Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Fareler Gemiyi Terk Ediyor mu?

Yazının Giriş Tarihi: 06.09.2026 00:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.09.2026 00:52

Eski Ankara Büyükşehir Başkanı Melih Gökçek,

Yurt dışındaki şirketlerine kayıt dışı para aktarıldığı iddialarıyla ilgili olarak Ankara Adliyesinde Savcılığın karşısına çıktı.

İfadeye çağrılma nedeni de gazeteci Murat Ağırel'in gündeme getirdiği iddialar.

Ağırel'in Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yazısına göre, Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek'in eşi Hülya Gökçek, Almanya'nın Köln kentinde 30 Ağustos 2022'de HAMAG adlı bir şirket kurduğu ve kayıt dışı paraları buraya aktardığı hakkında.

Melih Gökçek bu iddia ile ilgili olarak her zaman başvurulan “FETÖ” silahını çekti.

Murat Ağırel'in ortaya attığı iddiaları "iftira" olarak nitelendiren Gökçek, Ağırel'e yurt dışından FETÖ ve DHKP-C davalarından yargılananların avukatlarının destek verdiğini öne sürüyor. Ayrıca kendisinin FETÖ'nün ölüm listesinde olduğunu da belirtiyor. Oysa kendi oğlu Osman Gökçek de FETÖ çetesi dediği insanların okulunda okuyup mezun olmuştur.

Yapılan bu iddiaya göre, Hamag’ın ilk yılında çalışanı ve cirosu bulunmuyordu.

Şirketin mali yapısı 2023'ten itibaren değişmiş o yıl bilançoda 849 bin euroluk hissedar finansmanı görülmüş.

2024 bilançosunda ise şirketin yaklaşık 3 milyon 857 bin euro değerinde gayrimenkul varlığı bulunduğu belirtiliyor. Hülya Gökçek'in Düsseldorf’ta 15 daire ve iki dükkândan oluşan bir bina satın aldığını aktarılıyor.

Ağırel, şirketin bilançosunu ve para hareketlerini incelediğini, söz konusu kaynakların Türkiye'den geldiğini öne sürüyor.

Peki bu kadar gayri menkulün alımı yapılan milyonlarca Euroluk gayrimenkul yatırımlarının finansmanı nereden geliyor.

İlk açıklamasında iddiaların iftira olduğunu savunan Gökçek, Ağırel'in Savcılığa belge sunduğunun açıklanmasının ardından gazeteci Sinan Burhan'a konuşmuş.

Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ile ailesinin Almanya'dan vatandaşlık almak amacıyla daire satın aldığını, oğlunun evini ve otomobilini satarak elde edilen paranın banka üzerinden ve yasal yollarla transfer edildiğini söylüyor.

X hesabından yaptığı açıklamada ise "Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur.” diyor.

Ne garip bir dünya ki malı çalan da malı çalınan da “Allah’ın izniyle” tabirini kullanıyor.

Yine ne gariptir ki,

Yıllarca bu ülkenin ekmeğini yiyen ve yöneticilik yapan İ. Melih Gökçek, Almanya’dan vatandaşlık talebinde bulunuyor. Hem de geçmişte hakaret ettiği bir ülkeye..

Gökçek yurt dışına para kaçırırken bakın 22 Ağustos 2013 de attığı Twet’te Almanya'daki Türk varlıklarının ve paralarının Türkiye'ye getirilmesi çağrısında bulunuyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.

Yine Melih Gökçek Almanya’dan vatandaşlık isteğinde bulunurken;

28 Ekim 2016: Türkiye'den kaçan FETÖ mensuplarının Almanya tarafından korunduğunu iddia ederek dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel'i hedef aldığı paylaşımları var.

11 Şubat 2017: Almanya'yı "özgürlükler düşmanı ülke" olarak nitelendirdiği ve ülkeye Türkiye hakkında akıl vermemesi gerektiğini söylediği tweeti.

Bu kadar zelil duruma düşen bir insanın kameralar karşısına çıkıp kibirle açıklamalarda bulunması ise ayrı bir garabettir.

Bana göre bu haberle dalgaya düşen Murat Ağırel’dir.

Birileri Murat Ağırel’e iyi gaz vermiş.

Adeta onu galeyana getirmiş.

Daha doğrusu onu bir “Cıvgara düşürmüşler”.

Yani, zaten devletin elinde olan bir listeyi tekrar gündeme taşımış oldu.

Sunduğu mal varlıkları zaten mahkeme dosyasında yer alan varlıklar.

(Altı yıl önceki 2019/236 Esas sayılı hukuk davası dosyasına giren 23 taşınmazın isimleri bunlar).

Oysa Melih Gökçek’e,

*Yıllarca yayın hayatında olan “Beyaz TV’nin sermayesini nereden aldın” deseler yeter.

*Dinazorların alımında devletin uğradığı zararı masaya yatırsalar yeter.

*Doğalgazın yaygınlaştırılması sürecinde yapılanları gündeme getirseler yeter.

*Ankara’yı parsel parsel sattın, ifadelerini söyleyeni çağırsalar yeter.

*Osmanlı sporda yapılan aklama ve ihaleleri gündeme getirseler yeter.

*Zeyilnameleri inceleyip dönen dolapları görseler yeter.

Bunların belgeleri zaten ellerinde mevcut.

Bunlardan birisini açsalar Gökçeklerin işi bitecek.

Ama açmayacaklar, daha doğrusu açamayacaklar.

Bunlardan birisini açtıkları takdirde işin ucu başka yöne kayacaktır.

Kamuoyunda “Ellerindeki dosyalarla karşılıklı restleşiyorlar“ ifadeleri yaygınlaşmışken,

Bu şartlarda hiç kimse Gökçek’in ipini çekmeye cesaret edemez kanaatindeyim.

Öyleyse bu konu hangi amaçla gündeme getirildi?

Hedefte kim / kimler var?

Bu olayların devamında Gökçek ve ailesine bir şey olacağını zannetmiyorum

Eğer Gökçek ve ailesine bir şeyler yapılacak olsaydı,

Bunlardan daha net olaylar hala açıkta dururken,

Bu olayın peşine düşülmesinin ardında başka niyetlerin olduğu kanaatindeyim.

Yani sizin anlayacağınız yine bir “Cambaza bak” hikâyesi sergileniyor.

...

Ama şunu unutuyorlar.

Yaradan yarına bırakıyor da kimsenin yanına bırakmıyor.

“Adalet ve Kalkınma Gemisi” de “adaletsizlikten” batacak gibi görünüyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.