Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ali Bektan

bursaarena.com.tr - Ali Bektan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ali Bektan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALİ BEKTAN yazdı: " Spielberg’ten Uzaylı Filmi.." Haber

ALİ BEKTAN yazdı: " Spielberg’ten Uzaylı Filmi.."

Steven Allan Spielberg (d. 18 Aralık 1946, Cincinnati, Ohio), Amerikalı sinema yönetmeni, yapımcı ve senarist. Filmleri büyük gişe başarıları kazanmış, tüm zamanların en çok hasılat yapan yapımlarına imza atmıştır. Premiere dergisine göre Amerikan film endüstrisindeki en güçlü ve en etkili figürdür. Ayrıca Life dergisi yönetmeni, kendi jenerasyonundaki en etkili kişi olarak liste başı yapmıştır. 70'lerden 90'lara, üç önemli döneme damga vuran, uluslararası arenada popüler olup büyük gişe başarısı kazanan Jaws, E.T. ve Jurassic Park filmlerini yönetmiş, sinema endüstrisinin köşe başlarından birini tutan DreamWorks Pictures'ı kurmuştur. Filmlerinde birbirinden farklı temalar kullanmış, macera ve bilimkurgunun en başarılı örneklerine imza atmış, son yıllarda dramatik ögeler üzerine yoğunlaşmış; aile, savaş, ilişkiler ve terörizm konularında filmler çekmiştir. II. Dünya Savaşı konusu filmografisinde önemli bir yer tutmaktadır. ABD Sinemasına 11 Milyar Dolar kazandıran Spielberg Dünya dışına ilgi duymaktadır. 1977’de çocukluk hayali fimi “Üçüncü Tür’den İlişkiler” ile olay yarattı. 1982’de ise ET ile büyük başarı kazandı. 0n yıl sonra Dünyalar Savaşı ile bilim-kurgu sinemasında olay yarattı. Son Filmi ise “İfşa Günü” ile ABD’nin Uzaylılarla olan gerçeğini açıkladı. Film gişe başarısı elde ederken, Dünya’yı Yöneten Sürüngen ırk konusuna da açıklık getiriyor. Amerikan halkı her başkandan UFO ve Uzaylılar dosylalarının açıklanması isterken, 51’nci Bölge işle birlikte yeraltı üslerinde yapılan gizli deneyleri öğrenmek istiyorlar. Bunların “Devlet Sırrı” olduğunu öğrenen ABD Başkanları açıklayamıyorlar. 2003 Yılında ABD Irak’ı işgal etti. İşgalin nedenlerinin yalan olduğu ortaya çıkarken, O yaz “Amerika’nın Uzay Sırları” kitabını yazdım. Orada Amerikan Ordusunun Sümer Uygarlığını ve Tanrılarını araştırdığını açıkladım. 1969 Yılında Kaliforniya Üniversitesi’nden bir Profesör Sümer Uygarlığını inceledikten sonra “bu uygarlığı ancak Dış Uzaydan Gelen Uzaylıların kurduğunu” yazdı. Kitap en çok Pentagon’un ilgisini çekti. Planlar yapıldı ve 24 yıl sonra Irak 2003’te işgal edildi. Onların izleri araştırıldı. Onlardan kalan belgeler, cihazlar arandı. Irak işgalinin perde arkasındaki önemli konulardan birisi de budur. Spielberg son filminde uzaylı gerçeğini incelerken, konunun ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Bugünkü Cip Teknolojisi ve Bilgisayarlar, Tabletler, Android Telefonlar ve Yapay Zeka ile Quantum bilgisayarlar, Uzaylılardan alınan teknolojinin çözülmesi ve kullanılmasıdır. 2003’teki “Amerika’nın Uzay Sırları” kitabından yazdım. 2015 senesinede Uzaylılarla gizli deneylerde bulunan Stewart Swellov yazdıklarımı onayladı. “İfşa” Filmi ile UFO ve Dünya Dışı Yaşam konusu ilgi odağı olurken, bu gerçeğin açıklanmasına karşı çıkanlar “Dünya’nın kaos içine gireceği, dinlerin ve Tanrı inancının zayıflayacağı düşünülüyor. Bence gereksiz bir konudur. Yıllar önce Papa Jean Paul-2 bile “Uzaylılar vardır. Tanrı onları da yaratmıştır” demişti. Marmara Ünversitesi hocalarından olan Celal Yeniçeri de yazdığı “Uzay Ayetleri Tefsiri” kitabı ile Allah’ın Uzayda da insanlar ve varlıklar yarattığını yazdı. İslamiyet ve Hıristiyanlık bu konuya gereken önemi verirken, Kuran’da da Allah Göklerde yaratılanlardan ve gök halkından bahseder. Birçok ayet ve hadislerde de dünya dışı yaşam işeniyor, bildiriliyor. Dünya devletleri ABD, Rusya’nın Uzaylılardan teknoloji aldıklarını kitaplarda işlenirken, Çin de uzaya ilgi duyup her yıl büyük araştırmalar yapıyor. Rusya ile de ortak olarak 2030’da “Ay’da Üs ve Şehir kurmak” konusunda anlaştı. Önümüzdeki bir kaç yıl içinde uzaylılar ile ilgili yeni bilgiler ortaya çıkacaktır.

