Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arabuluculuk

bursaarena.com.tr - Arabuluculuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arabuluculuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı Haber

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

ABD ile İran arasındaki askeri çatışmaların yeniden başlaması ve Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin anlaşmazlığın derinleşmesiyle gerilim artıyor. Tarafları yeniden müzakere masasına oturtabilecek yeni bir çerçeve oluşturulması amacıyla müzakere kanallarını açık tutmaya yönelik arabuluculuk girişimleri ise sürüyor. Şarku'l Avsat'ın Financial Times’ten aktardığına göre Washington; Başkan Donald Trump yönetiminin haziran ayında varılan mutabakat zaptına dönmekten vazgeçmesinin ardından, Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasını İran’ın nükleer dosyasına bağlayan daha kapsamlı yeni bir anlaşma arayışında. Tahran ise bu kritik deniz yolunu yeniden açmak için ABD ablukasının kaldırılması, petrol muafiyetlerinin geri getirilmesi ve dondurulan varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasını şart koşuyor. Pakistan iki taraf arasındaki arabuluculuk çabalarını sürdürürken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington’un mevcut çatışmayı bir "savaş" olarak nitelendirmediğini belirtti ve krizin ne zaman sona ereceğine dair bir takvim vermekten kaçındı. Bu durum, ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken çatışmanın iç siyasetteki yansımalarını da artırıyor. Ağır askeri çatışmaların son dalgasında ABD ordusu, saldırılarını yaklaşık 100 İran hedefine ve devlete ait 2 tanker gemisine doğru genişletti. İran ise bölgedeki "ABD üslerine" füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenleyerek cevap verdi. Ekonomik cephede ise petrol fiyatları bugün temmuz ortasından bu yana en yüksek haftalık kazancına yöneldi. ABD-İran çatışmasının tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğinin son derece düşük seviyelere gerilemesi, Ortadoğu’daki arz risklerini küresel enerji piyasalarının gündeminin ilk sırasına taşıdı.

Pezeşkiyan’dan İslam ülkelerinin birliği için üç öneri Haber

Pezeşkiyan’dan İslam ülkelerinin birliği için üç öneri

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 40. Uluslararası İslami Vahdet Konferansı’nda yaptığı konuşmada, bu yıl farklı koşullarda bir araya geldiklerini belirterek, “40. Vahdet Konferansı’nın konusu, şehit liderimiz, Ayetullah Seyyid Ali Hüseyni Hamaney’in (kuddise sirruh) yüce düşüncelerinin açıklanmasıdır.” dedi. Pezeşkiyan, liderin İslami birliği siyasi veya geçici bir çıkar taktiği olarak değil, İslam ümmetinin onuru, bağımsızlığı ve parlak geleceği için stratejik bir ilke olarak gördüğünü ifade etti. Bu konferansta sorulması gereken önemli sorunun yalnızca nelerin yanlış olduğu olmaması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “Ne yapılması gerektiğini söylemeliyiz. Bana göre İslam dünyasının bugün yeni bir karar tasarısından ziyade birkaç açık ve uygulanabilir taahhüde ihtiyacı var.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı, bu konu için üç öneri sundu. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan “Birincisi, İslam ülkeleri arasında karşılıklı güvenlik ve saldırmazlık paktıdır. İslam ülkeleri birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi taahhüt etmelidir. Topraklarını, hava sahalarını ve imkânlarını başka bir İslam ülkesine yönelik saldırı için kullanmamalıdır. Birbirlerinin bölünmesini ve istikrarsızlaştırılmasını desteklememeli ve güvenliklerini birbirlerine karşı tanımlamamalı, aksine bölgenin güvenliğini birlikte yönetmelidir.” ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan, bunun askeri birlik veya ülkelerin dış politikalarının aynı hale gelmesi anlamına gelmediğini belirterek, “Kendi aramızda böyle bir kural oluşturamazsak dünyada adil bir düzenden nasıl söz edebiliriz?” dedi. Pezeşkiyan, ikinci önerinin İslam dünyasında kalıcı bir arabuluculuk ve çatışmaları önleme mekanizmasının oluşturulması olduğunu belirterek “İslam İşbirliği Teşkilatı, anlaşmazlık savaşa dönüşmeden önce harekete geçebilmelidir; binlerce insan öldürüldükten sonra yalnızca bildiri yayımlamakla yetinmemelidir. Güven duyulan ülkeler, alimler, diplomatlar ve İslam dünyasının önde gelen hukukçuları, İslam ülkeleri arasındaki anlaşmazlıklar için erken uyarı, arabuluculuk ve çözüm konusunda kalıcı bir kapasite oluşturabilir.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı, üçüncü önerisini açıklarken ise “İslam dünyasını birbirinden ayrı pazarlardan gerçek iş birliği ağına dönüştürmek” gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, “Birlik yalnızca güvenlik meselesi değildir. Müslüman genç, başka bir Müslüman ülkenin üniversitesinde daha kolay eğitim alabilmelidir. Bilim insanlarımız yapay zeka, tıp, su, enerji, tarım ve yeni teknolojiler alanlarında ortak projeler yürütmelidir. İslam ülkelerinin sermayesi daha fazla İslam dünyasının kendi içindeki kalkınma ve teknolojiye yönelmelidir. Bugün İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinin ihracatının beşte birinden daha azını oluşturan İslam dünyası içi ticaret ciddi şekilde artırılmalıdır.” dedi. Pezeşkiyan, ortak kaynakların ortak çalışma grupları, altyapı, ulaşım ve lojistik, ticaret ve yatırım, tarım, dijital ekonomi, deniz odaklı kalkınma, becerilerin geliştirilmesi, üretim ve temiz enerji ile mevcut tüm alanlarda kullanılabileceğini söyledi. İran’da diğer Müslümanları adalete davet ediyorlarsa kendilerinin de adalete herkesten daha fazla bağlı olmaları gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “İran’ın savaşın zorlu aylarında yaşadığı milli birlik, İran ülkesi için büyük bir sermayeydi. İranlılar, siyasi, etnik, mezhepsel ve toplumsal açıdan sahip oldukları tüm farklılıklara rağmen ülkenin varlığını ve toprak bütünlüğünü tehlikede gördüklerinde İran’ı savundular.” dedi. Cumhurbaşkanı, bu sermayenin korunması gerektiğini belirterek, “Bunu korumak yalnızca halkın görevi değildir. Hükümet de adaletle, halkın sesini dinleyerek, yolsuzluk ve ayrımcılıkla mücadele ederek ve tüm İranlıların onuruna saygı göstererek üzerine düşen payı yerine getirmelidir.” ifadelerini kullandı.

