GÜRBÜZ GÜNGÖR yazdı: "Tekrarlanan Yetmez Ama Evetin Adı: Çerçeve Yasa"
GÜRBÜZ GÜNGÖR yazdı: "Tekrarlanan Yetmez Ama Evetin Adı: Çerçeve Yasa"
Haber Giriş Tarihi: 09.08.2026 14:11
Haber Güncellenme Tarihi: 09.08.2026 14:11
Kaynak:
BURSA ARENA
12 Eylül 2010 tarihinde, "Yetmez ama evet" diyen bir grup sözde aydın, yazar, akademisyen ve liberal sol kesim “Yetmez ama evet” sloganını savunanlar, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin ürünü olan bir anayasanın değiştirilmesini ve sivil siyasetin önünün açılmasını tarihi bir fırsat olarak nitelendirdi.
Yapılan referanduma o gün CHP ve SOSYALİSTLER karşı çıktılar.
“Yetmez ama evet” diyenler o gün darbe anayasasının yok edileceği propagandası yaptılar.
Bugün de terörü yok edeceklerini söyleyenler “Çerçeve Yasa” hazırladılar. Bu yasaya göre terör sona erecek ve ülke barış içinde olacak söylemleri yaptılar. Referandum sonrası hukuk sistemimizin ne durumda olduğunu görüyor ve yaşıyoruz.
Bugün de terörü sonlandıracaklarını iddia edenler “Çerçeve Yasa” adı ile hazırladıkları tekliflerini 9 Ağustos günü AKP-MHP-YENİ PARTİ-CHP VE DEM imzası ile adalet komisyonundan geçmesini sağladılar. . Yasaya "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası" adını verdiler.
Geçmişte yapılan referanduma “hayır” diyerek direnen CHP ve CHP’den ayrılan ve kendisine Liberal-Muhafazakâr-Sosyal Demokrat ve Atatürk “Kırmızı çizgimiz” diyen YENİ PARTİ adalet komisyonunda imzalarını attılar.
CHP ve Yeni Parti tutuklu bazı kişilerin serbest bırakılmasını, belediyelerden kayyumların kaldırılmasını istediler sadece. Ülkenin önde gelen hukukçularının, “bu yasanın hukuka ve anayasaya aykırı olduğunu” söylemeleri umurlarında olmadı.
Hatta 4 Ağustos günü Güvenpark'ta Şehit aileleri ve Gazilere bu yasaya destek vermeyeceği sözünü veren ÖZGÜR ÖZEL’i gördük.
Yarın bu yasa Genel Kurul’da oylanacak. Bu yasa terörü yok etmeyeceği gibi aksine daha fazla güçlendirecektir. DEM apaçık söylüyor. Kürt sorunu çözülsün diyorlar, AB'nin Yerel Yönetimlere Özerklik maddesi imzalansın ve uygulansın diyorlar, Ana dilde eğitim yapılsın diyorlar.
"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası" adı dahi gerçekler ile ilgisiz. Mustafa Kemal Atatürk, “Türkiye Cumhuriyet’ini kuran halka Türk Milleti” denir dediği gün, Milli dayanışma ve toplumsal bütünlüğü sağladı. Bu ülkede yaşayan herkes etnik kökeni ne olursa olsun birbiri ile akrabalar. Milli dayanışma olmazsa Kurtuluş savaşını kazanamazdık. Milli dayanışma olmazsa bugün bir sömürge ülke olurduk.
Ülkemizde PKK terör sorunu yok denecek kadar azaldı. Bizden sonra en güçlü olduğu İRAN kolu PJAK İran’da ciddi şekilde darbeler yiyor. Sadece Suriye'de ABD DESTEKLİ YPG var ve bu örgüt ABD kontrolünde. ABD kimdir ki NATO ortağımız ve ortağı olan Türkiye’ye zarar vermekten geriye durmuyor. O halde yapılması gereken nedir? PKK-PJAK-YPG örgütüne karşı İRAN-SURİYE-IRAK ile anlaşarak bu örgütü gövdesi ve diğer kolları ile yok etmek için anlaşmaktır.
Şimdi önce KILIÇDAROĞLU'na soruyorum. Butlan sonrası özürler diledin hataların için. Kurucu ayarlara döneceğim dedin. Tam bağımsızlık diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün yoluna böyle mi gireceksiniz?
Mustafa kemal Atatürk’ün iki büyük emanetinden birisi olan CHP işgal altındadır ve ona sahip çıkmak isteyenlerin CHP kurumsal kimliğine sahip çıkmak için birlik olması çok büyük önem arz etmektedir. Bırakın Kılıçdaroğlu ve yönetimi ne yaparsa yapsın. Bizler bu emaneti kurtarmak için mücadele edelim.
