Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ali Bektan

bursaarena.com.tr - Ali Bektan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ali Bektan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALİ BEKTAN yazdı: "ABD Türkiye’yi Ortadoğu Ülkesi Yapıyor" Haber

ALİ BEKTAN yazdı: "ABD Türkiye’yi Ortadoğu Ülkesi Yapıyor"

ABD'li iki Kongre üyesi tarafından, Türkiye'nin Orta Doğu ülkesi statüsüne alınmasına dair yasa tasarısı, ABD Temsilciler Meclisine sunuldu. Bu Yasa tasarısı, Türkiye’nin Avrupa ve Avrasya Bürosu'ndan Yakın Doğu Bürosu'na taşınarak resmi olarak Orta Doğu ülkesi statüsüne alınmasını öngörüyor. Böylece Avrupa’dan uzaklaştırılmak isteniyor. ABD dış politikasında Türkiye'nin bir Orta Doğu ülkesi olarak yeniden sınıflandırılması ile Türkiye artık İran, Suriye, Irak, Libya ve Mısır gibi ülkelerden biri gibi işlem görecek. Temsilciler Meclisi üyeleri Gus Bilirakis ve Brad Schneider tarafından sunulan 'Türkiye ile Diplomatik İlişkileri Yeniden Düzenleme Yasası' ile Türkiye'nin ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı Avrupa ve Avrasya Bürosu'ndan (EUR), Yakın Doğu Bürosu'na (NEA) taşınması öngörülüyor. Böylece Türkiye'nin diplomatik statüsünün İran, Suriye ve Libya ile aynı bölgede tanımlanması amaçlanıyor. Yasa tasarısına gerekçe olarak, "Türkiye'nin Orta Doğu'ya yöneldiği ve artık Avrupa ile ilişkilerine öncelik vermediği" belirtiliyor. Aynı zamanda Ankara'nın "Rusya, Çin ve İran ile derinleşen bağlarına", "Hamas'a verdiği desteğe" ve "Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlıklara" atıfta bulunularak, Türkiye'nin dış politikasının "Batı'nın güvenlik çıkarlarıyla temelde çeliştiğine" değiniliyor. Kongre üyesi Bilirakis, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'nin çıkarlarına aykırı hareket ettiğini" savunarak, “Türkiye, uluslararası hukuku takip etme konusunda sürekli olarak saygısızlık gösterdi” dedi. “Türkiye bir dönüm noktasında, ancak [Cumhurbaşkanı] Erdoğan seçimini yaptı” diyen Kongre üyesi Schneider ise, "Türkiye'nin Hamas militanlarına ev sahipliği yaptığını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e destek vererek NATO ittifakının birliğini engellediğini" iddia etti. "Amerikan diplomasisinin Türkiye'nin hala Avrupa'nın bir parçası olduğu iddiasını bırakmasının zamanı geldi” diye de ekledi. Yasa tasarısına göre, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye'nin diplomatik statüsünü 90 gün içinde yeniden ataması ve Türkiye'nin dış politikasında Rusya, Çin ve İran ile yakınlaştığı iddialarıyla ilgili bir rapor sunması gerekiyor. Ortadoğu'da güvenliğin sağlanması ABD, Suriye'deki varlığını IŞİD'le mücadele olarak gerekçelendiriyor. Pentagon’a göre ABD'nin Suriye'deki askeri misyonu, IŞİD'i zayıflatmak ve bölgede faaliyet gösteren yerel ortakları desteklemek. ABD, Türkiye’ye Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi satın alması nedeniyle yaptırım uygulamış, F-35 savaş uçaklarının ya da F-35 destek teçhizatının transferi yasaklanmıştı. Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimi döneminde 2021 yılında, “Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası (CAATSA)” kapsamında "Rusya ile kurulan ilişkiler" nedeniyle bir dizi yaptırım yürürlüğe girmişti. Donald Trump ilk döneminde CAATSA yaptırımlarının Türkiye'ye karşı uygulanmasını engellemişti. ABD’liler Osmanlı Tarihini bilmiyorlar, hatırlatalım: 1-Osmanlı Devleti'nin Avrupa (Rumeli) topraklarına ilk geçişi, 1352-1354 yıllarında Orhan Bey döneminde gerçekleşti. Bizans'taki taht kavgalarında İmparator Kantakuzen'e verilen askerî destek karşılığında Gelibolu Yarımadası'ndaki Çimpe Kalesi üs olarak alındı ve bu kale Rumeli'deki ilk kalıcı Türk toprağı oldu. Rumeli Avrupa demektir. 2-Osmanlı Devleti, 30 Mart 1856 tarihinde imzalanan Paris Antlaşması ile resmen bir Avrupa devleti sayıldı. Bu antlaşma ile Osmanlı'nın Avrupa hukukundan yararlanması ve toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin garantisi altında olması kabul edildi. Sonuç: Osmanlı’dan sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti de Avrupa’yı örnek almış ve devlet yapısını ona göre düzenlemiştir. Ortadoğu Ülkesi muamelesi yapılarak Türk halkına ve onun yöneticilerine de hakaret etmeyi planlıyorlar. Türkiye tarih boyunca hiç bir zaman Ortadoğu Ülkesi olmamıştır, olmaz da.. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