ALİ BEKTAN yazdı: "Elon Musk Rockefeller’in Yolunda" Haber

ALİ BEKTAN yazdı: "Elon Musk Rockefeller’in Yolunda"

David Rockefeller, ABD’nin en zengin ailelerinden biri olarak 1915 yılında doğdu. Dedesi ve babasının kurduğu petrol, bankacılık gibi işlerle uğraşan bir imparatorluğun sahibi olarak, 1940 yılında New York’ta bir akşam yemeğinde dönemin gazete ve dergilerin sahiplerini, gazetecileri, köşe yazarlarını topladı. Onlara hitaben şöyle bir konuşma yaptı: “Almanya yenilecektir. Yerini Amerika alacaktır. Dünya Jandarması olacaktır. O ülkelerin enerji kaynakları, hammaddeleri biz gelecek. Onlar bizim için de pazar olacaklar”.. O sıralarda Alman Ordusu, Avrupa’yı kasıp kavururken ve Fransa’yı 22 Haziran 1940’ta alırken, İngiltere ile de savaşa girmişti. Savaşın bitmesine 5 yıl vardı. David Rockefeller bunları nasıl biliyordu. Kahin de değildi. Üstelik ABD’nin savaşa girmesine 1,5 sene vardı. 2. Dünya Savaşı bitti ve onun söyledikleri gerçek olmaya başladı. Elon Musk da David Rockefeller’ın yolunda giderek yaptığı bir röportajda Washington’daki politikacılardan daha fazla ABD’yi savundu. (Kendisi Güney Afrika’da doğmuş Kanada ve ABD vatandaşı olmuştur.) Elon Musk 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin izlediği politikaları överek şunları söyledi: “ABD’nin dünyanın jandarması olması bütün dünya için iyi bir şey. Japonlar, Almanlar, Ruslar, Araplar ve Afrikalıların gücü eline geçirdiği bir dünya yaşanmaz hale gelirdi. Çin istisnadır. 2’ci Dünya Savaşı’ndan sonra temelde dünyayı veya herhangi bir ülkeyi işgal edebilirdi. Nükleer Silahı vardı. O sırada hiç bir ülkenin yoktu. İstediği ülkeleri alırdı. Tam hakimiyet sıfır risk ve rekabet ile ele geçirirdi. Tarih’te Romalılar, Moğollar, İngiliz ve Osmanlı İmparatorlukları çökene kadar fethettiler. ABD hepsinden güçlü iken yendiği ülkeleri yeniden inşa etti. Yardımlar yolladı. Onların gelişmesine yardım etti. 5000 Yıllık tarihte böyle bir şey yok. ABD Düşmanlarını ekonomilere dönüştürdü. ABD kötü adam imajı yarattı birçok ülkede ama milyonlarca insanı da kurtardı. ABD en güçlü olduğu dönemde bombayı yapmak değil yapmadıklarıydı. Ona bakmak gerekiyor”. Elon Musk’ın anlattıklarına bakınca 2017’de David Rockfeller’in 1940’ta anlattıkları ile benzerliği görebilirsiniz. Musk bu yardımların sadece Avrupa’ya yapıldığını görmüyor. Japonya-Güney Kore-Türkiye ve Yunanistan’da ABD menfaatlerine göre bu yardımları aldılar. Dünya’nın diğer ülkeleri pek bir şey kazanmadı. Sonuçta Elon Musk bunları söylerken tüm büyük yatırımlarının ABD’de bulunması da dikkat çekici. Bu noktada Dünya’yı Yöneten Aileler ile işbirliği yapmak zorundadır. Çünkü her şeyini ABD’ye borçludur. Dünyayı yönetenlerin gerçekliğini daha iyi görebilmek için, Elon Musk ve Bill Gates gibilerin neler konuştuklarını, neler planlayıp yaptıklarını takip etmekte fayda var. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

ALİ BEKTAN yazdı: "Hürmüz Boğazı Neden Önemli.." Haber

ALİ BEKTAN yazdı: "Hürmüz Boğazı Neden Önemli.."