YENİ PARTİ, zaten sözde ATATÜRKÇÜLERİN kurduğu liberal bir parti. Onun gideceği yer belli.. O büyük bir balon ve geçmişteki ABD destekli KEMAL DERVİŞ’in İsmail Cem’e kurdurduğu Yeni Türkiye Partisi balonu gibi infilak etmeye mahkum. İnfilak etmekten kaçan kurtulur.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
GÜRBÜZ GÜNGÖR yazdı: "Tekrarlanan Yetmez Ama Evetin Adı: Çerçeve Yasa"
12 Eylül 2010 tarihinde, "Yetmez ama evet" diyen bir grup sözde aydın, yazar, akademisyen ve liberal sol kesim “Yetmez ama evet” sloganını savunanlar, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin ürünü olan bir anayasanın değiştirilmesini ve sivil siyasetin önünün açılmasını tarihi bir fırsat olarak nitelendirdi.
Yapılan referanduma o gün CHP ve SOSYALİSTLER karşı çıktılar.
“Yetmez ama evet” diyenler o gün darbe anayasasının yok edileceği propagandası yaptılar.
Bugün de terörü yok edeceklerini söyleyenler “Çerçeve Yasa” hazırladılar. Bu yasaya göre terör sona erecek ve ülke barış içinde olacak söylemleri yaptılar. Referandum sonrası hukuk sistemimizin ne durumda olduğunu görüyor ve yaşıyoruz.
Bugün de terörü sonlandıracaklarını iddia edenler “Çerçeve Yasa” adı ile hazırladıkları tekliflerini 9 Ağustos günü AKP-MHP-YENİ PARTİ-CHP VE DEM imzası ile adalet komisyonundan geçmesini sağladılar. . Yasaya "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası" adını verdiler.
Geçmişte yapılan referanduma “hayır” diyerek direnen CHP ve CHP’den ayrılan ve kendisine Liberal-Muhafazakâr-Sosyal Demokrat ve Atatürk “Kırmızı çizgimiz” diyen YENİ PARTİ adalet komisyonunda imzalarını attılar.
CHP ve Yeni Parti tutuklu bazı kişilerin serbest bırakılmasını, belediyelerden kayyumların kaldırılmasını istediler sadece. Ülkenin önde gelen hukukçularının, “bu yasanın hukuka ve anayasaya aykırı olduğunu” söylemeleri umurlarında olmadı.
Hatta 4 Ağustos günü Güvenpark'ta Şehit aileleri ve Gazilere bu yasaya destek vermeyeceği sözünü veren ÖZGÜR ÖZEL’i gördük.
Yarın bu yasa Genel Kurul’da oylanacak. Bu yasa terörü yok etmeyeceği gibi aksine daha fazla güçlendirecektir. DEM apaçık söylüyor. Kürt sorunu çözülsün diyorlar, AB'nin Yerel Yönetimlere Özerklik maddesi imzalansın ve uygulansın diyorlar, Ana dilde eğitim yapılsın diyorlar.
"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası" adı dahi gerçekler ile ilgisiz. Mustafa Kemal Atatürk, “Türkiye Cumhuriyet’ini kuran halka Türk Milleti” denir dediği gün, Milli dayanışma ve toplumsal bütünlüğü sağladı. Bu ülkede yaşayan herkes etnik kökeni ne olursa olsun birbiri ile akrabalar. Milli dayanışma olmazsa Kurtuluş savaşını kazanamazdık. Milli dayanışma olmazsa bugün bir sömürge ülke olurduk.
Ülkemizde PKK terör sorunu yok denecek kadar azaldı. Bizden sonra en güçlü olduğu İRAN kolu PJAK İran’da ciddi şekilde darbeler yiyor. Sadece Suriye'de ABD DESTEKLİ YPG var ve bu örgüt ABD kontrolünde. ABD kimdir ki NATO ortağımız ve ortağı olan Türkiye’ye zarar vermekten geriye durmuyor. O halde yapılması gereken nedir? PKK-PJAK-YPG örgütüne karşı İRAN-SURİYE-IRAK ile anlaşarak bu örgütü gövdesi ve diğer kolları ile yok etmek için anlaşmaktır.
Şimdi önce KILIÇDAROĞLU'na soruyorum. Butlan sonrası özürler diledin hataların için. Kurucu ayarlara döneceğim dedin. Tam bağımsızlık diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün yoluna böyle mi gireceksiniz?
Mustafa kemal Atatürk’ün iki büyük emanetinden birisi olan CHP işgal altındadır ve ona sahip çıkmak isteyenlerin CHP kurumsal kimliğine sahip çıkmak için birlik olması çok büyük önem arz etmektedir. Bırakın Kılıçdaroğlu ve yönetimi ne yaparsa yapsın. Bizler bu emaneti kurtarmak için mücadele edelim.
YENİ PARTİ, zaten sözde ATATÜRKÇÜLERİN kurduğu liberal bir parti. Onun gideceği yer belli.. O büyük bir balon ve geçmişteki ABD destekli KEMAL DERVİŞ’in İsmail Cem’e kurdurduğu Yeni Türkiye Partisi balonu gibi infilak etmeye mahkum. İnfilak etmekten kaçan kurtulur.
.....
Yazarın tüm yazıları için tıklayınız
Kaynak: BURSA ARENA
En Çok Okunan Haberler