığını; asıl siyasi-hukukî tartışmanın bundan sonra başlayacağını’ açıkça ilan etti. Dediğimize gelecekler. Heniz başlangıç. Yasanın Kürt meselesinin demokratik çözümü olmadığını, sadece meselenin hukukî ve siyasî zeminde tartışılmasının önünü açtığını söyledi. Önümüzdeki dönem büyük tartışmalar yaşanacak. İyi Parti’nin olduğu Meclis’te Türk devletinin aleyhine bir kanun çıkarmak zannettikleri kadar kolay olmayacaktır. Bundan sonra mücadelemiz sadece TBMM’de değildir; mücadelemiz meydanlardadır, vatandaşın ağzındadır. Mücadelemiz Türk’ün hakkını korunması olarak tarihe geçecektir. İşi bunlara bırakırsak unutmayın ki bunların anayasası tektir: Dediğim dedik, çaldığım düdük yasasıdır. “Hedefleri hükümsüz cumhuriyet” Bizler, haklı çıktığı için üzülenlerdeniz. Yüzlerce, binlerce terörist, ‘entegrasyon’ adı altında ortaya salındığında, olacakları bildiğim için şimdiden kahroluyorum. Adam gümbür gümbür ömür boyu başkanlığa gidiyor, ‘Terörsüz Türkiye’ diye attıkları astarın altında, savunmasız Türkiye, hükümsüz bir cumhuriyet hedefi vardır. Bu sözde süreci pişirenlerin, paçavra yasayı hazırlayanların bir yarısı, bu ülkenin 103 yıllık cumhuriyet tarihini reklam arası olarak görürken, bir yarısı da zulüm tarihi olarak görüyor. Bu zihinler bir araya gelip, sözde süreç başlatıyor. Bu ihanete karşı çıkanlar da buradadır. İşte seçilecek taraf budur! 2007, 2009, 2010, 2017 ve nihayet 2025… Hepsi özenle seçilmiş sözcüklerle, ‘Yetmez ama evetlerle’ geldi. Hepsiyle bu ülkenin kurucu ilkelerini sakatladılar. Şimdi yine aynı türküyü söylüyor, herkesin de eşlik etmesini istiyorlar. Biz ise bunu ne olursa olsun reddediyoruz. İktidarın bugüne kadar yaptıkları, bundan sonra olacakların açık seçik teminatıdır. Bizim tüm itirazımız bunadır. Kürt kardeşim... Seni Cumhuriyet’ten hesap sormaya itenler var. Hepsi bir ağız etmiş, sana bunu söylüyorlar. Sen onlara, hepimize çocuk gelinleri, kadın cinayetlerini, sana yaşatılan zorbalıkları sor. 25 yıldır bitiremedikleri GAP’ı, yapılmamış tren yollarını, söz verilip açılmayan fabrikaların hesabını sor. Eğer sen soramıyorsan ben buradayım. Gel beraber soralım. 25 yılın hesabını cumhuriyete kesenlerin hesabını, biz birlikte keselim. 20 yaşında teğmeninin ettiği yeminden, komedyenin mizahından, karikatüristin çizgisinden korkuyorlar. Şantajla ülke yönetiyor, her türlü çürümüşlük hüküm sürerken, ahlaksızlığı şarkılarda arıyorlar. Bunlar, bakanlarını arabulucu diye göndertip o makamları teminat gösterip, kıytırık bir şirkete bile söz geçiremeyip 100 maden işçisinin sorununu çözemiyorlar. Bunlar mı bizim sorunlarımızı çözecekler? Bunlar, terör gazisinin bile hakkına giriyor, Bacağını vatana feda etmiş kahramanları tehlikeli görüp Meclise sokmuyorlar. Önlerine polis ekipleri yığıyorlar. Bunlar mı bizim sorunlarımızı çözecekler? "Biz Türklük mevziisini terk etmeyeceğiz" Ne yapacağınızı, kime sahip çıkacağınızı biliyorsunuz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz ve nihayetinde de başaracağız. Biz, bu kalkışmayı, ceketimizi ilikleyip normalleştirmeyeceğiz. Bugünün bir yarını olduğunu biliyoruz. Bizim için, bu teröriste af yasasıdır. Tsunaminin ilk dalgasıdır. Bize bunların bedelini ödeteceklermiş, partimize saldırıları arttıracaklarmış! Umurumda bile değil. Gözümüzü hiçbir şeyden sakınmayız. Vekillik maaşı peşinde koşuyorsa rozet değil, isterse boynuna tasma taksın, umurumda bile değil. Sokakta milletin, aynada kendinin, evde çocuğunun yüzüne bakamıyorsa, Allah onun cezasını zaten vermiştir, bedduaya bile gerek yoktur. 1921’de Polatlı’dan gelen düşman top sesleri neyse, ihanet süreci de odur. Bunu düğün davulu zanneden varsa, zil takıp oynayabilir. Ama biz, 41 Bayrak Adam’ın yolundan yürüyoruz. Biz Türklük mevziisini terk etmeyeceğiz, cumhuriyet menzilinden sapmayacağız bir vatan daha kaybetmeyecek, bir millet daha yitirmeyeceğiz! "Çaresiz ve umutsuz değiliz" Adaletsizliğe, riyakarlığa açtık bayrağımızı. Gazinin bıraktığı can parçasına, şehidin akıttığı kan hatırına açtık bayrağımızı. Karar senin, karar bizim, karar hepimizin. Her gecenin bir gündüzü var, bakmak istersek, Her yanımızda umut var, tutmak istersek. O halde tutun elimden, düşün peşime. Çaresiz ve umutsuz değiliz.” Mitingin ardından Müsavat Dervişoğlu ve İyi Parti teşkilatı, miting alanından Alaca Mescit'e yürüdü.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt CHP'den istifa etti Haber