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın ana nedeni Hürmüz Boğazı olurken, Dünya ekonomisini etkileyeceği 40 yıldır biliniyordu. Özellikle Avrupa ve Çin’in petrol ihtiyacının 1/3’lük bölümü bu boğazdan geçip ülkelere gidiyor. Bunu bilen İran, savunma planlarını bunu kapatmak üzere kurdu. Sonuçta başardı. Füze Sistemlerinin gelişmesi ile Çin ve Rusya’dan gelen destekler de etkisini gösterdi. ABD ve İran Anlaştı ama Trump anlaşmayı açıklamıyor çünkü savaşta yenildiklerini zamana yayıp Amerikan halkını uyutacak ve uygun zaman gelince açıklayacak. SAVAŞ SONRASI KÖRFEZ ÜLKELERİ NE OLACAK Hürmüz Boğazı; küresel enerji arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği en kritik deniz geçiş noktası olması nedeniyle başta Basra Körfezi'ne kıyısı olan üretici ülkeler (İran, Suudi Arabistan, BAE, Irak, Kuveyt) ile Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkeler olmak üzere tüm dünya için hayati öneme sahiptir. Detaylı boğaz profili şu şekildedir: Enerji İhracatçıları (Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Irak, İran): Dünyada deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık %30'u ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) büyük bir kısmı bu boğazdan geçer. Körfez ülkelerinin ekonomileri tamamen bu petrol rotasına bağlıdır. Enerji İthalatçıları (Çin, Hindistan, Japonya): Asya ekonomileri, enerji ihtiyaçlarının çok büyük bir kısmını doğrudan bu bölgeden karşılar. Boğazda yaşanacak bir güvenlik krizi, bu ülkelerin sanayi üretimlerini ve enerji güvenliğini doğrudan sekteye uğratır. Bu yüzden boğazın güvenliği önemlidir. Gemi geçişleri yapılmaya başlandı. Savaş bence başlamaz çünkü böyle durumda Çin ve Rusya İran’ı desteklemeye devam ederse ABD Ordusu bir başarı elde edemez. Küresel Güç Merkezleri (ABD, AB ve Küresel Ekonomi): Petrol arzının kesintisiz akışı ve fiyat istikrarı tüm dünya piyasalarını etkilediğinden, ABD ve müttefikleri boğazın açık tutulmasını kendi ulusal güvenlik politikalarının merkezinde tutar. Kongre’ye gelen savaş bakanı Seth denilen adam 1.5 Trilyon Dolarlık bütçe isteyince tepkiler gördü, hatta aşağılanarak kovuldu. Dış İşleri Bakanı Marco Rubio için ise İsrail’i desteklemeyi bırakın dediler, Kongre’de O da ağır eleştirilere neden oldu. Trump’ın Bakanları Kongre’de büyük tepkilerle karşılaşıyorlar. SAVAŞTAN SONRA KÖRFEZ ÜLKELER İRAN’IN İNSAFINDA KALACAK. İran Savaşta Körfez Ülkeleri BAE-Kuveyt-Katar-Dubai gibi yerlerde bulunan ABD Üslerini vurunca Haarp İklim Sialhı Tesisleri de vuruldu. 7 Yıldır kuraklık çeken ülke yağmurlarına kavuştu. Bundan Irak ve Türkiye de yararlandı. Bundan sonra buralarda yeni tesis kurmaya kalkışan ülkeler hedefte olacak. Sonuçta Amerikan politikasının zararı ülkelerin başında duruyor. Yapacakları tek şey İran ile anlaşmaları. Bu arada BAE ise tam tersini yapıp İsrail ile anlaştı. Ona Üs vermeye kalkıyor ki, İran bu ülkeden kendisine yapılacak bir saldırıya cevap verecektir. Yanlış politikanın zararını da ağırlıkta BAE çekecektir. Sonuçta ABD’de yakında Dünya Kupası başlayacak ve İran Anlaşması açıklanabilir. Böylece Trump’ta rahatlar. Bekleyip göreceğiz. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

ALİ BEKTAN: Atatürk ve İslam Dünyası.. Haber

ALİ BEKTAN: Atatürk ve İslam Dünyası..