ALİ BEKTAN yazdı: "Kitap Düşmanlığı Başladı" Haber

ALİ BEKTAN yazdı: "Kitap Düşmanlığı Başladı"

Tarih boyunca dünyanın birçok şehrindeki kütüphaneler ülkeyi işgal edenler tarafından yakıldılar. Tarih’teki en büyük kütüphane İskenderiye yakılırken, onu Bergama Kütüphanesi izledi. Bağdat’a giren Hulagu Han ve Moğollar Abbasi Haifesini öldürdükten sonra binlerce kitabı Fırat ve Dicle Nehirlerine attılar. Endülüs Devleti de İspanya’da 1492’de yıkılınca kilise milyonlarca kitabı yaktırdı. Yüzyıllar sonra bilim kadını Madame Curie: “Endülüs’teki kitaplar yakılmasaydı, bugün Galaksiler arasında yolculuk yapıyorduk” demiştir. Son Kitap yağması ise şöyle; 2003 yılında ABD Ordusu Irak’a girdi. Önce Bağdat Müzesini sonra da Kütüphaneyi yağmaladı. 80 Bine yakın kitaplar ABD’ye götürüldü. Yeni bir yağma ise bugün teknoloji kullanılarak yapıldı. Bunun amacı ise Dünyada kitapları yok ederek Yapay Zeka’ya yüklemek mi? Böylece kitaplar yok olacak siz bilgisayarlara mahkum kalacaksınız. Onları kontrol edenlerde istedikleri bilgiyi istedikleri insanlara veya ülkelere verecekler. Yapay Zeka’ya 2 Milyon Kitap Neden Yüklendi Anthropic'in 'Project Panama' projesi: Milyonlarca kitap tarandı ve imha edildi Yapay zekâ şirketi Anthropic'in, sohbet robotu Claude'u eğitmek amacıyla milyonlarca basılı kitabı satın alıp taradıktan sonra imha ettiği ortaya çıktı. Bilgi, şirket aleyhine açılan bir telif hakkı davasında mahkeme kayıtlarının kamuoyuna açılmasıyla gün yüzüne çıktı. Mahkeme belgelerine göre şirket, kitapları dijital ortama aktarmak için ciltlerini sökerek sayfa sayfa taradı, işlem tamamlandıktan sonra fiziksel kopyaları attı. Çalışma, Anthropic'in 2024 yılında başlattığı ve "Project Panama" adı verilen gizli bir proje kapsamında yürütüldü. Projenin amacı, yapay zekâ modelini eğitmek için mümkün olduğunca geniş bir kitap arşivi oluşturmaktı. Belgeler, şirketin bu yöntemi tercih etme nedenini de ortaya koyuyor: Anthropic, yapay zekâ modelini eğitmek için gereken devasa miktarda metni hızla elde etmek isterken, her yazarla ayrı ayrı lisans anlaşması yapmanın hem zaman hem maliyet açısından çok daha külfetli olacağını hesap ederek, kitapları toptan satın alıp taramayı daha hızlı, ucuz ve pratik bir çözüm olarak görmüştü. Ancak bu yaklaşımın telif haklarını ihlâl edince, davalar açılmaya başlandı. Kitaplar Nasıl İşleniyor Washington Post'un ulaştığı mahkeme dosyalarına göre süreç oldukça sistematik. Bir