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt CHP'den istifa etti

Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 40 yıllık CHP üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. CHP'li belediye meclis üyeleriyle birlikte partiden ayrıldıklarını duyuran Kurt, yeni süreçte Özgür Özel ile kurulacak partide demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesini sürdüreceklerini söyledi. ESKİŞEHİR (İGFA) - Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla 40 yıldır üyesi olduğu Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini duyurdu. Kurt, açıklamasında yalnız olmadığını belirterek, Odunpazarı Belediyesi CHP'li Meclis Üyeleriyle birlikte partiden ayrıldıklarını ifade etti. Alınan kararın kişisel değil, Türkiye'nin demokrasi mücadelesinde yeni bir dönemin başladığına olan inançlarının sonucu olduğunu vurgulayan Kurt, Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, hukuk devleti ve adalet ilkelerine bağlılıklarını yeni bir siyasi zeminde sürdüreceklerini kaydetti. Yeni süreçte Özgür Özel ile birlikte hareket edeceklerini açıklayan Kazım Kurt, kurulacak yeni partide Türkiye'nin demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. "Benim için değişen yalnızca siyasi adres olacaktır. Değişmeyen ise halkın yanında durma kararlılığımdır." ifadelerini kullanan Kurt, Odunpazarı'na ve Eskişehir'e hizmet etmeyi aynı inanç ve sorumlulukla sürdüreceğini söyledi. Açıklamasında Özgür Özel'in, "Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir." sözlerine de yer veren Kurt, CHP'nin kurucu değerlerinin binalarda değil, bu değerlere bağlı insanların mücadelesinde yaşamaya devam edeceğini ifade etti. Kazım Kurt, açıklamasını, "Bugün yeni bir başlangıcın ilk adımını atıyoruz. Yolumuz demokrasi, pusulamız Cumhuriyet, gücümüz halk olacaktır." sözleriyle tamamladı.

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz, ana muhalefet yolumuza devam edeceğiz Haber

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz, ana muhalefet yolumuza devam edeceğiz

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada yeni bir siyasi parti kuracaklarını açıkladı. Özel, milletvekilleriyle birlikte kurulacak yeni partinin TBMM'de ana muhalefet görevini sürdüreceğini belirterek, "Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir" dedi. ANKARA (İGFA) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem CHP'de yaşanan yargı sürecini hem de siyasi yol haritalarını değerlendirdi. Konuşmasını "hüzünlü bir veda" olarak nitelendiren Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni bir siyasi parti kuracaklarını duyurdu. Konuşmasının başında NATO Ankara Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaları eleştiren Özel, tutuklu bulunan isimlerle dayanışma içinde olduklarını ifade etti. "BUGÜN BİR VEDA, YARIN YENİ BİR BAŞLANGIÇ" "Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla çıktım." diyen Özel, tarihi bir dönemeçte olduklarını belirterek, asıl tarihi konuşmayı yapılacak ilk genel seçimlerin ardından yapacaklarını söyledi. Yaşanan süreçlerin unutulmayacağını dile getiren Özel, "Tarih herkesi bugün nerede duruyorsa öyle yazacak." ifadelerini kullandı. "PARTİNİN ADI DEĞİŞİR AMA BİRLİK BOZULMAZ" CHP'nin köklü bir gelenekten geldiğini vurgulayan Özel, parti içindeki birlik mesajını şu sözlerle verdi: "Partinin adı, logosu değişir. Gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Biz bir bütünüz. Bu bütün 103 yıllık bir gelenektir." KILIÇDAROĞLU'NA ELEŞTİRİLER Özel, CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrasında yaşanan sürece de değinerek, yeniden genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'na kurultay çağrısı yaptıklarını ancak olumlu yanıt alamadıklarını söyledi. Parti üyelerine yeniden sandık kurulmasını önerdiğini belirten Özel, "İki milyon üyemiz karar versin. Yüzde 90'ın altında oy alırsam bunu güvensizlik sayarım ve partinin önünü açarım." dedi. Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde yeni siyasi oluşumu açıklayan Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni bir parti kuracaklarını duyurdu. Özel, "Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın Parti Meclisimiz ve MYK'mizle, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni partimizi kuruyoruz. Hiç şüphe olmasın ki yeni partimiz TBMM'nin açık ara ana muhalefet partisi olacaktır." diye konuştu. İstikameti milletle belirledik. Yolumuz açık olsun! Bu yolun sahibi de, gücü de millettir. pic.twitter.com/FxFRe7kICq — Özgür Özel (@eczozgurozel) July 21, 2026 "CHP'NİN MİRASI BİZDEDİR" CHP'nin Atatürk'ün emaneti olduğunu vurgulayan Özel, yargı kararları nedeniyle partinin "işgal altında" olduğunu savunarak, "Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası ve emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir." ifadelerini kullandı. Yeni siyasi süreçte kimsenin dışlanmayacağını söyleyen Özel, "Bu iktidar yürüyüşünde ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız ne Mansur Yavaş'ı. Ne Zeydan Karalar Adana'da kalır ne Vahap Seçer Mersin'de. 'Ben onlarla değilim' sözünü kendi ağzından duymadığınız herkes bizimle birliktedir." dedi. Konuşmasının sonunda tüm demokratlara seslenen Özel, Atatürk, Cumhuriyet ve Misakımilli değerleriyle sorunu olmayan herkesi "Türkiye İttifakı" çatısı altında buluşmaya davet ederek, "Yeni yolu açıyoruz. İktidara birlikte yürüyeceğiz." sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Yazar Nihat Genç mezarı başında dualarla anıldı Haber