Atatürk Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra İslam Dünyası onu bir kahraman olarak kabul etti ve dönemin gençleri de örnek almaya başladılar. O yıllarda İslam ülkeleri olan Mısır, Hindistan, Irak ve Suriye Batılıların sömürgeleri idiler. Özgürlükleri için neler yapmalarını bilmiyorlardı. İran ve Afganistan bağımsız ülkelerdi. Mustafa Kemal’in başarısı ve İngilizleri yenmesi öyle bir örnek oldu ki; (Bazı dezenformasyon ekipleri inkar etse bile) Türk Ordusu’nun İzmir’e girdiğini öğrenen Gandhi: “Tanrının İngiliz olmadığına inandım” demiştir. 1. Dünya Savaşı sırasında Devlet Fikirleri ve Milliyetçilik gelişti. İngilizler Arap Milliyetçiliğini hazırladılar. İran ve Afganistan ise bağımsızlığın güçlendirmesi ve modernleşme çabaları içindeydiler. Türkiye Cumhuriyeti kurulunca onlar için de eşsiz örnek oldu. 9 Eylül 1922’de Türk Ordusunun İzmir’e girmesi, Fas’tan Endonezya’ya kadar İslam Dünyası’nda toplantılar ve mitingler yapılarak zafer kutlanıyordu. Malezya’da Hintli Müslüman esnaf dükkânlarına Mustafa Kemal’in resimlerini asıyordu. Pakistan, Mısır ve Kudüs gibi yerlerde Mustafa Kemal’in posterleri satılıyordu. Sonuçta İslam’ın Hıristiyanlığa karşı zafer olarak görülüyordu, Atatürk’e kutlama telgrafları gönderiliyordu. Batı ise Ortadoğu’da Atatürk’ün etkisini azaltmak için “Hilafeti kaldırdığı ve laikliği getirdiği” propagandasını yaparak halkın sevgisini azaltmak için uğraşıyorlardı. 1924 Yılında Hilafet kaldırılınca Araplar birden bire “Türk Düşmanı” oldular. Peki, bu Araplar 1. Dünya Savaşı başlayınca ne yapmıştılar? Padişah Mehmet Reşat’ın fetvasını dinlemediler ve İngiliz ile Fransızlara karşı isyan etmediler. Fetvanın etkisi şu oldu. İngilizler, Hindistan ve Mısır’da Müslüman Askerlere silah vermediler çünkü korkmuşlardı. İngilizler, hilafet kalkınca yeni bir halife aradılar fakat hiç kimse olmak istemedi. Lübnan’da yayınlanan Beyrut Gazeteleri El- Şaab ve El Ayyam, Atatürk’ü Doğu halkının büyük yenilikçisi olarak görüyordu. Arap Ülkelerinde kurulan partiler ve örgütler Mustafa Kemal’i örnek alıyordu. Onun yaptıklarını yapmaya kalktılar. Ancak, Atatürk Cumhuriyet Devrimlerini yapmaya başlayınca onu eleştirip devrimleri kabul etmediler. İngiliz Ajanları da Türklerden ve Ondan intikam almak için onun aleyhinde çalıştılar. Sonuçta İslam Dünyası’nı ikiye böldüler. Hindistan, İngiltere için çok büyük bir ekonomi idi ve bağımsızlık istiyordu. Gandhi, Atatürk’ü örnek alarak en sonunda Hindistan’ı özgürlüğe kavuşturdu. Araya 2. Dünya Savaşı girmeseydi, Hindistan daha önce bağımsız olabilirdi. Savaşın ertesinde Hindistan’daki İngiliz otoritesi de bitti. Sonuçta İngilizler, Atatürk’ü “İngiltere’nin en büyük düşmanı” olarak ilan ettiler. İslam Ülkelerinde bağımsızlık düşüncesinin etkileri 2. Dünya Savaşı’ndan sonra da yıllar boyu sürmüştür. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