tarama şirketi, kitapları "hidrolik güçle çalışan bir kesme makinesi" kullanarak "düzgünce" kesiyor. Sayfalar ardından "yüksek hızlı, yüksek kaliteli, üretim düzeyinde tarayıcılarla" taranıyor. Fiziksel kitaplar bu işlemden sonra geri dönüşüme gönderiliyor. Projeye, daha önce Google Books projesinde çalışmış eski bir Google yöneticisi de dahil edildi. Proje, altı aylık bir süre içinde 500 bin ile 2 milyon arasında kitabı dijitalleştirmeyi hedefliyordu. Olayların başlangıcı Avrupa'daki sahaflar, son aylarda benzer bir satış fark etti. Almanya'daki bir sahaf, mayıs ayı başlarında gece yarısından sonra, 03:00 ile 05:00 arasında art arda gelen ve otomatikmiş gibi görünen siparişler almaya başladı. Siparişlerin merkezinin Kanada'daki “Zoom Books” adlı bir şirket olduğu belirlendi. Şirket, piyasa değeri yüksek nadir eserler yerine 1970 sonrası ISBN numarasına sahip, kurgu dışı ve uzun süredir satılamayan kitapları hedefliyor. Depolardan sızan görüntülerde kitapların büyük kasalara gelişigüzel atıldığı ve yerlerde sürüklendiği görüldü; bu durum, kitapların bir amaçla alındığını gösteriyordu. Çekya-Almanya sınırında kurulan bir ara depoya, sadece Almanya'dan 700 bin, dünya genelinden ise yaklaşık 3 milyon kitabın girdiği öne sürüldü. Sahaflar, bu süreci kitap ticaretinin ötesinde bir kültürel tasfiye olarak tanımlıyor. Verfassungsblog'a göre bu görünüşte hantal yöntemin ardındaki beklenti, sürecin ABD telif hukukundaki adil kullanım hükmü kapsamına gireceği düşüncesi. Zoom Books'un topladığı, büyük bir pazarı olmayan ama yapay zekâ modelleri için daha önce kullanılmamış eğitim materyali olan bu kitaplar bizce bir gizli projedir. Düşünün Dünya’daki milyarlarca bilimsel kitaplar tarandı yapay zekâlara yüklendi. İnsanlık hangi noktada olur. Bilim geriler ve bilgisiz hafızası olmayan bir dünya da yaşayabilir miyiz. Bu projenin arkasında gizli bir örgütün olacağı insanın aklına geliyor. Anthropic, OpenAI ve Google gibi devlerle rekabet eden, yapay zekâ güvenliği ve güvenilirliği üzerine odaklanan ABD merkezli bir yapay zekâ araştırma ve geliştirme şirketidir. Eski OpenAI çalışanları tarafından 2021'de kurulan şirket, özellikle Claude adlı gelişmiş yapay zekâ modelleri ile tanınmaktadır. Bu konuyu da izlemeye ve araştırmaya devam edeceğiz. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

ALİ BEKTAN yazdı: "Rusya ve ABD Tesla’nın İzinde" Haber

ALİ BEKTAN yazdı: "Rusya ve ABD Tesla’nın İzinde"

