ABD/İsrail ve İran savaşı nedeniyle, Dünya diken üstünde. Ülkemize de üç tane plan dışı füze düştü neyse ki ölen, yaralanan ve önemli hasar yok. Umarım yenileri gelmez. Bunlar provokatif ya da hedefi şaşmış füze olabilir, çünkü İran füzeleri biz atmadık dedi.
Biz gelelim ‘Seyahat Kulübü’ ile yaptığımız gezimizin diğer ülkelerine.

Laos’taki keşiş ve rahip besleme programında Dünyanın din sosu ile yönetildiğini, bir kez daha gördük. Keşişler gerçek anlamda dokunulmazlığa sahip, onları halk doyuruyor. Her gün sabahın erken saatlerinde rahip doyurma faslı var. Bizdeki hocaları hem halk hem devlet besliyor. Onlar kadar dokunulmaz olmasalar da yakınlar. En azından bizimkilere elimizle değebiliyoruz.
Laos’taki bir başka meşhur şey sosları idi. O sos ki, her yemeğe olduğu gibi, kurtçuklara bile lezzet katarak yenmesini sağlıyor. Vietnamlıların yılan viskisi de içinde yılan olan bir şişede satılıyor ve çok meşhur.

Kamboçya’da en dikkatimi çeken şey deniz üstündeki salları ev haline getirip orada yaşamaya çalışan kaçkınlardı. Bunların nüfus cüzdanları yok. Çocuk sayısı çok. Timsah derisinden yapılan çanta, pabuç, kemer vb. ni bizler gibi onları görmeye gidenlere satarak, kapalı ekonomi şeklinde yaşamaya çalışıyorlar. Salların üstünde bir de ilk okulları var.

Kamboçya ülkesine bir şekilde girenleri ülkesine alıp eline kimlik ve bankamatik kartı verip kendi ülke insanından daha ayrıcalıklı vatandaşlar haline getirmemiş. Herkes kanla alınan topraklarını koruyor. Bedavadan vatandaşlık vermiyor.
Ülkemizde Araplaşma tam gaz devam ediyor. Karamanoğlu Mehmed’in “bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’ den başka dil konuşulmayacaktır” şeklinde ferman çıkardığı Karaman’da, milli marşımız belki de kasıtlı olarak, Arapça okundu. Bu yetmemiş olacak ki, Lalapaşa kaymakamı çocuklara Arapça İstiklal Marşı hediye etti. Karamanoğlu Mehmed’i örnek almak yerine. Bursa’da bir imam hatip ortaokulunda da bir tarikat şeyhinin kitabı ücretsiz dağıtıldı.
Bunlar olurken Bakan Y. Tekin, eskiden okullarda tuvalet yoktu diyerek, okullardaki hijyen eksikliğini kapatmaya çalışıyor. Ben o okullarda okudum, canlı tanığıyım. Eski okullarımızda ‘akran zorbalığı’ dışında, saygı, sevgi, arkadaşlık, güven, terbiye ve temizlik gibi güzel değerlerimiz vardı.
Hal böyle olunca, N. B. Ceylan’ın deyişiyle “yalnız ve güzel ülkem” hedef saptırılarak, Devlet eliyle Araplaştırılıyor mu acaba?
...