ALİ BEKTAN: ‘Garaj’da Kurulan (!) Şirketler Haber

ALİ BEKTAN: ‘Garaj’da Kurulan (!) Şirketler

Dünyanın en büyük ve en değerli şirketlerinin birçoğu, çok kısıtlı imkanlarla bir evin garajında veya küçük bir kulübede işe başlamıştır. Günümüzde milyarlarca dolarlık değere ulaşan ve hayatımızı değiştiren en bilinen garaj şirketleri şunlardır: Teknoloji Devi Apple: Steve Jobs ve Steve Wozniak, 1976 yılında Jobs'ın ailesinin Los Altos, Kaliforniya'daki evinin garajında ilk Apple bilgisayarlarını üretmeye başladı. Bu garajda elle monte ettikleri ilk 50 bilgisayarı yerel bir mağazaya satarak dev bir imparatorluğun temelini attılar. Google: Larry Page ve Sergey Brin, 1998 yılında arama motoru projelerini geliştirmek için Susan Wojcicki'nin Kaliforniya'daki garajını aylık 1700 dolara kiraladı. Şirket büyüyünce, tarihi önemi nedeniyle bu garajı daha sonra satın aldı. Amazon: Jeff Bezos, 1994 yılında Washington'daki evinin garajında Amazon'u sadece çevrimiçi bir kitapçı olarak kurdu. Garajdaki masalarını eski kapılardan yapan Bezos, bugün dünyanın en büyük e-ticaret ve bulut bilişim şirketini yönetmektedir. Microsoft: Bill Gates ve Paul Allen, 1975 yılında Albuquerque'de küçük bir garajda ve çok kısıtlı kaynaklarla Microsoft'u kurarak ilk işletim sistemlerini yazdı. HP (Hewlett-Packard): Garaj kültürünün öncüsü kabul edilen Will Hewlett ve Dave Packard, 1939 yılında Kaliforniya'da kiraladıkları bir evin arkasındaki dar garajda şirketi kurdu. İlk ürünleri bir ses osilatörüydü ve ilk büyük müşterileri Walt Disney şirketi oldu. Bugün dünyanın ünlü bilgisayar firması oldu. DELL: Bugün değeri 50 milyar doların üzerinde olan bilgisayar üreticisi Dell’in kurucusu Michael Dell, 1984 yılında henüz üniversite öğrencisiyken kişiye özel bilgisayar tasarlamaya başlar. Tahmin edin nerede? Evet, evinin garajında.. Yaklaşık bir yıl sonra ise okulu bırakarak işini geliştirmeye karar verir. Başarılı da olur. Bu şirketlerin arkasındaki güç nedir? Bu güç ABD Ordusu ve Pentagon’dur. Dünya Dışı Uzaylılar ile temasa geçip onlardan teknoloji alarak bugünkü ‘Dijital Dünya’yı kurdular. Bu Teknolojinin çözülmesi 50 ile 60 yıl sürdü. İlk örnekler 1966 yılı Kasım ayında ABD Televizyonlarında gösterilmeye başlayan Star Trek Uzay Yolu Dizisinde gösterildi. Hepsi 20 yıl içerisinde günlük hayatımıza girdi. 1970 Yılında da Dış İşleri Bakanı Henry Kissinger “Biz Gelecekte İnsanlara Cip takıp kontrol edeceğiz” dedi. 1972’de de Brezinski de “Biz insanlara Cip Takıp Kontrol edeceğiz” dedi. Sonuçta bu düşünceler Hollywood’un Uzay Filmlerinde daha yoktu. Pentagon neden verdi? Dünya üzerinde Amerikan İmparatorluğu’nu kurmak ve Gücünü Dünya Devletleri ile insanlarına kabul ettirmekti. Proje tamam oldu. Biz bu teknolojileri kolay kolay bulamaz ve milyarlarca dolar harcardık. Teknolojiye dikkat edin son 10 yılda üst düzeye geldik. ‘Yapay Zekâ’ son noktadır. Büyük Şirketlerin perde arkası budur. Şimdi ben de diyorum ki; “Bunlar büyük bir yalandır. Bu örneklere bakarak Dünya Sanayisi Garajlarda doğmuş gibi bir algı yaratılmıştır..” Bence şu anda Bilim ve Teknoloji ‘Uzak Doğu’dadır. İşin gerçeği Çin, Hindistan ve Güney Kore’deki Dijital gelişmeler dünyayı şekillendirirken, uzay çalışmalarına da kaynak olmaktadır. ABD artık eskisi gibi teknolojide de ileri değildir; Son gelişmeler gösteriyor ki, Silikon Vadisi Şirketleri Uzak Doğu ile rekabette geriliyor. Sonuçları önümüzdeki yıllarda görebileceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.