Dünya Tarihinin en büyük bilim adamı Tesla’nın inanılmaz projeleri, aradan 100 yıl geçmesine rağmen ABD ve Rusya tarafından üzerinde çalışılıyor. Elektrik konusunda Edison’dan daha fazla bilgili olan Tesla’nın birçok buluşu da Edison tarafından engellenmiştir. Tesla’nın Alternatif Güç Sistemi ve Kablosuz Elektrik’i havadan iletmek projesi deneyleri başarılı olmuştur. 1898 Senesinde Madison Square Garden’da sergilediği radyo kontrol tekniği onun bilim adamlığını gösterir. Yaşamı boyunca 800’den fazla buluşa imza atan bu bilim adamının günlük hayatımızda kullandığımız ürünlere bakalım: İlk TELSİZ: Bugün halen kitaplarda Markoni’nin bulduğu yazsa bile patentini o aldığı için ona ithaf edilir. 1943 yazında öldükten sonra ABD Fizikçiler Birliği “Telsiz” in onun tarafında bulunduğunu kabul etmiştir. Markoni’nin yaptığı telsiz, sadece sinyal yollarken, Tesla’nın telsizi hem sinyal yolluyor, hem de konuşma sağlıyordu. İlk UZAKTAN KUMANDA ALETİ: 1897’de New York Central Park’taki göle küçük bir motor getirdi. Onu uzaktan kumanda ile çalıştırdı. İdare ettirdi. Bu gün hayatımıza uzaktan kumanda böylece girdi. Çok yerde kullanmamızı ona borçluyuz. İlk CEP TELEFONU: 1897’de ilk cep telefonunu yaptı ve patentini aldı. İlk ANDROİD TELEFON: 1907 Yılında ise bugünkü Android telefonlara benzeyen telefonun patentini aldı. İlk HAARP Deprem ve İklim Silahı: Manhattan Adası üzerindeki laboratuvarındaki ilk deneyinde sonuç depreme neden oldu. ABD hükümeti 1958 yılından itibaren Alaska Gakona Askeri Üssü’nde bunu denemelere başladı. Üs halen bu çalışmalara devam ediyor. Gelişme tamamlandı savaş gemilerine cihazlar yüklendi. Geçtiğimiz günlerde Venezuela’da meydana gelen deprem de sırrını koruyor. HAARP ile yapıldığı düşünülüyor. Depremden önce gökyüzünde görünen kırmızı ışık patlamaları açıklanmadı. İlk Wardenclyffe Kulesi Projesi: Bu proye ile enerjiyi ve mesajları, konuşmayı dünyanın her yerine göndermek en büyük rüyası idi. Ancak tamamlayamadı. Aradan geçen süreçte, ölümünden bu yana 83 yıl geçtiğine ve teknoloji bilimi geliştiğine göre, bu projelerin de üzerine çalışıldığından eminiz. İlk Ölüm Işını Projesi: Bunu yapmak için ABD devletinden destek göremedi. Anılan projeye göre düşman gemi ve uçakları bu ölüm ışınına çarptığında yok olacaklardı. Bugün bunların üzerinde ABD dışında Rusya’nın da çalışmalar yaptığını söyleyebilirim. 2’nci Dünya Savaşı sonrasında Yugoslavya’da müze açmak isteyen TİTO, onun eşyalarını ve çalışmalarını istedi. ABD hükümeti verdi. TİTO da bunları büyük ihtimalle Ruslara sattı. TESLA’nın böyle icat ve keşiflerinin kaynağı ne dersek? Onun 1907’de ABD Basınına yaptığı açıklamada “Marslılar ile temasa geçtiği ve telsiz sinyalleri aldığını.." söyleyince şunu da düşünebiliyoruz: TESLA'NIN BİLGİ KAYNAĞI MARSLILAR MI? Uzaylılar konusu bugünlerde gündemde iken, 120 yıl önce açıklama yapan TESLA’nın sırları halen çözülmeye çalışılıyor. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

ALİ BEKTAN yazdı: " Spielberg’ten Uzaylı Filmi.." Haber

ALİ BEKTAN yazdı: " Spielberg’ten Uzaylı Filmi.."

