Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İdeolojik Siyaset ve Toplumsal Ahlak İflas Etti

Yazının Giriş Tarihi: 21.10.2026 00:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.10.2026 00:19

Sağcı siyaset

Sağın sağı siyaset

Solcu siyaset

Ortanın solu siyaset

Milliyetçi siyaset

Dindar siyaset

Say say bitmez!

Sınıfta kaldılar.

Sistemle çatışanlar oldu.

Sisteme uyanlar oldu.

Sistemi değiştirelim diyenler oldu.

Sistemi geliştirelim diyenler oldu.

Siyasette “kuş dili/milli görüş” kullananlar oldu.

Günün sonunda;

Devletin imkanları,

Devletin yetkileri bazılarının ellerine geçti.

Aralarında fark kalmamış görünüyordu. Hatta sağcı kim solcu kim belli değildi. Soldan seçilen sağa destursuz geçiyor kimse gıkını çıkaramıyordu.

Seçmen de şaşkındı.

Kırk yıllık sağcı sol partiye oy veriyor partiler arasında fark görmüyordu. Bu sizce siyasi yakınlık mıydı yoksa, “yok birbirlerinden farkı hepsi aynı” mıydı?

Siyaset bazıları için zenginleşme aracı olmuştu. Olmuştu olmasına da sonrasında ise;

Yaşananlar bazıları için, “maymun muz ….” hikayesini hatırlatıyorlardı.

Bu tür siyasetçilerin arkasına takılan bürokratlar zenginleşme yarışına girdi.

Kim nerede ise bulunduğu yeri fırsata çevirdi!

Zenginleştiler

Zenginleştikçe ahlasızlaştılar

Ahlaksızlaştıkça birbirlerine sardılar.

Aralarında “paylaşım, hisse” kavgası ayyuka çıktı, mahkeme salonlarını doldurdular.

Ama hiç mi hiç utanmadılar!

Bir zamanlar,

Kimisi sağcıydı vatan millet gerisi yalandı!

Milli değerler ön plandaydı.

Kimisi “şeriatçıydı/ümmetçiydi” dini değerler ön plandaydı.

Kimisi Mustafa Kemal der başka bir şey bilmez ve demezdi! Ülke yönetimine dair hiçbir proje ve iddiaları yoktu. Bazıları için demokrasi “amentüleri” olmuştu.

Sonra,

Siyasette iddia sahibiydiler!

Kimisi rejim değişmeli dedi.

Kimisi bu düzen ıslah edilmeli dedi.

Kimisi başka başka şeyler söylediler.

Kimisi yerel iktidara kavuştu.

Kimisi genel iktidara kavuştu.

Çok azı millete hizmeti gaye edindi.

Ve yönetime gelenlerden bazı istisnalar hariç olmakla birlikte,

Mahallelerini değiştirdiler

Sonra aralarında eşiyle hayat yolunu ayıranlar oldu!

Aralarında bazılarının otel odalarında “mut’a nikahı” kıymaları dedikodusu yapıldı!

Kimisi “alkolsüz (!)” biralar içmeye başladı!

Sonra ne mi oldu?

Az gittiler uz gittiler, yolun sonuna geldiler.

Eski hikayelere gençlik anılarına sarılmayı kurtuluş zannettiler!

Bu tiplerin yüzlerinde “nur” kalmamış, nevirleri dönmüştü.

Aynaya baksalar da yüzlerindeki botokstan kendilerini tanıyamıyorlardı.

Çok dindar olanların bazıları lüks umre turlarına katılıyorlardı. Öyle ya kendilerini affettirmeliydiler!

Öyle yapıyorlar böyle yapıyorlarsa da asla mutlu olamıyorlar asla tatmin olamıyorlardı.

“Oysa ne para kazanma yolları varmış meğer!” dediler kendi kendilerine!

Kendileri dışında kalanları da “ahmak” iş bilmez görüyorlardı.

Sınır tanımıyorlardı!

Vurguncu olmuşlardı.

Adeta üfledikleri ocak su istemiyordu, talan son sürat gidiyordu.

Yeni talan alanlarını keşfediyorlar fırsatı kaçırmıyorlardı.