Yazar Nihat Genç mezarı başında dualarla anıldı

Son nefesinde "Cumhuriyet'i yaşatın" diyerek ardında bir mücadele mirası bırakan Veryansın TV'nin kurucusu, yazar Nihat Genç, ölüm yıl dönümünde mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Yol arkadaşı Serkan Öz, Genç'in mezarı başında "Davan davamızdır!" sözleriyle seslendi. 4 Temmuz 2025’te yaşamını yitiren Veryansın TV’nin kurucusu, yazar Nihat Genç’in aramızdan ayrılışının üzerinden bir yıl geçti. Son nefesinde “Cumhuriyet’i yaşatın” sözleriyle Türk milletine seslenen Nihat Genç, geride yalnızca kitaplarını ve yazılarını değil, Cumhuriyet mücadelesine adanmış bir yaşam bıraktı. 69 yıllık ömrünü halkın vicdanına yaslayan, kalemini hiçbir baskı karşısında eğmeyen Genç, vefatının birinci yıl dönümünde sevenleri tarafından mezarı başında anıldı. Anmaya, eşi Nuriye Genç, oğlu Laçin Genç, yol arkadaşı-Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP) Genel Başkanı Serkan Öz, Veryansın Tv Genel Yayın Yönetmeni Eray Çelebi, arkadaşı Lütfü Şahsuvaroğlu, eski futbolcu Murat Bölükbaşı ve sevenleri katıldı. ‘CUMHURİYET DENİLEN AŞKI KALBİMİZE NAKŞETTİ’ Serkan Öz, yol arkadaşının mezarında şu sözlerle seslendi: “Abi ne hikayeler yaptık ama şu gençler o hikayenin en değerli taşları abi. Allah senden razı olsun ki bizleri sağa sola savrulmaktan, solun sağın diplerinde boğulmaktan kurtarıp da Cumhuriyet denilen, Mustafa Kemal denilen aşkı böyle kalbimize nakşettin. Bunun Türkiye’deki en temiz teşkilatını buldun. Onun öncülüğünü yaptın. Allah senden razı olsun. Yattığın yerler mekan olsun abi. Sen iyi adamdın, sen namuslu adamdın. Sen hesapsız kitapsız bir insandın. Babamdan öteye koydum seni hayatımda. Abimden, bebemden, karımdan seni öte sevdim. Ama kırdığım, ettiğim günler geldikçe aklıma onlara da deli oluyorum abi. Vallahi insan işte. Oluyor demek ki böyle şeyler de. Ölmenin şimdi en rahat yanı sen de oradasın, yanına geleceğim. Onun rahatlığında öyle bir hazırım ki abi. Ha buradayız, ha oradayız Allah’ın izniyle. ‘AİLEN AİLEMİZDİR, DAVAN DAVAMIZDIR’ Entübeye girmeden önce öyle söyledin ya abi biz inanmış adamlarız, sen aslansın abi yemin ederim ölüme böyle rahat daha memleket diyen daha Cumhuriyet diyen daha Serkan şunları şunları aman partiye yaklaştırma şunları şunları şöyle yap diye öyle başka bir önderlik var mı bilmiyorum sen bunu yaptın abi. Ailen ailemizdir. Davan davamızdır abi. Allah bizi bu yoldan saptırırsa bizim adımız namussuz çıksın. Allah bizi eğer yanıltır, şeytana uydurursa Allah bizi yerle yeksan etsin abi. Sen öyle saf temiz bir yol koydun. Sen bizi gururla kabadayı yaptın bu memlekette Allah razı olsun. Seni seviyoruz abi.” Anmanın ardından V Kafe’de Nihat Genç’in ruhu için mevlit okutuldu. Veryansın tv

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.