Steven Allan Spielberg (d. 18 Aralık 1946, Cincinnati, Ohio), Amerikalı sinema yönetmeni, yapımcı ve senarist. Filmleri büyük gişe başarıları kazanmış, tüm zamanların en çok hasılat yapan yapımlarına imza atmıştır. Premiere dergisine göre Amerikan film endüstrisindeki en güçlü ve en etkili figürdür. Ayrıca Life dergisi yönetmeni, kendi jenerasyonundaki en etkili kişi olarak liste başı yapmıştır. 70'lerden 90'lara, üç önemli döneme damga vuran, uluslararası arenada popüler olup büyük gişe başarısı kazanan Jaws, E.T. ve Jurassic Park filmlerini yönetmiş, sinema endüstrisinin köşe başlarından birini tutan DreamWorks Pictures'ı kurmuştur. Filmlerinde birbirinden farklı temalar kullanmış, macera ve bilimkurgunun en başarılı örneklerine imza atmış, son yıllarda dramatik ögeler üzerine yoğunlaşmış; aile, savaş, ilişkiler ve terörizm konularında filmler çekmiştir. II. Dünya Savaşı konusu filmografisinde önemli bir yer tutmaktadır. ABD Sinemasına 11 Milyar Dolar kazandıran Spielberg Dünya dışına ilgi duymaktadır. 1977’de çocukluk hayali fimi “Üçüncü Tür’den İlişkiler” ile olay yarattı. 1982’de ise ET ile büyük başarı kazandı. 0n yıl sonra Dünyalar Savaşı ile bilim-kurgu sinemasında olay yarattı. Son Filmi ise “İfşa Günü” ile ABD’nin Uzaylılarla olan gerçeğini açıkladı. Film gişe başarısı elde ederken, Dünya’yı Yöneten Sürüngen ırk konusuna da açıklık getiriyor. Amerikan halkı her başkandan UFO ve Uzaylılar dosylalarının açıklanması isterken, 51’nci Bölge işle birlikte yeraltı üslerinde yapılan gizli deneyleri öğrenmek istiyorlar. Bunların “Devlet Sırrı” olduğunu öğrenen ABD Başkanları açıklayamıyorlar. 2003 Yılında ABD Irak’ı işgal etti. İşgalin nedenlerinin yalan olduğu ortaya çıkarken, O yaz “Amerika’nın Uzay Sırları” kitabını yazdım. Orada Amerikan Ordusunun Sümer Uygarlığını ve Tanrılarını araştırdığını açıkladım. 1969 Yılında Kaliforniya Üniversitesi’nden bir Profesör Sümer Uygarlığını inceledikten sonra “bu uygarlığı ancak Dış Uzaydan Gelen Uzaylıların kurduğunu” yazdı. Kitap en çok Pentagon’un ilgisini çekti. Planlar yapıldı ve 24 yıl sonra Irak 2003’te işgal edildi. Onların izleri araştırıldı. Onlardan kalan belgeler, cihazlar arandı. Irak işgalinin perde arkasındaki önemli konulardan birisi de budur. Spielberg son filminde uzaylı gerçeğini incelerken, konunun ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Bugünkü Cip Teknolojisi ve Bilgisayarlar, Tabletler, Android Telefonlar ve Yapay Zeka ile Quantum bilgisayarlar, Uzaylılardan alınan teknolojinin çözülmesi ve kullanılmasıdır. 2003’teki “Amerika’nın Uzay Sırları” kitabından yazdım. 2015 senesinede Uzaylılarla gizli deneylerde bulunan Stewart Swellov yazdıklarımı onayladı. “İfşa” Filmi ile UFO ve Dünya Dışı Yaşam konusu ilgi odağı olurken, bu gerçeğin açıklanmasına karşı çıkanlar “Dünya’nın kaos içine gireceği, dinlerin ve Tanrı inancının zayıflayacağı düşünülüyor. Bence gereksiz bir konudur. Yıllar önce Papa Jean Paul-2 bile “Uzaylılar vardır. Tanrı onları da yaratmıştır” demişti. Marmara Ünversitesi hocalarından olan Celal Yeniçeri de yazdığı “Uzay Ayetleri Tefsiri” kitabı ile Allah’ın Uzayda da insanlar ve varlıklar yarattığını yazdı. İslamiyet ve Hıristiyanlık bu konuya gereken önemi verirken, Kuran’da da Allah Göklerde yaratılanlardan ve gök halkından bahseder. Birçok ayet ve hadislerde de dünya dışı yaşam işeniyor, bildiriliyor. Dünya devletleri ABD, Rusya’nın Uzaylılardan teknoloji aldıklarını kitaplarda işlenirken, Çin de uzaya ilgi duyup her yıl büyük araştırmalar yapıyor. Rusya ile de ortak olarak 2030’da “Ay’da Üs ve Şehir kurmak” konusunda anlaştı. Önümüzdeki bir kaç yıl içinde uzaylılar ile ilgili yeni bilgiler ortaya çıkacaktır.