Pakistan’dan Tahran-Washington hattında yeni arabuluculuk hamlesi… Rubio’dan temkinli mesaj: İran’la somut anlaşma yok Haber

Pakistan’dan Tahran-Washington hattında yeni arabuluculuk hamlesi… Rubio’dan temkinli mesaj: İran’la somut anlaşma yok

Ortadoğu, yoğun diplomatik girişimlerle hayati deniz geçiş noktalarındaki hızlı askeri tırmanışın iç içe geçtiği son derece hassas bir stratejik dönemeçte bulunuyor. Bu çerçevede gözler, üst düzey bir arabuluculuk görevi kapsamında Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı’nı ağırlayan Tahran’a çevrildi. Söz konusu girişim, Tahran ile Washington arasında kapalı iletişim kanallarını yeniden açmayı ve mevcut krizi yatıştırmak amacıyla tarafların pozisyonlarını yakınlaştırmayı hedefliyor. Ancak bölgesel diplomatik çabalar, ABD tarafındaki “temkinli yaklaşım” nedeniyle zorluklarla karşılaşıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ikili görüşmelerin henüz olgunlaşmadığını ve taraflar arasında somut bir anlaşma formülasyonuna ulaşılmadığını belirterek beklentileri düşürdü. Bölgedeki diğer gelişmelerde ise deniz güvenliği kaynaklı gerilim belirgin biçimde yükseliyor. İran, Hürmüz Boğazı’ndan yoğun gemi geçişlerinin, İran Devrim Muhafızları’nın doğrudan koordinasyonu ve gözetimi altında gerçekleştiğini açıkladı. Tahran’ın bu hamlesi yalnızca Körfez bölgesiyle sınırlı kalmadı; İran tarafı, askeri caydırıcılık alanını genişletme ve Babülmendep Boğazı’ndaki deniz trafiğini hedef alma tehdidinde de bulundu. Bu açıklamalar uluslararası çapta geniş endişe yaratırken, Avrupa başkentleri deniz ticaret yollarının güvenliğini koruma konusundaki kararlılıklarını yineledi. Son gelişmelerin ardından bazı Avrupa ülkeleri, küresel ticaret akışının sürdürülmesini sağlamak amacıyla Hürmüz çevresine askeri takviye gönderme hazırlıklarına başladı. Pakistanlı güvenlik kaynağının Axios’a verdiği bilgilere göre: • Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asim Munir, ABD ile İran’ın savaşı sona erdirmesi konusunda anlaşmaya varılmasına yönelik girişimler kapsamında bugün Tahran’a gidiyor. • Arabulucular, Washington ile Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakatı içeren bir “niyet mektubuna” son şeklini vermeye çalışıyor. • Ancak İran’ın böyle bir belgeyi imzalamayı kabul edip etmeyeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Şarku'l Avsat, Axios

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.