Borsada meğer ne entrikalar varmış onları birer birer öğreniyorlar bir gecede milyarder oluyorlardı! Öyle ki aralarında örgütlenenlerden söz edilir olmuştu.

Kimisi devletin hazine arazilerini öğrenmişti. Böyleleri hazine arazilerini işgal ederken bazen “hizmet” bazen “vakıf” gibi değerleri ileri sürerek manevi değerleri istismar etmekten, kullanmaktan hicap duymuyorlardı.

Vatandaş başını sokmaya bir göz oda ararken; onların Avrupa’da, İngiltere’de mahalle satın aldıklarına dair hikayeler duyulur olmuş, birbirlerine caka satar olmuşlardı.

Az gittiler uz gittiler dönüp baktılar ki bir arpa boyu yol almışlar!

Tüh mezar da çok dar ama!

Olacak şey değil!

Acaba mezar olarak şöyle kallavi bir saray mı yaptırsalar. Hani krallar yaptırmıştı ya!

Yol bitti!

Sınıfta kaldılar.

Kimisinin aynaya bakmaya mecali de kalmamış!

Sözlerinin de yaşayışlarının da tesiri kalmamıştı.

Toplumda güvenilirliklerini kaybettiler.

Hatta bazılarının yaptıklarının faturası ideolojilerine, bazılarınınki ise “dine” kesilmişti. Bazıları ise faturayı sisteme/rejime, otoriteye bazen de şahıslara kesmişti.

Önder/örnek kabul edilen insanların örnek olacak mecalleri kalmamıştı.

Ahlaki değerlerden, insanı insan yapan değerlerden adet ve geleneklerden bahseden yoktu. Toplumda haya namus bazılarında rafa kalkmış, sokaklar yatak elbisesi ile arzı endam edenlerden geçilmiyordu.

Aman Allahım bunlardan nasıl ana olacak? Bilen varsa söylesin!

Deizm, ateizm yükseliş günlerinin keyfini çıkarıyordu. Adam kayırmacılık sanıldığı gibi parti kayırmacılığı değil adeta “adamını” kayırmacılık had safhadaydı.

Pazarlarda çiftçiden alınan domates, biber, salatalık beş on katı fiyatla halka satılıyor, bu duruma kimse ses çıkarmıyordu. Üç harfli, Türkiye’yi sarmış market zincirleri tekel oluşturmuşlar, fiyat belirlemede şeytanlara taş çıkartacak metotlarla halkı soyuyorlardı. Eee ne yapsınlar seçimler sırasında milyonlarca alışveriş çeklerini siyasi partilere seçmene dağıtmaları için vermiyorlar mıydı? O paralar nereden çıkacak! Adamlar ceplerinden verecek değiller ya!? Bu üç harfliler Türkiye’yi bir baştan diğer başa sarmaya başladıklarında makaleler yazmış ve yetkilileri “tekeller” oluşacağı gerekçesi ile piyasanın kontrolden çıkacağını yazmıştım da o zaman bana “dünyada büyük marketler var, dünya gerçeği” gibi gerekçeler ileri sürmüşlerdi.

Soygun istismar her alana yayıldı hiçbir ahlaki ölçü kalmadı ve hatta dini haram/helal düşüncesi de kalmadı. Mahkemeler mi dediniz! “Allah düşürmesin” dediğinizi duyar gibiyim. Vatandaşta oluşmuş kanaat bu. Ben umudumu koruyorum.

Allah sonumuzu hayretsin.

Çok yazık!

Değer miydi:

Bunca kirlenmeye!

Haksızlığa, vurguna!

Değer miydi?

Neyse ki bu aziz milletin kökü derinlerde milli kültür gelenek ve dini refleksleri bütün saldırılara rağmen dimdik ayakta sadece küllerini üflemek, iman ateşini harlamak gerekiyor!

Şimdi sıra hakkı söyleyenlerde.

Şimdi sıra hakkı yaşayanlarda.

Şimdi sıra milli dini değerleri slogan yapmayıp hayatın merkezine alanlarda.

Yol uzun ve çetrefillidir.

Vira bismillah

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.