ALİ BEKTAN yazdı: "Elon Musk Rockefeller’in Yolunda" Haber

ALİ BEKTAN yazdı: "Elon Musk Rockefeller’in Yolunda"

David Rockefeller, ABD’nin en zengin ailelerinden biri olarak 1915 yılında doğdu. Dedesi ve babasının kurduğu petrol, bankacılık gibi işlerle uğraşan bir imparatorluğun sahibi olarak, 1940 yılında New York’ta bir akşam yemeğinde dönemin gazete ve dergilerin sahiplerini, gazetecileri, köşe yazarlarını topladı. Onlara hitaben şöyle bir konuşma yaptı: “Almanya yenilecektir. Yerini Amerika alacaktır. Dünya Jandarması olacaktır. O ülkelerin enerji kaynakları, hammaddeleri biz gelecek. Onlar bizim için de pazar olacaklar”.. O sıralarda Alman Ordusu, Avrupa’yı kasıp kavururken ve Fransa’yı 22 Haziran 1940’ta alırken, İngiltere ile de savaşa girmişti. Savaşın bitmesine 5 yıl vardı. David Rockefeller bunları nasıl biliyordu. Kahin de değildi. Üstelik ABD’nin savaşa girmesine 1,5 sene vardı. 2. Dünya Savaşı bitti ve onun söyledikleri gerçek olmaya başladı. Elon Musk da David Rockefeller’ın yolunda giderek yaptığı bir röportajda Washington’daki politikacılardan daha fazla ABD’yi savundu. (Kendisi Güney Afrika’da doğmuş Kanada ve ABD vatandaşı olmuştur.) Elon Musk 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin izlediği politikaları överek şunları söyledi: “ABD’nin dünyanın jandarması olması bütün dünya için iyi bir şey. Japonlar, Almanlar, Ruslar, Araplar ve Afrikalıların gücü eline geçirdiği bir dünya yaşanmaz hale gelirdi. Çin istisnadır. 2’ci Dünya Savaşı’ndan sonra temelde dünyayı veya herhangi bir ülkeyi işgal edebilirdi. Nükleer Silahı vardı. O sırada hiç bir ülkenin yoktu. İstediği ülkeleri alırdı. Tam hakimiyet sıfır risk ve rekabet ile ele geçirirdi. Tarih’te Romalılar, Moğollar, İngiliz ve Osmanlı İmparatorlukları çökene kadar fethettiler. ABD hepsinden güçlü iken yendiği ülkeleri yeniden inşa etti. Yardımlar yolladı. Onların gelişmesine yardım etti. 5000 Yıllık tarihte böyle bir şey yok. ABD Düşmanlarını ekonomilere dönüştürdü. ABD kötü adam imajı yarattı birçok ülkede ama milyonlarca insanı da kurtardı. ABD en güçlü olduğu dönemde bombayı yapmak değil yapmadıklarıydı. Ona bakmak gerekiyor”. Elon Musk’ın anlattıklarına bakınca 2017’de David Rockfeller’in 1940’ta anlattıkları ile benzerliği görebilirsiniz. Musk bu yardımların sadece Avrupa’ya yapıldığını görmüyor. Japonya-Güney Kore-Türkiye ve Yunanistan’da ABD menfaatlerine göre bu yardımları aldılar. Dünya’nın diğer ülkeleri pek bir şey kazanmadı. Sonuçta Elon Musk bunları söylerken tüm büyük yatırımlarının ABD’de bulunması da dikkat çekici. Bu noktada Dünya’yı Yöneten Aileler ile işbirliği yapmak zorundadır. Çünkü her şeyini ABD’ye borçludur. Dünyayı yönetenlerin gerçekliğini daha iyi görebilmek için, Elon Musk ve Bill Gates gibilerin neler konuştuklarını, neler planlayıp yaptıklarını takip etmekte fayda var. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.